Rıza ve Sabır ile Manevi Yolculuk kaydında İncilmen La Fa ile illallah sırrına mazhar olunca incinilmez yoksa bizim gibi Allah'ım nasıl incinmek yani incinmem desen nasıl incinmeyeceksin bu dereceye çıkan zatlar Allah onlardan bizi ayırma yarabbim şöyle döndüreceğim size çok fazla hatırlat Bol ihsan! Etrafına bol ihsan! İller de seni sevmeye başlar. Bol bol verirsen tabi bol bol…
İncilmen La Fa ile illallah sırrına mazhar olunca incinilmez yoksa bizim gibi Allah'ım nasıl incinmek yani incinmem desen nasıl incinmeyeceksin bu dereceye çıkan zatlar Allah onlardan bizi ayırma yarabbim şöyle döndüreceğim size çok fazla hatırlat Bol ihsan! Etrafına bol ihsan! İller de seni sevmeye başlar. Bol bol verirsen tabi bol bol verir dersen o da öyle oluyorsan. Ezayı men etmek Kimseye eziyet, utandım. İmam-ı süliyyeden özel ahlak. Özel ahlak. Allah'tan gelen her şeye rıza göstermek. Niyametlere şükretmek. Belalara sabretmek. Bunlar hep hadis Yani kendim bu zevk ile konuştuğum için vücutta bir muharfinleşmiş oluyorsun duymuyor Ayrıldıktan sonra hasta oluyorum. Şimdi öyle olunca şöyle koyun hani hisleri size haber vereyim doktor kayıp olmasın çünkü gece yarısılara gideceğiz sonra bu kağıt çok konuşmayı canım istiyor. Benim vücudumu unutuyorum Vücuotun da bende bir hakkı var.
Peygamberimiz öyle buyuruyor. Ailenin de bir hakkı var. Anneyin, babanın da bir hakkı var. Gelen misafirlerin de bir hakkı var diyor peygamberimiz hadisinde. Onu da uzatsakça uzun Selman-ı Fasisi ile Ebü'd-Derda'nın arasında geçen hadisi içerim. Malum malınız fasiletma. Evet efendim bir de razı olacaksam razı olmak istersem musibetenki bedeni bedenine bir hastalık isabet edeceğim. O benim nutfumdur. Yaa. İşte biz kendimizi şimdi sirk beye yatırmış bulunuyoruz. Bilmiyorum sabredebiliyorum yolda tehlikeli şeyler duyuyorum senin razı oluyorum Elhamdülillah kurban olduğum Allah'a şükrederim şu dizim yirmi bir senedir evlenir böyle yani efelerler dostlarımız. Baktınız Hacı Şaban Efendi gibi büyük bizzat o da dizisini evelettiriyor. Baktınız da Medine-i Tahir'de Hacı Ziyaüddin Pakistan mürşid-i kamili bir milyon müridi var.
Ayakları adaya delmiş böyle iki tane siyah sakallı dermiş dizimi evvel hey Ekber dedim. Coşgül yarabbim dedim. Yaşlerim balımmış iyisin demiş edeyim balımcik çekiyoruz deyip tahmin ediyoruz. Allah'ımız sabires sabir etsin inşallah. İda teveccühtü abden min adididi. Kullarımdan bir kuluma teveccüh etmek istersem yani razı olacaksam Bedenine hastalığı isabet ettir. Evvela ölümüne ölümüne verir. Can bir yavrum gitti dünyadan. Medine'ye müezzin istiyorlardı yani Hafız Ahmet Efendi. Sesi muhrip insanlar yatırdı yere Kuran'ı kurbana hasibe okurmak gelirdi içine. Allah rahmet etsin. Yirmi yirmi beş yaşında. Nasıl olduğumuz efendim?
Nasıl etrafımıza manevi buradan da mektup geldi bir su serpildi ölü ilin zannettik herkese teselli yerine gelenlere üstadımızı taziye yazmışlar diyor kendinizdeki olan haleyi iftihar etmeyin meslekinizin semeresi olsa gir yani veyahut evladına bir musibet gelir insanın. Veyahut da malı telef olur Eyyub aleyhisselam gibi birden. Bunun üçüne de festak belehe bisabrin cemilin sabrı cemil ile karşılarsa bittim seni Sabri cemile haber verir efendim tasavvufça sabrı cemil ney?
Rıza ve Sabır ile Manevi Yolculuk kaydında İncilmen La Fa ile illallah sırrına mazhar olunca incinilmez yoksa bizim gibi Allah'ım nasıl incinmek yani incinmem desen nasıl incinmeyeceksin bu dereceye çıkan zatlar Allah onlardan bizi ayırma yarabbim şöyle döndüreceğim size çok fazla hatırlat Bol ihsan! Etrafına bol ihsan! İller de seni sevmeye başlar. Bol bol verirsen tabi bol bol…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Tasavvufça sabrı cemil buradaki evladı ulenin babası kim olduğu dışarıdan girince belli olmayacak şekilde onlar gibi naşatlı oturursa yani çakrasını suyu bok kendini topluyor bu sabır de sabrın dışı bu Kabuğu bile de ama habeykıl sabır sabrı Cemil diyor bak özel sağlık O dışarıdan gelen adam musibet sahibi kim olduğunu bilemiyor gözüyle gezdiriyor o da Mevla'mız kalbine bir füyuzat-ı ilahiye dikmiş sanrısı öyle başarılı duruyor. Böyle karşılarsa benim verdiğim musibetleri Yivmi kıyamette o kulumdan haya muamelesi buyururum. Haya ederim dese sıfat olur haya. Yalnız Allah kullarımın haya ettiği muameleyi yaparım. Onu azaba göndermenin için vulnanın da gunenmar hideget çünkü vücuduna hastalık veriyorum sabrediyor. Evlatına veriyorum yahut yahut da malına veriyorum hiçbir şeyle bozulmuyor. Allah verdi Allah'ı aldı diyor. Her şeyi Allah'tan bildiriyor.
Böyle derken başka şey geliyor şey, hemen ben bunu bitireyim onu da diyeyim. Evet. Musa aleyhissalatu vesselamdan unutsa Musa aleyhissalatu vesselamı hatırlatan diyor ki O kulum için mizanda kurban karşıma diken. Niye öyle ettin sen şuuna niye yaptın? Bilmem diyor. Dibeye haya muamelesi buyururum çünkü kulum yerdiğini darttı götürdü. Allah'ımızın verdiğini dartalım kardeşim. Allah darttırsın. Hacı züht efendi hocamız vakfın feriydi bir alimidir babama dedi ki bir dua daha ilave ettim duama dedi Şırfendi ne ilave ettim Allah çekemeyeceğim derdi verip de kalbim sana şifa etmesin ya Rabbi diyelim diyor. Üç gün bir hal oldu kocaman hac züüstünün kalbi Allah itirazi yazdı diyor.
Estağfurullah diyor Ne istiyorsun ya rabbi benden bu kadar çekemeyeceğimiz derdi verme ya rabbi dedim ondan sonra diyor ondan sonra arkadaşım Allah çekeceğimiz kadar versin sabırlı tutsun hiç vermesin sakat afiyetle yaşayalım hem Allah'tan bir şifa istiyorum yakında gelecek bu inşallah çünkü niyetim hayır Kardeşlerim benim hizmetim çok oluyor. Senelerden beri. Yine onlara hizmet edeyim diye Rabbimizden sak hadi istiyorum. Yok onlara hizmet edemeyeceksem hizmet edemeyeceksem Halık-ı Zülcelal iman-ı kamil ile cümlemize ahirete ihtahal eden zümraya ilham buyursun inşallah! Musa Aleyhissalatü Vesselam iyi dinle! Bir gün Tur-i zina adaydı Kitaplarımız yazıyor ve ben oradan söylüyorum. Hiçbirisi mevzu kelimeler değer bunların. Yani görmediğim bir hayali konuşma değil.
Ya Musa ben hiçbir derdi dermansız halk etmedim çokları bulamaz ya seninle konuşuyoruz çoğu da gizli bu ya filan ot bu karnının ağrısının davası. Hangisi yaratıyorum filan şu oldu Evet bildim Ya rabbi Evet dedim biraz yiyor yine turn sinaya çıkıyor Ya rabbi karnımı aynı ağrıyor diyor Alıyor mı? Sen o ot şifasın. Otu şifa olaraktan halk ettim. Yanlış. Ottan. Ottan yine yiyor. Biiznillahi Teala kesilmemiş yine. Hikmeti var kesmediğinden yine ağrıyor. Karnı yine arıyor. Yine arıyor yalan beni. Yağmursa o ot şifası yalımız o ot topla doktora götür doktora ilet. O ne tertip bir insan ona böreği ya Musa. Sen o doktorun tarif ettiği gibi Niye peki? Getirir doktor bey şu Rabbimiz bana bildirdi karnımın şifasıymış nasıl diyeyim çok memnun oluyor doktor yani çoklarını ağrıyanların ilerisini buldum diye alıyor diyor ki bu yağmursa bir çaydanlığa konulmalı iyice kaynatılmalı Anladım derim.
Soğuk yani ne soğuk ne sıcak normal hale geldim mi acı olacak biraz içine şeker ilave et erisin onu aç karnına içeceksin dur der yemekten evvel bir bardak içiver öğle yemeğinden bir bardak evvel içiver akşam ekmeğinden ev verip bir bardak iç biiznillahi teala geçecek dedi Sabah davetsinde bir kadar içtim diyor cilt kesildi. İlene ikindi aşama ihtiyaç yok. Halık-ı Zümcelalin huzuruna vardı. Yine Musa Kelimullah o Allah'ım rıza görüşüyor. Halbuki Zülcelal Ya Musa biliyor ya Niye Ya Musa karnı nasıl oldu Ya rabbi kalbimi iyi ettin ya Yası ne diyor Ya kaynakta yemekten evvel içtiydin Niye doktora beni muhtaç ettin de doktor kapılarımla gezdiriyorsun? Bunu desen girdin geçer giderdi derdim yalnız seninle konuşuyorum başka kimse kelamımı duymaya haiz değil duyamazlar.
Herkes benden sorup da bu ilacı nasıl kullanayım Ya rabbi diyemez ki Doktora gitmek vacip olsun diye hoca Musa Aleyhisselam bile Allah'a ULazm peygamber iken doktora gitmiş de ben niye gitmeyeceğmişim desinler de doktor geçsinler ki yani seni doktora gönderdim anladık değil mi kardeşim bu meseleyi Doktorum için mi söyledim? Yooo Halık-ı Zümcelal hazretları Kuran-ı Kerim Hadis-i Şerif-i şifadır dertlerinizin, karnınızın, hırsınızın, tamanızın, fukulunuzun, hadavatınızın, kininizin, rüyanızın, sübhanızın ilecidir. Oturursunuz. Ayetler, hadisler Onları yiyin onlarla amel edin Yedim yedim de Ya Rabbi tesir etmiyor bana bir tabi ve halsiz doktor bulacaksın manevi bir ben onu çözeceğim şeyin içerisinden sözümün içerisinden manevi bir doktor bulacaksın O yine Kuran-ı Kerim'den yazar. Estağfirullah çekil. Estağfirullah la azim çekeceğiz şu kadar.
La ilahe illallah el melikul hapul mubin çekeceksin şu kadar. Muhammedur Resulullah Sadiku'l Vavü'l Emin çekeceksin şu kadar. Salavatı Şerife okuyacaksın şu kadar. Ayetinden hadisten topluyorum o kutlu cihanlar. Şimdi şu kadar ayeti celilelerden sonra Fatiha çekeceksin ruhlarına göndereceksin peygamberin bütün peygamberani izamın bütün piran-i izamın ruhunu göndereceksin. Hediyen vardı mı o vardı. Vardıkmadan ibreli tefekkürü med yapacaksın. Üylimü tefekkür edeyi de de bünye muhabbetini gönülden sökeceksin peygamberimiz Muhammed aleyhissalatu vesselam bünye muhabbetini kalpten sökücü ölümü çok sikerim ölümü çok anın Her veli her İrşad memuru tefekkür-ü mürt verir insana Çünkü sür çıkar ağyar-ı dilden ta tecelli yedi hak padişah olmaz seraya hane mamur olmadan, kalphanesi mamur olmadan, zeki İstanbulluların yanında görüşmeye iktidarım kafi değil, affedin yalnız düşük olacak.
Kuran insanı buraya uymayacak, bilgisi uymayacak. Yalnız affınızı rica ederim. Onunla beraber yani padişah konmaz seraya hana mamur olmadan. Yunus, o yalan devayı gel ortaya o sıvayı temiz et guyl evini dost gelecek kondurmaya. Dost Allah muhabbeti Muhammed Mustafa muhabbeti evliyaullah muhabbeti O dostlar gelince oraya kondurmanın için burayı boşalt bir kere O da ölüm tefekkürüyle olur Size işte kum vurmak halinde veriyorum ilaçları. Yani bir baktın ki kalbin dünyaya meyletti dünyaya sevgi alakası var. Derhal ölüm tefekkürünü anayın öldüğünü, kollayın öldüğünü senin öleceğini Servetin, sağmanın bütün dünyada kalıp bir kefille gireceğini ve ezkefenle gireceğimi tefekkür ederken ederken gözler ağlamaya başlar. Saharlar. Ondan sonra rabıtayı mürşit yapıyor bu adam. Diyor böyle başka alem geliyor. Gelmiş. Üstad beni gördüğüme nazaran böyleydi.
Böyle gavurul alemi Allah böyle hırsınıayı verip de çekmek kahveyi pişirmez. Şöyle her şeyimiz misalla olur Hava gazının üzerine azıcık şeyi dut verip de geriye çekmeyle kahve olmaz Çay pişirecek verecekler bize. Sayili iyice kaynatmayınca olmaz böyle sınaayıp sınaayıp, benim gibi yapmayla olmanın imkanı. Allah cümlemiz ıslahı. Ondan sonra zikrullah şifa Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah Allah böyle yapmayla olmaz kuzum yani düşündürmez bu insanı Allah Allah'ın azameti kudreti düşünülecek çünkü Allah allah allah allah deyince vazife yetişiyorsun işi aldımasa bir yerden evrak işte bitsin tükensin gibi olur o Allah Semaları direksiz tutan Allah beni bir kokar sudan kaldırmadan Allah'a kendini düşün yeter diyorum ben arafa nefse hak Arap kendini bildirimi Allah'a bilirsiniz o zaman biz kendimizi düşünmüyoruz Ne yedik biz de ya?
Üstadın birini vasfettilerdi. Neyi vasvediyorum? Bir avuç toprağıım ben. O geriye Allah'a ait. Ben bilgim nereden olacağız İbrahim? Zekamı ben mi verdim Kudret sahibi mi derdi? Neremi övüniyim? Bilimi Allah mı verdi söylettiriyor böyle. Ben mi halk ettim o dili ve sizinle konuşuyorum kardeşlerim? Ben mi getirdim sizi Mevla mı getirdi karşıma böyle? Size polis komiser askerine mi gönderdim de davet ettim geldiği yoksa manevi muhabbet mi sizi çekti karşıma getirdi böyle bunları hep Allah'tan bilmeyince olmaz ben başka şey yapıyorum kardeşim bu demlenmede bu feyizin içinde zikrini baktın ki çarklara dokunmıyoruz ceryan su biraz daha arttıracaksın kaynatmıyor biraz daha arttıracaksın Lafsa celalın binse iki bin mi olacakmış? Dokundun mu? Yok hayır kaynatmayarak. Şu gömlüğün sol memenin iki bağırmak altında olan kalp dik dik dik dik dik açmaya başlayacak.
Dayanamaz çünkü orada Süheyl-i Dayi Derun var.
Çok zayıf nokta ora Allah'a hiç dayanamaz ora Allah'ı duyunca böyle HELLLAH diye sıçrayanlar ne yapar ondan oluyor buraya tokunu verdin mi geliyor bisbibe gibi ora süpeydahidremin Yaa kardeşim anlamadan geliyor dünyayı dünyayı Konya'yı anlamadan göçüp geliyor dünyadan ben öyle oluyorum zübdetil hakaip tercüması gayet tühtdekaip kitabı diyor ki adam vessi dükkaninde gezmiş dolaşmış falan etmiş mescit çember falan satmış ne etmiş çocuklarının rızkını zor temin etmiş takalan ahirete gidiyormuşmış ahirete giderken bakmış şu dükkanın tabanını kaldırmışlarmışmış yeni küp altın dolu içinde define varmış altmış yaşı hurayı çınamış tek görmemiş kaldırtmamış bakmamış yüzü açık geliyor diyor o da ötekilerde zannediyor ki makamını gördü de açtı zannetmeyin mahrum geliyorum diyor o Cüneydi bardağı değirirken gözünü yummuş vefat etmiş birisi onun yetişkin halifelerine efendim niye gözümüzü yok?
Rab bunu görmeyince açmayacağım diyor dünyada bir sevdiğim yok dünyaya bakayım kalayım dünyayı bitirdim ahirete yumdum gözümü orada açayım Allah'a diyor bunun altındaki def biz namazla abdestle orucuyla vesaire ile onda gıybet ile ödeşmeyle sağı solu zem bile ne ile tükenip Allah'ın huzuruna şu tabanı kaldırıp bir kere de şu kapağı kaldırıp ruh kalbin ile zikretmeyince ruhumla zikretmeyince, hafif ile, sırrınla zikretmeyince, hafiyle zikretmeyince, ahba ile zikretmeyince, nefs ile zikretmeyince, ziküpü'l zikri sultanı olmayınca, nef-i ispat yapmayınca murakabaya varmayınca murakabayı buradan gitmeyelim çok pişman olur Çünkü bunları kazansın diye Allah bizi buraya gönderdi Biz diyoruz ki Dünyamız dünyamızsun hocam yani çocukların her biri bir istikbalat çocuğu ve Yahyalı Hasan'ın çocuğu istikbalsız diye Furkan okudu diye hızını boşalttı götürdü birisi bizden de başka yerdik Rızgın Allah bileceğine inanmıyor dünya şimdi.
Düşünüyor şu kızımı bileceğim ama nasıl vereyim çocuk mühendis değer olmuş değer filan. Yok tamam