Neler zahmet ettiler? Kardeşımız, Rasulullah'ımız ne zahmetler cemde? Kainatınız olsun Taif'te if'de ayakkabılarının içini kanala doldurdular. Vura vura böyle hayalar kesekler, evliler attırıyorlar çocukları. Cibiyle Emin gelmiş, buradan diyor, iki dağa kavuşturayım ya Muhammed, dede diyorum. Sen ne diyorsun o. Belki nesillerinden bir iman eden gelir. Hakkım helak olsun. Bu Rasulullah'ın Fethi bir zat. Ruhu Dağı'nda mubahirleri yarıldı böyle şuraya iki tane halka battı, şimdi saadet şehit oldu. Kanı yere düşerse yerden Nebahat ettirmem dedi Allah. O zaman analığım süpürmeye geldi yetiştim aldım. Onun, ne ettin o kanı diyorlar, tasavvuf, erbabı soyuyorlar, ne ettin ya Cibril? Kafir'a yoğurdum, Rasulullah'ı Rasulullah'ı anılınca ağlasınlar diye müminlerin gözüne koydum ondan diyor. İşte ağıtlar neler ondan oluyor kardeşim. Sana Allah her imkanı verdi kılıcın an.
Kılıcını an şöyle bir tek tük gelse hepsini öldüreceğim. Hazreti Hamza için ağlayıp durma. O Seyyi Şuhada oldu. Seyyi Şuhada oldu, yetmiş parçaya ayırdılar. Amcası bu bir Doğru yola getireyim diye geldim diyor. Yani ben bunlara kazak mı diyeyim diyor. Bunlar beni bilemiyor, bunları hidayette kıl Ya Rabbi diye dua ediyor. Yani bu benim kavimimi diyor o kadar, benim de, bunları hidayette kıl Ya Rabbi diyor. Bu Muhammed'in evladı ilk biz sevinmedi. Sıddı ağzıma itmedik, eza koymadılar. Aç kaldılar, bir kısarın içine girdirdiler. Pazara çıkarttırmadılar, kız verdirmediler kız. Hep tarihi bilirsiniz siz okuydunuz ben sizden anlıyorum bunları. Yani nasıl nereye efendim şöyle oldu böyle oldu. Hazreti onlar geldi duş yedi sene sonra oldu. Yedi sene. Hazreti Ömer'in imanı yedi sene sonra. Yedi sene de hani Veli kafirlerden acıyıp da o yüze ekmek atanlar oldu.
Sıddık'ı Azam'ın ayağının altını ejderhlar soktu. Cebel-i Sevr Dağı'na bir saat da çıktılar ta ordan ciltte görünüyor, deniz görünüyor. Rasulullah'ı hicret ettiriyorlar. İnanmıyor musunuz? Evet, oraya çıkarttılar. Bütün yılanların, akrepların deliklerini, elbisesini yırttı, bastı, birine yer bulamadı mübarek ayaklarını koydular oraya. Yok diyor, Rasulullah'a tek bir şey olmasın. Hicret'e yürüyünce önüne geçer, gerisine geçer. Gül tırnağını verir, Ne uyuyorsun ya Sıddık sen? Allah aşkına nereye böyle durmuyorsun yerinde? Ümran hayvanlar gelir parçalar diye korkuyorum. Yerinden kafirler uyanırsa gelir diye korkuyorum. İlk vurdukları kılıç ben olayım da senin öldüğünü görmeyeyim diyorum. Böyle terslim olacaksın şakına da öyle olacak gelecek füyuzat-ı ilahiye. Korkma, biz ikiyiz, üçüncümüz, Halid-i Zülcelal. Kuran-ı Kerim bunlar. Bir de ki korkma geliyorlar mağaraya.
Allah her imkanı vermiş, güvercin yumurta yapıyor. Ankebut, örümcek ölüyor, altına sokunca yine seslenmez de, Rasulullah da burada uyur dizinde de. Mübarek gözlerinden sıdtığı, onun üstüne gözyaşları dökülünce, gözünü aç, ne ağlıyorsun ya? Denizin mi geçmiş? Bir yok ya Rasulallah. Ayağı gene orada bir şey yok. Anam babam dört canım, kurtuluşsun sana ne diye böyle harpte nerede bu diyor. Göz ağrıyor ya Rasulallah getirin buraya. Mübarek tükürüğünden gözüne vallahi diyor, ölene kadar gözüm ağrımadı. Rasulullah'ın tükürüğünden hiç hayatta ağrımadı. Allah şefaatine nail etmiyor. Yılan dışarıya çıkıyor. Niçin benim dostumun, yari garimin ayağını soktum? Ey Resulullah biştesi insan mı aşık size? İki yüz sene oldu ben seni duyarlı buraya geleceğim. İki yüz sene dedi beklerim, saadet ayı doldu, saadet güneşi doldu kapıdan.
Oh göreceğiz yüzünü Resulullah'ın delik, sıttırdın bizim derdikleri muhkem bastırdı, bana da böyle ökçesine koydu. Gökçeye geldim, dakikabat ettim, aç kapıyı dedim. Açmadı, yeniden vurdum açmadı. Sokmaya yüzümü görmek için mecbur kaldım. Ben bu hatayı seni göreyim diye ettim. Ya Sıddık hakkını helal et dedi. Yine o yara patladı onun için şehit olduk etti. Bunlar böyle eziyet çekti. Ya Sıddık, senden şikayet ediyorlar millet. Ne diyor ya Rasulallah? Ciğer kaynağı diyor, pişiriyor, kavuruyor musun da yedirtmiyor mu? Efendimiz edep risalelerine de geçmiş falan. Nedir sen o komşu hakkını bilmen mi? On, on, on, on kırk tane kişinin hakkı var. Böyle cayır cayır ciğer kaynakta ye, yani kavurda ye. Ya Rasulallah, yemin'e hacet yok, istersen vereyim vallahi. İki aydan beri benim evde ateş yanmaz. Sırf hurma yiyoruz.
Ben nereden ciğer kaynatmışsın da yemişsin, bu komşular ne iyi benden yok yerine şikayet ediyorlar. Hu deyince ciğer kokusu böyle ya eli bir et. Cibril-i Emin diyor ki Allah korkusundan sıddıkın ciğerleri büyyar oldu. O kapıyı duyuyorsunuz yoksa dışarıdan bir et ciğer kopmuş değil diyor. Allah şefaatine nail et ya Rabbi. Ebullü denilen bir kafir, kafir, sabah namazına giderken, karnını yar diyor. Karnını yarıyor, yıkılıp kalıyor oraya. Oraya cerrahlar bağlıyorlar. Bir yahuriymiş o ebüllüğünü. Orayı diktikten sonra doktorlara danışılıyor. Ben namaz kılacağım, kılacağım, öğle namazı. Ya Ömer, hiç tıklama yerinden dikişler sökülecek. Vaziyetim bozulacak. Bir namaza bin tane ömer kurban olsun. Ben Yahudi namazımın içinde ölecek misin hiçbir şey yok. Satıda vadesini gittiğinde duyurmuşlar kendine.
Muhammed Mustafa de altmış üç, Sıddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddddd şeyleri beraber onlar. Nuh Aleyhisselam'ın gemisinde bile yaptılar, dört tahta eksik kaldı dediler. Dedi Ya rabbi dört tahta eksik. Çayari kuzi'nin ismini yazacaksın, ciğerler tahammül etmeyecek bir vakayla karşılaştı. Hasan, Hüseyin efendimizi Hazreti Ali efendimiz bekçi gönderdi dedi. Silahlarınızı alın kapıya durun, kim gelirse gelsin! Osmani Zinnureyn'i canına değdirmam. Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem yavruları beklemeyin, beklemeyin gelsinler dedi. Ben Rasulullah'ı gördüm bugün dedi. İftarı beraber açalım iftiharı beraber açalım, ben bugün gideceğim dedi. Nereye zorla diyorsunuz? Geri pencereden atladılar. Eshabulamulillah. Ayetinin üstüne kanlarını döktüler. Öyle gitti.
Hazreti Ali'yi el-Murtaza'yı deve boğazlar gibi boğazlar. Köpede deve boğazlar. Hasan Hüseyin'i Kerbe yı, Hazreti Hasan efendimizi zehirlediler. O defaki zehir ağır geldi kardeşim. Sana vasiyet ederim, irah tarafından korkuyorum gitme dedi. Ama o zehirlendi şehit olup bana bak diyor susuz şehit oluyorum ben. Siz İslam'ı diyorsunuz da bize niye muhalif oluyorsunuz? Rasulullah'ı unuttunuz mu siz? Babamı unuttunuz mu? Yapmayın ya hadi. Yapacağız, öldüreceğiz. E bir içim su verin de hakkım helal olsun diyerek gelirim. Yarın maşallah da rüsvay olmayan bir içim su verin. Sana su vermeyeceğiz, böyle hakaretle öldüreceğiz seni. Öldüreceğiz. Mübarek gökçesini yere çarpınca ordan hüngür büküldülül su kaynamaya başladı. Amma Muhammed ümmetine şefaat edeyim diye bunu da içmeyeceğim dedi. Öyle şey de oldu. Onların yolundan gitmek istiyor. Hiç asa cefa çekmeyelim mi?
Üstadımız, Sallimahullah, Üstadımız Sallimahullah, ne diyor dağın bu yanda gitmez ve Peygamberimiz aksi tarafına Medine'nin gitti. Kafirler tabi bilemesin diye. Nebi ve meraka gelirken dut dediği zaman hepsini tutuyordu diyor Efendimiz. Neden tutturmalı da öyle gitti o dağın koydu? Ahir vakitte gelen Allah dostlarına siyaseti diyor efendimiz. Bak inceliyor bak! Neden sahil yolunu seçti? Yani o şeyden gitmedi, sahil yolunu neden seçti? Hakkıma düşmesinler. E düşünce ne oluyordu? Dur, dur dedim ve beraka gibi hepsini tutturuyordu. Bu kudret kendinde varken, nereye böyle itti? Hakhel vakitte ümmetim gelirse, peygamberden saadet etmiş, gitmiş ben de giydiririm dinler. Onlar helaka uğramasın, siyasetini bozmasın diye ben yapıyorum bunları diyor diyor efendimiz. Yani bilmediğimiz bunlar. Onun için cephe vermeyelim Allah aşkına. Üst ağzımızı incitmeyelim Allah aşkına.
Ne emrettiyse onu tutalım Allah aşkına. Bunu rica ediyorum. Efendimizden duyduğum için rica ediyorum.