Şimdi bunu unutturmam bir şey daha diyeceğim size. Dört yolda rical'dan Mehmet Baba vardı. O İstanbul'a vardığında, üstadımıza demiş ki Yakup isminde bir kardeşim aradı, gardeşim aradı. Kayboldu seferberlikte efendim sağ mola hayatını kaybettiysek okusak bilemedik. Ömer Efendi Allah rahmet etsin dedi. Bir tek tek elinde kalktı çok fazla duymadı diyor. Bütün sahaları yokladım Yakup'a çağırdım yok. Ahirete gidenlere çağırdım da çıldırdı da Yakup şehit olmuş şu hata arasında. Ben bunları hırslarımla açıp onlarda büyük hal var. Yani tasarruf var. O iki kutbu cihan böyle murakabe gelince mahşer alemi korurmuş bütün ihvanını o şirk böyle götürüyormuş sırattan düşmeyin oğlum düşmeyin şöyle önde selamet geçir. Hacı Hasan efendimiz geçivermiş. Bak demiş yalınız geliyor. Bir tane ümit dedirtmiyor. Bu nasıl şık demiş. Gözleri yumru, tasarruf altındalar. Zaten yakışları.
Niye öyle olurmuş onlar birbirine. İstanbul'da ne şık varsa efendimiz tuttu. Tasavvufla tuttu. Herkes geldi, eline kapandılar. Ziyaüddin meşayık bir milyon müridi var. Pakistan'dan Ber Medine'nin, Mecidiye kapısının karşısında ziyaretine varıyor. Efendi bir vardı oğlum ikinci, üçüncü yurdu ta dışarıda geldi ayaklarına kapanıyor. Ne olursun beni de bütün müridimi de Estağfurullah siz idare edersiniz Kadir tarikında idareye, tasarrufu aldım üyeler, onların bir güreşleri var. Çok aldığını da gördüm, şu gözlerim neler görürdü ama sığmaz, Veysi sığmaz, bir şeye sığmaz. Varmış mı sıratın öteki köprüsünün öte yüzünde Hacı Esad efendimiz. Bak yalnız geldin dedim ben bütün müridimi geçirdim çok Bak müridime dedi diyor. Civciv hatırmayınca şu mübarek haracüffalı aksarıklı. Şamilin vasfedersen rabıta özel diyor babamın hep yatları var.
Hekasını şöyle diyor, sirkeyle inceliyor, yarım milyon mürit böyle döküldü yere. E ziyaret ettin orda böyle tuta tuta ne olacak seni diyor. Allah şefaatlarına nail et ya Rabbi! Eyle-i Kadir hurmesine, nur-i zulüm hurmesine, nur-i Ekrem hurmesine, fazileti Ramazan hürmetine, Kuran-ı Kerim hürmetine, karacukpalı beytullah hürmetine, yeşil kubbalar altında yatan Nebiler Nebisi Muhammed Mustafa hürmetine, onun altından kemiklerinden nice sesi gelen Muhammed Mustafa hürmetine, şurada onu duyuyor gibi, Allah şefaatine nail.