Şimdi, kış günü geceleri uzun, çokça namaz kılar insan, kış gününde geceler uzun. Şimdi şeyinde de, gündüzünde de oruç tutan bir şey yok bilmiyorum. Yani kış günü geldiğinde diyoruz biz, geceler çok uzun. Nasıl ki şu günleri bitiremiyorsak gece de öyle. Diyor ki durmayalım, her gün bir kimselerle alakalar kurarak bu dini güçlendirelim, kuvvetlendirelim. Bu bir azim istiyor, bu bir gayret istiyor. Sizin üzerinize oruç farz oldu. Ta Adem aleyhisselamdan beri ümmetler üzerine, nebiler üzerine farz olduğu gibi onlar bu vazifeyi yapmış, peygamberler yapmış, onların ümmetleri yapmış, siz de terk etmeyin. Aman dikkat edin. Sizin üzerinizde böyle bir zorluk ne yok? Okuduğum ayet o idi. Böyle bir hastalıktır, müzmin bir hastalık. Mesela doktorun hazik olmasını söylerler. Yani dini hassasiyeti olacak. Diyecek ki, hazır zaten oruç tutulacak durumun yok, gerisi olur.
Yoksa çok basit bir rahatsızlıktan dolayı olmaz. Ama doktor diyorsa, bilen bir doktor, o sefer de öyle şimdiki gibi, eskiden şimdiki gibi değildi, demek istiyorum. Şimdi burada orucun hikmetini Cenabı Hak bize bildiriyor. Ayetlerin içerisinde bakıyorsunuz, bir önceki kelimeyi, ondan sonraki gelen kelime tefsir ediyor. Orucun farz olmasındaki sebep nedir? Bak o anlatılıyor bize. Orucun farz olunmasındaki sebep anlatılıyor. Bunu kardeşlerimize tarifsiz yazıyorsunuz. Hemen bildirirsiniz. Hemen haber verirsiniz mesajlarınız var telefonlarınız var buradan yazıp yazıp hemen göndereceğiz sahabe ne yaptı Efendimiz'den duyduğu Hadis-i Şeriflerin hakkını de gördüler Nasıl yanacağız? Başka ne soracağım? Şimdi burada eğer üç kişiysek üç Yahudi altmış milyon müminin kanını akıttı. Üç tane mümin eğer ulaşamıyorsak Allah'ın kullarını insanlığa faydalı bir hale getirmek için düşüneceğiz tabii.
Bu da yazara bulacak. Kaydedeceğiz ve birbirimize mesajlayacağız bunu. Sabah geldi kardeşlerimiz hep defterine kalemle gelmişler. Onlar üç şeyi kaydettiler Havr, Reca ve Hırt diye Nastur ricaz duymasın peki ki faydamız olsun istiyorum insanlara biz de yazarız siz de yazarsınız gönderirsiniz Din güç bulacak, kuvvet bulacak. Sahabe-i Kiram üç bin kilometrelik yere bir Hadis-i Şerif almak için gitti. El-Masi günahtan korunacaksınız buyuruyor. Günah indiği zaman büyüğü, küçüğü. Şimdi günah ne demektir? Günah Kuran'da ve efendimizin ehadîsi Muhammediyesinde cezası bildirilen hususlardır. Mesela, onlar için dediğin bir azap var buyuruluyor. Mesela yalan, dil diyelim, içki diyelim, kumar diyelim vesaire hatalarda onlar için büyük bir ceza var buyuruluyor. Cezası bildirilen hususlardır. Zaten küçük günah diyene tasavvuf uleması bir halit koymamış.
Çünkü Rabbimize karşı her günah büyüktür demişler. İsyandan açılma, orucun tazyiyetindeki sebep bu. Yoksa işte ben hasta idim, oruç tutmak suretiyle doktorlarla söylüyorum. Birçok tedavi olduğunu, bunu bilecek kadar ibadet ve taatler hep tedavidir. Hem bedenimizin tedavisidir. Hem de ruhumuzun. Biz asıl düşüneceğimiz Cenabıhakk'a kulluk görevimizi yerine getirmek. Zaten bu tedavidir. Namaz kılan insan vermek günde beş vakit en az abdest alan kişi. O yüzündeki o elektriklenmeler neler olduğu gibi gidiyor. Altmış yaşındaki Alman kadını ile Müslüman kadının arasındaki farkı siz bizden çok iyi bilirsiniz. Namaz kılmadığı için, üzerini yıkamadığı için etmiş bir vaziyette, pörsülmüş bir vaziyette ama Müslüman bir kadın tazeliğini muhafaza ediyor, kuruyor. Hani bu faydasının ötesinde diyoruz orucumuzu tutarken asıl günahlardan sakınma. Zaten oruç şehevi arzuyu kırar.