Özellikle kardeşlerimizden arzu ediyorum şunu, diğer kimselere de duyururlarsa çok faydalı olacağına inanıyorum. Sami Efendi Hazretlerinin kalpte Sallallahü's-Sihab erüçte namaz konusu var. Bunu okumalarını istiyorum. Siz arkadaşlarınıza bunu söylersiniz. Namaz bölümü mutlaka okunsun, gördüğüm kadarıyla namazları tek var. Bir söz söylüyordum, bunu yukarı almayalım değil, o tasavvufta üç sınıf anlatılır. Aslında bu tasavvufta anlatılan üç sınıf bir, ya ey yuhal insan, ey insanlar, beşer kelimesi beşer tenle alakalıdır. Bütün insanları içerisine alıp. Bir de ya yuhellezine amanun ey iman edenlere. Bundan sonra da ya yuhellezine aman müttakullah, takva sahipleri anlatılır ve devam eder. Biz bunu diyoruz ki tasavvufi eserlerde gördüğümüz kadarıyla, avam has, ahasül has. Avamın yapamayacağı işleri has dediğimiz zümre, umum olarak söylemiyorum, işliyor. Namazı terkler var.
Terk edilmese bile, ashabe gafletle kılmalarımız var. Biz bu kadar önemli konular varken birbirimizi yaralamamamalıyız. İçimizde meyve veren kardeşlerimizi devamlı tasdik etmeliyiz. Onların daha ileriye gitmesi için gayret göstermeliyiz. Eğer bir hata varsa, o hata insanların içerisinde anlatılmaz. Ne yapılır? Eğer edep kitaplarına bakarsak şunu söyler, der ki hakiki dost insanların içerisinde kardeşine bu dediğin yanlıştır demez. Onun da usulleri var. Çok gizli bir şekilde der ki bunu şöyle mütalaaya içsek daha güzel olmaz mı diyerek böyle latif ifadelerle söylenmiyor. Biz Allah'ımıza hamdediyoruz, böyle bir grubun bulunmasına hamdediyoruz, şükrediyoruz ki hiç yararlanmamasını kardeşlerimizin katiyen incitilmemesini istiyorum, cami gönülden. Onu usulüne uygun bir şekilde haber verilir, o ayrı. Bunun yolları vardır. İfade etmek istediğim kısaca, beyan edeyim, tarik ki salatın hükmü.
Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri şöyle buyurmuşlardır ve galen Nebi'yü sallallahü aleyhi ve sellem, her şeyin bir alameti vardır, imanın alameti ise namazdır ve galen Nebi'yü sallallahü aleyhi ve sellem beyne raculi ve beyne şirk ve'l küfür terkus sale. İnsan ile küfür arasında yalnız terk-i salat vardır. Yani namazı terk etmek insanı küfre yaklaştırın. Bunu mezhep imamlarımızın beyanları var, burada söylemiyorum. Bu süreçten baktım, sadece İmamı Ahmet hatırladığım Rahmetullah Ali Hazretleri küfrüne kail olurken diğerleri günahkar olur, asi olmuş olur diyorlar büyük günah sahibi diye. Bu ayrı bir konu. Ve galen Nebi'yü Sallallahü Teala aleyhi ve sellem beynel abdeve şirk terkussale, abid ile yani konu ile şirk beyninde namazı terk vardır. Yani namaz terk edilince abd, söyleyen Sami Sultanımız, Gaddesallahu Teala, müşrik gibi olur. Müşrik dinmez ama garip olur dinmiş.
Namazı kılmayan kimse hiçbir din ihtiyar etmemiş gibidir. Avariful maarifte izaf, izahlar var. Namazdan maksadın Cenabı hak'ı hatırlamak olduğu beyan buyrulmuştur ve Efendi Hazretleri burada gerçekten namaz kılan müminlere haber veriyor Ve bu namazın terki hususunda Müddessir suresinde sizi sagar cehennemine sokan nedir deyince, ve lem neku minel musalli, biz namaz kılanlardan değildik diyorlar. Sonra Meryem suresinde hatırlayabilirsem elli dokuzuncu ayet celine, yani half dendiği zaman bu cezimle ifade edildiğinde, halef hayırlı kimseler manasına. Half ise kötü bir kavim, kötü bir grup, kötü bir cemaat gelecek ki onlar namazsa, namazlarını zayi edeceklerdir, buyrulmuştur. Gayya deresi haber veriliyor. Bu Gayya deresini Müfessirini Zaam efendilerimiz ele alırken bütün diğer dereler onun şerrinden Cenabı Hakk'a sığınıyorlar. Velhamdülillah lillahi rabbil alemin.
Bunu demeden önce hemen şunu diyeceğim. Sami Efendi Hazretlerinin eserinde olduğu için söylüyorum. Efendi Hazretleri iki günde bir, bir günlük kaza namazı kılıyor ve taharet üzerinde özellikle durulması gerekir. Bizim üstadımız istinca ve istibra üzerinde çok durmuştu. Hemen hemen sohbetinin çoğunda bunu haber verin. El Fatiha.