Bizim tadımızda, tuzumuzda Efendimize muhabbet zatına aşkı ilahidir. Çok acayip. Sonra diyoruz ya kardeşim velileri sev ama ona sen peygamber diyemezsin. Peygamberimizi canın gibi sev. Canından da fazla sev ama ona ilahlık verme diyoruz. Böyle ütüleri var. Şimdi bunu münakaşa gittiler mi, sizi bilmiyorum da bu kardeşinizin gönlü hiç razı olmuyor. Bunun münakaşası, peygamberimizi şöyle böyle tarif etmek. Zaten kendisi buyuruyor İsa aleyhisselamı methettikleri gibi, uçurdukları gibi beni uçurmayın buyuruyor. Ne güzel söylemiş. Herhalde bunun şer'i esaslarını Allah'ın izniyle biliriz. Şimdi düşünüyorum. Aşkı ilahide aşkı Rasulullah'ta ileri gitmenin münakaşasını sahneye bir sanatçı çıkıyor. İsmin ney demeye gerek yok onların isimlerini. Öyle bir sahneye hücum ediyorlar ki sonra ambulanslar neler hazırlanıyor? O merkezin dışında bayılanlar oluyor. Bayılıyor, bu bir sanatçı.
Hayvani duyguları tahrik eden bir sanatçı. Ondan alıyorlar ambulansa bindiriyorlar doğru hastaneye. Ya hiç peygamberimizden anlatıp da bayılandı, düşeni gördünüz mü siz? O bir sanatçıya aşık olmuş, hepimiz biz efendimize aşık olsak ne olur sadece Allahutaala Aleyhisselam? Keşke bahissak o anlatıldıysam. Hakim ve Beyhaki'nin İbn Abbas'tan rivayet eylediği bir hadisi kutsiyle ya İsa Muhammed'e iman et ve ümmetine iman etmelerini emret. Eğer Muhammed olmasaydı sallallahu aleyhi ve sellem cennet ve narı yaratmazdım. İbni Asakir'nin tahlil ettiği bir hadisi kutside de Habibim dünya ve ehlini senin kerametini ve benim nezdimdeki ulüvün menzilini bildirmek seni tanıtmak için halk ettim. Dünyayı yaratmamın sebebi seni tanısınlar diye Habibim. Aşık olunmaz da ne olur ona muhabbet edilmez ne? İşte her sözünü nakletmeyin kendisine aittir. Bilmem bunu hiç değil mi geçerliliği yoktur.
Çünkü o benden haktan başka bir söz çıkmaz diyor. Neyi karıştırıyorsun sen? İnsanları biz aman ha efendimize muhabbet nasıl ettiririz diye ona yönlendirirken, çalışırken alttan bir tekme buruk, bu sevgiyi, bu muhabbeti yok etmek ne kadar yanlış olur, ne kadar yanlış olur. Zaten yerine göre bilmeyen insanlar desin. Sen onu usulüne uygun bir şekilde ifade edersin. Sıddıyı Azam dedi aleyhissalatu vesselam beynimizin irtihalinde. O da bir beşerdir dedi. Beşerdir. Habibim sen de öleceksin, onlar da ölecek. Allah'ımız bakidir. Emri Muhammediye'ye riayet ederek Rabbimize kulluğumuzda çok kavi olacağız diye çok güzel izahlarda bulundu ve sonra efendimize aşık olmaz. Sıddıy-i Azam her şeyini feda etmiş zaten. Ondan başka bir şey yok sahabenin, biz de öyle olacağız.
Habibim dünya ve ehlini senin kerametini yani senin üstünlüğünü, faziletini ve benim yanımdaki kıymetini bildirmek, seni tanıtmak için halk ettim buyuruyor. Eğer sen olmasaydın dünyayı yaratmazdım. Nasıl tanıyacağız? Herhalde önde bir delil olacak. Haber verecek. Şimdi kardeşlerimiz Topkapı'ya gitmişler de. Dedim tarihini biliyor musunuz onların? Ayasofya'ya girmişler. Dedim Ayasofya hakkında bir bilginiz var mı? Pek olumlu cevap olmadı. İşte sağdan soldan duyulduğu üzere. Ne istiyor? Bir öncü istiyor. İşte bura şu şekilde yapıldı. Kiliseydi. O zaman dini hak, Hristiyanlıktı. Hatta hutbesini bir türlü oluşturamadılar. Aleyhissalatü vesselam efendimize bir toprak getirildi veya neyse artık buna ait. Nebi Ekrem efendimiz mübarek fıkrüğünü ona karıştırdı. O şekilde hutbeyi tutturdular. Bunu diyecek kimse lazım.
Bize efendimizin hususiyetlerini, özelliklerini anlatacak sünnet seniyyesi ne demektir? Bir öncü lazım. Ancak uyu da tanırız biz. Onlar olmasa ne aşkı biliriz, ne muhabbeti biliriz. Aşk da ondan geliyor, muhabbet de onlardan geliyor. Çünkü bakıyoruz bazı sesler çok güzel, kardeşlerimiz oluyor aman ha bu ses terbiye edilsin diyoruz. Terbiye edilsin. Böyle bir kıraat hocalarına gidin. Hatta dudak talimi bile var. Bu talimleri gören kimselere gidelim. Harfler nasıl çıkar? Harf böyle gelişigüzel ağızdan çıkartılmaz. Tat harfinin çıktığı yer var. Lı harfinin çıktığı yer var. Bunun için bazı kimselerin şu boğazları hep yara olmuş. Oh 0 diye diye bir ehli var. Efendimiz sevmenin, muhabbet etmenin, ona aşık olmanın yolu da aşıklarıyla beraber olacağız. Onların vermiş olduğu reçeteye dikkat edeceğiz. Bu böyle olur. Başka türlü olmaz. Bize bir Muhammed Ali Zeyni diye bir kimse geldi.
Yaşıyorsa Cenabı Hak selametler versin, yaşamıyorsa ruhu şad olsun. Cidden, böyle hat üzerine çalışma yapan birisi. Geldi. La ilahe illallah diyor. Üstadımız da Muhammedun resulullah öyle tamamlıyor. Hep böyle la ilahe illallah üstadımızda Muhammedurresulullah diyor. Arapçayı bilmiyor dedikleri üstadımızda Arapça konuştu. Ya bilmiyor değil mi Allah'ın bir velisi zamanın kutlu. O senin geleceğine benim dereceme inip de konuşuyor. Konuştu anlattı. Efendimizin muhabbetini adama öyle bir aşıladı ki bir misal verdi. Bir yerde üstadımızın evlatlarından biri. Evlat ve ezkarını odasında okuyor, odayla kilitliyor. Kimse girmesin de huzurumuzu kaçırmasın diye fakat çok gecikmiş. Belli zamanı varmış çıkış saati, o saati çok geçmiş. Demiş bu ne yapıyor bir bakayım, öldü mü kaldı mı derken bakarken anahtar deliğinden gelen kokuya tahammül edememiş. Mis gibi bir koku. Kadın arka süslü düşmüş.
Meğer aleyhissalatü vesselam Efendimiz'in teşrif buyurmuş. Çok şey anlattılar da bunlardan önemli misaller verdiler. Sonra Ravzaatı gördüm. Ravzai Paki Nebi'de sallallahu teala ashabı Suffe'de oturuyor. Ona bu muhabbeti aşıladı. Onlar olmazsa bize nasıl inanacak bu? Aman diyorlar rabıtanızı bol yapın. Çok güzel şekilde yerine getirmeye çalışın. Ancak o yolla ulaşılır. Rabbel alemin ismi Muhammediyelerini arşın üzerine yedi kat semaya cennet ve cennette mevcut her şeyin üzerine nakşeylemiştir. O zatın dediği gibi la ilahe illallah, Muhammedur resulullah demeden tamamlanmaz zaten. Mesela Musa zamanında La ilahe illallah Musa Resulullah deniyor. Efendimizin hayatında da La ilahe illallah Muhammedun Resulullah deriz. Cenabı Hak her yere ismi Muhammediyelerini kazımış, her yere kazımış. Mimar çok güzel bir eser hazırlar, bir de oraya imzasını atar.
Allah'ımız yüzü suyu hürmetine yarattı şu kainata ismi Muhammediyelerini yazmış. Kendi ismini bizim kalbimize yazmış. Çok. Cenabı Hak Hazreti Adem'den itibaren bütün peygamberlerden ahdü misa kalmıştır. Bu ayet-i cellev o. Düz. Efendimizin fazileti üstünlüğü anlatmakla bitmez. İki cihan güneşi o sallallahu teala aleyhi ve sellem. Ona aşık olmayıp kime aşık olacaksın? Hep diğerleri vurur seni mahveder. Aşk duyarsın sevgi duyarsın senden az bir yanlışlık diyor. Al-i İman suresinde seksen birinci ayet Ona mutlak tehditlerdendir. İman edeceksiniz. Onun dinine yardım edeceksiniz buyuruyor Efendimiz bu daha biz bu derken anlatamadık bu büyük hiç mümkün değil anlatma bunu Zaten esrarına giremezsin Ta dışında veliyi anlatıyordu üstadımızda bu eski kullanılan tuluklar var. Bal tulukları öyleyince artık deriden mi olur? Sahtiyandan mı olur?
Veya bir Onun içerisine bal koyuyorlar bal bazen dışına sızıyor. Siz buyurdu sadece dışındaki sızıntıları görüyorsunuz. Yani kavanozun içindeki balı dışından yalamakla olur mu? Gireceğiz onların yoluna, kapağını kaldıracağız, istiğfarımızı da yalayacağız, tevhidimizi de yalayacağız, salah selam de yalayacağız, rabıtamızda murakabemizi de yalayacağız. Cenabı Hak Hazreti Adem'den itibaren bütün peygamberlerden ahbim İsa kalmıştır ki Habibime yetişirseniz nübüvvetini tasdik ederek ona yardım edeceksiniz.