Ahmed er Rufai Hazretleri buyuruyor. Bazı Cenabı Hakk'ı tanıma bahtiyarlığına eren ariflere denildi. Eyyüşeyin edu avmine şems Güneşten daha parlak ne var? Buyurdu ki Gal El Marife Cenabı hakkı tanımak vardır. Mutlaka elinizde olduğuna inanıyorum. İkem-i Atayiye'de Cenabı Hakk'ı tanıyarak yapılan az bir amel dağlarca yapılan taatten üstündür buyrulur. Gil, Ey yüs şeyin en fauminelme, sudan daha faydalı bir şey var mı? Gal, kelamu ehlil marifet ehli ile kelam etmek konuşmaktır. Gerçekten müstesna. Onlarla kelam etmek insanın halini değiştirir tabi. Ve yuh şeyin et yabin minel misk. Mistten daha tatlı daha kıymetli ne vardır deyince Gal vaktul Arif. Arifin vakti. Şimdi biz bunu çıra değil mumla arıyoruz. Keşke diyoruz nefes alıp verselerdi. Onların etrafında bulunsaydık bunu biz değil de takdir edenler hiç şüphesiz çok iyi anlarlar. Dil. Ve mahirfetü'l arif, arifin kazancı nedir?
Gal, en nazaru ile sunir rubbiye, gal buyurdu. En nazaru ile sunir rubbiye, Rabbi Zülcelalimizin asar-ı ilahiyyesini onun yaratmadaki esrarını gören kimsedir. Denilerim değişik bir yere geçti. Biraz uzun biz bunu bugün mütalaa ettik uzun ama. Bakayım yine de. An badıl hukema bazı hikmet ehillerinden nakil buyruluyor. Semeratü'l-marife marifet-i ilahinin meyvesi nedir? Salesuhhisalin, marifeti ilahiyenin Cenabı Hakk'ı tanimanın üç tane büyük bir ikramı vardır. El Hayayu minallahu Teala Cenabı Hak'tan haya etmek ve'l hubb-ı filla Allah için sevmek Vel-ünsü billah Rabbi Zülcelal ile sevgiyi, muhabbeti hasıl etmektir. Çok hoşumuza gitti de uzun buralar bayağı devam etti Viznillahi Teala. Ebu Abdurrahman es Süleymî Rahmetullah Ali hazretlerine soruluyor veya kendisi buyuruyor Arafullaha bih Cenabı Hakk'ı Mevla-yı Zülcelal ile tanıdım.
Yani onun bana tanıttığı kadar tanıdım ve araftü madunallahi bir nurillahi az ve celle baktığım her eşyayı da Cenabı hakk'ın nuruyla gördüm buyuruyorlar. Biraz ağır. Marifet-i ilahiyeyi nedir diye soruluyor. Ettahayyür bu tasavvufta çok önemli bir terimdir. Hal u hayrette kalmak ifade edemez. Gördüğü o ilahi güzelliğin tarifi yok. Edemez. Onun için hayran hayran bakar. Sonra Halık ve Zülcelal'e teslim olmak tamamen ona Rab oluyor. Sonra da onun azameti ilahiyesi karşısında hiç olduğunu bilme güzelliğidir. Okuduğumuzda da bırakamadık. Burada da bırakılacak gibi değil. Güzel bir onu ki yapamazsak bile buna imrenmemiz bile güzel. İmrenmemiz bile. Marifeti ilahiyi yine haber verirken hayatü'l kalbimi Allah'ı Teala Kalbin Cenabı hakk'ın nuruyla nurlanmasıdır. İlla burada kalbin hayatı derken asıl gaye bu. Nuri ilahi ile boyanmasıdır, dolmasıdır. Nuri ilahi ile tecellidir.
Artık varidatı ilahidir. Bu varidatı ilahi bir anda gelir. Öyle bekleyerek ne değil. Zaten kalbe hazır bir vaziyette olduğu için hep koruyor, muhafaza ediyor ağızalarını. Bu sebeple belki yemek yerken gelir. Bakarsınız gezerken gelir. Bakarsınız arabayı kullanırken gelir ama huzur içerisinde olduğunda derhal zahir olur. Biz bunu büyüklerimizde görürdük. Mesela Sami Efendi Hazretlerinin o anlarında gerçekten validemiz anlayışlı bir kimseymiş Cenabı Hak onlara eş olarak da halini anlayan kimseleri lütf ediyor. Böyle büküldüğü anlar olur. O zaman gelenlere eliyle işaret ediyor. Babanız şu anda ilahi alem ile meşguldür, rahatsız etmeyin diyor. Bu üstadımızda da çok olmuştur. Biz o anı büyük bir ganimet bilirdik. Bilhassa namazdan sonra dururlardı, hemen gözümüzü yumardı bizim de kalbimize damlamaz mı diye. Çünkü o kendi çalışmayla insanın elde edilemiyor.