Değerli dinleyicilerimiz, Usame serimizin ikinci cildine Kuran öğrenmek konusuyla devam ediyoruz. Abdullah b. Amr b. As radiyallahu anhüma'dan şöyle dediği rivayet olunmuştur. Ben Rasulullah 'in Kuran okumayı dört kişiden isteyip alınız buyurduğunu işittim. Abdullah b. Mesud'dan, Ebu Huzeyfe'nin kölesi Salim'den, Übey bin Ka'b'dan, Muaz bin Cebel'den, Abdullah bin Mesud'u önce zikretmiştir. İbn-i Mesud radıyallahu anh İslam'a ilk giren altı kişinin altıncısı olduğu Buhari şerhinde yazılmıştır. Habeş'e ilk hicret edenlerdendir. Bedir'den itibaren bütün gazalarda bulunmuştur. Hicretin yirmi dördüncü yılında Medine'de irtihal etmiştir. Salim bin Makkıp radiyallahu anh da ashabın alimlerinden büyüklerindendir. Salim radiyallahu anh Ebu Huzeyfe'nin ailesinin kölesi iken azad edilmiştir. Hazreti Ömer'le beraber Medine'ye hicret etmiştir.
Mescid-i Kuba'da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin teşrifini intizar etmişlerdir. O zamana kadar Hazreti Ömer Radıyallahu Anh cemaate imamette bulunmuştur. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh şehadetinde eğer Salim sağ olsaydı onu halife yapardım, şuurayı kurmazdım, demiştir. Salim radıyallahu anh Bedir'den itibaren bütün gazalarda bulunmuştur. Nihayet Yemame Harbi'nde Müseylimetü'l-Kezzab ile olan harp de şehit olmuştur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin Salimle beraber bu dört zatın Kuran öğretmelerine tahsis buyurması, Kuran-ı Hakim'in kıraatine ve maanisine derece-i vukufiyetlerinin ziyade olmasındandır. Bu zevat Kuran-ı Kerim'i bizzat Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin femi saadetinden almaya ihtimam etmişlerdir.
Diğer bir hadis-i sahihte Enes bin Malik radıyallahu anh'dan rivayete göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem zamanında Kuran'ı dört zat ezberlemiştir ki dördü de Ensar'dandır. Übey bin Ka'b, Muaz bin Cebel, Ebu Zeyd, Zeyd bin Sabit. Enes bin Malik, Ebu Zeyd kimdir diye soruldu. Amcalarımdan birisidir dedi. Her ne kadar bu hadis-i şerifte Kuran'ı ezberleyen dört kişi olarak zikredilmişse de birçok Ashab-ı Kiram da Kuran'ı ezberlemişlerdi. Bu hadisteki adet kaydı ziyadeyi nefyetmez ve hafızları bu dörde tahsiyesi de istilzam etmez. Nitekim evvelki hadiste Salim ve İbn-i Mesud radiyallahu anhuma olduğu halde bu hadiste zikredilmemiştir. Enes bin Malik radiyallahu anh rivayet eder. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Übey bin Ka'b'a hitaben Allah bana Beyyine suresini muhakkak sana okutmaklığımı emretti, buyurdu.
Bunun üzerine Übey, ya Resulallah, Allah benim adımı da açıktan andı mı, diye sordu. Resulullah evet andı diye tasdik buyurdu. Bunun üzerine Übey bin Ka'b sevincinden avladı. İşte bu hadisi şerif Übey bin Ka'b radiyallahu anh'ın Cenabı Hak Azze ve Celle tarafından nail olduğu, iltifatı Sübhaniyesine hiçbir ashabın iştirak etmediği ali bir menkıbedir. Bu cihetle Hazreti Ömer radiyallahu anh, Übey bin Ka'b'a çok hürmet ederdi ve ondan istifade ederdi ve Seyyidü'l Müslimin yani Müslümanların ulusu derdi. Adı geçen sahabe Hazrecilerden, Neccar oğullarındandır. Hazreti Ömer radiyallahu anh teravih namazını cemaatle kıldırmaya memur etmişlerdir. Bu Beyyine suresini Übeyy'ye okutması şüphesiz ki ona talim içindir. Bu surenin sair ashabtan mümtaz olarak Übey bin Ka'b'ın okumasının sebebi de Übeyy'in Ashab-ı Kurra'dan olup Kuran'ın elfaz ve vücuh-ı kıraatında ziyade ihtimamındandır.
Nitekim hadis-i şerifte ümmetimin Kuran'ı en güzel kıraat edeni Übey b. Ka'b'dır, buyrulmuştur. Bir hadisi şerifte hamili Kuran öldüğü vakitte Allahü Teala hazretleri arza o hafızın etini yeme diye vahiy ve emir buyurur. Arzda ilahi nasıl olur da onun etini yerim, senin kelamın onun cevfinde, dimağında yazılmış nakş olmuştur. Yani ben onun etini çürütmem diye cevap verir. Aişe radiyallahu anha'dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur. Kuran'ı ezberleyerek okuyan hafızın benzeri vahiy getiren melek gibidir. Yani fazilette ikisi beraberdir diye tercüme edilmiştir. Kuran'ı hafız olmayarak okuyan ve bu suretle okumak kendisine zorluk veren kimse için de iki ecir vardır. Biri Kuran'ı okumak ecri, diğeri zorluk zahmet çekmek ecridir. Ebu Mesud Bedri radıyallahu anh'dan rivayete göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır.
Her kim sure-i Bakara'nın sonundan iki ayeti bir gecede okursa, o iki ayet o kimseye yeter. Yani Amenerrasulü'den nihayetine kadar bir kimse bir gecede okursa, onun sevabı o kimse için kifayet eder demektir. Yahut insu cinnin şerrinden mahfuz kalmak için kafidir demektir. Bu ayet-i celilede kemalat-ı insaniyenin esası beyan olunmuştur. Cenab-ı Allah'a meleklere, kitaplara ve Resul-i Kirama iman beyan buyrulmuştur. Resul-i kiramın getirdiği ahkamın cümlesini işittik, itaat ettik manasına fıkra-i celilesiyle ubudiyete işaret buyrulmuştur. Ve ahval-i ahirete müteallik, mağfiret talebine devam lüzumu için de buyurulmuştur. Binaenaleyh biz müminlerin tevbe ve istiğfara devam etmekliğimize işarettir. Hususuyla ikinci ayet-i celile mühim duaları ihtiva etmektedir. Ey bizim Rabbimiz, biz nisyan ve hata ederek kusur eder isek o kusurumuz sebebiyle bizi muahaze etme.
Bizden evvel geçen ümmetlere tahmin ettiğin ağır teklifleri bizim üzerimize de yükletme. Takatimiz olmayan şeyi bize yükleme. Ya Rabbi! Bizim kusurlarımızı affet ve bizim hatalarımızı setreyle. Bize lütuf ve merhamet et. Çünkü sen bizim Mevlamız ve yardımcımızsın. Ya Rabbi bize kavmi kafirin üzerine Nusret ver demektir. Bizden evvel geçen ümmetle Murat Yahudilerdir. Onlara elli vakit namaz farz idi. Necaset bulaşan yerin kesilmesi lazımdı. Dünyadayken kusurlarının cezasını tacilen görmeleri gibi ağır tekalifi ilahiye vardı. Elhamdülillahi teala ümmet-i Muhammed'e pek çok eltaf-ı ilahiye ihsan buyrulmuştur. Binaenaleyh Cenabı Allah'a hamd ve sena ederek dualarımıza devam etmekliğimiz lazımdır. Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh'dan rivayete göre bir kişi öbür kişinin bütün gece tekrarlayarak İhlas suresini okuduğunu işitti. Sabah olunca Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme arz eyledi.
Cevaben buyurdular ki, hayatım yedi kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki bu sureyi okumak yani ihlas-ı şerifi okumak bütün Kuran'ın üçte birine muadildir. Yine diğer bir sahih hadiste ashabım, Kuran'ın üçte birini bir gecede okumak size güçlük verir mi diye sormuştu. Bu teklif Ashaba güç gelerek, ya Resulallah bizim hangimizin buna gücü yeter dediler de bunun üzerine Hazreti Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, İhlas suresi Kuran'ın üçte birisidir buyurdu. İhlas-ı şerifi bin defa okuyan mümin-i kamil, nefsini nar-ı cehennemden kurtarmış olur buyrulmuştur. İhlas-ı şerifin fazileti pek büyüktür. Ramuz hadislerinden diğer bir hadis-i şerifte de her gün İhlas suresini yüz kere okuyan kimsenin Cenabı Hak birçok hatalarını af buyuracağı beyan olunmuştur.
Buhari, Sahih hadisinde de Aişe radiyallahu anha'nın rivayetine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem her gece yatağına geldiği zaman İhlas, Felak, Nas surelerini okuduğunu beyan etmiştir. Kıymetli dinleyicilerimiz, Musahabe serimizin ikinci cildinin bu bölümünü Kuran öğrenmek konusuna dair kısımla nihayete erdirmiş bulunmaktayız. Bir sonraki programımıza Kuran dinlemek konusuyla inşallah devam edeceğiz.