Izin, hicce ayının artık önemli, hepinize malumdur. Neredeyse bitmek üzere, elimizden geldiği kadar gayret göstermemiz gerekiyor. Rabbimizin lütfuna, keremine, ihsanına ermemiz için her şey malumunuz bir bedel karşılığıdır. Çalışmamıza göre Cenabı hak ihsan ediyor. Hiç şüphesiz bunda ihlas ister, samimiyet ister. Niyetimizin düzgünlüğü çok önemlidir. Bir hususu ele almıştım, onu artık sizinle görüşmemiz zor olacak. Kurban münasebetiyle başta bizim nefsimizin kurban edilmesi gerekiyor hatta. İnşallah başka zaman görüşürüz. Çünkü çok önemli, nefsimizin ıslahı çok önemli ve burada öyle kolay kolay halledilecek bir iş değil. Öyle olsaydı, Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz Hatta ondan da daha az bir zaman da buyuruyor göz açıp yumuncu'ya kadar da olsa beni nefsime teslim etme Ya Rabbi diye bize yol gösteriyor. Çok dikkatli olmamız gerekiyor. Görüştüğümüz insanlar oluyor. Daha namazdan önceydi.
Mesela nefsime diyor kardeşimiz, ben başka gelemiyorum diye. Büyüklerimizin yanında bulunmanın da istifade edemesek bile çok büyük faydası oluyor. İnsan onları hatırlıyor yeri geldiğinde aman ha dikkat edelim diyor. Mürşid-i kamilimizden şunu duydum. Buyurdu ki nefsim aynen sizin gibi benim de nefsim var ama nefsime devamlı muhalefet ettim, devamlı muhalefet ettim. Bu çok güzel bir hareket, çok güzel bir davranış bizim için çok önemlidir. Mesela nefsimizin arzu ettiğini yapmamak, onu devamlı zayıf bırakmamız gerekiyor. Bu kadarı da bizden olsun dersek Allah korusun, parmağımızı verdiğimizde kolumuzu götürür Cenabı Hak muhafaza buyursun. Bu ayrı bir konu. Üç şey kalbin kötülüğünün alametidir. Sami Efendi, Katdesallahu Sırri Hazretleri bunu ele almış maddeler halinde. Biri Allah'a itaatten tat almamak, bunu dedem de ifade etmişler Rahmetullah Ali.
İkinci olarak günaha düşmekten korkmamak, üçüncüsü başkasının ölümünden ibret almayıp, aksine her gün dünyaya daha çok bağlanmaktır. Bunu geçenki tasavvuf dersinde görmüştük. Günaha düşmekten korkmamak. Burada üç husus anlatılıyordu. Birisi Allah'ımızın gördüğünü bilerek hareket eder, kendine çeki düzen verir. Rabbim beni görüyor. Sehl bin Abdullah Etüsteri Hazretleri var. Kendisi çok genç bir yaşta, genç dediğim üç yaşında. Dayısı Muhammed Sevvar Hazretlerine diyor, dayı diyor kalbim kararıyor. Üç yaşında, buna çok da baktım, hem de gece namazını kılıyor. Dayış da diyor ki Allahüm ray, Allahüm nahiri, Allahüm şahidi, bunu söyle diyor. Allah'ım beni görüyor, Allah'ım beni biliyor, her halime şahittir diye. Bir günahtan korunmak için diyor Rabbımızın gördüğünü düşünün Celle Celalühü, çok hoşuma gitti bu tabirler. Onun için söylüyorum.
İkinci olarak da diyor, Halık'ımıza yakınlığınız kadar ittikanız olur. Ona olan yakınlığınız. Bu bizim Evrad ve Ezkarımızda, yolumuzda mevcut. Murakebelerde ikinci murakabe Hadid suresinde dördüncü ayet celdi, Essad-ı Eshadı Erbili Hazretleri bunun sahası geniştir buyuruyor. Siz nerede olursanız olun Cenabı Hak sizinle beraberdir. Bir üçüncüsü de hatırlayabilirsem, halıkımızla iç içe olmak. Tabii bunu biz izahta ne munfasır ne de muhtasır diyoruz ki ne insan muhtasır olur, bu mümkün değil zaten. O hiçbir şeye benzemez, hiç de temiz ki şeyun, mınfasıl da değildir, uzak da değildir. Bunu bir şekilde tefekkür ederiz. Yaşanan bir hal olduğu için izahı çok zor. Halikımızla iç içe. Nasıl tarif edeyim ki? Ebül Hasan-ı Arakani Hazretleri buyuruyor ki Cenabı Hak benim kalbime kırk yıldır nazar eder, kırk yıl, kendi muhabbetinden başka hiçbir şey göremez. Bugün de bulunduğum yerler oldu.
Rabbımızın izniyle görüştük. Eğer biz tamamen kendimiz, Rabbimize Rab olacak olursak, tamamen ona teslim olacak olursak, o kimsenin gidişi Cenabıhakk'a vuslatı ölçülemez. Ecir ve mükafatı da için yapmazlar. Cenabıhakk'a muhabbet için yaparlar ama tamamen bir dönüş. Hepimizin ızdırabı bu. Bu bizim evrak ve ezkarımızda var. Dikkat edersek bir de günümüzü boş geçirmemek, hayatımız en büyük bize bir fırsattır, ganimettir, bunu boşa geçirmemek. Bazen ifade ediyoruz, Sami Efendi Hazretleri'nin, Kadite Sallallahü Sırrı Beylerbeyi'nde Naci Bey var, davetine icabet buyurmuşlar. Sohbet ediyor, namaz kılıyorlar, ikramlarını yapıyorlar. Evleriyle olan geçiminde de o kadar hassas ki buyurmuşlar ki akşam geliriz. Bak ev sahibi bırakmayınca diyorlar ki eve bir telefon açmamız lazım, gel gelemeyeceğimi haber vereyim. Şimdiki gibi telefonlar yok, telefon açılıyor.
Annemiz diğer bir odadan telefonun bulunduğu yere gelinceye kadar ömrümüzü zayi etmeyelim, vaktimiz boşa geçmesin diye. Tekrar okumaya başlıyor. Bir satır okumuşlar, ikinci satırda annemiz iştirak etmemiş. Bunlar bize örnek. Konuşmalarına da gerek yok. Onların hayatı, yaşantıları bize çok önemli çünkü Rabb'ımızda tamamen yok olmuşlar. Hatta fenandır, fena diye bir makam var. Yok olduğunu da bilmez, tamamen. İnşallah bunu kardeşlerimiz genç diyeceğim ama şimdi fıkhi meseleler konuşuluyor. İmam-ı Azam Rahmetullah Ali Hazretleri malumunuz yirmi beş yaşını dede yaşı olarak kabul eder. Yaşlarımız bayağı ilerledi. Daha evvelden işi sımsıkı tut tutmamız gerekiyor. Evet efendim, başkalarının ölümünden ibret almayıp aksine her gün dünyaya daha çok bağlanmaktır. Mühim olan o. Biz bunu eskiden bir mahsuniyet vardı. Bir öğüt, bir nasihat verirdi.
Sizin oraları bilmiyorum, buralarda hassas bir bölge olmasına rağmen taziyelere gitmekten çekiniyoruz. Taziyelerde sığaralar içiliyor, taziyelerde gülmeler başlıyor. Çok acayip bir hal alıyor, bundan çok mahsünüzuz biz. Eğer ölüm bizi uyandırmazsa hiçbir şey uyandırmaz. Dört şey şakavet alametidir. Ağlamayan göz, kasvetli ürpermeyen hal, tul-i emel dünyaya aşırı düşkünlük, yani hırs. Bir daha sıra diyor, müellif Hazretleri Kaddesallahu Sırra Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam buyurdular, dünyanın kıvamı dört şeydedir. Bir, Ulemanın ilmi, Umera'nın adaleti, zenginlerin şakaveti, fakirlerin duası. Biz burada ders yapıyoruz. Belki içinde olduğumuz için hissedemeyiz. İnşallah bu umuma duyurulduğu zaman göreceksiniz çok güzel bir açılım, çok güzel bir hizmet yapılıyor.
Dinimizin emirleri sizin gibi güzide kardeşlerimizin dilinden duyulmak suretiyle istifade edilecek Rabbimizin lütuf ve keremiyle. Sağ olun, var olun, daim kaim olun. Her zaman nefsimizin irşadına, ıslahına çalışırız. Bizlere de dua edersiniz. Bizi de Cenabı hak irşadi edesin, ıslahidesin. Velhamdülillahi rabbil alemin el fatiha.