Kalbi Selim. Bir de ruhaniyetinin iştiraki için hiç şüphesiz onun ruhaniyeti haberdardır. Yalnız bizim ondan haberdar olmamız gerekir, o bizden haberdar ama biz ondan ne İnnallahe kanakum rakibe. Nisa suresinde birinci ayeti celilenin son kısmı. İnnallahe kana aleyküm rakibe. Hiç şüphesiz Cenabı Hak sizi her an gözetlemektedir. O gözetleme dediğiniz birisinin bir diğerinin hallerini hep müşahedesi şeklinde de değil. O kameralarla gizli kameralarla çekim de değil. Halini, tavrını, o andaki durumunu, kalbindeki ahvali her şeyi Cenabı hak kaydediyor. Mümkün mü böyle bir kayıt? Aynı zamanda düşüncesini, fikrini, her şeyini kaydediyor Mevla. Bu cihazlarla kameralarla sadece bir görüntü zahiri ama batınını nasıl çekecek iç alemini? Rabbi Zülcelalimiz Gizliyi de daha da gizli gönülden geçen bütün düşüncelere hiç şüphesiz vakıftır Mevla. Bu şuurda olabilmek o görüyor.
Açıkta yaptığımızda görüyor gizli de yaptığımızda görüyor her halimize şahit. Bunu düşünen insanlarda hiçbir yanlışlık olur mu kat iyen mümkün değildir. Beni gören Rabbim vardır diyecek. Habibullah'ın ruhaniyeti sallallahu aleyhi ve sellem haberdardır Ama bizim ondan haberdar olmamız gerekir. Öyle olduğu zaman insanın vücudu elinden çıkar. Belki de et kemikten ayrılır gibi bir hal arz eder. Et kemikten ayrılır gibi bir hal arz eder. Fakat sonra Hayrettin Karaman hocamızın dediği gibi seni ilk görenler tahammül edemezmiş. Fakat sonra da ünsiyet meydana gelir, dostluk meydana gelir, ayrılamazmış diye. Başta ariflerin öyle bir güzel kokuları olur ki o müstesna kokuya tahammül mümkün değildir. Onu bir esanstan neden elde etmek de mümkün değildir? Dedem Şeyh Mustafa Hulusi Gatta Sallallahü Hazretleri Kayseri Cezaevi'nde bir müddet kalır.
Çıkışında yine Kayserili Gazezoğlu İbrahim Efendi ile Rahmetullah aleyh beraber Şeyh Cami'ne giderler. İbrahimi 10 Nuri Hazretleri'ni ziyaret ederler orada. Fakat içeriye girer girmez bir koku yayılır. Anlatırdı bize o mübarek insan, evliyullahın ilk ikramı iltifatı güzel kokudur diye. Şimdi evinize gelen misafirin ellerine gül suları döküyorsunuz. Başta gül suyu döküyorsunuz veya bir esans. Ondan ikram ediyorsunuz, daha ziyade gül esansını tercih ederler. Çünkü Nebi Ekrem Ekrem aleyhissalatü vesselam Efendimiz benim kokumu almak isteyen gülü koklasın. İlk ikramları bu. Bu galada orada bir zat bize şunu anlattı, yaşlıca bir zattı. Yaşıyorsa Cenabı hak selametler lütf eylesin. Ahirete güçmüş ise ruhu şad olsun. Bir gün kabrine diyor vardım. Baktım ki tozlar içerisinde elbette dikkat edilir ama o anda öyle. Temizledim fakat temizlerken o tozları yalar gibi temizledim diyor. Temizledim.
Ondan sonra rahatsız oldum. Öyle bir rahatsızım ki ölecek durumdayım diye anlattı o zat. Gece bu mübarek insanlar geliyor. Biiznillahi Teala yetişiyorlar, diyorlar ki sen bizim kabrimize aslında o kabir değildir, orada yatan insanın Cenabı Hakk'a yakınlığıdır ikrama layık olan yönü. Sen bize saygı duydun. Bizim Rabbi Zülcelal'imize olan muhabbetimize. Biz de sana Rabbimizin nutuyla yardıma geldik dediler ve şifa bulur. Daha çok yakında Yeşilhisar Kayseri'nin kazası Ahmet Efendi diye bir zat. Karagöz. Esadı Erbili Hazretleri'nin hulefasından, halifelerinden Rizeli Alay müftüsü İbrahim Efendi geldiğinde dokuz yüz yirmili yıllar olabilir. O tarihte o mübarek zat ile manen alaka kurar. Cenabı hak rahmetine gark eylesin. Çok yakın bir zamanda ahirete güçtün. Ondan şöyle bir nakilde bulundu yakınları.