İmamı Gazali rahmetullahil bari temizliği dört kısma ayırır. Bu dereceler zahirden batına doğru ilerler. Şimdi insan zahire dikkat ederse dışımıza içimizde temizlenir. Mesela tesbihat yapıyoruz, istiğfar okuyoruz. Zahiren dilimiz ne? Estağfurullahel Allah'ım diye candan okuduğumuzda, o zaman gönlümüzde nedamet hasıl oluyor. Bir pişmanlık duygusu. O zahiri yaptığımız dilimizle, istiğfarımız vesair tesbihatımız, dualarımız bunlar gönlümüze de tesir ediyor. Biiznillahi Teala. Mesela La ilahe illallah, El Melikul hakkul Mübin derken, Cenabı hakk'ın vahdaniyetini biz dilimizle ifade ederken, kalbimizde de onun birliği, onun her şeyde tercih edilmesi gerektiği duygusu hazır olmaya başlıyor. Mesela ancak sana ibadet ederiz duygusu hasıl oluyor. Dillet söylerken samimi bir şekilde ancak senden yardım bekleriz. Maksadım gayem sensin Allah'ım diye. Sonra hükmü de Cenabı Hakk'a verme duyguları.
Diyor, ne ki bu insanlar? Biz neyiz ki? Biz ne hüküm verebiliriz ki? Aciziz. Biz doğduk, büyüdük. Sonra birçok ihtiyaçlar içerisindeyiz. Muhtacız. Ve sonumuz da ölümdür. Allah'ımız ise Evveldir. Başı yok. Ahirdir. Sonu yok. Samed'dir. Hiçbir şeye muhtaç değil. Ona güvenmeyip neye güveniriz duyguları hasıl olur. Candan okursak. İmamı Gazali Rahmetullah Ali zahirden batına doğru diyor bu temizlik başlar. Mesela Kuran-ı Kerim okuyoruz vesaire. Bunu biz çoğaltabiliriz. Dıştaki temizlik, bir bildiğimiz, onu ifade etmek bu cemaatin huzurunda da doğru olmaz. Bizim abdestimize mani olan, namazımıza mani olan necasetten hak olmak. Bir de azalarımızın temizliği var. Günahlardan temizlemek. Mesela ayağımızı Allah korusun şerre değil de bizi ateşe götürecek olan yollara değil de mesela, hem mazin meşşain bine min. Buyuruyor Cenabı Hak. İnsanların arasını bozmak için de yürünür.
Öyle değil de insanların arasını ıslah için yürümek. Bunun gibi. Kalbi temizlik. Bu artık nefsani arzu ve isteklerin hepsinden kurtulmaktır. Yalnız temizliğin aşamaları var. O bir ayrı. Ruhi temizlik buna şey, Mustafa Efendimiz de ifade buyuruyor. Ben, Sivas'yı sevmezem, kalbime de koymasam, gayri sevda bilmezem, rehberimden dönmesem diye. Ben diyor, Sivas'yı sevmezem. Siva, Allah'ın dışındaki sevgiler demek. Onu diyor ben sevmem. Artık pak olunca, nur olunca karanlıktan bir eser kalmıyor. Salik için bir yolun müdavimi, Tarikatı Aliye, İhsan Mektebinde olan kimseler için temizlik dairelerinden de söz eder. Buna göre en uzak daire namaz kılınan yerin temizliği. Bundan sonra da sırasıyla elbisesinin temizliği. Sonra dışımızın temizliği, bütün bu temizlikleri özel temizlikler, intikal etmeli ve kalp temizliğini asla ihmal etmemelidir.
Bir kere bu zahiri temizlik, bedende olan, dışta olan temizlik iç temizliği ile birbirinin tamamlayıcısı olur. Mesela eli pak, yüzü pak, giyimi kuşamı tertemiz. Bununla birlikte elimizin, yüzümüzün, mesela yüzümüz. Ol günde kimi yüzler masiyetle simsiyahtır, buyuruluyor. İbadet ve taatle simahum fivucuhim min eterisucu. Secde eseriyle zahirimizin de nurlanması. Böylece birbirini tamamlamış olur. Elbisemiz temiz ama asıl temizliğinde ve libe süt takva. Rabbimizin istediği takva elbisesidir. Takvaya bürünüp müttaki olmaktır. Bunun gibi bir defasında şahit olduğum bir söz var. Üstadımız Hazretlerinin Ya Rabbi ben dışımı temizliğe temizlemeye gücüm yetiyor. Sen de içimi temizle diye bir yalvarış. Ben diyor, zahiren şu ellerim vücudumu temizlemeye ancak gücü yetiyor. Ama kalbimi, ruhumu sen temizle ya Rabbi. Zahirin kökü batındadır. Şimdi adamın elbisesiyle temizleyin. Evi de temizleyin.