Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması kaydında Şimdi, emirlik olmadan, bu, doğrulma Alim iddiana gelmez. Bu, aranmaya Tezkiyatün nefstirler. Nefsin, kötülüklerinden arınması demek bu. Mesela nefsin kötülüklerinden biri nedir? Kibindir. Hayvani durdulardır bunlar. Sonra, bunu temizlemek, kolay da değil. Efendimiz bunun zorunluluğu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allahu alemlere tepkimle,…
Şimdi, emirlik olmadan, bu, doğrulma Alim iddiana gelmez. Bu, aranmaya Tezkiyatün nefstirler. Nefsin, kötülüklerinden arınması demek bu. Mesela nefsin kötülüklerinden biri nedir? Kibindir. Hayvani durdulardır bunlar. Sonra, bunu temizlemek, kolay da değil. Efendimiz bunun zorunluluğu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allahu alemlere tepkimle, buncacaya kadar da nefsime telkinle. Hazreti şerifin devamı, ondan da daha az bir zaman. Şimdi demek ki nefis, öyle bir zalim ki mesela Dilan dedi, ısırır. Bu nefis de kötülüğünü icra gider. Düzelmedikçe, ıslah olmadıkça mümkündü. Onun tabiatın, tabiatında kötülüğü var çünkü Şüphesiz nefis kötülükle emreder. O kötülüğü, o dağ olur. Mesela, şimdi görüyoruz dünyada bunu anlatmak icap etmez bize. Her çeşidi var kötülüğün. Ülkemizde her çeşidi var. Bunun sebebi ne deriz? Aydınmadığı için.
Tarikatı, ayin yerde, mesela bunu anlatılırken Kuran Aziyyu Şam ile Ameldir Onun ahlakıyla ahlakıdır O zaman Kuran-ı Kerim'de nefsin mertebeleri var. Bunun kitaplarını görürüz. Bunları aşmamız gerek. Aşmadık ne oldu? Mesela biz bu nefsin mertebelerini geçmedik. Yarın ahirette hangi nefsin mertebesinde isek onurla huzur-u ilahiye varırız. Çok dağ olmalı. Bir de durulması, kalbin, nur ile donması. Bu olmasaydı, o olmaz zaten. Şimdi, su bakar, böyle bir nehirdir. Nehrin, üzerinde köpük olur bazen. Böyle görürseniz olur, pırtık olur. O pırtık, şu ayet kelimeyi anlatırdır İslam'a. Cenabı Hak, onların kalplerini takva ile dinledi. Çok mühim dostuz! Demek ki gönlümüz Allah korusun taşıyor mu, taşınmıyor mu, umrumda dinleniyor mu ismi? Dakika, her saniye Her saniye Allah onların kalplerini takva ile dinliyor Acaba Allah korkusunu mu taşıyor? Başka korkusunu aradık?
Şimdi, bu Ayet-i Kerime'de, o Nehdin veya suyun timsah üzerindeki köpük olur, köpük kısmının atılması diye talep ediyor. O atıldığı zaman, bu dolu su çıkar. Her temiz su çıkar. O köpüğün de ne olur? Çercimek olur. Her türlü kelimeyi kullanmak, üst ağzımızın huzurunda zor geliyor bize. İşte işe yaramayan maddeler bulunur. Onlar atıldığı zaman su topladı. Şimdi biz, Umsel'le, nefsin, o kırdık kısmında olan kirleri atacağız. Çünkü Allah'ımızın huzuruna biz varırken nefsimizin dediğimiz gibi mertebesine göre var ondan sonra diyelim ki bir demir, demir paslı, o paslı olan demir, ateşte ısıtılmak suretiyle ne yapar? Demirin üzerindeki o kim mi diyelim, pas mı diyelim o olduğu gibi gelir ateşin üzerinde. Biz ilahi muhabbet ateşinde, Efendimizin sevgi ateşinde böyle ibadet ve taatin ateşiyle yanmadıkça temizlik olmaz. Yaptım da oldu. Bu değil işte. Yaptım da oldu değil.
Yaptım ama bize mübarek bir insan İstanbul'da şuydu dedi. Aklıma kafamızı göreceğiz, bir hedef tayin vereceğiz, yoksa olmaz. O böyle gir işte, bir ölmez zaten. Mümkün de değil. Ne ister? Bir çaba ister, bir gayretse Allah'ımız onun kitabı keliminden buyuruluyor. Sonra bir düşünelim, temiz, temiz her hafta kabul olmayan yiyecek değildir. Tezkiye demek, temizlik demek, bu kabuğunu görürsünüz. Bıçaklama neydi artık olursa biraz da bekleyin de kendiliğinden sormuyoruz zaten. O atılır, bundan sonra sert kabuğu var, bununla da yenmez mümkün değil. O da dağılacak içindeki meyveye böyle iyi çıktı. Demek ki öyle kolay da değil. Her şeyin bir bedeli var. Bedeli, bunu ödemeyince buna nail olunamaz. Mesela, büyüklerimizin tavsiye etmiş olduğu A'da Püssanesi'nde nedir? Velayet mertebesini, veliyi anlatırken, belini kılacak kadar ceza çekmedikçe mümkün değildir.
Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması kaydında Şimdi, emirlik olmadan, bu, doğrulma Alim iddiana gelmez. Bu, aranmaya Tezkiyatün nefstirler. Nefsin, kötülüklerinden arınması demek bu. Mesela nefsin kötülüklerinden biri nedir? Kibindir. Hayvani durdulardır bunlar. Sonra, bunu temizlemek, kolay da değil. Efendimiz bunun zorunluluğu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allahu alemlere tepkimle,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Allah'ımız mesela cahil olursa insan, bugün bir insan da bu musibet niye onlara geliyordu? Niye çektiler? Bir ilişle. O daha da bir ilahi güzel değil ortaya çıkmasın. Mesela, Aleyhüssalatü vesselam Efendimiz son demirlerimizde ateş gibi vız vadileri yanıyor ateş gibi yanıyor ölü bu kadar da mı şiddetliymiş buyuruyor Niye Allah'ın sevgilisine, nur-u ilahisine boğuluyor? Ümmetine şefaat için olur. O bizim için bu zahmetler çıktı. Şimdi, maden diyelim Madene gelmeden önce biz diyelim ki bir bağ üretmek istiyoruz. Bağlı ne kadar? Çiçeğin özünden arı, o özü alıyor, özü alıyor, işte peteğe getiriyor, o çiçeğin özünden meydana geliyor. Yoksa çiçeğin kendi değil o şey içindeki o öz. İşte budur tezkiye, o bizim şu vücudumuzdan, maddi vücudumuzdan ruh gibi bir balı çıkarabilmek, bütün def, sırrı çıkarabilmek! Tamam mı bizde mevcut!
Diyelim ki bizim kapımızın önünde, bir dağ gibi veya bir arsa var, o arsada da Altuğ var. Madem var. O madeni hiç görmemezden gelme, akıl karı değil. Ne yapılacak? O kazılacak, o maden çıkarılacak ve kişi verilecek fabrikaları. Onun için kişi bir Mürsir-i Kamire ehliyetli olan ama şeriat onu tasdik etmiş tarikat da tasdik etmiş AkiHSELRA C. Ve elimizden iki Hazretimi verilmiş o kimselerin elinde bu güzellik meydana gelir o işte ilahi bir fabrika orada işleneceğiz yoksa ne lüzum var bir tanesi ne öyle demişler? Demişler ki olmaz böyle bir kadın atma boş, hava almış dedi. Sen güzel namazlarını da tatil yap, ben de diyor bir şiir biliyorum Bir Mürşid-i Kamil'e varmazsan olmaz, işte okusan Aktan Hare'yi bir Mürşid-i Kamile varmazsan olmaz diye, mükafatını bizzat Rabbi Zülcelal'imi veriyorum. Böyle bir nimetten mahrum olarak gitmek istemez insanı. Şu kafaların üzerine gevşiyor.
İşte bu, yaşlandığı zaman adam, her şeyini bitecek, ondan sonra, evlerinde kovulma zamanına geldiği zaman şu adam itse de bir rahat etsek deyip de caminin kışelerine oturduğumuz an geliyor Allah'ımıza kulluk her zaman bilhassa mübarek yol, daha genç bak, gönlümüz gitmez diyoruz. İyi tutmazsa gönlümüz gitmez ondan sonra da Eyvah! Teklifmesin Cenabı Hak Eyvah! Demeyeceksek burada işi sağlam tutacağız. Bunlar hep Kitap ve Kerim'le tespit edilen hususlardır. Bu tespiyeyi anlatmakla biz bitiremeyiz. Mesela, biz pekmez, işte bunu, Bağım çubuğundan kesmedikçe, ondan sonra da teknelerde doldurup çiğnemedikçe onu artık deşilen bir insan artık koyup da kaynatmayınca, bu pekmez olmaz. İlk evvel biz, kendi irademizden kopacağız. Ne demek yani kendi iradesinden insanın kopması ne demek? İrademizi abımıza teslim edeceğiz.
Yoksa nefsimize teslim edersek, o üzüm çubuğundaki meyvenin orada kalktığı gibi, pekmez olmak da orada kalır. Kesileceğiz, Rabbamızın emrine kesileceğiz. Habibi'nin, Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın Sünnet-i Muhammediyesine kesileceğiz. Ondan sonra da kolayyla değil mi? Elbette ki bu yolun çilesi de var. Onları da çekip aşkla aynamadığı çok olmaz bir dönem, öyle kolay değil mümkün değil, bunu Abdülkadir Geylani benden çok özel işlenmiş buyuruyor ki Adet kabilinden ibadeti yapmayın adet kabilinde işte anan da böyle yapardı babam da dedem de etrafım da böyle yapardı deyip de gitmeyin Allah'ımızın bu ibadet ve taatteki muradı nedir bunu düşüneceğiz. İhlası düşüneceğiz, takvayı düşüneceğiz. Çağ. Bu yazıyı ben okurum, değil mi? Bu diyor, Enem husussa, öyle hemen erişilecek gibi değil diyor, çok büyük bir gayretlendiriliyor. Mesela, Vakıf sahip olan insanlar onu söylüyor.
Diyorlar ki bir iğneyle huzur, kuyruk, Hacer'a bu nimeti elde ediyor. Kolaylar diyor. Gelişemedik biz buna. Eğer şimdi rahatlarımız varsa, gecemizi gündüzümüze kattık yani Allah'ın dostları aynen Meynun'un, Meylanın çadırına varıncaya kadar durup dinlenmediği gibi ahiret göstermişler, midesinde, ilminde ondan sonra da okunmamışlar ruhen gelişmeye başlamışlar bu ergince malum olan bir husus şimdi bugün yumuşatmaya çalışacağım ama alır bir konu Halbet ve Uzbeta Bir dervişin diyor, yerine getirmesi için şöyle dar bir mekanda, yalnız başına bir müddet beklemezdir. Niye bekliyor? İç alemine bölmek için. Çünkü göz bakıyor, gördükleriyle meşgul, kulak yumruklarıyla meşgul, beyin öğüne, çok değişik bin bir türlü endişe, orada ise, o mekanda yalnız kalabilmek, kendi iki aleme dönüşüne sebep olur. İnsanlardan Mevla'ya dönüştür. Bunu insanlar tek olarak zannetmeyelim.
Çünkü şu hastalık bile biliyorsunuz. Eğer birinde varsa diğerinde de ne yapıyor? Temas etmek suretiyle geçiyor. Bu insanlarımız şu anda Asr-ı Saadet Hayatındaki insan değil ki O değiliz ki. Yani, Şerhi şerif ile idare edilen bir devrenin, medresenin, dergahların olduğu bir zaman değil Şimdi Allah'ımızın varlığının tartışıldığı bir zamana geldik. Hükümlerinin geçerli olup olmadığının konuşulduğu bir zamandayız. Aleyhissalatü vesselam, benimizin belli bir zamana tahsis edilip, İşte o zaman, Emri Muhammedi geçerliydi, şimdi olamadık dendiği bir vakitteyiz. Sihir eğer çok olursa, temizlik aleti de ona göre olur. Mesela inatçı keder olur bir türlü çıkmaz, ona mahsus temizlik aletleriyle, biraz da fazlalaştırarak fark etmeye çalışalım. Şimdi inanç olarak, bozulma noktasında, bozulma noktası bir etnik kalem geliyor.
Fatiha'nın anlamı tartışırsa Fatiha Suresi'ni, orayı kırmayın hemen, misal var, sadece söyleyin. Mesela Allah'ımızın adalet sıfatı tartışılıyor. Sağ, şahşan yüzünden gelir. Onu konuşmak bir üslup yani biz böyle diyoruz ama şimdi bunu iddia eden zümreler var ve çoğalıyor da onun için bu temizliğe ihtiyacı duyarmesin. İnsanların kötülüklerinden Mevla-yı Zülcelal'e dönmekti. Yoksa bizi boğar mı? Mesela bazen siller gelirdi, Ne yapardı? Etrafındaki arazilerin toprağını da götürür, meyvelerin de götürürlü bir tarih hayvanların önünde. Yani öyle bir bulanık sel geliyor ki, inansızlık selim, Allah'ımıza, fahşa, iskan sil geliyor. Biz de çekiniyoruz acaba, etrafımız ne olur, yavrularımız ne olur ki? Yani yangın var ama şimdi aldırış yapmıyoruz fakat ateş, bacağı sardığın zaman infak. Allah korusun vermesin.
Bunu biz yumuşatalım, böyle olun, durun gelebilirin, birisi olanı söyleyeyim, şöyle bir rahat olanı söyleyeyim. Bu da diyor ki Bu seferin mesafesi, uzunluğu, Gayri't-Tit'den, hakikaten uzunluğu. Böyle hemen, insanlardan Harika, ondan sonra nefisten Gaybe, kalpten ruha gelirken diyor bu öyle kolay da değil, azmederse kolaylaşır. Bizim okulumuzda iki seneydi geçen kimseler de var Ruhu Şad Dursun ismini bildirdiler, İngiltere'den. Çok da severdim onu vefat etti, Çok da severdim onu, vefat etti. Beşinci sınıftan yedinci sınıf böyle etti. İyi çalıştın. Görünen ya, diyorlar ki Efendim, burada çok yaşlı kimseler var. Uhud akşam, Sezgin, Melih çok ciddi zamanda yetişti. Sebebi ne de? Öyle ciddi bir gayret göstermiş ki siz diyor bir şey dediğin zaman, yorumluyorsunuz. Şunun bunun diliyle kafalardan geri diyor, ölü yerden zaten İngilizlerin oyunlarının en mühim maddelerinden birisi budur.
Bu oyunu oynuyoruz diyor. Ya! Yol gösteren kimseleri devamlı kirletmeye çalışan bir sistem var. Maalesef, ona aldanana'mız çıkabiliyor ki ki ne dedik şu hal varsa, o halların bize ne alaka? Değil mi bu? Öyle bir sıkıntılı durumdayız ki ilk çağımda iyi gayret gösterirsek Allah'ımızın yardımı bizimle beraber onlar Şeytanla beraber, Nefsle beraber ama biz Rabb'unuzla beraber olursak Efendimizin Ümmeti olursa Sa'dır seni Sada-ı Kiram Efendilerimiz, güçlü Yusuf olsun, iyi dayanabilirsek Mevla'mızın lütfuyla, Mesa Menü cidden uygun, İnen ve Faaliyet Allah'adır diye bunu maddeler halinde Nüfessilyanızdan efendilerimiz, E'ya cevap arkadaşlar. Bizim bir dışimiz, Rabbamıza, Rabbımızın dışındaki yollar, kapandı. Dediler ya bir cevabınız, Bu sokak çıkmaz. Çıkmaz. Peygamberimizin merhamet başka, Birzülcelal'mizin caddesinden başka, Bu, Allah'u Zülcelale gitmektir. Bizim baş tacımız Kuran-ı Kerim'dir.
Baş tacımız, orada artık O'na İtaa hiçbir Hanit olmadan, Halitsız teslim olacağımız bir esastır Allah'ımızın Kitabı Rabbimizin Kitabı ve Sana İbrahim aleyhisselam diyor ki Ben Rabbime gidiyorum, Rabbim beni hidayet takına, Rabbim bana yollar açar. Ancak bana hidayet edecek olan ve Rabbim'dir. Diyor. Hidayet, Allah'ımızın yolunu kurmuş ve Zade nuru O kış gününde yazmayı vesile oluyor ya, bu nereden deyince, rakamdan kendisini, günahtan koruduğu için, Hatunlardan koruduğu için, Cenab-ı Hak, nimetleri önüne getirir ve bunun yanında, Şimdi Kuran Azimüşşan'da otuz gün, bir de on gün ricabesiyle Tur Dağı'da, otuz gece onun üzerine bir ok. İşte bundan dolayı, Çile hanelerde, böyle dar bir mekanlarda dar deyince, bir kimsenin girebileceği kadar, orada Fethul kalmanın sebebini bu Ayet celleye dayandırırlar.
Yirmi bir tane kuru üzümle, vaktini geçirip, kendisini ölü büyük bir yoğun bakıma alır, gelsin dizginler lazım. Yine Ali'nin böyle olayını arayalım. Doğru gelir, yoğurdum. Evet, Evet Halıkımıza yönelmektir diyorlar Şimdi, neden böyle insan hal ve dar bir mekana geçiyor, dar bir mekana geçiyor? Orada, orada, yirmi bir üzüm tanesiyle imrarı vakti ediyor, vaktin geçiyor neden? Defuş şevahi, kafasını, gönlünü meşgul eden, yersiz düşüncelerden oturmak için çünkü iyice eğiliyor kendi içine diyor ki Yaratılır sebebin nedir sen onu düşün Allah'ım hiç kimseye vermediği nimeti, tecelliyat'ı sana yaptığı Esma tecellisi var isimlerinin var, sıfatlarının var, zatının var, sen ne yapıyorsun diye bunu deli, deli tevekkül ederim. Ve vaptü semga'l basar. Gözünü ve kulağını, tam bir Şiadır, dediğin, İsa'yadır, iyi bir muhafazayadır, iyi bir korunmayadır. Şimdi, kulak ve göz korunmaya alınmazsa ne oldu?
Şöyle üstüne gelir. Kalbimi bir ambar gibi veya bir depo gibi düşünelim. O defonun, kalp deposunun deliklerinin özüdür. Kulak, eldir, hayattır, beyindir. Bunlarda bir delilor ve lütfursa su kaybıdır. Ya beyin nasıl bir kalbin delili olabilir dersek, Allah'ımızın yüce kudretinin dışında başkasının namuslarını düşünmeye başlarını, depo gelmeye. Hz. Ibadet ve taat ne zevkini vur, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne ecrini koy, ne Onun için kendilerini iyi bir muhafazaya aldılar. Neden? Özü açılmış vaziyette, kumar Hazretleri, özünü diyor açılması, şu vücut alemindeki kapakları açılır diyor. O zaman Rabbimiz, Ey kulum, sen bunları üstün körüleş ama sende öyle bir nimetler vardı ki deyip, o kalp nimetini, o nefr-ü ispat nimetini murak ve nimetlerini gösterince diyor, Eyvahaah! Böyle de güzel olmuş.
Şems Suresi'nde da ilhamen bildiriyorum. Şems Suresi'nde bir haber veriyor üzere. Katiyen ama bunların hepsi, bak Sün yeni buluyor ve şey Şimdi, Halvet, yalnız bir mekana çekilip de kendimizi, muhasebe itmemin üç yolu vardır. Bir, birincisi, Allah'ınızın rızasına gelmek için tarikımızın nehyetmiş olduğu, yasaklanmış olduğu ne varsa onlardan kesilmek Haram demek Mesela sıra ikinci kısmı nefsimizin kötü parkurlarını, bu arada diyebilirim ve mübah olan, yeme haram değil Allah doluduktan sonra eminmek olmaz Ondan sonra, umumak günah değil ama ihtiyaçtan fazlası bu mübarek kimseler ilminde makbul olmaz. Çünkü ibadet de taze bilecek kendisi sana. Bunun gibi. Üçüncüsü Allah'ımızın dışında kalbinde hiçbir düşünce kalmıyor.
Şimdi bu ilkokul dersi değil, ortaokulda değil, bir senin de değil, üniversitenin, hatta yüksek lisansın, doçentin profesörlerin haline, Tarikat-ı Aliyyede manen yükselen kimseler, işte Allah'ımızı rızasını gereken kimselere de onlaradır. Evet, hiçbir düzeyde de açılır demiş. İnşallah böyle bir algı gelmesin, size faydalanlar bileceğimiz haller? Çünkü bizim üstadımızın Sami Bendi Hazretleri, Esabi Nebi Hazretleri'ne intisab etmeden önce