Manevi Yolculukta Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması kaydında Bu Sami ve muzazetler biraz da ses gelmiyor zannediyorum. Bize duyulmadığından ses gelmiyor mu size? Ses gelmiyor mi? Arkaya niye duyuluyor mu ses? Şimdi bize yankı yapıp gelmediğinden duyulmuyoruz zannediyorum. Bu Sami efendimiz hazretlerinin kitaplarını işte hepsini diyemem de. Herhalde okumuştuk bir iznini ait tane. Tekrar ele aldın.…
Bu Sami ve muzazetler biraz da ses gelmiyor zannediyorum. Bize duyulmadığından ses gelmiyor mu size? Ses gelmiyor mi? Arkaya niye duyuluyor mu ses? Şimdi bize yankı yapıp gelmediğinden duyulmuyoruz zannediyorum. Bu Sami efendimiz hazretlerinin kitaplarını işte hepsini diyemem de. Herhalde okumuştuk bir iznini ait tane. Tekrar ele aldın. Hayran kalmamak mümkün değil. Diyorum efendim seni nasıl bilememişsin biz. Onlar arkadaşlar sürdürüyorlar. Zaten bunu da ilan etmiştik bu iletişim vasıtalarıyla. Aman dikkat edelim, okuyalım. Yalnız şu çok önemli. Okunur o güzel. Bu öğretimle eğitim birbirinden farklıdır. Öğretim okuruz biz. Okuruz. Yalnız eğitim yetişmek demek. Bu mübarek yol yetişmemiz için gerekli bize. Üstatlarımızın görevleri bu bizim. Nefsimizin mertebeleriyle yetiştirirler. Bir de enfüs dediğimiz iç aleminde letaiflerdir. Bunlar birbirini tamamlar. Bir ev gibi düşünelim.
Evin bir ne yaparız? Temeli kazarız. Ondan sonra kamışlar denir. Bölgelere göre değişiyor isimleri. Onlar oturtulur. Bunun yanında o 0 işte yazık gösterelim de şey yapmazdık olsun. Çadır. Kapatma yeri vardır. Olabilir. Şimdi o kolonların arası doldurulur. Briketler, nenirler. Bir de içten sıva başlar. İçten sıva başlar. Güzel renklerle, işte pencerenin dekor diyorlar bunlar. Onunla. Aynen tarikat tahliye bunun gibi biz bir Allah'ımızın halk etmiş olduğu binayız biz. Bizi halk etti Cenabı hak. Bizim dış yönümüz nefsimizin mertebeleri emareden başlar, yukarıya doğru gidelim. Sonra iç alemimizin düzelimi, iç alemimizin süsü nedir bizim? Betaiflerdir. Bunların yapılmasının amacı da şu. İnsan bir şeyi kafasına oturtmak istiyor. Herkes doludur bu. Hepimizde. Bir şeyin aslına ermek ister. Ya biz bunu yapıyoruz da niye yapıyoruz? Mesela buraya geliyoruz da niye geliyoruz? Düşünür insanı.
Sebebi şu. Biz yarın Rabbimizin huzuruna Celle Celalühü şu cismimizle varmayacağız. Ruhumuzla varacağız. Bunlar hepimizin ruhumuzun eğitimi. Bu sanki ses vermiyor gibi geldi. Bu güzel de bir yaptırmak istiyorum. Ondan şey yaparım diye. Şimdi ruhumuzla Rabbimizi, hah şimdi onu. Ruhumuzla Rabbimizin huzurunda bulunacağımız için burada ibadet ve taatlerle ibadetin de esrarıyla burada Sami efendimizin ubudiyet diye bir bölümü vardı. Orayı geçtim. En sonunda alayım dedim. Şimdi bunlarla ruhumuzu belli bir şekle getireceğiz. Çünkü ruhumuz yaptığımız taatlere göre şekli değişir. Mesela bu bir eser var. Çok güzel de çok zaman alır bu. Mesela emmare mertebesinde nefis ne şekildedir? Levvame mertebesinde ne şekildedir? Hayvanları söyler. Kuran-ı Kerim de Rahman suresinde bu Ayet-i Kerime'de bir rivayete göre onun ki, bir rivayete göre on dört türlü insanın şekli var. Şimdi hançerde bir zat varmış.
Manevi Yolculukta Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması ne anlatıyor?
Manevi Yolculukta Nefis Terbiyesi ve Ruh Arınması kaydında Bu Sami ve muzazetler biraz da ses gelmiyor zannediyorum. Bize duyulmadığından ses gelmiyor mu size? Ses gelmiyor mi? Arkaya niye duyuluyor mu ses? Şimdi bize yankı yapıp gelmediğinden duyulmuyoruz zannediyorum. Bu Sami efendimiz hazretlerinin kitaplarını işte hepsini diyemem de. Herhalde okumuştuk bir iznini ait tane. Tekrar ele aldın.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bu böyle çıplak dolaşırmış. Bunu çok duydum. Anlatırlardı da. Vaizlerden dinlerdim öğrenciyken. Bazen gizlenirmiş. Böyle edep yerlerini götürür böyle gizlenir. Bu vefat etmiş. Vefat etmiş. Vefat etmeden de önce şöyle bir sabah namazına yakın gibi bir vakit cami kebirin minaresinden ben Allah'ıma kavuşuyorum, ben Allah'ıma kavuşuyorum demiş oraya yıkılmış. Vefat etmiş. Sonra bunun kerametlerle ortaya çıkmış. Niye çıplak dolaşıyor bilmem filan deyince bu zamanın kadısından bir fetva almış. Demiş ki hayvanların arasında ben çıplak dolaşabilir miyim? Kenatı var ama mahsuru yok demiş. Yoksa mekruhtur demiş. Ondan dolayı çıplak dolaşır, böyle içi nur olan on dört, on dört türlü on iki türlü insan buyruluyor ya bu ayet kendine, insan olan kimselerin hem sureti hem de sireti insan olanlar var. Onları gördü mü gizlenirmiş. Sonra şey demiş, bunu evden da bir şeyini yapacaksın adına yazık ya.
Bir bir dakika kaçsın hacı abi. Bir. Sonra açarsın. Şimdi, Kadı demiş ki, kerametleri çok çıkmış. Yahu demiş, bana bu demiş bir ayna verdi. Direkt bir ayna, yarın. Bakmış, Kadı kendisini horoz gibi görmüş. Allah Allah. Meğer hanımını kıskanmazmış. Böyle elin erkekleriyle rahat. Boğaz açık, bilmem filan açık. Göçler açık, konuşur görüşürmüş. Oradan bir diyenlere bakmışlar. Kimisi kendisini Türkiye gibi görüyor. Bak. Kimisi akrep kimisi yılan. Biliymiş Allah'ın. Allah'ın dostlarından birisiymiş. Şimdi biz huzur-u ilahiye bir yılan gibi varmak ister mi insan? Allah korusun. Hacda müşir-i kamilimiz, su alacağım de, hacda müşir-i kamilimiz bir tanesini aynen tavşan gibi görünüyor. Bu olan bir şey. Geliyor tavşan. Geliyor tilki tavşan. Sonra öğrenmişler ki bir kadınmış. Kadın sabaha kadar kocasını incitmiş. Şimdi böyle bir huzura varmaktan Allah'a seviniriz.
Onun için hep birbirimize yardımcı olalım. Mühim olan bu. İnsan simasında varmaya çalışalım. Bir ara buraya biraz uzattım mevzuya giremedim ama ricalullah'tan bir tanesi gelmiş. Gelmiş. Onu Hızır Aleyhisselam göndermiş zaten. Bunlar Deccal taifesi. Herkes onları tanıyamaz. Bizim gibi insan belki siz tanırsınız tanıyamaz. Halkın içine de pek karışmazlar. Daha çok Halvet'i tercih ederler. Mevlamızda oldukları için mesela iki kişi birbiriyle çok iyi bir dost diyelim. Üçüncüyü istemez. Çünkü birbirlerine çok yakın. Diğer misal var da yanlış anlaşılır diye demiyorum bunu. Şimdi bunlar Allah'ımızla mahrem olduğu için sadece bir öğütle nasihatimiz için bulunurlar. Aksi halde hep uzleti tercih ederler. Mevla'yla çünkü. Onlarda sıkılma daralma olmaz. Ben beni zikredenle beraberim buyuruyor. Onların zevkini tarif edemeyiz biz. Şimdi bu büyüklerimizdeki hal çok az.
Böyle bir öğüt ve nasihat olursa dinimize hizmet olursa bulunuyorlar. Aksi halde kendi halvetlerinde kendi halleriyle artık bizim bilemediğimiz durumlarda meşgul ve herkese de nasihat ediyorlar. Kimseyi de kötü görmüyorlar Allah yaratmıştır diye. Sadece fiil olarak kötü görürler. Mesela yanlış hareketimiz olursa şeriatımıza muhalif olur. Yoksa bir de iradeleri ellerinde olmaz onların. Yani değişik bir alem yaşarlar onlar. Zor yani bu gerçekten de güç onlar için. Çok güç. Efendim gelmiş buraya. Süper tarihinde o tarih deliymiş ama. Daha bunu diğeri bir hesap edecek olsak elli senesinden hesap etsek altmışı yetmişe verecek bu kişi. Demiş Sami Efendi Hazretlerinin evlatları içerisinde hayvan siması pek görünmüyor demiş. İnşallah dikkat edelim. Bizim nasıl ki hastalıklarda kontrolümüz için şekerimizi ölçüyoruz. Ondan sonra yavruları bilmem filan neyse hepsini ölçüyoruz.
Tansiyonu bilmem plan. Bunun gibi kendimizi ölçecek her zaman hazır olan Allah'ımızın kitabı var. Resulü'nün sünneti var. Kendimizi ona göre vezniler, ölçeriz. Acaba uyabiliyor muyuz? Uyamıyor muyuz? Mesela ne güzel bu kardeşlik hususunda daha çok bu surede ele alınır. Hucurat suresi. Mesela namusumuzu koruma hususunda ne de Nur suresi. Daha çok öyle ki Allah'ımızın kitabında öyle bir incelikler var. Şimdi biz hayranlıkla diyoruz. Dün birkaç Ayet celleye üzerinde durduk. Ondan sonra tekrar sabah meşgul oldum. Hangi Ayet celleye onu düşünüyorum. Evet. Eshabüla. Ondan sonra hayret ediyorum Allah'ım diyorum biz niye bunları yaşamamışız? Mahrum kalmışız diye. Kayıt edeyim dedim yine edemedim onu. Onlar diyor bir şeye baktıkları zaman nur ile bakarlar. Şu dediğim gibi değil ama daha güzel o ifade.
Mesela kulakları Zikrullahı duyar diyor ama bu dediğimin dışında yürürken dinimize hizmet maksadıyla yürürler. Çok güzel almış ulema-i kiramdan fakat dini Razi Hazretleri bir müfessir bu. Mübarek zat. Şimdi bu bunlara baktığımız zaman biz ne olduğumuz ortaya çıkıyor. Bu bile güzel. Yani hastalığımızı bilmemiz güzel. Bir hasta vardı. Biz de vardık. Hastayla ben iyi oldum dedi. Halbuki hasta. Çünkü dedi benim hastalığım dedi sebebi belli oldu dedi. Doktor demiş ki şundan dolayı rahatsızsın, şu ilaçları vereyim, şununla tedavi olursun. Şimdi hastalığımızı bilmemiz de güzel. Çok güzel bu. O zaman tedaviye başlarız. Benim hastalığım şudur gelir. Hemen tedaviye başlanır. Bir izni ilahi teala. Efendim ölçüm çok. Bunu biz sohbetlerde de duyardık. Kitaplarda da okuyoruz. Mesela evliyaullah hayatından buyruluyor. Sekiz sayfa okuyun. İflas ettiğinizi anlarsınız. Gerçekten öyle.
O Tabakatül Kübra'lar da var. Süleminin var. Çok küçük bir risale şeklinde. Böyle ulemayı, kiramın, meşayayı, izamın hep hayatlarını veriyor. Kısa kısa veriyor. Ne yapalım? Allah'ım diyoruz. Başka bir şey demiyoruz. Çalışacağız gayretin üstüneceğiz. Böyle olur. Yoksa şu cemiyete göre ayarlarsak zaten cemiyet gitmiş elde. Şimdi adam çamura düşmüşse, denize düşmüşse o seni nasıl kurtar eder? Zor. Sen de batırır. O battın zaten. Yani cemiyetteki durum belli. Eğer bunlara bakarsak biz de batarız. O zaman ne yapacağız? Bu sahilde bulunan Nediler, sıddıklar, şehitler, salikler bunlara tutunacağız. Bak, hiç çaremiz yok. En güzelini bu. İnsan bir rahata giriyor. Onları gördüğü zaman dikkat edelim diyor. Mesela buraya dokuz yüz otuz dörtte Sami Efendimiz teşhir buyurmuş. Daha Sami Efendimiz genç ama. Çok genç. Fakat zamanım mutlu, mutlu aptalemde gelmiş.
Bir de o zaman çok güzel Yahya'nın çok seçkin evrakları var. Yani zihniyeti bozuk olanda bile bir saygı var. Ona iyi demeyiz. O zihniyeti bozuk olmasına da yalnız bir kişilik var, bir şahsiyet var. O değişik zümreden de gelmiştir. Sami Efendimizin etrafında bu Mustam hoca diye, Mustam hoca diye bizzat hemen şey yaptı. Dememe demiş ki
Kaynak: Genel
Manevi Yolculukta Nefis Terbiyesi ve Ruh… | Mihmandar