Ömür ve Zamanın Değeri ile Manevi Yolculuk kaydında Günler geceler durmaz geçiyor, sermayen olan ömrün bitiyor. Bu sebeple bize şu hususlar hatırlatılır, en önemli bir konudur. Yıtenim hamsen gable hamsin. Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bilin. Şimdi bunu ele aldığımız zaman bir kısım insanlarımız, bu her zaman okunuyor, bilinen görülen bir husustur diyebilir. Asla öyle değil. Her bir…
Günler geceler durmaz geçiyor, sermayen olan ömrün bitiyor. Bu sebeple bize şu hususlar hatırlatılır, en önemli bir konudur. Yıtenim hamsen gable hamsin. Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bilin. Şimdi bunu ele aldığımız zaman bir kısım insanlarımız, bu her zaman okunuyor, bilinen görülen bir husustur diyebilir. Asla öyle değil. Her bir maddesi bizi dikkat ettiğimiz zaman Cenabı Hakk'a kavuşturan esaslardır. Çünkü nimet olarak insana verilen en büyük ikram hayattır. Bak hayatımız geçiyor. Bu Safa Vakfı'nın seksen sekizde bu Ankara'da İvedik Caddesi var değil mi? Orada bir hanede isim vermiyorum kuruldu. O günden beri böyle çok insanlar geldi geçti. Ama biz öyle bir gelip geçen olacağız ki biz gelip geçtikten sonra İnsan gelip geçtikten sonra onu devam ettiren hayatını üç amel var. Buradaki toplantı, görüşme, anlatılanlar hep bunu ifade ediyor. Sadakaten cariye, devamlı işlenen bir amel.
Vakıf zaten bu demektir. Yalnız vakıf dindiği zaman vakıf bir derviş tarif edilirken bir salik, vakıf insan denir. Çünkü tasavvufun tarifinde der ki Allah yolunda kanını canını heder eden kimse diye geçer. Canını da malını da her şeyini de Allah'ın yolunda feda eden kimse demektir. Bunları gönlümüze oturttuğumuz zaman artık bu bizde yakin, kesin bir inanç haline geldiği zaman adım atabiliriz. Bir arabanın yürümesi elbette ki birçok aksamı olmakla birlikte yakıtının bulunması gerekir. Bizim asıl yakıtımız seherde kalkıp Cenabı Hakk'a boyunlarımızı büküp okuduğumuz istiğfar, Tevhid, salatü selam, ölüm tefekkürü, rabıta ve zikrullah'tır. Başarımız buna bağlı. Sizin gibi Allah'ımıza hamd sadedinde söylüyorum, çok toplandığımız, aynı zamanda Türkiye'de ender ilim sahipleri oldu. Onlar arasında konuştuğumuz şu ilim ehilleri çok ama bu mübarek yolda ilim ehlinin tarifi şudur.
Ancak alimler Cenabı Hak'ta tazim içerisinde olan kimselerdir. Bak korku demiyoruz, korku bir ayrı. Allah'ımıza tazim içerisinde olan başarımız bu. Başarı, başarı Sami Efendi Hazretleri'nin kalpte Sallallahu Aleyhi Sırra dört tane esas sayar. Onlardan bir tanesi de rabıtadır. Rabıta eğer dersin rüknü azamı olmazsa şeytan nefis adım attırmazdır. Hepsini iman yönünden, iman yönünden saygıyla karşılamakla birlikte gücümüz, kuvvetimiz bu ifade ettiğimiz esaslara bağlıdır. Bunlara riayet ettiğimiz zaman nedir o riayet edeceğimiz husus? Bunu hemen bilecekler. Bu geminin dümeni takva diyoruz, Bunu kaybetmeyeceğiz. Eğer bunu kaybedersek her şeyimizi kaybederiz biz. Takva bizim esasımız olacak. Çünkü Kuran-ı Kerim'de en çok üzerinde durulan esaslardan birisi takvadır.
İlk Kuran-ı Kerim'e başladığımız zaman esamne, Kuran-ı Azimüşşan Allah'ımızdan hakkıyla korkan kimseler için bir hidayet kaynağıdır. Burada birçok hususlar sayıldı. Evet takdirle karşılanır, sevgiyle karşılanır ama esas bu. Bunlara riayet etmediğimiz sürece işimiz zor. Biz aynen dediğim gibi çok toplantılarda bulunduk, çok. Bunu dünya çapında, dünya çapında, siyasi alanda en yüksek olan kimselerin toplantısında da bulunduk. Bakın o gün de biraz garip karşılandı. Orada mübarek bir zat Sami Efendi Hazretleri'nden beş esası sıraladı. Dedi bizim dikkat edeceğimiz husus Midemizi haram lokma katiyen olamaz, şüpheli lokma olamaz. Helal taamdan bile Cenabı hakk'ın verdiğini düşünerek samimi bir şekilde Allah'ımızın lütfunu bilerek yemek ve içmektir.
Ömür ve Zamanın Değeri ile Manevi Yolculuk ne anlatıyor?
Ömür ve Zamanın Değeri ile Manevi Yolculuk kaydında Günler geceler durmaz geçiyor, sermayen olan ömrün bitiyor. Bu sebeple bize şu hususlar hatırlatılır, en önemli bir konudur. Yıtenim hamsen gable hamsin. Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bilin. Şimdi bunu ele aldığımız zaman bir kısım insanlarımız, bu her zaman okunuyor, bilinen görülen bir husustur diyebilir. Asla öyle değil. Her bir…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Aldı salatü'l leyl gece namaz kılmak, aldı kıraatü'l-gurani bir tederbdür manasını düşünerek ve onu hayata geçirerek Kuran-ı Azimüşşan'ı okumak ve mücelesetüz salihin salihlerle beraber olmak, bu şekilde çok güzel sıraladı. Belki eksik olan yer var mı bilmiyorum. Mücelesepüssalihin, başka hatırlayan var mı beşinci madde olarak? Geceyi dedik, belki bu saydığımız maddeler arasında bitmiştir. Neyse esas bu. Bunlara sarılmadıkça başarının olacağını düşünmeyin. Diyelim ki çok şeylerde ileri gittik, çok hususlarda ama bu noktada eksik olursak o zaman Hz. Ömer'in radıyallahu anh muharebenin birinde ne kadar çok duysak bile, başarısızlığı bir meslek sünnetinin ihlaline bağladı. Bakın bizim dediğimiz sözleri hatırlayanlar var. Diyoruz ki kendi dışımızdaki insanlar bir başka, bak bu hususi toplantı onun için söylüyorum, bir başka yerde konuşulmaz bu.
Fakat evrak ve ezkarlıyım diyen insanlarımızda çok büyük bozulmalar var. Ahlaki yönlerde kadınların, kızların giyim kuşamında, aynen bunun gibi erkeklerin de giyim kuşamında, yememizde, içmemizde, yaşantılarımızda sünneti Muhammediyeden sakmanın olmaması gerekir. Bize hatırlıyorum İmam Hatip okulunda Süleyman Uğur diye bizim ne bileyim arkadaşımız olarak burada kimse yok. O Süleyman Uğur, Konyalı, bizim siyer dersimize de gelirdi. Bu çok böyle latifeci bir kimseydi ama çok ciddiydi. Bir defasında okulumuza, Hacaten Efendimiz Gaddesallahu Sırr'a teşrif buyurdu. Onu görür görmez adam ilk görür, yerinde olduğu gibi çakıldı ve ona bakmaya başladı. Öğrendikten sonra girdiği okullara, girdiği sınıflara üstadımızı tanıtmaya başlar. O bir şey söyledi bize, bunu unutma Allah'ın izniyle. Böyle şimdiki gibi akıllı tahtalar bilmem filan yok.
Tebeşirlerle, nelerle, eski silgilerle, onlarla neyle kullanılan bir yazı tahtası. Oraya küçük bir nokta koydu. Dedi ki altmış sekiz-altmış dokuz der. Bundan milimetrik az bir sapma meydana gelse gittikçe aç çoğalır dedi. Biz mürşid-i kamilimizden uzaklaşalım, maddi olarak, ceset olarak çok oldu. Fakat o günkü güzellikleri belki yaşamadık ama duyduk. Onun anlattığı hakikatleri, çok üzerinde durduğu konular, bunlardan eğer onların edep ve ahlakından azıcık bir sapma meydana gelirse bu çoğalıyor. Bu cemaat hakkında dedim ya çok toplantılar yaptık diye, o toplantılardan bir tanesi burada yapıldı, burada yapıldı. Söylediğim şuydu, aleyhisselatu vesselam efendimiz Bedir muharebesinde buyuruyor ki yine böyle toplantılardı, böyle toplantılardı. Gece yarılarına kadar dua ediyor, yalvarıyor. Sıddık-ı Azam radıyallahu anh, yorma kendini ya Resulallah, bu kadar yıpratma diyor.
Zaten kitabı Kerim'de Cenabı Hak Sen insanların irşad ve ıslahı için hayatından mı olacaksın? Buyuruyor. Kuran'ı biz sana zahmet çekesin diye indirmedik buyuruyor. Burada söylediğim sözü hatırlıyorum ve bunu genişçe açmaya hiç gerek yok. Şu Bedir Muharebesi'nde Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz geceleri yalvarıyor, buyuruyor ki azıcık bir Müslüman, bunlar da helak olursa dinini kim koruyacak. Bununla bir hedef gösterilmiş oluyor, bununla bir hedef gösteriliyor. Sayının çok olması değil, dinlerken Rabbimizin izniyle gönlüme çok şeyler geldi. Hudeybiye musalahası geldi, vesailler geldi, Uhud'da yenilgiye uğramalar geldi. Ashab-ı Güzin, Ashab-ı Güzin efendilerimiz bir beşer olarak Bedir'de nasıl muvaffak olmuşsa üç yüz on üç-üç yüz on beş kişi muvaffak olmuşsa, bu Mehdi Aleyhisselam'a da inanacak olanların sayısı budur.
Şimdi üç yüz on üç-üç yüz on beş kişi kadar dediler ki Uhud'da muhakkak muvaffak oluruz, sayımız çoğaldı diye. O sayı değil, başarıya ulaştıran bizim Cenabı Hakk'a gönlümüzdeki aşkımız, muhabbetimiz, ünsiyetimiz, takar grubumuz. Burada üstadlarımızın ifade ettiği beş esas dedik ya biz, onlar üstadımızın böyle sıkça üzerinde durduğu öyle konular vardı ki inşallah siz bunu bulursunuz. Hatta kardeşlerimize bunu görev olarak verdik. Musahabelerde, misafirelerde spot cümleleri spot dediğim, böyle can alıcı noktaları bulun, ifade edin. İnşallah hazırlanırlar, diğeri beş seneye geçiyor belki. Yine verdiğimiz konular var. Onun için diyorum ki aynen Necip Fazıl'nin dediği gibi inanmış dört adam, bütün istenen, aranan, inanmış dört adam, kırk adamla gidilmez, İnanmış dört adam başarıya ulaştıracağını ve bunun altında kırktır, dört yüzdür, dört bindir, çoğaltındır Necip Fazıl.
Şunu görüyorum Necip Fazıl da sözü dağıtmadan Necip Fazıl'ın Rahmetullahi sözlerinde fenafilla, beka billah ve müşahedeye ait sözler var. Öyle söz söylüyor ki, bak insan burada biz diyoruz, hayateke, hayateke kable mevtik, ölmeden önce hayatının kıymetini bilecek, herhalde bununla bitireceğiz. Rabbimizin izniyle saatim çalışmış, ben durmuşum. Saatim çalışmış, ben durmuşum. Yani durup dinlenecek bir zaman değil. Zaten ahir zaman ümmetiyiz. Bilhassa evrad ve ezkarımız bu yolda bize tarif edilen edep, erkan, ahlaka riayet etmek suretiyle gayretimiz ve çabamız çok fazla olacak. Ne dedin o toplantıda derseniz dediğim şu oldu, dedim ki bir azıcık bir Müslüman, bunlar da helak olursa dinini kim koruyacak. Öyle bir azmimiz olsun ki dinimizi meclidine ulaştırmak için İslam'ı İslam'ı meclidine en yüksek noktaya getirebilmek için bir azim ve bir gayret olacak.
Zaten bu inanma ile alakalı kişi inandığı zaman yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Yeter ki tam manasıyla inanalım ve inandığımızı da ihlas, ihsan, takva ölçüsü içerisinde yürütebilelim. Hayatekegable mevtik çok önemli. İki günü denk olan zararda değildir diye buyruluyor. İki günü denk olan İki günü denk olan zarardadır, daha birileri, daha birileri. Bir ayeti celile var Kuran-ı Azimüşşan'da esamühu, Onlar Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Bu mübarek yolda seyri süluk hususunda çok önemli bir husustur. Ne kadar yaklaşsak, eriştik desek, erişemediğimiz ve kavuşamadığımız, bilmediğimiz çok noktalar ortaya çıkar. Onun için hayat buna kafi gelmeyebilir. Ümitsiz bir tablo olmasın da biz öyle olsun ki hayatımızı öyle bir değerlendirelim. Bunu misallerle diyoruz, kömür de bir madendir, yakut da bir madendir, zümrüt de bir madendir.
Yeter ki biz insanlar aleyhissalatu vesselam efendim madenler gibidir buyuruyor. Madenin en kaliteli olanını çıkaralım. Bu yolda madenin en kalitelisi Allah'ımıza aşık bir gönlün, onun nuruna erişen bir gönlün cezbetüm min cezevatir rahman, tuvazi amel es sakalin. Bu cezbe hali bu kalple alakalıdır. Gönlün Cenabıhakk'a sonsuz sevgi ve saygı içerisinde olması. Bunların bir nefeslik taati insanların ve cinlerin ameline denk gelecek şekilde. Biz evrad ve ezkar derken muamele çok önemli. Burada anlatılanlar dinlediğim kadarıyla muameleydi. Bizim kendi şahsi yapmış olduğumuz vazifeler yüzde yirmi beş, yetmiş beşi muameledir. Burada işte yapay zekalar hep onları dinliyorduk dinliyorduk, bunun birçok da tehlikeleri var. Bunun yanında bu yapay zekayı Allah'ımızın emrettiği şekilde kullanmak suretiyle akı asıl bu yapay zekayı, bu asıl zekayı, asıl aklımızı harekete geçirmemiz gerekir.
Bakın peygamberlerdeki sıfat nedir? Fetanettir, akıllıktır. Velilere baktığımız zaman veliler gerçekten akıllı kimselerdir. Sadece bu dini mesailde değil, diğer konularda da çok başarılı olan kimselerdir. Bakın Mehd Aleyhisselam dedik, onun ve askerlerinin öyle bir çalışan beyni vardır ki, teknolojide artık teknolojinin ona yetişmesi mümkün değildir. Bu sözden siz çok şeyler anladığınızı biliyoruz. Şebabeke kable haram Yaşlanmadan önce gençliğin kıymetini bilin. İmam-ı Azam rahmetullahi aleyh Hazretleri böyle genci ve yaşıyı tarif ederken, yirmi beş yaşı dede yaşı der. Çünkü o sıcak mevsimlerdeki olgunluğu düşündüğümüz zaman dede yaşı olduğunu siz güzelce hesap edersiniz. Afiyeti kevgable sebamik hastalıktan önce siz sıhhatinizin, afiyetinizin kıymetini bilerek Allah'ın yolunda usanmayın, yılmayın, bıkmayın. Ferağa ve gable şuik meşguliyetten önce siz boş vaktin kıymetini biliniz.
Buyuruluyor, hele kel müsevrikun ileride yaparım diyenler helak olmuştur. Fakirlikten önce zenginliğin kıymetini bilin. Elhamdülillahi rabbil alemin Cenabı hak yolunda muvaffak kılsın. Çok önemli bir tabirle görüşmemize son veriyoruz. Tevfîk-ı Samedan'a daneye erişerek Cenabı Hak başarılar ihsan etsin El Fatiha.
Kaynak: Genel
Ömür ve Zamanın Değeri ile Manevi Yolculuk | Mihmandar