Manevi Yolculukta Kalp ve Ruh Terbiyesi | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Manevi Yolculukta Kalp ve Ruh Terbiyesi
Manevi Yolculukta Kalp ve Ruh Terbiyesi kaydında Ölüm haberlerini alıyoruz memleketimizde yakınlarımızdan neden de çok. Bu hastalıktan dolayı Osman abi şöyle geçsen çok severim Osman abi başka virüsten dolayı yakınlarımızdan ithal eden de var Sen ahlakı güzel oldu mu? Her yerde seviyor. Bu evrak ve ezkarımızdan gaye ahlak güzelliğidir. Bu Nakşilerle Gadirilerin bir usulleri var. Onu…
Ölüm haberlerini alıyoruz memleketimizde yakınlarımızdan neden de çok. Bu hastalıktan dolayı Osman abi şöyle geçsen çok severim Osman abi başka virüsten dolayı yakınlarımızdan ithal eden de var Sen ahlakı güzel oldu mu? Her yerde seviyor. Bu evrak ve ezkarımızdan gaye ahlak güzelliğidir. Bu Nakşilerle Gadirilerin bir usulleri var. Onu isterseniz söyleyeyim. Aynen bir evin tamiri gibi. Aynen. Nakşilerde içeriden bir tefri şartlar. Mesela merdiveni var. Merdivenin ayaklarına döşenecek olan halılardır vesairlerdir. Pencerenin güzelleştirilmesi perdesidir. Taban halılarıdır. Bu dediğin. Zaten bir daireyi yaptığımız zaman en çok uğraşılan nedir iç kısmı O nakşilerdeki usul içten gider.
Dahililer de dıştan gider kemerini atar Ondan sonra su basman deriz ondan sonra duvarları yükseltir Tavanını yapar ondan sonra İçe getirin Bununla şu kastediliyor şimdi Nakşilerde bu tez yapılabiliyor da mesela intisab ettiği zaman intisabiler etmez çok güzel bir gelişim oluyor böyle kalbi, ruhu, sırrı, hapisi, akbası devam ediyor. Sihirli süluk deniyor da, Sihirli sülük bir ayrıdır. Şimdi kalbi zikrediyor ruhu zikrediyor beş detay yapar zaten alemi yemeğirirler elle tutulup gözle görünmez o ruh hanidir Ondan sonra beş ile Vücut ile alakalı olan su hava ateş toprak bir de nefis. On Detay Nakşiler böyle geliyor diyor. Gazililerde Emmare, Emmare çok tehlikeli Allah korusun levvame mülheme nutmainne Raziye Merziye Nefsi Kamile, Nefsi Safiye deriz. Ondan sonra içe döner birbirlerini de tamamlar onlar şimdi ders yükselebiliyor Mesela çok kısa bir zamanda nefvi ispata geliyor.
O Tevhid yazılıyor sadır kısmına manen yazılıyor zaten Ondan sonra murakabeler oluyor bunlar. Bununla birlikte nefsin mertebeleri geçirmeyince sıkıntı burada işte. Bunu Muhammed Nuri Hazretleri şu şekilde izah ediyor. Güzel bu buyuruyor ki on kat bina yaptık diyelim onun temellerinde o günkü ifade ile barut çuvalı diyorum barut çuvalları varsa evet temelde şeytanın bir aldatmasıdır nefsin oyunudur heva arzu ve isteğidir bunlar zuhur itti mi o ateşin isabet etmesi ile olduğu gibi bina yere iner. Hiçbir işe Nefsin mertebeleri aşılmadan yapılacak olursa bu sıkıntı meydana gelir. Misal veririm de deli gibi sen İsim vermem yalan dikkat edin.
Hakikaten de değil zaten Mürşidimiz Efendimiz hazretleri Memlekette hem de kucağında da varmış hafızmış çok da halkı yetiştirmiş bu murakebe dersleri artık rabıta dönemi geçmiş kalbini aşağı ağzıma açıyor demiş ki Ben demiş bu tarafı idare ederim Efendi Hazretleri demiş bulunduğu yeri idare etsin Ben de bu cihete idare ederim. Tabii üzülmüş efendim çok üzülmüş Sami efendimizde arz etmiş efendim böyle bir durum var O da bu hamakattır demiş. Bu anlayışsızlıktır. Bize Sami Efendi'mizden sonra belli kimseler geldi. Hasan hocamız da var memleketimizin Vaizi. Diğer bir hoca var, o da bulunuyor. Onlar da geldi.
Manevi Yolculukta Kalp ve Ruh Terbiyesi ne anlatıyor?
Manevi Yolculukta Kalp ve Ruh Terbiyesi kaydında Ölüm haberlerini alıyoruz memleketimizde yakınlarımızdan neden de çok. Bu hastalıktan dolayı Osman abi şöyle geçsen çok severim Osman abi başka virüsten dolayı yakınlarımızdan ithal eden de var Sen ahlakı güzel oldu mu? Her yerde seviyor. Bu evrak ve ezkarımızdan gaye ahlak güzelliğidir. Bu Nakşilerle Gadirilerin bir usulleri var. Onu…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Böyle aralarında konuştular işte ben vazifeyi yürütüyordum işte o vazifeyi ben şu kimseye veriyorum gibi sözel oldu Hasan hocamız orada tahammül edemedi işi bildiği için dedi ki bu görev dedi böyle insanlar arasında sanki bir seçim gibi işte Ali olsun o değil Veli olsun bunu dedi hangi şartla hangi esasla yapıyorsunuz bunun dayanağı nedir dedi Şimdi üçler var yediler var Kırklar var Hızır Aleyhisselam var Dinimizde görevli olan kimseler var aynı bu bakanlık bir şey var bu dedi onların yapacağı bir iş dedi Biz acasını eden adam zırdık dedi toplanıp da kendi aramızda bir kimseyi seçmeye olmaz mı dedi o dedi ilahi alemde seçilir Elhamdülillah. Resulullah'ın tasdiki olan bir iştedir. Sallallahu teala aleyhi ve sellem şimdi bir kimseyi daha üstadımız yetiştirmiş bir hafta içerisinde bütün letaiflerini geçmiş. Hatta o kimse Sami Efendimize gelmiş.
Sami Efendimiz buyurmuş ki Yahya bir kimse geldi ondan istifade edin buyurmuş Kıymetli bir kimse tecellilere mazhar olmuş öyle gitmez son zamanda işi değiştirmiş demiş. Acasın Efendim ben haya ediyorum ismini bile söylerken utanırım O olacağına demiş bir başkası. Mürşidimiz buna çok mahsül olmuş çünkü yetiştirmiş. Bunlar neden oluyor? Bunların ulu iyi anlaşılsın diye bu misalleri yürüyorum. Bunları bilmemizin sebebi nefsimizin mertebelerini geçmedikçe olmuyor. Ders nereye yükseliyorsa yükselsin. Mümin olan ahlak.
Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz'i düzeltirsek çok güzel buydu Güzel ahlakıyla kişi geceyi Haim gece namaz gündüz de oruçlu olanın güzel ahlak sahibi derecesine güzel ahlak sahibi onun derecesine ulaşır Ahlakı güzel Aynen dediğim gibi işte Efendimiz de bu misali çok iyidir Allah'ımızdan olan bilgileri ile de söylerler onu Eserlerde var işte onu katledip bir tane tahrif kalıpları olduğu zaman kötü ahlak demek istiyor O nefsimizin Arzu ve istekleri bulundu mu tarihi hiçbir eseri kalır Ondan dolayı koruyabilmek muhafaza olmak devamlı gözetilmemiz gerek. Bu da üç şey olur Birisi Rabbimizin Azameti ilahiyesini tanımakla olur İkincisi Azalarımıza sahip olmak Üçüncüsü de Kalbimizin korunması Bazen bize sorarlar Buradaki arkadaşlar yeni bilmeyebilirler Efendim işte belli bir kimseydi şu halleri yaşıyordu şuraya geldi buraya geldi bu nerede? O nerede mi?
Kendimi söyleyerek değil Emmare değil Devame değil Aşağılardayız Mülheme nasıl olur Mülheme de Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz ile açıktan görüşür mühleme bu mutmainlere süzülür mü sonra böyle muazzam bir Demek ki biz bu ikisini beraber götürmeye çalışacağız. Hepsimize muhalefetle hasıl oluyor Büyüklerimizden duyduğum yanımda olmanın bir de böyle dertleşti de kimseler olurdu. Konuşurlardı görüşürlerdi. Bir bunu dertleşme anıydı buyurdular ki Benim de nefsim var. Benim de arzularım var ama buyurdu bu Halefet etti. Biz bunu tasavvuf kitaplarında menkıbelerde görüyoruz çok güzel bir ara derdimiz Hasan Beyefendi biri Menkıbeyi çok güzel işlerdiler Biz de aldık onu MEHİR büyük bir oyunmuş Bir yerde konuşuyoruz. Adamlar birbirine tek mon açıyor. Menkıbe anlatıyor. Menkıbe çok çok önemli.
O menkıbenin yeri var Hud suresindeki son sahifede Cenabı Hak enbiyanın hallerini anlatıyor ki Habibim, kalbin güzele rahat dile diye şimdi Efendimiz anlattılar Benim de arzularım vardı isteklerim vardı ama muhalefet diyor O mevkibe kitapların da geçer mesela inşallah Tayyip'ın Süleyman-ı Darani Hazretleri olacak. Zünnun-ı Mısri geldi hatırıma da bir izne, o değil. Süleyman-ı Darani Hazretleri ben diyor ekmeği tuzla yedim. Bir gün diyor bilememiş. Tuzun içerisinde susam bilirsiniz onu bazı yerlere puncu dediler Susam o ayrılmış bilememişim diyor bir sene tatilin zevkini alalım şimdi bu konuşuluyor çünkü afaki ki değil mi? Bu olur mu? Çok doğru. Bunu diyen çok doğru. Çünkü Eshabü Tememü lagaüm minel-i ay Onun kafasının çalıştığı Kuran-ı Kerim ve İbrahim diyor o kadar. Büyüklerimiz dediler ki ilk anda gayretlersiniz. Bu olacak bir şey değil.
Bir yerde anlattım bu olan bir hadise mi onun karı gayrı karı. Seyyid Burhanettin Hazretleri namaz kıldırıyor. Hatta buyurmuş ki başka bir imam bulun ben secdede çok kalıyorum bazen Rüku'da kendimle geçiyorum Efendim demiş ister kendimden geç ister geçme biz senin arkanda olacağız. Böyle Namaz kılarken böyle bir feryat hali olmuş bir cezbe hali olmuş Allah demiş. Seyyid Kuraneddin Hazretleri Yere düşmüş baydın kendine gelmiş demişler ki Efendim ne oldu bize bunu diyebilir misiniz Kuran'ı indirenin SADA'sı mı Duyulur? Şimdi bunu Adam inkar, Ona da bir şey dinleyeceksiniz Çünkü o bizde daha bizim tarağımız yok Bize sorarsanız Biz Aman na BESULDAKLA Bizim Şeytan da inanmış nefes de inanmış bulamaz Allah için o gibi kimselerin sözlerle öyle kolay değil.
Şimdi onun gibi bazen anlatılır büyüklerimiz dediler ki O hale gelmeyince olabilir bunlar ama onu elde ederseniz hak verirsiniz demek ki bu böyleymiş dersiniz. Büyük bir mücadele ile burada hatırıma birkaç bir şey geldi onu anlatmıyorum. Bir üç Hadise vardı anlatıldığında onu geçiyorum şunu diyeceğim, basit istediğim bu dört aşama var bunu kaydederseniz I. Birincisi İstikgari et İkincisi Basiret Üçüncüsü Hikmet Dördüncüsü Osman Mustafa da yazıyor Ama hepsi bildir ya Bazen gelenlerimiz oluyor tabi görüşeceğiz bizim vazifemiz eczanede bulunuyorsan gelmiş ilacını vereceksin ona. Bizde Mürşid-i Kamilimizin yanında durduğundan Mesela dünya muhabbetine bir ilaç çıkarıverildi işte dünya muhabbetiyle helak olma hali varsa ruhumuzun ama ölüm tefekkürün diye güzel bir ilaç sunuyor.
İşte benim Şeytanın vesvesesinden bir türlü kurtulamıyorum yakamı kurtaramıyorum onun da ilacını bu böyle olmaz yalnız. O ilacı verirken onun bir kullanıcı şekilleri de var. Şeytanı üç defa şiddetle red girebilirsek bir daha gelmez. Onun ümidini kestireceğiz. Burada biz dikkatli olmadığımız için devamlı takip ediyor bizi. Devamlı üstte yorum. Mesela rahatsız oluyoruz. Onun verilmiş olduğu bir düşünce var ki Nereden benim başıma geliyor? Nereden benim gönlüme giriyor? Dayanıyor insan Yerine göre de o fiili işletiyor. Hatıra getiriyor. O fiili de işletiyor. Burada çok ciddi bir şekilde kararlı olarak reddetmek gerek. Hayda diye.
Böyle candan din etsek yine gelir o duruma Çünkü bizi takip ediyor herkes takip eden bir şeytan var ciddi olmamız gerekiyor Mesela geliyor ne diyelim kötü niyetli insanlar diyor benim fikrimi de bozuyor kalbimi de bozuyor mahvediyor bizi onun da bir ilacı O da Esselam'e ve kunu maas sadıkları ile beraber Efendim diyor mesela yine ibadet ve taatten dolayı beni gururlandırıyor. Kurmaz ol. Yani yaptığım taatlerle senin gibi böyle taat yapan olamaz diye onların da Vücut kurtulma ilacı Mutlak vermek mecburiyetindesin Allah'ımızı kulları onlar.
Bir Medet bekliyor bir Kurtuluş bekliyor sonra kardeşlerimiz Doyumda istiyorlar Doyuma da ulaşmak ister insan manevi bir doyuma çünkü ruhun doyumu bedene benzemez beden doyar mesela tatlıya düşkün bir kimse ise önüne getirirsiniz bir tepsi bir alır iki alır belki hadi beş alır Ondan sonra yiyemez der ki artık yiyemem Duydum ben der ama ruhun mesela rabıta da öyle bir zevk almış ki yaptıkça böyle içine geliyor, İlahi bir bal sızıyorum kalbine. Gönlüne iniyor, nur iniyor onun kalbine. O nurun sonu yok. Ona doyamaz o Ondan sonra bu onu murafebelere götürür mesela anlattıksa anlattı mı bilmiyorum Muhammed Nurbet anlattık Bedvane Hazretlerinin nasıl bir huzura inmişse artık beni bile bükülmüş murakabeden dolayı.
Sami Efendi Hazretleri develiyi Teşvik koymuşlar takip edilmiş halkından nedense işte Efendimiz gece nasıl ibadet ediyor diye böyle biraz başını koymuş yastığa veya koymamış yorganın vaziyetini değiştirmiş koymuş şimdi ondan sonra iki dizi üzerinde sabaha kadar bu ne demek yani sabaha kadar Diz üzeri durmak o bir ilahi tat alıyor lezzet alıyor sonra tecelliyatın zevki var tecelliyat bitmez ki Adem Aleyhisselam'dan beri bu zamana kadar Yani bir tecelliye benzemez O her zaman tecelli ayrıdır her zaman onu yaşarlar Nasıl yaşarlar Vücudu ortadan kalkar olur. Öyle bir zevken hayrola tarif edilme Onun tarifi yok zaten. İlahi Muru Efendimizin bir duaları vardı Hayretimi arttır diye.
Artık bunu dünyaya başladığı zaman mesela yine memleketimizde bu sefer Hafız dediler ya Muhammed sözüm dediler mesela o yatsı namazını kılar eve gelirmiş eline Namazda bıraktıramazlarmış şimdi tadını almış mesela biz burada meyveler oluyor bazen elma diyelim elmanın tadını alıyoruz biz gözü görmeyen adam bilemiyorum ha ha bu elma diyor. Önüne armut koysanız görmese bile eliyle böyle yok diyor bu armudun işte. Biliyorum manevi gıdaların da hep böyle tatları var Efendimiz buyuruyor Sallallahü Teala'sının tadını üç zümre tadar diye buyuruyor Hadis-i Şerif'de de var Kuran-ı Kerim'de de var Tadı ve lezzeti Mesela Kuran-ı Azimüşşan'a doyamayan kimse var Muhammed'in dedesi mi dedesinin Babası Dedemin yıkılan ne onun kardeşi vefat etmiş bir ziyaretine vardım vefat ettim vardığımda baktım Kuran-ı Kerim okuyor daha din de defnetmişler onu onu. Hiç yapma aman sen yeniden bir şey yapmayın.
Gözünüzü seveyim. Zahmet etmeyin. Şimdi Kuran-ı Kerim okuyor bizi görünce Kuran-ı Kerim'i kapattı. Efendime dedi evde ne varsa getirin isim İsim. Bu mevsim isim Pekmezler neler hazırlanıyor onu ceviz de çok güzel yenir o Ağda denir Onun boyu şekli. Onları getir. Üzüm getirin dedi. Muhabbet işte. Bu aşkın muhabbet. Sonra dedi ki Efendim Kuran'a öyle bir muhabbetim var dedi. Şu sahifelerin de yiyesim geliyor dedi. Kuran-ı Kerim'in dedi. İşte ilahi açtır muhabbet. Tadını almış. O kıraatin tadını almış.
Şimdi Şam-ı Şerif'te Sami Sultanımız bir ara oraya hicret buyurdular Fütahya tarafında yaşıyormuş herhalde Bahattin diye birisi anma etmişim çok yaşlı ama Hayatta olduğunu duydum duymuştum birisinden bahattin diye taa otuz sene bilmiyorum çoğu duydum Sonra da haberini aldım onun hayatta olduğunu buyurmuş ki bana Kuran-ı Kerim'i iki rekatta kim hatmeler bilir Bu Hafız Bahattin'i bulmuşlar Bahattin Efendi değil kıymetli bir insanmış demek ki. Nasıl olduysa tayin lisan da olabilir. Tayyip lisan da olur. Yani çok kısa bir zamanda da hadmine bilir. Diyorum ya temebleahum minel-ayl, İlçemeyince böyle de siz kalmazsınız inşallah siz ileri gidin ama çok gençsiniz iyi şaşırsınız inşallah o ruhani yönlerini elde edebilirsek korkmayın Mesela İlim anlattık ya İlim bir kere sahibini tanımakla ilim olur El-Alim İlim El Alim sıfatından dallar Mesela Allah'ımızın ismi Celalinden birisi nedir? Halim.
Hilmiye, yumuşak huylu, bakar O Halim sıfatından dallar onun için Allah'ımızın ahlakıyla ahlaklanmak resulünün ahlakıyla ahlaklanmış. Okumuş böyle Sonra Efendimiz hazretleri Hadisallahu Sırrı arzusu yerine gelmiş olay mı o altı bin altı yüz altmış altı ay ona dirildim kazandırıyor Ayaklarından neden hiçbir onun karıncalanma bilmem filan uyuşma yok Ruhu doyuyor Ruhu Şimdi, bu kötülükleri terk ile olacak. Şimdi tezkiye olmayınca tasfiye olmasın. Kalbimizi bunlardan arıtacağız nefsimizin mertebelerini geçmeyince olmuyor. İşte bunlarla yoğunlaşırız. Çok güzel yazmış mükerrrem İnsan'da Sami Benims hazretleri.
Diğer kitaplarda da var okursunuz okuruz diyoruz ya biz Miftahu'l-Kulu çok güzel oraya bakarız Efendimizin emriyle yazıldı Sallallahu Aleyhi ve Sellem güzel güzel Mahvimatımız olur Ben size çok şeyler getirdim de bitmez tükenmez Ne getirdin dersen yakini getirdim müşahadeyi getirdim ondan sonra kur, buzlar çok büyüklerimizin sözlerini ve seçim Size bir şeyler bulmam lazım. Rahmetullahi Kalbi dört kısma ayırıyor İmamı Güşeyri. Mutulmuş bir kalp örtülü perdeli ve kalbin Mutmain'nün huzura eğilmiş kalp artık hayır ve şer Allah'tan olduğunu biliyor. Rabbımıza teslim. Bu müminin kalbidir buyuruyor. Bismillahirrahmanirrahim. Şuara suresinde İbrahim Aleyhisselam ile alakalı olan Kuran-ı Kerim'de bir bölüm onu altmışlı yerde gördüm değil mi İslam altmış beş de de gördüğünüzde Demek ki çocukmuşum şimdi Ayağı ediyorum nasıl yapmışım? Böyle herhalde çocuk diye bize kusurumuza bakmam üzerim.
Şöyle dün dönmüşin mübarek yüzüne bakıyorum. Burunlarının içindeki tüm sahalar. Bak, bilmiyorum. Ben manayı münif demeyi bilmem. Okuyor Ayet Celle, manayı münife bulunur inanın büyüklerin hiç konuşmasına gerek yok bize gelenler oluyor bir gün dedi ki niye konuşuyor Efendimiz ile birisi fabrikatörlerden birisiydi Konya'da Otursun dedi. Biz dedi bakalım yeter ona dedi. Niye yoruluyor dedi. Öyle adam. Evet. Nabi diye de öyle olursun inşallah ne yapıyorsun yetmiş üç de gördüm onu Sami Sultanımızın böyle rencide olmayacağı bir yere oturuyor ama devamlı bakıyor Fatih onun görüp de incinmeyeceği bir yer bir gün birisinin dikkatini çekmiş demiş ki ne yapıyorsun sen demiş doymanın imkanı yok doyamıyorum.
Şimdi bugün hatırladım Mustafa emin olun Hatırladım da beş her şeyi gülmedim ben ne bileyim ben hayran kaldım çok ağladım ayrıldığında altmış beş saniye Sami benim ayrı diyor Ayak havuzsunda nasıl olduysa çok feryat ettim o ayrıdır Bir tanesi geldi anası böyle bir duvarın arkasına gizlendi oradan bakıyor Aşık bir kadındı herhalde çocuk geldi koşarak geldi Samim benim tam ayrı diyor Efendi Baba dedi Annem tesbihini istiyor ve hemen cebinden çıkardı. Tesbih ediyorum. Bizim bir yakınımız var da ben haya yerim onu demeye. Dedim ki bak ben efendi olduğumdan değil onu bildi. Yalnız Sami efendimizi hatırlıyorum bana efendi Baba dedim dedim onu hatırladığımdan yoksa efendilikten değil dedim derdi zaten yorgunum ne mal ne de evlat fayda vermez selim kalp, huzurlu kalp. Çünkü Allah'ımızın huzuruna biz kalbimizle varacağız.
İnşallah kalbimiz böyle manevi azıkları doldurursak kalbimize Allah'ımızın izniyle orada istifade edeceğiz on beş günlük bir bazı şeyler oluyor Sıcak suların bulunduğu kaplıcalar birisi diyor ki annem diyor bir sene önceden hazırlık yapar diyor. On beş gün. Bizim ebedi alem için ne on beşi ne on beş milyarı ne on beş katerigyonu ebedi bir alem. Ona göre çalışacağız. İnşallah kafamızı yoralım. Düşünelim. Bugün gelirken yolda inşallah devamlı olur. Bir an nedamet değil de ölenlere bile yakınımız çok görüştüğüm bir kimse çok da genç yok yok Bize göre genç ayıp Dedim Allah'ım bu dünya ne ki dedim bitti kendi kendine de buranın yolcususun dedim Evet Selim olan kalp Mehmet Emin buradasın görüyorum Mehmet Emin postallı yani görmüyor zannetme Allah'ın gününü ve ve ve kalbü'l muhebbin evvel Mahbubin bu sevgili olan kimselerin Allah'ımıza kendisini sevdirmiş olanların kalbidir.
Herhalde izah edecek bunu. Allah'ımızın cemal ve celal sıfatının kalp aynasıdır diyor ve şu Hadis-i Kudsi'yi söylüyor Cenabı hak beni mi yer aldı ne sema kamil müminin kalbi aldı. Allah, eğer kalp Allah'ımızın nurunu almaya hazır bir vaziyette olan kimseler için o gözü açıp yumuncaya kadar bile Cenabı Hak'tan gafil olmaz. Her zaman bir irtibat içerisinde murakabe hali şey olur mu o işi gücü alır mı kalmaz o işi gücünde de hep aklı başındadır Burayı okuyun inşallah bir de şuhudu anlatamayın hizaya gelmiyor izah edersen anlayabilir miyiz başta nefsimiz Melekut alemi orayı biliyor, ceberut alemini biliyor, lahut alemini biliyor. Şunu söylüyor o diyor artık şöyle diyebilirim Allah'ın züncelali bitmiş genç kardeşlerimize fena andır fena diye bir makam var ona işaret gibi gördüm bu yok olduğunu da bilmez Allah'ımız da öyle yok olur ki yok olduğunu da bilmiyorum.
Size bir şey anlatayım Yusuf Bicelen diye birisi vardı polislerden de bu namazda tahiyette elini dizlerine koyamazdı. Aşkında bilmiyoruz işte elleri böyle kalkardı Rozaym tarihe girerken araba kullanıyor minibüs gidiyorlar Medine'de Rozza-i Mutariye girerken delilerini kaldırılıyor arkadan power yollarmış Yusuf abi Yusuf abi bizi bir atacaksın Yusuf abi onu geldiler Arabanız gitmiş bir mühlete de orada küldür herhalde rahat gidebilir. Niye öyle bir kimse gördün mü adamı iyi tanıyorum bir özelliğini daha diyeceğim şimdi üstadımızın huzuruna gelmiş sohbeti derken elleri öpe kalkmış Efendimiz onu uyandırmaya çağırayım demiş ki Efendim siz bu halleri bilirsiniz beni niye yemiş uyandırdın Öyle bir haldeydim ki, demiş kendimden Yeşim yok oldum. Bunu Sami Efendimiz ile Üstadımız bunu konuştular kimse Yusuf becerem rahmetullahi.
Telsizimiz ifadesini kullandılar manen kendi aralarında Efendimiz daha biz anlatamadık ki efendimiz iç içeydi Sahamı Sultanımız da Abdulkadir Efendi çok böyle Efendim uyumayınca Ben uyumam geldi böyle mübarek ayağının altına başımı koyarım da öyle yatarım çok iç içe bir gün nasıl uygunsa üstadımız bunu gidilmezler şeyden olabilir ona olan muhabbetinden olabilir. Sana Efendimiz şeye hicret ettirir Medine-i ile böyle kuşluk vakti de efendimizin bir evradı olurdu Biz onun Ömer gözüne bakamazdık Ömer efendi duyuyor mu Ömer efendi? Kulak? Iş Sen İsmail nasıl değil mi? Hani yok burada. Alıştım böyle sohbetlerine. İsmail demiyor musun? Yok. Şimdi. Böyle kendinden geçmiş bir vaziyette O hal O hal onu da bilemiyor. Hani gayb olduğunu da bilemiyor. Fenaandır fena dedikleri bu. Allah'ımızın aşkında bitiyor O bittiğini de bilin.
Kardeşler yanlış anlaşılır diye söyleyemiyorum İlahi şekle döndürerek değilsem olur belki. Ne kadar o ilahi kaseden ilahi dostluk kasesini içse doyamıyor. Bunu bizzat İmamı Azam Rahmetullahani Hazretleri yaşamıştır. Bir gün itikada bulunur. Allah'ım ben sana doyamıyorum diyor. İmam-ı Azam, Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed-i Muhammed Aldırmayan nedir En çok Safrayı misal verirler işte safra hastalığı olunca dediler balı acı görür. Kalbimizde Mesela diyor bu kadar da namaz uzun kılınmaz diyor çıkıyor Evrad Eskar diyor alır geliyor diyor yok. O tat alamamaktan ileri gelmiş.
Bir gün Sami Efendimiz sormuş Hasan Efendi, ifvanlar size ne zaman gelir? Efendim aşk mı, şevkli oldu mu dayanamaz, uçarlar demiş. Sahabe Efendi takdir buyurmamışlar Hasan Efendi bozulmaya yüz tuttukları zaman gelecekler ki tedavi olabilelim