Bizim yapacağımız, istiğfarı okurken bizim dağıtacağımız hediyeyi bak şimdi. Aman ha, istiğfarımızı nedametle yapalım. Çünkü tövbe nedamettir. Pişmanlık beyler. Ya Rabbi, bunu nasıl yapabiliriz? Sonra bizim vereceğimiz size hediye, başka Allah'ımız tatbik etmeye bizlerle muhakkak kılsın. Çünkü büyük bir vebal. Yapmadığımızı söylemek Allah katında ne büyük bir büyük, ne büyük bir hataydı. Yok. O hediye tevhidi doyasıya kana kana söylemeye çalışacağız. Öyle olacak ki, dilimiz söylerken öyle nefesi göbeğimizin altına alacağız. Nefessiz tevhid okuyacağız. Eğer buna iyi oku, iyi dikkat edersek dokuz tane şarkı var bunun. Bak, hediyemizi görüyor musun? Bu hediyenin kıymeti ölçülemez. O zaman iman kemale geliyor. Yine vereceğimiz bir hediye. Başta Cenabı hak bize tatbikin nasip buyursun. Salihatı selam okurken, efendimizin ruhaniyetiyle bir araya gelebilmek. Daha hediyelerimiz şu.
Ölüm tefekkürünü yaptığımızda bize gerçekten şu dünyanın geçici olduğu fikrinin gönlünüze tam yetişmesi. Rabıta'da da, rabıta'da bir filanın yetişmesinde toprak şart. Ondan sonra suda şart. Buna ait olan gübresi işareti. Çeşitli işte işlemlerden geçen ilaçlaması değil. Şimdi deniyor ya Akdeniz o şey, virüsü mü nedir o mikrop mudur o? Meyvenin içine çok belirsiz bir şekilde geliyor. Akdeniz neyi deniyor umumüne ben? Akdeniz sineği diyor. He? Akdeniz sineği diyor. Akdeniz sineği. Bak bu bize çok büyük birdir. Akdeniz sineği, kardeşimizin dediği gibi. Meyvenin içine giriyor ama nereden nasıl girdiğini bilmiyoruz. Riya böyle bir had ki mikroptur Ucuz benlik kibrit böyle bir mikroptur hiçbir manevi halimizi koymaz bizim Ne yapıyor? Şimdi, havanın böyle dere dönemi, işte yirminin altına doğru düşünmeye başladı zaten belki o kadar olmaz da. O mikrop övüyor.
Biz de, rağritamız da gönüldeki hasetlik mikrobu, heybet mikrobu, şeheviyi, arzu mikrobu, Gerçekten yaparsak kurtuluruz. Çünkü hepimiz şikayetçiyiz bunda. Bir türlü diyoruz, gönlümüzü kötü düşüncelerden kurtaramıyoruz. Diyoruz biz buna. Kurtulmak neye bağlı? Rabıtamızı çok güzel bir şekilde yapacağız. Bu mikrobu öldürecek. Yoksa ölmez, kolay kolay ölmez mi? Ondan sonra, vereceğimiz hediyesi de WhatsApp-ı Celal'i okurken herkes bu hediyeyi veriyor, bir vaizda anlatıyor Allah'ı zikredin diye. Fakat bizim vereceğimiz hediye bakın şu. Büyüklerimizin verdiği hediye olarak. Değil mi? Zikrederken diyor, zikrettiğiniz Mevla ile kalbiniz alakadar olsun. Bu ne büyük bir hediye. Allah derken Celle Celalühü, Zikrettiğimiz Mevla ile de diyor kalben alakayı korur. İstesen bir hal. Bizim hediyeler bu. Öyle yalancı, bilmem, plan. Hiç de bilmem. İşte bilmem. Vermişim de öyle bir şey yok ya.