Kuran-ı Kerim ve İmanın Derinliği kaydında Ayet-i celîde, Ayet-i celîye-i celîde, Ayet-i İman suresinde yedinci cem ayeti celile görebildiğimiz kadarıyla bu uzaylı gözlerimizle. İki Deryaların delyası ama biz okuyalım şimdi sana muhteşem kitabı bölündelen odur. Artık Kuran-ı Azimüşşan halkına ne diyebiliriz ki? Kelamullah Zaten bunu devamlı kardeşlerimizin günlük bir programları…
Ayet-i celîde, Ayet-i celîye-i celîde, Ayet-i İman suresinde yedinci cem ayeti celile görebildiğimiz kadarıyla bu uzaylı gözlerimizle. İki Deryaların delyası ama biz okuyalım şimdi sana muhteşem kitabı bölündelen odur. Artık Kuran-ı Azimüşşan halkına ne diyebiliriz ki? Kelamullah Zaten bunu devamlı kardeşlerimizin günlük bir programları var. Orada da yürürlüğe, hep tahtimde ilde ildeyi de intizullah, malumat sahibi de olmuş oluruz. Muhkem bozulmaya yıkılmaya karşı korunmuş sapasağlam ve dayanıklı şey demektir Kuran hiçbir değişikliğe ve bozulmaya uğramayacak şekilde korunmuş ve sağlamlaştırılmış olduğundan bu anlamda bütün ayetleri muhkemdi. Yani Şüphesiz biz. Yine biz. Yine biz indirdik. Kuran azim müşavir indirdik. Şüphesiniz, muaf ediyor. Onun muhafızı, koruyucusuyuz buyuruyor. Şimdi bu ayeti İngiltere'ye bağlı sadece kayıt edebiliyorsunuz.
Hud suresi on bir Hud suresi bir Hac suresi elli iki. Muhammed suresi yirmi. Bilmiyorum, faydamız oldu. Müteşabih, Kuran ayetleri, güzelini doğruluğu söylem biçimi gibi birçok günden birbirlerine benzediğinden bu anlamda da bütün ayetleri müteşabihtir. Bize edecek. Buradaki anlamıyla bizden hem iman hem de o iman doğrultusunda amel isteyen yani konusu iman ve amel olan ayetlere muhkem verir. Zaten biz ayetlerin hepsine iman ediyoruz. İman ediyoruz. Bakın burada çoğu böyle bariz değil. Çok ince bir nüans var. Çok ince, İman ve amel olan ayetleri olacak. Olacak. Şimdi biz namaz ayetine iman ediyor muyuz Elhamdülillah? Hem de amel ediyoruz. Namazı kılıyoruz. Ama sadece iman isteyen, konusu iman olup bizden bir amel istemeyen ayetlerde müteşabih denir. Mesela namaz, Allah yolunda bilmek, içkiler korunma, kumardan korunma. Bu konuları anlatan ayetler muhkem.
Çünkü içki içmeyin buyururken yürürken içkinin yasaklanılmasına biz iman ediyoruz o ayeti. Bir de içmemek suretiyle hukmu kem olmuş oluyor. Şimdi bunun yanında bir de Allah'ımız buyuruyor. Adem'i toprakta yaratması, Mesela o ebrehenin gelip de fil olayı, Musa aleyhisselamın asası, denizin yarılması gibi konuları anlatan ayetlerle müteşabihtir. Şimdi bu müteşabih dediğimiz zaman diğeri zaten iman ediyoruz, aynı zamanda amel ediyoruz. Şimdi bu fil hadisesi, Musa aleyhisselamın asası gibi denizin yarılması, bunlardan ne yaparız biz? İstifade ederiz. Çok da istifade ederiz. Mesela bu fil hadisesinde Kabe'nin yıkılması, Ebrehe'ye işte ben de İngiltere Kabe gibi bir şey yaptıracağım. Neyse üstelükü tabi. Sonra Kabe'yi yıkmak için hareket etti. Geldiğinde Mekke'yi Mükerreme'ye bir kimse görürdü. Bazı rivayetler var. Efendimizin demesi olduğunu da ifade ediliyor. Baktırım iptal.
Böyle gelirken onun gördüğünde etkilendi. Ölünce etkilendi. Dedim ki uzak ana Kabe'yi yıkmasaydı yapamaz. O da yani gerçi, Dedim ki develerim alınmış benim. Develerim alınmış da bunu istemeye geldim. Ben dedi Kabe'yi yıkmak diyeceksin sen dedi. O zaman aklımdayım Efendimiz dedi ki Ben develerinin sahibiyim Kabe'nin sahibi Allah'tır. Abduldan çıkaracağımız çöp dersler vardır. Bunlardan biz ne yaparız? İstifa ederiz. Mesela onun şahsiyetiyetinin güzelliği bir Gayri Müssine dahi kendisi dinlendirecek bir hal var. Mesela biz tarikatte görürüz tasavvuf kitaplarında bir mürid mürşidini severiz Mürşidten müridin sever. Batılı ödeninin dersler çok. Bunu belli etmezler. Olan bunlar belli etmezler ama içinde tahammül edebiliriz.
Kuran-ı Kerim ve İmanın Derinliği kaydında Ayet-i celîde, Ayet-i celîye-i celîde, Ayet-i İman suresinde yedinci cem ayeti celile görebildiğimiz kadarıyla bu uzaylı gözlerimizle. İki Deryaların delyası ama biz okuyalım şimdi sana muhteşem kitabı bölündelen odur. Artık Kuran-ı Azimüşşan halkına ne diyebiliriz ki? Kelamullah Zaten bunu devamlı kardeşlerimizin günlük bir programları…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 13 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Kuran'ın asıl varlık sebebi insan hayatını Allah'ın rızası doğrultusunda düzenleyen muhkem aletlerdir ama bunların uygulanabilmesi için bir teşati ayetlerle kazanacağımız iman desteğine gerçekten ihtiyacı var. Mesela Musa Aleyhisselam'ın asası bunları çıkaracağımız çok derslerim vardır bizim. Nedir mesela? O bir kek Asası. Üç yüz tane sihirbazın ipin Ondan sonra dineğinin, sokasını, nefs ne yapın bir de Firavun'un sarayını ağzını açtı. Demek ki bir şey hak olursa nedir? O hale gelecek.
Şimdi Aleyhisselam Efendimiz şeriatimizi şeye benzetiyor Musa Aleyhisselam'ın asasını o haktır hak olduğu için diğer Kuran ile hayatını düzenleme ve onun dinlendiği gibi yaşama niyeti olmayan kalplerinde eğilirce bulunan kötü niyeti veya bilgisiz insanlar Kuran'ın bildirdiği gerçekler konusunda insanları şüpheye düşürerek fitne çıkarmak ve Allah'ın kitabını keyifleriyle yorumlayıp batıl, ittia ve önyargılarını Kuran'a onaylatmak amacıyla muhkem ayetleri görmezlikten gelirler de kulluk derdinde olmadıkları için anlamlı rahatça çarpıtabileceklerini tükürdükleri, umumi ayetlerin peşine düşerler. Oysa bunların gerçek anlamını ve doğru yorumunu sadece Allah bilir. Celle Celal ve bunun kitabında size de açıkça bildirmiştir.
O halde birkaç anlama gelebilen bu müteşabih müteahhit ayetten da Allah'tan yani onun kitabından ve onları beyan hakkı verilen Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemden öğreniriz. Çok önemli bir şey söylüyoruz şimdi, çok önemli olan. Zihinlerin tam bozulduğu bir zamanda bunu ele almak isterim. Okuyalım şimdi birkaç yüz dilimize. Biz ona tüm kalbimizle iman etmişiz. Muhkem olsun, müteşabih olsun, muhkem neydi? Hem iman ediyor hem de amel etmek mecburiyetindeydi. Müteşabih olan da direkt iman etmiyoruz ama o kin hayatı sesi gibi ne gibi onlardan da çok faydalandığımız. Kuran, ayetlerinin tümü Rabbimiz tarafından gönderilmiştir derler. Para bu hakikate akıl ve sağ günün sahiplerinden başka düşünüp, önünü alma, o temiz yürekli derin anlayışı mühinle şöyle yararlarında, orada ele aldığımız Şimdi ilimde derinleşen kimseler, Bir kere Efendimiz'e sordular.
Bu ilinler dilinde bedenleşen, ilimde Rus sahibidirler. Onlar kimliğinde? Onlar yeminlerine doludurlar. İyileri düzgün, harfleri düzgün, mideleri düzgün, haram yemesi, helal yerinde namuslarını korurlar. Şimdi ilmi ile amel eden kimselerdir. Gerçekten Allah'ımıza imanda, sadaka, tasdik, böyle dediğinde söylendiği gibi, kalbiyle de tasdik eder, kimsede. Her anında, her yaptığı işte Allah'ımızın rızasını isteyenler, kendisinden yüksek olanlara karşı karşı şey yapmayanlar böyle bir cedelleşip ondan sonra ben ondan daha üstünüm derdine düşmemek ve kendinden aşağı olanlara da böyle onları küçük düşürücü, onları ne bileyim, hakir gören bir gözle bakmamalı. Büyünün makamına göz gitmemeli. Kendisinden aşağı yollarında denge bölünmemelidir. Böylelikle yani. El-u minülebille. Bunların dört tane güzel halleri geçiyor.
Birincisi Allah ile kendi arasında muamelelerinde ibadet de taahhütlerinde hep takva gönlünü tercih ediyor. Mesela o fırsat değil de Azime amel ediyor. Bu anlayış kardeşlerimiz bir de ruhsat nedir? Öyle zorluklar karşısında Nezih şeriatimizin tanımış olduğu kolaylık yerine göre olursa, azamet dolu. Mesela siz bir sefere çıkmışsınız, çıkmışsınız. Mesela, bid'at biz ona karşı dedik. Rezil edilecek bir hal olmaz. Ben bu dedi, bu kardeş bize. Rahat olun. Şimdi yola çıkmışız. Biz Hanefi olarak faaliyetleri iki rekat kılarız. Azimetname edeceğiz diye onu dört seker kılmak kermesti. Çünkü o ruhsat da orada bir azimettir zaten. Zühtü beyine diyor ve binlet dünyaya. Dünyaya karşı da böyle tam akar değil. Memnunüne dünyanın muhabbetini koyun. Şimdi nefsinin Allah korusun, fena arzumlarına karşı da cehtir gayret gösteriyor.
Ve o kayanın yanı başında ve o kayanın yanı başında peygamber olan Hızır adında bir kulumuzla karşılaştırılabilir. Biz ona katımızdan ilginç bir lütuf merhamet bahşetmiş ve yine katımdan ona, kainatın bilinmezliklerine ve idari takdire dair her peygamberin sahip olmadığı bazı özel bilgilerine donatmıştır. Şimdi Musa Aleyhisselam malum, Ulu'l Azeri peygamber benzer de yalnız Hızır Aleyhisselam'daki giydiğinde eser, yerine göre Rabbamız böyle bir yüce kudret sahibi ki ona da aynı bir tecelliinde bulunmuş. İnsanda bulunmuş ve ona gönderiyor. Böyle bir bunun yere bir çöl dolaşıyor. En önemlisi bir çöl gibi veya bunu bir yere oturtmuş, oturtmuş. Pehteze, Tahteru, Kadra. O oturduğu diye yeşerirmiş. Ondan dolayı hız edilmiştir. Yani bir hocanın dizinin dibine oturup bir medresede, o ilmi tarif ve nefsi Allah tarafından onların kalbine verilmiştir. Hem bunlardan tamamen kurtuluyor.
Ahiret etmiş, neymiş hiçbir şey Şimdi kalp temiz olunca Allah'ımız o kalbi kendisine yaklaştı. Allah'ım bizi bu dünyaya temiz göndermiştir ve emanetin ve temiz olmak istiyor. Biz temizleneceğiz. Hem. Baalra suresinde hem de Tevbe suresinde Cenabı hak Şimdi biz neyde temiz olacağız? İmanda temizlik nedir? Estağfurullah. İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven otlarındandır ve onlar doğru yolu bulanlardır. Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir? Onlar kulluk edip hiçbir şeyi ortak hoş bulduk. Bu efendimize de soru açıklayacağız inşallah. Şimdi Lokman suresinde Lokman Aleyhisselam'ın evladını diyor ki İbni ne diyorlar? Buyuruyorlar ki Yaratanımız O, Yaşatanımız O, rızık verenimiz O, Her şeyimizi temyizlerimiz O, Ona karşı ortak koşmak elbetteteki bir ürün.
Burada efendimiz şöyle buyuruyor, sizin hakkınızda en çok korktuğun şey bu ayrı bir konuya geçmişiz. O boyut. Onun anladı Kerem'de. Bir de şirk ne demek? Küfür, kökten inkar. Şirk ise Allah'ım zül ihlali O müşrikler diyorlar ki İslamiyet Allah'tır. Hatta Nur Suresi'nde hatırlayabilirse Allah'ımızın bazı zıtlarını da vahiy ediyorlar. Mesela Allah'ımızın halk ettiğini, Ondan sonra rızık fethini böyle sıfatında havlıyor ama niye bunlar müşrik oluyor? Bunların müşrik olmasının sebebi şu olur. İslam'ın. Şimdi kalp ne demektir? Yarat. Allah'ınızı yaratan olarak ifade ediyorlar. Yaratanımız Mevla diyor da zaten bunu söylüyordur. Ama emir hüküm hususunda kabul etti. İşte şimdi bunu Efendimiz aleyhissalatu vesselam Tevbe suresinde nasib edelim ki öncülerin diyelim öncülerini Rab olarak kabul ediyorlar. Adiybi Hadem geldi, Efendimiz bize dedi ki, Onlar bir söz söylese size bir demir bir mesele.
O emir bile Allah'ımızın hükmüne uygun düşmese yine yapar mısınız? Yaparız. O zaman bu şirk. Her şeyde Rabbamızın bütün dillerinin geçerliliğini kabul etmez. Şimdi bir kere biz ne yapacağız? İmanda tertemiz olacağız. İmanda tertemiz olmak, şirk olamaz. Her şeyimizle ona ram olacağız çünkü Esselamü ve lehulü şey ne buyurdu? Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın. Efendimiz buyuruyor. Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey küçük şirk dedi. Ashab dedi ki Allah'ın Resulü küçük şirk nedir? Resul-i Ekremlerini göstermiştir. Dünya diyen buyurdu. Diyor. Kıyamet gününde Allah Teala insanların amellerinin karşılığını geleceği zaman, ya kenara şöyle diyecek, dünyada kendilerine gösterecekseniz kimselere gelir mi? Bakın bakalım, onların katında elhamdülillah mükafat bulabilecek misiniz? Demek ki ibadetimize Dünya gösteriş olmuyor. Kimi üstünlük taslama olmayacak. Beğenin olmayacak.
Ondan sonra bugün kendinizi beğenin olmayacak. Sumaat yaptığınız saate bir başkasına bürünme gibi halde olmayacak. İşte şöyle ifade ettim diyor. Kuran'ın maddi ve manevi temizliğe verdiği önemli gösterdi. Fahrettin bin Abdülaziz hazretleri. Rahmetullah. Buradaki el bilseyler bütün bedenin kastedildiği bedenimizin tertemiz olması, müfessirler ya burada bazıları elbiseler maksaının halk olduğunu da söylemişlerdir. Ahiretteki elbise kelimesinin mecaz olarak kullanıldığı belirtilen Türkçeye amel, kalp, nefis, beden, adil gibi farklı manalar da girmişlerdir. Buradaki temizlik maddi manada alındığında, telbise bir örnek olup genel olarak beden temizliğini keza terör, far ve yüzer veya ortak alanların temizliğinin de bu buyruğun kapsamını bildiğinde kuşku yoktur.
Ayette her türlü lojistikte ben bu repe backtim diye çevirdiğimiz günde de dış temizlikten sonra inanç ve ahlak temizliğini iç arınmayı vurgulamaktadır. Konut olarak bu ayette son derece vezirin vezir üssü de efendimize onun uçağısında Müslümanlara hem maddi hem de manevi temizlik kendini bir ucu, bu ve peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem risalet görevine hazırlayan ayetlerde yer alması, elbette ki çok anlamlıdır. Insanların ellerinde olana öz dikmemek suretiyle ve Hususen indinde dağı, özellikle Allah'ımızın yoluna davette kimseden bir beklenti içerisinde olunmadı. Eğer böyle bir beklentiye girerseniz, o zaman sizin yaptığınız hizmetin hiçbir hayrı kalmaz. Bak, öyle bir beklenti olmadığı gibi Sami Efendi hazretlerine, Haddiesullahu sırra diyorlar ki efendim biz ruhlara bağışlarken sizin ruhaniyetinize de bağışlıyoruz. Benim ihsasım bozulur. Bu.
Biz ancak intihal ettikten sonra yani dünyada bile ruhaniyetine göndermeyi bile kabul etmediği karşılık gibi olur. Böyle hassas olmamız gerekiyor. Arzunuz nedir ya Resulullah? Allah sana marifet elbisesi giydirdi. Sonra muhabbet elbisesi giydirdi. Sonra tevhid elbisesi giydirdi. Her ilişkin onun yanında, Rabbamızın dışında her şeyin onun yanında asitleşir. Devre Rabbamızdır. Rabbamızın değer verdiklerine değer verir. Şimdi bazı şeyler diyeceğim bak, ben dirsek şöyle olurdu, kusura bakma. Ben bir şey değildim ama burada sözler güzel. Bak şunu kaydedelim. Allah'ınızı değer verdiklerine değer veriyor muyuz? Kalbimizde oluyor yani. Yani şuraya geliyorsa bunu beni utanıyorum lazım. Efendilerimizi oturt kurmaya çalışıyoruz. Sizin evladınız efendim bundan gidiyorum. Ben neyi okuyorum? Eğer buyuruyor Cenabı hak'ı severse, onun dışındaki sevgiler gider. Sadece sevdiğini Allah için sever.
Onu bir emir veriyor. Demek mahalullahi alem rüşvet bir şeydir. Allah'ınızı birleyecek olursa tevhidi güzel okuyabilirsek, Evet. Dilimizle okuduğumuz gibi nefr-i ispat nefesi günbeğin altına alarak da güzel bir okuyabilirsek, muhatabeden sonra da yapabilecek olursak, ben o zaman ne olur? Ben bir sürü ilgi şeyle tam manasıyla iman ederiz. İmanımız tahkik olur, tasdik olursa her şeyden emin oluruz. Tamamen İslam'a teslim olursa, İslam'ın emirlerini tamamen can ilminde arkadaşlar, İslam kökünden sökersiniz. Eğer Allah korusun isyanlar yüklenecek olursa özür dileyinecek konuma geliriz.