Maneviyat ve İman Gücü kaydında Bunlar bizim efendilerimiz babalarımız kendileri ne kadar tevazu edersiniz bize o gelmiyor neden oluyorsa. Ne geliyor kendine? Daime daima Allahü Teala Hazretlerinin sevdiği, hak ettiği elinden bahşediyor, bize bahşediyor. Millet yok burada ya, Bandırma'yla anıt döndü. Babamız yani buradan inanış haberler alıp da dışarıya saçmayın. Çünkü…
Bunlar bizim efendilerimiz babalarımız kendileri ne kadar tevazu edersiniz bize o gelmiyor neden oluyorsa. Ne geliyor kendine? Daime daima Allahü Teala Hazretlerinin sevdiği, hak ettiği elinden bahşediyor, bize bahşediyor. Millet yok burada ya, Bandırma'yla anıt döndü. Babamız yani buradan inanış haberler alıp da dışarıya saçmayın. Çünkü bu meclis emanettir. Kim bu meclisi dışarıda konuşursa emanete hıyanetlik ettiği için münafık yazdı. Üç kişi münafık ahlakından olur emanete hıyanetlik eden emanet diyor bu meclis. Hıyanetlik etti bu mecliste. Sözüne yalan katan, ona münafıktan yazılır. Vadettin bana kurt eden diyor. Eğer yine Vadettin gelelim diye hastalığını göndermese badinden affetmiş olacağım diye sürülmüş şimdi geldim diyor Allah'ınız sizin karşınızda epey etti ve burada konuştum üstadımız şu üç kimse ne gelmez meselesi gelemez gelemez.
Bu ki asilik önünde melik gibi teslim olursa şeytan gelemez mi? Üç Dörtyollu Mehmet babamız gitmiş İstanbul'a, oraya İstanbul'a gittiğinde efendim demiş. Herkes ders vereyim dedi ve seni görünce her şeyi kalbimden silindi ha bana ders ver. Peki Mehmet Efendi verelim. Kardeşim Yakup kayıp oldu, ayıp olan Yakup sağ mı ola Rusya'da ne de esir mola yahut da öldü mola bilemiyorum. Öldüyse Kuran okusam sağı sağ sağ arasam diyorum. Şöyle kafasını üstüne öyle ettiriyor kaldırdı bir daha böyle etti diyor. Yine kaldırdı Allah rahmet eylesin Mehmet baba der diyor. Ne oldu efendim dünyayı kaldır kadar dememe getirdi Allah. Yakup Yakup diye çağırdım, binlerce Yakup kalktı böyle, Dörtyollu Mehmet Baba'nın kardeşi Yakup burada mı? Hayır. Yok efendim dediler. Hep oturdular. İkinci büktüm kafamı, ahireti bütün gözümün önüne kavga kadar getirdim. Yakup binlerce Yakup isminde insan ölmüş ayağa kalktılar.
Dörtyollu Mehmet Baba'nın kardeşi Yakup varsa dünya sizin geriniz oturun. Hep oturdular bir dişi dünyalık kaldı diyor. Buyur üstadım biri diyor. Buyur üstadım. Üstağızım diyor ki Mehmet Baba dediler bir kardeşin var dört yolda seni soruyor. Sen demek vefat ettin, şefaat ettim şehitler arasındayım. Şehit oldum şehitler arasındayım. Akrabama akrabama, yoldaşlarıma, sevdiğim dostlara, yetmiş tane gişiye şefaat edeceğim. Şehit kanlığıyla geldim bak gerdanımda Allah'ın huzuruna dedi, size selamı var. Mehmet ola deyince birkaç ılık tozuyor, ağladım alalım. Yanından çıktım gittim. Hem ahireti, hem dünyayı görüyorlar. Bizim liderlerimiz böyle. O liderler ama diyor ki, neden bir tarikat ehli Urfa olsun, Nurcu olsun, Alayamanlar olsun, kadriler olsun, geçtiler olsun, gülkani olsun, halveti olsun, celveti olsun şeriata muvaffak hareket ettin mi hepimizin ağabeyi olur. Onlara muhalif çıkmayalım.
Maneviyat ve İman Gücü kaydında Bunlar bizim efendilerimiz babalarımız kendileri ne kadar tevazu edersiniz bize o gelmiyor neden oluyorsa. Ne geliyor kendine? Daime daima Allahü Teala Hazretlerinin sevdiği, hak ettiği elinden bahşediyor, bize bahşediyor. Millet yok burada ya, Bandırma'yla anıt döndü. Babamız yani buradan inanış haberler alıp da dışarıya saçmayın. Çünkü…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bakma vukuf-u kerhinin kafirleri dahi incitmediğinden, onun güzel ahlakından dört yüz sekiz yüz kişi onun güzel ahlakı yüzünden iman ettiler. Siz ne deyip böyle sağa sola nakledersiniz, reklamını siz mi çoğaltacaksınız tarikatın. Ne kadar çoğalırsanız şeytan da o kadar çoğalır. Onun ağzı mübarek, ağzı. Onun için biz çok dua hiç merak etmek. Yani oğlum filan yerde filan zap var. O an yine geldiler ağladı birisi. Bismillah. Mıddık yolu içemem, şekerimi çalar. Ondan sonra, ondan sonra gendür üstad'ı da haber veriyorum. Sultanımız, sevgilimiz, Hazreti Peygamber vekili, Hacı Sami Sultan, Ahmus Sami, Kuddise sirrahul Aziz. Ora. Orda bir Mehmet Ali var İhvan'dan. Bir de Mehmet Ali var, bir de Kürt Mustafa Efendi var. O letaiflerinin hep nurunu görürdü. Kim senin kahvesini, çayını içmemiş hayatta. Hiç kimse senin davasına gitmemiş, elinin emeğini yer.
İşte Efendimize dedim niye bürünmüyor nurlar? Letaif geçiyor da Hasan efendi, Hasan Efendi herkesin rızkı Azra ile karıştı, onun için görebilmek anca hareketiyle geçirebiliyor buyurdular. Üst lazım siz ben evvela Hacı Esadi Elbili girdi mi ağlaya ağlaya gözlerimizde yaş boşanırdı. Şimdi nereye ağlayamıyoruz? O zaman Konya'da bir banka vardı, şimdi elli bir banka var diyor. Sanki saydı da not defterdi böyle Allah'ımız bildiriyordu ona. Saymışlar ki Esed'den elli bir denen panga içinize haram atışmış da o letaiflerin nurunu ondan göremiyorsunuz. Tayyip Hoca bunu duyunca. Ya, ya, ya, ya. Yapma, işlerimiz neyimiz kardeşim? Ağladı Hoca bende. Onun için kardeşim, üstazımız, sevgili üstazımız, hankanın önünden gitmem, arkasından gitmem. Oraya belki pislik bulaşırdı size diye öyle buyururdu. Ondan sonra o Kürt Mustafa Efendi öğrenince iyi dinlen, bu size lazım olacak.
Kürt Mustafa Efendi, ölünce demiş ki, Mehmet Ali yarın erken gelsin değil mi? Peki efendim. Yarın Mehmet, Mehmet Ali erkenden gelsin değil mi? Peki efendim. Üç dakika dedikten sonra anladım efendim, malice diyorum. Malice demiş Mehmet Ali seni istiyor. Hüsnasız sen istiyor. Yahu ben de onu ziyaret ettim kuşlukla. İlk gün nerede sen ziyaret etmişsin. Niye geriye istiyor? Dedim amma içeriime bir yıl taşı düştü. Gelirken trende binliyken diyor yanımda bir hanım oturuyor diyor. Onun gizli, baldırı benim baldırıma değiyor diyor. Oradan sıcaklık geldi de şahahatı nefsaniyem nefsaniyem kepler gördü. Ah. Bunu üst hazımız keşfetti, Allah'ı ona bildiriyor. Allah bildirirse bilir, biiznillahi teala diyorum bak. Ben bunu sahibinden dinledim ve size haber veriyorum. Sabahla otobüs geliyor diyor, kırmıktan tesbihimi elime aldım.
Dilhana kadar üç saat mi gelir diyor, üç saatini ağlayaraktan gittim diyor. Ağlayı ağlayı estağfurullah. Tövbe olsun estağfurullah diyorum ya diyor Allah'ım diyor daima vardım diyor tiğen de öte taraftan geldi diyor. Yani Maraş tarafından geldi diyor. Bindim diyor, istasyonunda indim diyor. Vardım üstağzın kapısının düğmesine çöktüm diyor. Çökünce diyor etrafa açıldı. Üstü altı direk de üstü bina. Hiç görünmez yukarıdan. Gömü de taktal hiç görünmez. Tabi merdivenin gelene adam insanı göremem Adanalı evinde, tefebağda Ondan sonra kapı açılır açılmaz Mehmet Ali, Mehmet Ali. Usul usul söylerdi kurban olduğum. Buyur efendim. Geldin mi? Geldim efendim. Kırmıkla cihan arasındaki gözyaşınızla istiğfarınız seni kurtardı bir daha öyle yapmayı iyi mi dedi diyor. Allah Allah. Vallahi diyor bir Allah bilirdi, bir de ben bilirdim diyor. O kabın bile bilmedi. Çünkü böyle sıcaklık geliyor.
Sığamadım da öyle diyor zannediyor. Çeksem çekerdim böyle diyor. Nefsiniz böyle oğlum. Öldüğü hiçbiriniz güvenle nefsi yani aynı çakmak taşı gibi. Kulların içine, çayın içine bir beş sene tuzun çıktıktan sonra çakmak taşı vur mu verdin değil mi? Yine ateş çıkarır. Allah nefsimize bırakmasın bizi. Nefsimizi öldürsün, yüzümüzü güldürsün. Diyor ki benim evlatlarımın semtimden şeytan geçemez ki diyor. Şeriata bağlanmış, kem teslim olmuş. De aynı rabıtalı olunca. Kalbin niye zikretmiyor diyorum. Rabıta olmadığından zikretmez. Kalbin aynı cezve gibi. Hava gazının üstüne üstüne orada azıcık çok duracak olursa üç dakikada cilt cilt çit atar. Efendimiz onunla tarif etti. O cilt çit atan kadruh, sir, kafa, ekba. Onlar o ondan sonra gıcık daha fazla durdurdu mu lungur lungur lungur geride kayalar kaynar.
Daha hamı iyice kırılsın dersen birkaç dakika daha durdun mu çay da güzel olur, kahvesi de güzel olur. Siz rabıtanın üstünde kalbinizi tutmuyorsunuz. Tuttunuz mu af zikreder. Bir kimsenin Kafasına iki kessek bir taşa bela olduğu gibi indirirler dururlar, indirirler kafasını daldırtmazlar yanma bir ruh-u Cihan Hanım tarikata girdi. O yanına geldim ya kuvvet böğülür. Kıbrıs'a Türkiye'ye gurbet verip de bir iki gün daha bursu yatağına geçecekler. Aman efendim filan, o Yahudi'nin arkadaşları olan burada. Dursun efendim, ben fi. Birleşmiş Milletler öyle birleşmez. Ağranacak imamlı insanlarla birleşsen beni. Orada tutuyorum da kafirlerle birleşiyor Yahudilerle. Oradan geri çektiler. Bak buradan kuvvet varınca Rumlar firar ettiler, arkalarından süngüleri yeriler. O kutlu cihan buraya girdin mi rabıtası Neyle? Ravtanın topluğuyla diyorum, iyi dinleyin.
Kalp zikretmez ille rabıta çoğalursa zikreder. Eğer kalbi zikri uludur da, gine gaflete dalarsa şeytan gelir, gene yerine gelir, oturur. Hiç zikri kalp zikrini terk etmeyelim inşallah. Yaime zikrle, fikrle uğraşalım. Size Mevlana'dan bir misalım daha var ama vücudum yerin içinde indi, hastalığımda çok çok da dinlediniz. Evetlerimden sonra efi oldum. Ahmet oradan in de hafızım otursun da bir Aşlı Şerifoğlu ya uzun olmasın oğlum, tek yorum. Ya Nebi şu halime bak, nasıl ki bağır yanar gün kızınca sahranın, Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranım. Harimi Pakine can atmak istedim durdum. Gerildi karşıma yillarca ailem yurdum. Tahammül et dediler. Hangi bir zamana kadar ne bitmez olsa tahammül onun da bir sonu var. Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak. Önümde durmadı artık ne halime, ne ocak. Kemiklerim bile yanmıştı belki zahrada. Yetişmeseydin eğer ya Muhammed imdada.
Eser dikunda yüzerken serin serin nefesin. Akar sular gibi çağlargı her tarafta sesi. İradem olduğu gündür senin iradene ram. Bir an için bana yollarda durmak haram, bütün helakini hilkatle hasbihal ettim. Leyale derdimi döktüm, cibali söylettim. Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü. Nücuma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü? Azabı hecrine katlandım elli üç senedir, sonunda alnıma çarpan bu zalim örtü nedir? Beş altı sineği hicran içinde inleterek, çıkan yüreklere. Hüsran mı merhamet mi gerek? Demir nikabını kaldır mezarı fakinden, bu hasta ruhumu artık kayır ruh-i hakinden. Nedir o meşale? Nurun mu ya Resulallah?