Maneviyat Yolunda Hizmet ve Bağlılık kaydında Peki ismin de, cinirmiyorlar bana. Yahyalık mıydı? Hacı Hasan, ben dedim Emel'i. Efendimiz Hacıla dedirtmez Hasan Efendi dedirtdi. Onun için beni halifeliği de çağıran niye ben onları duymayayım, kulağım sağ oluluyor. Ben tek büyüğüm bunların. Hizmetçisiyim. Efendimiz sen onların kölesisin, bunlara hizmet edeceksin diyor. Ben size…
Peki ismin de, cinirmiyorlar bana. Yahyalık mıydı? Hacı Hasan, ben dedim Emel'i. Efendimiz Hacıla dedirtmez Hasan Efendi dedirtdi. Onun için beni halifeliği de çağıran niye ben onları duymayayım, kulağım sağ oluluyor. Ben tek büyüğüm bunların. Hizmetçisiyim. Efendimiz sen onların kölesisin, bunlara hizmet edeceksin diyor. Ben size hizmetçi yenildim yavrum. İstersen bir tanecik Bahaüddin Nakşibend'in eşi Nakşibend Efendimiz'in laşakanına gelmez. Babası hastaymış da, iyi ki oğlum, sen öyle sen babama hizmet edeceksin, hasta. O da varmış, o da babasını yoklamaya varmış. Sen niye suyu getirmedin? Sen niye ilahım istedin de daha getirmedin? Bağırıyorum hiç onlara. Bunlar bizim kampımıza Allah rızası için giyerdi. Biz bunu Gerçi ben senin oğlum olman var. Anamla sevişirkene kötü sulardan beni meydana getirdiniz. Ayağımdan kuttunuz ta'layı illiyinden yere indirdiniz.
Yani sizin evliliğiniz buna da buldum ama. Ben bir böyle bulayım ki dedi, Şahin, Açı, ben de efendimiz. Bütün bu yavrular benim evladım budur. Senin de evladım olun. Sizi sülfür olan yerden ve ana yakınliğine çıkarıyorum. Ben sana dırılmayın, ben sana dırılmayın, ben sana hakkımı ana gitmeyeyim, mahvolursun. Aman evlat beni reddetmedi, olumlu yol narağına kapandı ya, yoğun bunlar bizim efendilerimiz, babalarımız. Kendileri ne kadar tevazu ederse, bize o gelmiyor neden oluyorsa. Ne gelmiyor ya bize? Naime, Naime, Allah-u Teala, hazretlerinin verdiği, bahşettiği, belinden bahşediyor, bize bahşediyor. Mehmet yok burada ya, Bandırmalı Ali Efendi. Babanız ricaldandır, yorgun. Babanız diyor, vallahi ricaldandır. Bizim için diyormuş, tövbe tövbe tövbe. İller böyle tahmin ediyor. Heyecandandır. Aman hizmetimde kusur, teslimiyetinizde bir gusül yapmayın.
Onun yerine Allah rızası için, dünyanın bir ayağınızı öpeyim diyor. Bizim Mehmet bandırmaya gitti, Bursa'ya gitti, oradan bandırmaya etmiş. Ali Efendi demiş, efendime bir eda yapacağım, ben o Bursa'ya gelirim, Emir Sultan'da cumayı varabar kıralım da onu götür kuzum. Memmet yazmış, dediklerini hayrette kalın yani, nakkar da tevatürumda yahu. Ali Haydar Efendi'nin halifesiydi, bu şefaati desin. Ali Haydar Efendi vasiyet etti. Bütün evladım, ben Ramazan oğlunun Sami Sultanım dedi. Şeyh Ziyaüddin Medine'de bir milyon müridini bütün adı Ramazanoğlu Sami Sultan'a girdim sizin hepinizi demiş. Efendim vefatine kadar alamam, siz de bıkmış cihansınız, adı Tarifi'nin giderisiniz. Biz ise, aferin, aferin diye ağlayarak çıkmış efendim. Ama tasavvufta böyle onların yazışmaları var. Halbini tutuyor, değil mi buna kalır her şeyi? Halbini tutmuş şeyh, birinci gün aldırmamışmış.
Oğlum Sami şöyle olsun, oğlum Sami. Üçüncü gün diyor, ta afliye çıkmış, sokakta bizi bekliyor, elinden tuttu Efendimizi diye yürüttü. Sen burada kal Tahir Efendi dedi diyor. Büyük Tahir Havısahil vardı, bu da Hunayali idi. Mücavi idi, iki gün sene de Medine'de çok meşhur hafızada özel Kuran'ı olurdu. Özel Kuran'ın oku demen kimseye özel Kuran okuyamaz. Özel Kuran'ı okudu diyorum bak, her bir lafından anlayayım. Yani Filan Hafız güzel Kuran okudu derse, hafıza verirmiş. Özel Kuran'ı okudu derse, Kuran güzel okuyan güzel olamaz. Olamaz, Kuran mucizesi okuyan aciz. Duymanın için Allah'ı severiz. Yani buradan yanlış haberler alıp da dışarıya saçmayın. Çünkü bu meclis emanettir. Kim bu meclisi dışarıda konuşursa emanete hıyanetlik ettiği için münafık yazılı. Üç kişi münafık, ahdadından olur, emanete hıyanetlik eden. Emanettir bu meclis, hıyanetlik etme bu meclise.
Maneviyat Yolunda Hizmet ve Bağlılık ne anlatıyor?
Maneviyat Yolunda Hizmet ve Bağlılık kaydında Peki ismin de, cinirmiyorlar bana. Yahyalık mıydı? Hacı Hasan, ben dedim Emel'i. Efendimiz Hacıla dedirtmez Hasan Efendi dedirtdi. Onun için beni halifeliği de çağıran niye ben onları duymayayım, kulağım sağ oluluyor. Ben tek büyüğüm bunların. Hizmetçisiyim. Efendimiz sen onların kölesisin, bunlara hizmet edeceksin diyor. Ben size…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Sözüne yalan katan, buna münafıktan yazılır, vaat ettiğin zaman hulfeden, yok eğer yine vadettik gelelim diye, hastalığım göndermese, vaadimden hulf etmiş olacağım diye sürünür sürünür geldim yavrum Allah'ımız. Sizin karşınıza epey etti de baba da konuştum. Üst lazım şu üç kimse, şu üç kimse, ne namazında ne dururhan'a, ne ölürken ne kabirde şeytan gelmez vesvese gelemez, gelemez. İki, asil gününde melik gibi teslim olursa, şeytan gelemez. Üç, devamlı rabıta ederse, devamlı dinden Böyle olunca, Sadık'nin ta ne dediğini, İstanbul'da naliledim dersen, şöyle düşündüm, senin yanında olur. Vallahi bir adımda dünyayı anırım diyor Abdülkadir Geylani Efendimiz. Dörtyollu Mehmet babamız gitmiş İstanbul'a, buraya İstanbul'a gittiğinde, Efendim demiş, Herkes ders vereyim dedi ve seni görünce her şeyi kalbimden silindi, Hal bana ders ver. Peki, Mehmet Efendi verelim. Kaybolim, Yakup kayıp oldu.
Ayıp olan Yakup sağ mı ola, Rusya'dan evvel esir mi ola yahut da güldüm ola, bilemiyorum. Öldüyse Kuran okusam, sağı Sağ arasam, diyorum. Şöyle kafasını üstüne öyle etti diyor. Kaldırdı, bir daha böyle etti diyor. Yine kaldırdı Allah rahmet eylesin Mehmet baba. Ne oldu efendim? Dünyayı kaldır kadar dememe getirdi Allah. Yakup diye çağırdım binlerce Yakup kalktı böyle. Dörtyollu Mehmet Baba'nın kardeşi Yakup burada mı? Hayır. Yok efendim dediler, tövbe oturdular. İkinci büktüm Türk kafamı ahireti bütün gözünün önüne kaldığı kadar getirdim. Yakup binlerce Yakup isminde insan ölmüş, ayağa kalktılar. Dörtyollu Mehmet Baba'nın kardeşi Yakup varsa, dünya sizin geriniz oturun. Hep otursunlar bir kişi dünyada kaldı, diyor. Buyur, üst ağzın dedi diyor. Buyur, üst ağzın. Üst ağzın diyor ki, Mehmet Baba dediler, bir kardeşin var, dört yolda seni soruyor.
Sen demek, vefat ettin, şehitler arasındayım. Şehit oldum, şehitler arasındayım. Akrabama, akrabama, yolbaşlarıma, sevdiğim dostlara yetmiş tane gişiye şefaat vereceğim. Şehit anlığıyla geldim bak, yerdenımda Allah'ın huzuruna dibi, size selamı var. Mehmet ola deyince bir hecirıp oturuyor, ağladım ağladım yanından çıktım gittim. Hem ahireti bürüyorlar, hem dünyayı bürüyorlar. Bizim liderlerimiz böyle. O liderler ama diyor ki, neden bir tarikat ehli olursa olsun, Nurcu olsun, Alayamanlar olsun, Gadriler olsun, Geşniler olsun, Gülkanı olsun, Halleti olsun, Celdeti olsun, olsun şeriata muvaffak hareket ettim mi hepimizin ağabeyi olur. Onlara muhalif çıkmayanın, Vah mağufu kerfinin kafirleri dahi incitmediğinden, onun güzel ahlakından dört yüz sekiz yüz kişi onun güzel ahlakı yüzünden iman ettiler. Siz ne diyeyim böyle sağa sola lakhedersiniz, reklamını siz mi çoğaltacaksınız tarikat'ın?
Ne kadar çoğalırsanız şeytan da o kadar çoğalır. Onun azı mübarek, azı. Onun için biz çok yuva hiç merak etmek. Yani oğlum filan yerde filan zap var. O an yine geldiler, ağladı birisi. Ondan sonra, ondan sonra, hem dürüst lazım da haber veriyorum. Sultanımız, sevgilimiz, Hazreti Peygamber vekili, Hazreti Sami Sultan, Ahus Sami Kuddise sirrahü'l aziz. Allah merkadın mu olsun, Şematı nasip olsun. Kayınpederimin köyü, böğürdülü. Bunun yanında da hürmet var. Cihanın nahiyesi olur bana. Orada bir Mehmet Ali var, Yekta. Bir de annem, bir Mehmet Ali var, bir de Kürt Mustafa Efendi var. Bu letaiflerinin hep nurunu görürdü. Kimsenin kahvesini, çayını içmemiş hayatta. Hiç kimse senin davasına gitmemiş. Elini, inme, İşte Efendimiz'e dedim, niye bürünmüyor? Numan letaif geçiyor da Hasan Efendi, Hasan Efendi, herkesin rızkı Saymışlar ki Esed'den elli bir tane fan var.
İçinize haram atışmış da o yataylerin mührünü ondan bilemiyoruz. Dayı Hoca bunu duyunca ya, ya ya, yapma işlerimiz neyimiz kaçtı? Anladın mı Cebemde? Onun için öleceğim, üst ağzımız, sevgili üst ağzımız, Handan önünden gitme, arkasından gitme. Vallahi belki pislik bulacaksın size diye öyle buyuruldu. Bundan sonra o Kırk Mustafa Efendi, Valince iyi dinlen, bu size lazım olacak. Kırk Mustafa Efendi Valince demiş ki, Mehmet Ali yarın, Peki efendim. Yarın Mehmet derken, Mehmet Ali erkenden gelsin değil mi? Peki efendim. Üç defa dedikten sonra anladım efendim, malice diyorum. Manice demiş, Mehmet Ali seni istemiyor. Müstahazmıs, sen istemiyorum. Şahalafap, efsane, geberliyorum. Ah! Bunu üst hazımız keşfetti, Allah'ı ona bildiriyor. Allah bildirirse bilir, biiznillahi tane diyorum. Bak, Ben bunu sahibinden dinledim de size kadar veriyorum.
Sabahla o domuz geliyor diyor, Kırmıktan kesbiimi elime aldım, cihana kadar üç saat mi gelir diyor, sıhhatini ağlamaya aşktan gittim diyor. Ağlayın, Ağlayın, Estağfurullah! Tövbe olsun, estağfurullah! Diyor ya!diyor. Ağlamıyorum diyor, daima. Vardı diyor, trende öte taraftan geldi diyor. Yani Maraş tarafından geldi diyor. Bindim diyor, istasyonunda indim diyor. Vardım üstadın kapısının düğmesine çöktüm diyor. Çökünce diyor, vaka açıldı, üstü altı direk de, üstü bina. Hiç görünmez yukarıdan, gönlü de takmalı hiç görünmez. Abi Erdoğan'a gelene adam insanı göremem. Adagarık'ın evinde, tefe bağda. Ondan sonra, arpa açılır açılmaz, Mehmet Ali. Mehmet Ali. Usul usullerde, kullanırım. Buyurun efendim. Geldim mi? Geldim efendim. Kırmakla cihan arasındaki gözyaşınızla istiarımız, seni kurtardı bir daha öyle yapma değil midir diyor. Allah'ım! Allah bilirdi, bir de ben bilirdim.
Bu karnım bile bilmedi. Çünkü böyle sıcaklık geliyor. Şu an adımda öyle zannediyor. Sevsem çekerdim böyle diyor. Nefsiniz güle oğlum. Görmüyor diye hiçbiriniz Gülen'le Nefsi, yani aynı çakmak taşı gibi. Bağlanmış, kem teslim olmuş. Aynı rabıta olunca kalbim niye zikretmiyor diyor. Rabıta olmadığından zikretmez, kalbim aynı cezve gibi. Hava fazının üstüne burada, gıcık çok duracak olursa, üç dakikada cip cip cip atar. Efendimiz, bununla tarif etti. Cip cip atan kart, ruh, sis, kafa, ekbak. Onları ondan sonra azıcık daha fazla durdurdun mu? Ne olur ne olur yedi de kayalar kaynar. Aha halı yiyince kırılsın dersen, birkaç bıyıda daha durdun mu? Çay da güzel olur, tahnesi de güzel olur. Siz rabıta üstünde kalbinizi tutmuyorsunuz. Tuttunuz mu, acz zikreder. O yanına geldim, yok kuvvet böğür. Kıbrıs'a Türkiye'ye muhabbet verip de bir iki gün daha gusül yerine geçecekler.
Aman efendim, Selahattin arkadaşlarının da burada. Dursun efendim, herif. Birleşmiş Milletler, birleşmez, aklına ya. İmanlı insanlarla birleşsen de ne? Orada tutuyorsun da, kafirlerle birleşiyor Yahudilerle. Buradan geri çektiler. Bak buradan kuvvet varınca Rumlar firar ettiler. Arkalarından süngüleri yerliler. O Mutlu cihan buraya girdin mi? Runtası. Kalp Allah'ı zikrettin mi şeytan buradan firar eder. Neyle? Ravtanın topluluğuyla diyorum, iyi dinleyin. Kalp zikretmez, ille rabıta çoğursa zikreder. Hiç zikrin, Gelmem kardeşim, bu kadar heyula olmak doğru değil kanaatiniz olsun. Ben azıcık söylemiyorum. Yani der dayanıklı hayvanla bizim farkımız olacak yahu. Velekat kervan ne beni Adem ama. Adem herkes Adem. Allah annemiz ile Adem aleyhisselam'dan geldi. Bütün insan, okuduğunuz yalan maymundan neden olmadık biz? Demek ta ilk belinden maymunlar insan yapmayı biliyorlar.
Şimdi unuttular mı? Niye bir maymundan insan doğmayı yok? Ne yalan söylüyorsun? Maymun ol bir insana çalışıyor, maymun mu biz kaldık yetmiyor, Biz peygamberzadeyiz. Elhamdülillah, peygamberzadeyiz amma velekat kervanla Adem'i tefsir ederken ve üstadımızla mükerrem olan bu ayetle kim değil? Der ki ruhaniyettir, ruhaniyetin gıdası da ibadettir. Zikri Şeriyetin grubunu içe içe Adem anca yok oğlum sen öyle. Böyle Adem olunmaz. Buyuruyor Allah'a. Belki hayvandan ziyade dalalete gitmiş bu insanlar. Hayvandan ziyade dalalete gitmiş. Dedi, babam bize belletti bunları, onun kabirde ayaklarına kurban olayım ben. Kabir ne olursun, geçen biriyle bana selam gönderiyor diyor ki Hasan beni büyük meclislerde anılsın, onlar Allah rahmet etsin dedim ya nurlardan çalkalanıyorum böyle demiş. Allah rahmet etti ya Rabbi, anneme babama rahmet etti. O kadınların mürşidiydi, o da erkeklerin mürşidiydi.
Ve ikisi de o taraftan da Hacı Osmanzade, Seyyid olarak Peygamberimizin sülalesinden yetmişinci Seyyid babamdı. Ölür. İşte benim sırrımı dökeyim de gideyim Develi'ye. Bu ölüm beni ya getirir ya getirmez. Nereye dersen saat on biri geçti daha uyuyamıyorum. On ikiye doğru. Uyuyabildim, bütün dizlerim doğranıyor. İç yerim doldu, kalbim ağrıyor. İki tane hap aldım, kalbim uçurt, yollarıma şeyim tok almasın, şerim diye Ayşecağız büzülecek, Ali Ramazan şurada bir odada yatıyor, bitsin. Ondan sonra Sami de şurada bir yatakta yatıyor. Ayşe da yatdığımda, gözüm almış, kırmağımdan tepemek ter olmuşsun, hop. Kızım, kanşa kızım buyur vay, babam buyur. Geldi bütün sırtımı Allah, hakkın din boyuyla helal olsun, makamı cenneti alalım. Kim tevsi alakası olsun, o gece beni soydu, o gece gidemeyeceğim dedim. Kötü mühendis gözümün önüne gelip tekilmiyor.
Dille gel efendim, ne uğrayayım ya Rabbi, onu ne uğrayayım, hastalanımı ne edeyim. Kızım, diz çöktüm, anlatınız olsun, yalan şu kadar ilave etmem çok şükür. O battaniye çalıştım, sarıldım dizimin üstüne oturdum. Üç Salavatı okuyun, Hasbinallah'ı da bitirdim, Ya Rahman, Ya Rahim'i de bitirdim, Ve Rahmanirahmin Yirhamna'yı da bitirdim. Yemeyeceğim kızım. İçerimde çok büyük rahatsızlık var. Hemen şöyle yapayım, bal şerbetiyle çörekini getir, şöyle içeyim. Ondan sonra üstüme de bir mum dökün. Samim de taktım, Sami de taktım, küçük kuzacağızım. Allah iki cihana aziz olsun diyor bucağımızın. O gizlerimi eve eğiyor, kokoyuyor, üstüme mum döktürüyor derken elhamdülillah gözümün uyku geldi, gemilik geldi böyle çok yerinden. Ondan sonra yatıma da uyumuşsun, kalktım hiç bedenim yok tir tir titreğim. Gitmesek mi ola dedim haşa girersek iyi olun inşallah, açık olacak dedi.
Aysan'ın verdiği cesaretatla bir isminden geldik için. Diyorum ki daima böyle tekin bir insan bulalım. Allah'ımız da bizden böyle istiyor. Allah'ı zikredin bunların. Kıyameten, dinyaldiğiniz yerden Allah'ı zikredin. Hacı ezhadi, evli bu güzel sırrabü'l aziz efendimiz. Onu tefsir ederken dinyaliyi vererek Allah'ı zikretmek letaiflerin çalışmasıyla olur. Zikri kül oldu mu dinelin yerden her yerin Allah, Allah, Allah. Çok rabıta yapmağı yok. Çok rabıta yapma yok. Hacı Eshabı Elbili Efendimiz Mutsesir Rahu Aziz buyuruyor ki Benim yavrularımın semtinden şeytan geçemez ki vesvese seviyorsun. Ne diye namazda vesvese geliyor sana ya? Abdestte ağır sana, deviş kısmısı, horunu uyuyor, küf tarafa yüz yine uyuyor. Niye yiyorsun oğlum? Bunu kaldı diyorlar içimden. Öyle Türk kardeşimiz var içimizde. Ondan sonra ayağını yürüyor, derisini sığınacak şekilde yoyuyor.
Devirmenin altına girmiş de ne diyor öyle diyorum, Abuz Abdullah diyorlar. Benim damat sanayi imamına daha kızımın ev vermeden ebenin yavrumdu benim. Çok severdim çocuğu, kuru kaldı diyorlar. Kendi askere gidince böyle dediler. Onu vesvese gelen şeytan vesvese diyor, bunu kaldı diyor. Ayşe annemiz abdest tarafı niye çok güzeliyor böyle? Bunu kaldı diyorlar. Aman bunu kaldı diyene bakma, nefs-i emmarayı tattır, nefs-i levhi'yi tattır, nefs-i mutmaineyi takdir ettin mi? Temizlenin mi üçünü? Ondan sonra kalbine şüphe alma, oldu abes, oldu inatlaşma. Ondan sonra onu vesvese veriyor. Şeytan! Necip Banu'nın kısa sürede, Aysel'de konferans verirken Nakşilerde bir adet var diyor. Bizim keyifle gelmiş de abdestin olmadığı kuru kaldı. Abdestsiz namaza niyet Allahu ekber demişmiş. Mindahat semtine yaklaşamamış. Bunlar hep müessbis, bunlar hep vesvese yapıyorlar.
Ben biliyorum vesveseyi kanlarım ya, Cevhervan bunu şeytan veriyor. Ne olsun, bu benim hep ben neyim. Hacı babanızın son vasiyeti olsun size. Bir, hacı. Kuran-ı Kerim'e tıptıp kızına uyacaksın, uyacağız. Ben uyamayayım, ben çok şeyi zayi ettim. Demek ki yaptığımı da kaybettim, iki dost ettim. Huzurumuza geldim, bana dua edin. Allah sevapsız demiyorum, aç bir ilaç bırakmasın demiyorum. Rızasız bırakmasın beni bugününde. Amma hocam biliyor da ha. Geberden ne yaptığınısa hasta olunca yapamadığını, Allah yapmış gibi yazdırıyor Meleklere. Yazdırıyor yazın amelini geber, camiye mı giderdi? O gulyabadan halı şapağı camiye giderdim. Gözleriniz ağlayamıyor mu? Ağlayamıyor efendim. İstifa çevirdine ağlasan günahını koyma siler süpürür. Ama ben ağlayamıyorum. Ağlayamıyorsanız diyor, Tesettür İbn Evliya'da, Kuran-ı Kerim'den onuncu sayfada, Ayet-i Celilesi var.
Adısınız var mı okuyacak, adı mı hemen? Neyin demini, yüce aradı? Neyin demini ha? Neyin demini ha? Ondan sonra bu ayette Kuran-ı Kerim'den vururum. Onuncu sayfada sünmeyle başlar, ondan sonra diyor Allah, yani o palm-i taş olan kimseler, yüzü taş olmuş da yaş çıkmayan kimseler. Yüzü. Bak sanki sular taşın arasından çıkıyor. O su delin, o bu diyor Allah'ımız. O diyor, başım diyor, gözü yaşlı diyor. Zannediyor musunuz ki bunlar çıktı zannediyorsunuz. O darlardan bazı taşlar yuvarlanıyor, geliyor. Yağmur yağdı, toprağını aldı, niyetini ondan zannetmeyin diyor. Allah Kuran'da o Allah'tan haşyet edip korktuğundan, o yuvarlanaraktan aşağıya giden taş Allah korkusundan geliyor. Sen baştan da mı daha katı oldun diyor bizim gözlerimize? Oradan müzlenen camiye giderdin dedim de bunu da gecenin ikisi geçip de birisi kaldığı zaman şafak yakın değil daha.
Namaz kılan kana ilki Sübhaneke'yi okuyor, Elhamu da okuyor. Bu ayeti bir defa okumardı. İkinci defa elinde baktın mı yine Elhamil oku, zannı şuuru yerine gine sığınma fışkırmıştır bu ayetini okur. Köyde iki rekat namaz bunlar da, albümü gözü mü sana emanet ya rabbi. Ne olur gözlerimi der da ağlasın. Derin mi diyor gözlerin ben şapır şapır yaşlı ölür. Adamın dışarısına çıktım da şöyle yoldan semaya baktın mıdır? Her yıldız Allah diye, yuvarlanmam bütün yıldızlar, kudret sahibi. Böyle alevlüklerini semaya takmış güneşin kocaman, ayı dünyanın dörtte biri kadar ona öyle. Dünya güneşin dörtte biri kadar ancak alıyor. Bunları döndüren Allah diye hatırıma gelince gözümden kendiliğinden yaş şapır, şapır dökülmeye başladım. Benim de bu söz beldeymiş. Size de belledim, bunları benim belletmeyen çöp ataçlı sohbet etmeyeceği usul usul işi belletmeye geldim Allah izin verirse. İnşallah, inşallah.
Ne olsun ona? Şu üçü dedim ya birisi. Kılı, küçük kardan da Kuran-ı Kerim'den ayrılmayacaksın. Eğer bir tarikat ehli, bana niçin karışırdı, neyse bilemiyorum. Allah'ım bunu bilesin inşallah. Buradan cemaatin için de istihbarattan da olan varım bizim evde. İmam hatırım oraya doğru ağlayaraktan geliyormuş. Beni istihbarata gönderdiler. Acasın efendiyi bir yokla sohbetini yokla da, bakalım hükumete ne zarar gelecek bundan, Ne zarar gelecek böyle adam. Ben perişan oldum, yorgun olsun diye ağlayıp ediyoruz. Biz kimseye ne parttıcılığı tarif ederiz, ne fırtayı tarif ederiz, Ne senden kimse incinsin, ne sen bir kimseden incinsin. Mahmut-u Kahr hiç kimseyi incitmemiş de Yahudi, Nasranı, Mecusi, Müslümanlar cenazesine gelmişler. O diyor bizden, o diyor bizden, o diyor bizden, o diyor bizden diyor. Herkes dinine göre merasımını yapsın. Kağıdı çıkarmış oğlu.
Oğlum ben kimseyi incitmediğimden, her kavimden benim cenazeme gelirler. Yalnız cenazamın merasımları temenk oldu mu? Cenazemi salacımı yerinde koyun, hangi mezara uçar gidersem, o mezardenim ben, o da benim dedim buyurmuşlar. Keşke de evliyada, o büyüyorsun sizde. Ondan sonra böyle böyle kalktı diyor. Kendi kendine kalktı, melekler kaldırıyor. Beraber geliyorlar, Müslümanın mezarının başına koyuyor. Bak oğlum, oğlum, özel ahlak. Böyle geliyor insanı, sal ağacını kendi götürüyor oraya adam. E? Yurt yüz tane kafir, buyurun, Eşhakir. Eşhakir ve Muhammeden Abdül ve Resulü. Ne arar sendesiniz canım? Sihir hastası oldum da, konum için. Hastalarına günah bir nefes ediyor. Hep gazabından oldu. Azap şeytandan geliyor. Şeytan, akastan oldu. Gazapların adamın yüzü tırt kırmızı geziyor. Dönmüyorum, ateş gibi yanıyor. Sonra ne oluyor? Sapsarı geçiyor. Sonra gazaplanan adam sapsarı geçiyor.
Bir evi ateş tutarsa Allah korusun, neyle söylenir? Suyuyla. Hemen dineliyorsan oturuver, oturuyorsan bir tarafa yakıver, geçmediyse kak bir abdest dal, ne geçmediyse normal suyla, et kaynar da olmasın, bak soğukta belki bedenim dayanmaz. Onunla bir kuslet ikilik yakmazdır. Ya Rabbi benden bu pazabı al dedin mi, korları girer. Pazar ne yapayım neyim işte seni kaldırıp birer vuracak. Gazap gelince iman dalı mı ne dediğimi bilir mi? Bütünen şart etmiyor kazıaba gelince. Üç, üç daha altı dokuzla. Ondan sonra on altı ile ailelerini boşayanın çok duyduğu yok bu gazabının yüzünden. Aile kendinden ayrılamıyor. Kendi aileden ille bir kolayıma bakın. Kolayını koymamışsın. Üç def'i kalktığında yetmiş parabinin üçü de. Sen altı def'i katmışsın, dokuz def'i katmışsın, on altı def'i katmışsın. Ne nikah kaldı ne bir şey kaldı.
Hiçbir şey yok ama yeniden birleştiriyor olan, zamanla birleştiriyor, kendileri birleşiyor, daima zina ediyor. Daima zina ediyor, daima zina ediyor. Kazabı bırakın Allah aşkına canımı. Ne diyelim efendim? Kuş dedin de atas suyla söndürdü, siz de gusül ile söndürün bunu. Yoksa sizin evinizi baktığınızı yıkar bu. Yavrularınızı etini koy, boynunu büker edin. Allah hepimizi korusun kurban onurmanla. Bak, emrin biline ne oldu, en vasiyete gömdüm diyorum size. Kitaplarını da bayılıyorum ben. İsterseniz inanın, isterseniz inanın ben. Bütün görürüm söylerim ama niye söyleyeceğim? Allah dilime sizin dinlemenizden mutfetti de bir yerde dilime. E onu verince ben ne yapayım da kitabla uğraşayım da sizi meşgul edeyim kafanızı. Bazı kardeşlerimiz var da ya, hiçlanmaz demişler Hacı Esad'im. Yine eski günahları yemiyor falan. Üç şey ile yakamazlar birisi içeriye hürüdünden hiç ayrılmayacaklar.
İkincisi, efendisine teslim-i külli ile teslim olacak. Kasir önünde mevlit gibi teslim olacak. Allah Allah. Ya, İFean Hoca ölüyü uyanma yıpranıyor, uyanma yıpranıyor, karnını sığıyor, belki bir şey çıkıyor. Hiç sesleniyor mu, doğru söylem. Bu ölü hiç sesleniyor mu gönderdiği tarafa diyor. Sen nereyi gömüyorsun, senin neye teslimiyetin yok böyle? Öyle olursan doğru söyle, vardın da ameliyat olacaksın, patlamış olmuş senin ne? Atantısın. Diyor ki, yap ameliyat gidelim, kaç defa oldu böyle sancı iki defa. Üçüncü oldun mu patlar, zehirler öldürür seni. Yatmaz. Ben yazdım onu, korkuyorum ben. Teselli reçetesi verirler, on on beş on gün daha da bir dahaki sadece daha yükselince, ne değildir üçüncüde görür diye hemen yetiştirirler ki yetişemez, çok koca derler ne Adana'da hastaneye yetişmeden öldü.
Bütün insan, sanki bütün insanın pandası imiş, o kadar şeylerde dedi, incelerden dedi evet, Hacc Abdullah'nın imamı gitti yerde dedi. Ondan sonra Mithat bir dille alan, yetiştiremedi, öldü gitti. Şu gelini, kolumu teslim edip de Habib-i hazit'e bağlamazsan, ameliyat eder mi yetmez mi soruyorum size. Yetmez çünkü bağlanmayın. Sen de bağlanmayayım, iyice bağlanıyorsun da ondan tedavi olamıyorsun. Öyle duruyor o reçete olan dersinden teselli oluyor ancak. Hakim zikri nerede kaldı? Ruhum zikri nerede kaldı? Hafi'nin zikri nerede kaldı? İhvan'ın zikri nerede kaldı? Ondan sonra Nefsin zikri nerede kaldı? Zikri kül nerede kaldı? Zikri sultanı nerede kaldı? Ondan sonra, nef-i ispat nerede kaldı? O zaman mümini kamil olabiliyor ancak. Burak kala nerde kaldı? Nerede kaldı? Bir defa burakalay muhabbet, birisini görmeden, ben de onlardan böyle sizin neyle olmaz.
Ben adamı birer birer gelesem, yani bütün alta geçersiniz, Onun için elini kolunu yiyip bağla da teslim ol. Kaç sene nefsim böyle sekiz sene karşımda dikimi durdu. Ya tahammül ettim, zincirini koyamadım. Allah rızası için birisini getirdiler. Siz havalardınız, kazı Köyü'ne selam. On altı sandık, eski büyüten yarısını kendine, yarısına da bize kelime toplarmış efendim, beni gönderdi. Elma istiyor, onun altısını da vermezdi, bahrolayım. Onun altısında böyle adamları şey ettiler, bir heyet geldi, dedi ki bu bahrolası cahil reddetsin dedi. Reddedemeyeceğim, yazık olur. Ölürken inşallah iman nasip olur. Yine bize karışırım derim. İmkanı yok, kıyamadım yıl kalbim kıyamaz beni. Ben kendimi bunmamış mı bunlamamış mı? Maşallah bakın kaygılanıyorum. Kedinin bunlamasına kaygılan bir adam. Bir yavrusunu kaldırır da atar mı dışarıya?
Ölsem atmam ancak kendi bağını koparır da giderse umulmaz olsun giderken. Yoksa bizden red bulman. Biz sizin hiç sıkıntınıza katlanmaya söz verdik Müstesna. Farssızın söz verdim ben hiç kimseyi reddedemem. Çünkü redtiniz redtim dedi efendimiz. Kabulumuz, havulum dedi. Eğer insan ettiğin zat reddettim derse, Mutlu cihan da reddetmiyormuş. Kutbu Cihan reddettim işte şu kitapta yazdı. Kutbu Cihan reddettin mi, Rasul-ü Kibriya da reddettim ben onu diyormuş. Rasul-ü Kibriya reddettin mi, Allah'tan kabul derslerinden sildim onu diyormuş. Olur mu kardeşim? Gömündeki insana sahip olun ya, o evinizden gelene de. Yapmayın Allah peygamber aşkı da yapmayın. Yenginizi nara yeniden yapmayın. Siz hepiniz başımın tacısı, derdimin ilacısınız. Hepinizin ayağına tura buradan. Öyle tevazu geldi bana ki, in bir nefsim in dipste, inmiyorum. Onlar olayım ben yavrularıma onlar gibi vazife yapamıyorum diyor.
Onlar iyi vazife yapıyor. Ben amelim manda oldum diyor. Ben amelim manda oldum. Allah sizin duamız olmadınız beni imanla öldürsün, rızasını bulursun. Kimlerinizi imanla öldürsün, Dün akşam geldiler de, yan yana, istersen uzun süre salavata koy, şeyi bozmayalım. İstersen mahsus taksi, görüldüğü yerde misafirhanelerini hazırlayacağız. İstanbul'da bizim liderimize varacaksın, ellerini öpeceksin, bir görüşeceksiniz efendim, şu çocuk kaçtı, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç, geç yenemem, eline ayağını öpeyim, beni affetsin, yenemem. Nereye gelemem? Şekerim değil, iki yüz elli üç yüz.
Ondan sonra bas zaman canımın sıkıldığı, sevmediğim bir kişi olsaydı şimdi çekerim yükselir giderdi. Hepsini seviyorum bu adamdan. Onlar da beni seviyorlar için rahat kalbimde. Tansiyonum sulandar, sen yoksunsun, gelmişsin vallahi yalvarıyorum onunla. Benim sana diyemeyeceğim üç hastalığım daha var. Bizim de romatizma yedi senedir oturduğum yerden namazdı, diyorum. Akşamla akşam kırp sabaha, sabahala kırp akşam yirmi insülin vuruyor. Vücuduma da ona olan şeker, kısık duruyor ve onun ağzını çok kuruyordu. Bir iki anlıktan neden ağzınıla şişmiş gitmiş gine gitmez ağzıma yatasıca. Yenemem yavrum diyorum. Efendim ne oğlum orada evini hazırladık, orada sen varınca evine oturacaksın Efendimize götüreceğiz sultanımıza. Nereden sultan olmuş kurbanımız olayım. Allah Allah. Yani efendimiz, Hacı Esved efendimizin günü de okuyor hocanız mektubunu ne edeceğini okusun da bakın.
Yazılmış emaneti eline verdim diyor. Aldım diyor da on iki sene rabıta yaptırmıyor kendine, on iki sene. Bunlara gelin gelenlere şimdi ile ona rabıta yapacaksın demeye beni götürüyorlar. Bak, bak o tarafım halife diyorlar, kurban olsun, tekbire halife dedim mi? Veririm ben, eririm halifen sever. Yani Mürşid'e değil mi? Şurada Dursun, Medine'den Yahya'lık halifesi Hacı Hasan Efendimize bu hediyem diyor, orayı yırttıverdim yukarıdaki Yahya'lık halifesi diye Hasan Efendi'yi koydum çünkü gererim ben. Ne diyelim? Şu giderken şuradan Hacı Hoca Efendi, lütfen, burada bir konuşacağız deseler sen Hacı ve hoca mısın? Yo, evleneyim mi? Evlenmem, gorgilelim. Çünkü ismimle çıldırmiyorlar bana. Yahya Hanım'ın miri Hacı Handan.