Zühreti evliyam şehri saparda oldu. Elli senelik sırrı şeyhim hem haber verdi. Kalbim de mağlup idi. Bahri Muhit'i buldu. Mevlam'dan ilham geldi. Şeyhim teveccüh kıldı. Enes ve hıfzında cevap verdi ruhumuz ahdi misap vermiştir. Şeyhim hem ecdidirdı. Şeyhim garsdi. İsrailler çok naslı, nefsi gayetle aklı, şeyhim hem esirdirdı. Hazretleri huzuruna oturttu beni diyor. İki dakika sürdü. Yemin etme tabiasın diyen diyor. Kanaatiniz olsun diyor. İki senedeki almadığımı o iki dakikada bahçede tutacağım buna. Bildim ki diyor, Hıfz-ı Hattat Hazretleri, bildim ki sizi kutliyat başka bir manadır. Yoksa Bayezid ve Sami. Ne kesrete il bile odur, ne kesrete amel ile, ne çok amel eyle, ne çok ilim olmay eyle. Bu mevhibe beyi ilahi gelir. Allah'ın o mevhibe beyi Rabbımızın tevfiki yetiştirme. Böyle der insani bir anda. Ondan sonra yani iki cihadın kadar tekmille süluk ediyorlar.
Pederim üç günde gitmişler. Ha. Hacı Hüseyin Aksakar iki saat de yapmışlar tekmil-i sülukunu. Bizim ittifaklardan üç günde bir haftada bütün letaifini devredip ve teslim ettiğimiz arkadaş oldu. Yani bir haftada ceviz yediği için çift dile kazandığından. Eskiden kalbin ruhu vardır, ruhun ruhu vardır, sırrın, hafanın, ihvanı şimdi görülmez diyor kitaplar. En iyi görülmüyor ola şüpheli bağım yedirir diye. Bütün ihvanların bazısına oluyor, görünüyor. Tüm sulhaları yediği için bankayla alaka yok, hayızla alaka yok, kimse beyanip de cevabına güldürmez. Şimdi köşede Allah'a zikrediyor. Allah'ımız böyle ziklenip rızasını kazanan zümrayı ebrara ilha. Hemen. Devam ediyoruz. Efendi Hazretleri oranın ihvanı oluyor. Burada bazı arkadaşlar var. Hazreti'den nakşiye etmek, nakşiden su evvel diye etmek, geçtiye geçmek, gül şahane halveti celvetiye geçmek, finans zannediyorlar değil.
Başındaki sanki kamil zat yok. Doktorun yediği, leketeyi tamam yapıyor, ilacı kullanıyor, pehritini yemiyor, hastalığı yine geçmiyorsa öteki doktora geçmeden hiçbir mesuliyet ve suç olmadığı gibi geçinebiliriz. Hiçbir şey yok. Efendi Hazretleri devamlı bu işhaneliği bırakıyor, Hazreti Ali Efendimize geçiyor. Babam üç senakar gırtlağıydığında çalışıyor, Ş şıkkı da sağdı Hacı Mehmet Efendiydi, şu kaslıydı onu tam bırakıyor, Hazreti Ali Efendimize de geçiverdi. Bunlardan bir şey olmaz, böyle tereddütle yaşama iyi olmaz. Doktoru Kamil, filan doktor, diploması neyi yokmuş illa ameliyat edeyim diyor. Yapaman ya oğlum, dayanen yok, bir şeyin yok. İlla diplomaz, sen onun neresi yarılacak, neresinde ne ilacı ondan olacak. Onu anca onun kamili doktoru bilir. Her insana hepsinin olursa elin her mürşide dil vermek ki yolunu sarpa uğratır.
Mürşidi Kamil olmayan yepyeni yol rumarmış mürşid-i kamil olanın gayet yolu asalmış diyor. Yaşadım tekkede, hizmet verdim diyor. Hizmet ettiğini gören insan efendimiz kutbiyete geçişin, burada bir Deli Mehmet vardı sizin burada. Herhalde takriben, zıt ikilere gelmiştim, fakir çocuktum, gencinin, gencinin gelmiştim hıt bir de. O zaman konuşuyordu İhvan'larla burada. Hazratımız ona haber gönderdi. Bizim bu makamı ihrazuzda mana buldu. Sami hizmetçiyle orada layık değildir ve Allah onun başına musibet vererek süfiyete uğradı. Bizden selam söyle, gusül etsin, tövbe etsin benim sevime isabet eden hakkımı helal olsun dedi. Hala olsun, o dedi. Sonra Saraç'in tikerinde, antik elinde, o zat geldi, başlık bir açık, ayağı yalın ayak üstü parçalanmış bir efendi, selamün aleyküm dedi. Ananadan seni gönderdiler değil mi dedi. Hanımefendi tasarrufu kuvvetleştirmiş maşallah dedi.