Kur'an'ın Rehberliğinde Hayatın Terbiyesi ve Ruhun Dirilişi
Kur'an'ın Rehberliğinde Hayatın Terbiyesi ve Ruhun Dirilişi kaydında Bizim hayatımıza hakim olması hayatımızı Allah'ın kitabı ile tespit etmek ona göre tertip etmek mesela bir kadın kırk yıl Kuran-ı Azimüşşan'la konuşuyor nedense Kuran-ı Azimüşşan'la diyorlar ki anne neden Kuran-ı Kerim'e göre konuşuyorsun? Esselam. Kişi bir söz söylemez ki melekler onu kaydetmesin. Bakın eğitici, eğitim yönünü alıyor.…
Kur'an'ın Rehberliğinde Hayatın Terbiyesi ve Ruhun Dirilişi ne anlatıyor?
Kur'an'ın Rehberliğinde Hayatın Terbiyesi ve Ruhun Dirilişi kaydında Bizim hayatımıza hakim olması hayatımızı Allah'ın kitabı ile tespit etmek ona göre tertip etmek mesela bir kadın kırk yıl Kuran-ı Azimüşşan'la konuşuyor nedense Kuran-ı Azimüşşan'la diyorlar ki anne neden Kuran-ı Kerim'e göre konuşuyorsun? Esselam. Kişi bir söz söylemez ki melekler onu kaydetmesin. Bakın eğitici, eğitim yönünü alıyor.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Verilen metnin ana konusunu özetleyen 4-6 kelimelik kısa bir başlık: Efendimizin kitapları ve gayretleri
Bizim hayatımıza hakim olması hayatımızı Allah'ın kitabı ile tespit etmek ona göre tertip etmek mesela bir kadın kırk yıl Kuran-ı Azimüşşan'la konuşuyor nedense Kuran-ı Azimüşşan'la diyorlar ki anne neden Kuran-ı Kerim'e göre konuşuyorsun? Esselam. Kişi bir söz söylemez ki melekler onu kaydetmesin. Bakın eğitici, eğitim yönünü alıyor. Sadece okumakla değil söylediğim her söz melekler tarafından kayda geçiyor kayda geçiyor onun için boş konuşamıyorum Kuran'la konuşuyorum diyor. Bu Konya'nın Ilgın diye bir yeri var Burada Efendimiz Hazretleri sohbet buyuracaklar. Şoförleri daha o gelmeden önce bir kitap okudular. Kendi kendine okuyor. Dört madde halindeydi veya beş maddeydi. Maddeler vardı. Her bir maddeyi okuduktan sonra şöyle diyordu. Bu bende yok. İkinci maddeyi okuyor. Bu da bende yok. Üçüncü, sonra da ağlamaya başladım. Dedi ki bende dedi şu sayılan hususların hiçbiri yok.
İşte bu eğitici yönü bu. Bazen duyuyorum bir kısım yerler anlatılıyor. İşte şöyle geliniyor, şöyle gidiliyor. O değil orada. Önemli olan bizim alacağımız ders ve yetişmemiz önemli. Oradaki ifade ettikleri sözler önemli. Bizi yetiştirici olan o beyanlarını hayatımıza geçirebilmek önemli. Ne kadar geçirebiliyoruz? Kuran-ı Kerim öyle. İnis sebebi Ashabı Güzin için buyurulur ya onlar canlı Kuran'dı. Canlı Kuran'dı demek yaşıyor. Mesela Ashabı Güzin efendilerimiz bir ayet okurlardı. O ayetten diğer bir ayete geçiş ancak yaşamak suretiyle onu yaşarlardı. Mesela gözyaşını Ashabı Güzin tutamıyor. Hadi suresindeki Hadi suresindeki on altıncı ayeti celile onların gözyaşlarını böyle bir ırmak haline getiriyor. Neden öyle oluyordu? Onlar niye ağlıyordu? Es-A'zame.
Sıddıkı Azam gözyaşından duramıyor gözyaşından Sıddiki Azam Radiyallahu Anh Efendimiz gözyaşlarını tutamıyor Kuran Azimüşen iniyor İndikten sonra diyor bir müddet vakit geçtikten sonra onların kalpleri hala ilahi haşyet içerisinde değil diye hep kendilerine mal ediyorlar. Kuran bize indi diyorlar. Kuran bize indi. Biz onu neden yaşayamıyoruz diye. Demek ki eğitilmemiz için. Sonra bakıyoruz Hadis-i Şerifler hep bizim eğitimimiz için. Anlatılmayan hiçbir şey yok. Bir milyonun üzerinde Hadis-i Şerifler var. Hatta Gayrimüslimlerden biri diyor ki bu nasıl bir peygamber diyor. Bunu ifade edildiği için diyorum ellerin ellerin taharette durumuna kadar haber veriliyor. Hadis-i Şerifler bir milyonun üzerinde Hadis-i şerif bizim hayatımızı tanzim ediyor.
Mesela şahıs olarak nasıl yaşamamız gerektiğini Sa'd İbni Hişam'dan söz açınca Radıyallahu Anh, siz diyor Kuran-ı Kerim okumuyor musunuz Aişe-i Sıddıka validemiz Radıyallahu Anh ha? Müminun Suresindeki on ayet söylüyor. Nedir Müminun Suresindeki on ayet? Orada başta mümin olmak, imanda kemale ermek, bunu yaşamak için azmi edeceğiz, neden benim imanım Kemal'de değil deyip sızlanacağız. Ashab bu idi. Evliyaullah budur. Gerçek halis müminler budur. Daha sonra mesela lav boş söz ve boş işlerle meşgul değiller. Boş söz ve boş iş ve devam eder gider. Namuslarını muhafaza ettikleri, iki defa namazda dikkat hususu buyurulurken birincisi zahiren yani beden olarak taatimizi yapmak. İkinci defa namaz, onlar namazlarında devamlıdırlar buyurulurken namazın huzur yönü huşu yönü ifade ediliyor. Bunları yaşamamız için. Hadis-i Şerifler arz ettiğim gibi söylemekle bitmez.
Mesela insanın bakışını Kuran Azimüşşan anlatıyor. Şöyle bakarken onlar haramdan gözlerini yumarlar buyuruyor. Harama bakmazlar. Bu bize Nur suresinde evlenecek olan kimselere evlenecek olan kimselere derler. Ne derler? Aman ha Nur suresini mutlaka okuyun ki aile hayatınız en güzel şekilde geçsin. Ne buyuruyor Cenabı Hak? Gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını korusunlar, gözün bakışını haber verir Cenabı Hak. Kasas suresinde Cenabı Hak kulağın durumunu anlatıyor, bizim kulaklarımızın durumunu anlatıyor. Ve ida semyi'l lau onlar boş söz duydukları zaman e aradduan o bu sözleri duymaktan derhal kendilerini alıkoylar, o sözü duymamaya çalışırlar. Boş sözleri duymazlar, edildiği zaman dinlemezler. Allah'ımız ayağımızın yürüyüşüne haber veriyor Bu trilyonda bir ifade ettiğimiz, her şeyimiz haber veriliyor bu yaşamamız için. Bakın bir öğretim var bir de eğitim var.
Mürşid-i kamilin geliş sebebi de bu Mürşid-i kamillerimizin geliş sebebi budur. Eğitilmemiz için gelmiştir. Diyoruz ki Sami Efendi Hazretleri'mizin eğer bir ihvanımızın evinde eseri yoksa o üstadımız üzülmez mi? Öyle bir sevindi ki Mahmut Sami Ramazanoğlu adıyla eserinin çıkışına nasıl sevindi? Şu piknik paramızın yarısını Sami sultanımızın bütün eserlerine verelim ve kitaplığımızı anında hemen süsletelim. Mürşidimiz o bizim, efendimiz o bizim. Mübarek gözlerini o eserleri hazırlaya hazırlaya kaybetti. Bizim efendimiz genç yaşta iltihal etti sayılır. Vücudunda hiçbir hayır kalmadı, sadece geceleri ağlamasından dolayı. Bu ihvana sözümü tesir ettiremiyorum Allah'ım diye. Bunun için sızladı, şahidiyiz. Ne olur eserlerini bir okuyalım efendilerimizin. Heyecanımı mazur görün. Efendimizin ashabı Güzün kitabı çıktı, çıktı. Bize okuttular. Okuyorum.
Mukaddimesini, müellif Hazretleri diyor gündüz hazırlık yapıyordu. Gecede yazıyordu, uyumuyor. Öyle ki diyor bazen beşer olarak tabii uykuları geliyor. Kalem diyor böyle yer yer çizgileri görülmüştür uykunun galebesinden dolayı, böyle çalışsın da bunu bakın mesajlarla tweet'ler mi olur, neyle olursa olsun, Facebook'lardan olursun demeyin mi diyorum ama bugünün iletişim vasıtalarıyla hep birbirimize duyuralım, anında o kitaplar bizim kütüphanemizde yer işgal etsin okuyalım. Efendimizin, efendimizin sevgili efendimizin sadece sohbetinden bir bölüm aldım. Tabii zaman yok. Şimdi namazda kılınacağı için uzun boylu anlatamam. Bakın Efendimiz öyle bir ifadede bulunuyor ki bizim sevgili Efendimiz, mürşid-i kamilimiz hayran kalmamak mümkün değil. Allah Celle Celalü, bu yaşamamız için sevgili mürşidimiz nasıl uğraşmış, nasıl çalışmış, nasıl gayretler göstermiş bizim Efendimiz.
Ariflerin burada tavrını anlatıyor. Ondan sonra müminlerin halini anlatıyor, Mürşid-i Kamilimiz. Ariflere marifet, velilere sıdk, saffet, rıza ve yakın, ebrara hilm ve refet, müridlere ibadet zevki, müminlere uhuvvet lezzeti in'am etmiştir. Yeter bu, hayatımıza yeter. İitilmemiz için uğraştı sevgili efendimiz bunun için uğraştı. Doktor demiş ki aman ha konuşmayın, iki saat sohbet etmiş, sonra rahatsızlığını kimseye söylemiyor, halinden anlıyorlar. Doktor diyor ki eğer bir başkasında böyle hastalık olsa başını bir şu duvara vurur, bir de bu duvara. Sırf biz sizi demiyorum, kendimi kastediyorum. Şu günahkar gibi acizler, gafiller kurtulsun diye Efendimiz durmuyor gece gündür. Bir aidiyet istiyor. Ne buyuruyor bak Allah Celle Celalühü ariflere marifet, marifet ne demek? Marifet olmayınca, olmayınca taatlerin zevki de olmaz. Marifet Rabbimizi tanımak demek.
Bu derde düşün de birbirilerinizle uğraşmayın buyuruyor. Şununla bununla uğraşmayın, bu derde düşelim. İrfana erdik mi, ermedik mi? Derdimiz bu olsun. Allah, ariflere marifet, marifetullah. Bunu İbrahim bin Ethem Hazretleri, insanlar dünyadan hiçbir şey yemeden içmeden çıkıp gidiyor. Efendim yemez olurlar mı deyince yiyorlar, içiyorlar da marifetullah'tan tattıkları yok. Hiç ondan kapak kaldırmıyorlar diyor. Hep nerede ne yiyeceğiz, ne giyeceğiz, arabamızdı, telefonumuzdu, ev hayatımızda işte daha nasıl lüks olacak bilmem, bunun. Yani bu derde düşen bunu arkadaşlarımız bize de anlatıyorlar, sızlanıyorlar. Diyorlar ki hiç uhrevi tat ve lezzet kalmadı bizde. Hiç sorulan sorulara bakıyoruz. Hiç sorulan soruların cevabı üstadlarımızın kitabında. Hepsi var. Okumamışız. Bir hoca kardeşimiz üzülmüş. Burada bazı sualler sorulunca, efendim diyor niye yoruldum da diyor.
Hep kitaplarda yazılı diyor. Sami Efendimizin eserlerinde var diyor. Üstadımızın sohbet kitaplarını noksanları var diyor. Yani bir çalışma istiyor, bir gayret istiyor. Efendim, ne güzel bak. Ariflere marifet, velilere sıdk. Nasıl bir ifade ki bu çok müstesna bir ifade. Peygamberlikten önceki yani peygamberliğe bir makam kalan husustur Sıdk. Eshab billah. İnnel müttakine fi cennetim ve nehhar Göz aydınlığı mıdır? Nehirler midir? Artık Rabbimizin sonsuz ikramı o müttakilere. Onlar sadakat, sıddıkıyyet koltuğundadır diye buyruluyor. Ne güzel beyan buyurmuş. Saffet, ne demek saffet? Nur, beynin nur. Beyinde hiçbir kötü düşünce yok Allah'ımızın kudretini tefekkürden başka. Sonra rıza ve yakin, rıza ve yakin. Dedemin şiirlerini okusaydık hemen anlardık. Tabii anlarsınız.
Bu orada radiyeten merdiyeyi anlatırken Şeyh Mustafa Efendimiz Rahmetullah Ali buyuruyor ki bu kutup makamının makamıdır diyor. Kutupların erişeceği yerlerdir burada. Yakin, kesin inanç, ebrar'a, Allah'ın yoluna düşmüş kötülüklere veda etmiş kimselere, hilm ve re'fet, yumuşak huyluluk, şefkat, merhamet, müridlere ibadet zevki, Müminlere o kuvvet lezzeti in'am etmiştir. Bak bu bizim yetişmemiz için söylüyor Efendimiz bunu. Okuyun geçin demiyor aman ha yetişin dikkat edin söylemiş olduğumuz esaslar sizin yetişmeniz için diyor. Evet otururuz, kalkarız ama gerçekten konuşulacak hiçbir şey yok. Hiç uzatmamak lazım. Dinmesi gereken Kuran azimüşşan'ı okuyalım. Hadis-i Şerifler üstadımızın beyan buyurduğu fıkıh ile hadis öğren nefsini yıkmaya davran mürşide binde bir vuran sakal altı sualdir bu buyuruyor. Fıkıh ile hadis temel esas odur. Bir fıkhın tabirini bilsek tasavvuftur.
İslam hukukunun tarifi tasavvuftur, tarikatı aliyedir. Marifetün nefsi mala ve ma aleyha, kişinin kendisine faydalı olanı ve zararlı olanı bilmesidir. Faydalı olan nedir? Bizim acziyetimizi bilip Rabbimize boyun bükmemizdir. Onun da azameti kibriyasını idrak edebilme güzelliği özelliği vasfıdır. Ondan sonra ne gelir? Dünyanın geçiciliği. Ahiretin ebedi oluşu. Bura ne ki bura? Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem keşke Hadis-i Şerif'i yazsam da söyleseydim. Cami-i Sakir'de geçen Hadis-i Şerif, dünya insanın yiyip de boşalttığıdır buyuruyor. İki cihan güneşi buyuruyor bunu Salli Allahu Teala-ı Teala-ı Teala-ı Kerim'de. O sarhoş gibi sarılılan dünya bu. Allah'ımız onu yolunda in'am için ikram için ihsan için vermiştir. Ne ki? Mesela bir yaz gününde eti bir gün dışarı bıraksak sütü bıraksak kokmaya başlıyor. Dünya budur. Şu beden de öyle. Bedenimizi besleyen nimetler nedir bizim?
Yiyecekler, içecekler. Onlar daimi midir? Hayır. Bak bu dipfrizlerde bilmem filanlarda saklanıyor ama o da artık bitiyor. İnsanın bedeni de öyle, insanın bedeni de öyle ama ruhumuzun gıdası nedir? Bizim için asıl emel arzu istekte bulunacağımız nedir? Ebedi olan bizi ebedi alemde mesut kılacak olan taatlerdir ve bunun ve bunun bize en üstünü yedirmek istiyorlar. İnsan da bir mükemmeliyete erme arzu ve duygusu vardır. İnsanda mevcut bu. Ona doğru yürümemiz için Allah'ımız bunu, insanın bu arzusunu elbette biliyor. Onun için yüksek hedefler koyuyor. Mesela nedir? Örnek alacağız biz, kimi örnek alacaksın? Esselamler lagat kana lekum fi rasülillahi usvetun hasene, bütün tecelliyata, bütün Esma'nın, bütün efali ilahiyenin ve sıfatlarının tecellisinin tamına erişen efendimiz Aleyhissalatü Vesselam örnek. Bak bize ne güzel bir yol gösteriyor.
Kuran, bütün kitaplar ve sahifelerin içerisinde olduğu sırrının çözülemediği, bir kelimesine denizin en son damlasına kadar mana verilebilecek olan öyle bir sır ki deizme en güzel cevaptır. Artık hayat tarzımız olan Kuran-ı Azimüşşan bize her şeyi belirtiyor, ona uyun buyuruyor Cenabı Hak, uyun. Kuran'a azimüşşan'a uyun. Semiana ve atana deyin de Semiana ve asayna demeyin. İşittik ve isyan ettik diyen zalimlerin de kurtuluşu için hidayette bulunur. Vermiş Cenabı Hak. Ne istiyorsak en güzelini Cenabı Hak ihsan etmiş. İbadet ve saatte ne istiyoruz biz? Aman ha ibadetimiz kıymetli olsun. İnsan kömüre meyletmez ki. Bir demir parçasına da deyin, bir ne diyelim bir sobanın ne bileyim bir parçasına da deyin, bir tenekeye de deyin, gözünü gümüşe dayar, altuna dayar yakuta ve zümrüte.
İbadet ve taatimizin yakut ve zümrüt gibi değerli olması için tarikatı aliye de I iticilik yönüne dikkat edeceğiz bakın. Bunları öğreneceğiz ama biz bunu ne kadar tatbik edebiliyoruz diyeceğiz. Burada Hacı Hasan efendimizin, bir hatmi için toplandık, şunu düşündüm. O ölmedi dedim kendi kendime, biz öldük, o ölmedi. Diğer bir ayet-i celleye geçtim. Siz akıl erdiremezsiniz buyuruyor. Onlar aynen hayattaki gibi vazifelerini yapıyor. Konuş gitmiş değildir bunlar. Kılıcın kınından sıyrıldığı gibi ölen biziz, biz öldük. Kalbimizde aşk, şevk, muhabbet Allah deyip yanmak, Resulullah'ın muhabbetiyle dönmek asıl gerekli olan bu bize. Bizim dirilmemiz nedir? Allah'ımızın kitabına uyup onu ne kadar tatbik edebilirsek Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz buyuruyorlar, iki cihan güneşi, Kuran'da hangi ayete, kaç ayete muvafık yaşantınız varsa Allah yanında kıymetiniz odur buyuruyor.
Bak mürşidimiz dedik, bir fıkhın tarifi, fıkıh ile hadis öğren, nefsini yıkmaya davran mürşide binde bir uğran, sakal altı sualdir bu. Ne güzel söylemiş. Bu Sami Efendi Hazretleri ne okunuyor? Aman ha ihvanımız bunun üzerinde dikkatli olsun buyuruyor. Oraya bazı girdirmeler yapmışlar, yanlış yapmışlar. Efendimizin asıl olan şeyini burada bir kimse için yazmış olduğu bir söz var. Ya buraya girdirilmez o. Ayrı efendimizin birçok kısa bir zamanda yazdığı bir husustur. Tam net olarak verilmemiş, ne kadar uğraşılsa bile eksikler kalıyor fakat bize yol gösteriyor. Fıkıh neymiş? Marifetün nefsim malaha ve maaleyha. Bize faydalı olanı alıp zararlı olanı atmak. Faydalı olan hep onlara haber verir zaten Cenabı Hak. Bize fayda verecek esasları Kuran'ı Azimüşen altı bin altı yüz altmış altı ayat-ı ilahiye ile bildiriyor. Bir değil beş değil. Neyi anlatsak, neyi söylesek?
Mesela şu günümüzdeki olan son hadiseler hepsini Kuran azimüşşan yazıyor. Ne yazıyor, ne bildiriyor? Esselamle her zaman okuduğumuz Fatiha suresindeki yolunda kılma. Daha birçok hususlar var, düşmanlar var. Onlar niye sayılmıyor? Bunların hepsinin asıl kaynağı yahut ve Nasrani olduğu için Cenabı hak öyle buyuruyor. Bunların başının altından çıkıyor onlar. Kuran'ı Azimüşşan her şeyi ihata eder. Bu bizim gönlümüzdeki nura göredir. Şimdi zaman olmuş ne olmuş? Böyle bir mum ışığında da hayat geçirilmiş. Bir idare denir onda da geçirilmiş. Bir gaz lambası denir onda da geçirilmiş. Şu ışıkta da lambalarda da cereyanlı cereyan. Ondan sonra ne diyelim? Yıldızdır, aydır, güneştir. Bizim gönlümüzde Allah'ın nuru güneş gibi parlayacak olursa o zaman biz derinlemesine anlarız. Çünkü Cenabı Hak Kuran-ı Kerim'i tedebbürle okuyun buyuruyor Kuran Azimüşşan. Manasına ve esrarına ererek buyuruyor.
İşte bu eğiticilik yönüne dikkat edeceğiz. Acaba biz okuduğumuz Kuran'ın neresindeyiz? Hadis-i şeriflerde hangi noktadayız? Efendimizin mübarek sözlerinde, ulema ve evliyanın beyanında neredeyiz diye bunu devamlı kafamıza atacağız. Gönlümüze atacağız. Buna erişmek için çaba göstereceğiz. Şimdi adamın işi çok, gücü çok, başını kaşıyacak durumu yok. Sen onu yolda tutmuşsun, yahu bana biraz şöyle bir latife anlat sen, işte başımdan geçen şey haydi Bedir, haydi benim işim gücüm çok, benim yetiştirmem lazım işlerimi. Şu dünya hayatı Nebi Ekrem Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin mübarek ifadesiyle ifadesiyle denize insanın elini soktuğu zaman elinin aldığı dünya geriye kalan ahirettir buyuruyor. Efendimiz asıl hayat ahiret hayatıdır diye Kuba mescidin yapımında o kerpiçleri taşırken söylüyordu Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Asıl gözümüzü o hayata dikeceğiz. Dünya işimiz, hepsini güzel yapacağız.
Dünyada da güzellik ahirette de, dünyevi işlerimizi de Allah'ımızın emri doğrultusunda götüreceğiz. Yoksa seni dünyadan kesip evin köşesine oturtturmaz. Eğer öyle olacak olsaydı Cuma namazını kıldıktan sonra camide kalmayın, Allah'ın fazıl ve ihsanını elde etmek için rızkınızın helal yoldan temini için çalışın buyuruyor Cenabı Hak. Bu da ibadet ve taat. Bu bitmez, öyle bir yerden biiznillahi Teala başladık ki üstadımızın ha bu şiirlerinden okuyayım dedim, yetiştirici, sohbetleri, inanın arayacağımız bir şey yok, yeniden o kitapları ele alalım, dikkatli bir şekilde okuyalım, böyle üç gün beş gün bu sözün tesiriyle devam eden kimse olmayalım, her zaman devamlı olalım. Allah'ımızın lütfettiği şu güneş bize bir muvakkat için değil, bir vakit için gelmiyor. Büyük bir ders var bize. Ayda, yıldız da belli bir zaman için doğup ondan sonra sönmüyor.
Şu aldığımız verdiğimiz nefes, ondan sonra şu akan sular, şu hava belli bir zaman içindeyim, her zaman Cenabı Hak devam Bu Kalem suresindeki ayetleri içine alır, nimetin de daimdir, Tin suresinde orada bulacağız, nimeti Cenabı hakk'ın devamlıdır. Bizim ibadet ve taatimizin de bir an böyle birine devam et, ondan sonra gevşeme olmayacak her zaman, istikamet üzere. Aynen Sıddık Azam Radıyallahu Anh'ın diyor ki, buyuruyor ki yakinim artmaz. Yani ben inanmışım diyor. Ölüm gelse ne yaparsın ya Sıddık? Aynı hal üzere dururum çünkü her zaman hazır. Her zaman dikkatli olacağız. Bakın vatanımızın muhafaza suçu ne oluyor? Askerler hep nöbette duruyorlar. Bir an gaflet edilecek olsa düşman içeri girecek. Eğer Allah'ın zikrinden gafil olacak olursak şeytan hücum ediyor. Yoksa üzülerek Rabbimizin zikriyle olduğumuz zaman uzaklaşır gidiyor.
Hatmi şeriflerden hasıl olan sevabı bizde dirilmemiz için onlar diridirler. Bizim de kalben ve ruhen dirilmemiz için. Asıl ölüm kalbin ölümüdür, bedenin ölümü değil. Yunus Emre tenler ölür, canlar ölesi değildir der. Aşıklar ölmez. Aşık öldü diye sala verirler. Ölen hayvan imiş aşıklar ölmez. Şu ölü kalbimizin de dirilmesi için, Allah'ımıza yakınlığı kesbetmek için, muharrep kullardan olmak için okunan Hatamati şerif eden hasıl olan sevabı evvela bizzat Hacei Kainat. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin aziz pak latif ruhu Muhammedilerine ehline ashabına peygamberanizan ve ehline ashabına tabiin ve tebei tabiinin eimmei müçtehidin Rıdvanullahi teala alim ecmain hazıratının eruhahına, bütün geçmişlerimizin ruhlarına, asıl hatmi şerifi okumamızın sebebi olan üstazı alimizin şefaatine ermemiz için El Fatiha.