Kur'an'ın Manevi Gücü ve Allah'ın Merhameti kaydında Eşkaha dersime başlamıyorum. Hazıratı Yusuf Aleyhissalatü Vesselam. Allah şefaatine nail etsin inşallah. Zeliha'nın iftirasına uğrayarak zindana atılmıştır. Zindanda on iki sene bekledi. Allah'ın peygamberi zindanda on iki sene bekledi. Züleyha öcünü alamamış daha ne hakaret etmek istiyorsa bir bağlama bir deste kazma sapı götürmüş…
Kur'an'ın Manevi Gücü ve Allah'ın Merhameti ne anlatıyor?
Kur'an'ın Manevi Gücü ve Allah'ın Merhameti kaydında Eşkaha dersime başlamıyorum. Hazıratı Yusuf Aleyhissalatü Vesselam. Allah şefaatine nail etsin inşallah. Zeliha'nın iftirasına uğrayarak zindana atılmıştır. Zindanda on iki sene bekledi. Allah'ın peygamberi zindanda on iki sene bekledi. Züleyha öcünü alamamış daha ne hakaret etmek istiyorsa bir bağlama bir deste kazma sapı götürmüş…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Eşkaha dersime başlamıyorum. Hazıratı Yusuf Aleyhissalatü Vesselam. Allah şefaatine nail etsin inşallah. Zeliha'nın iftirasına uğrayarak zindana atılmıştır. Zindanda on iki sene bekledi. Allah'ın peygamberi zindanda on iki sene bekledi. Züleyha öcünü alamamış daha ne hakaret etmek istiyorsa bir bağlama bir deste kazma sapı götürmüş Yanındaki hizmetçilerle zindanın kapısının lık cır cırır dökülmüş. Yusuf aleyhisselam o ne demiş. Zindancıbaşı demiş ki on tane kazma sapı kılana kadar derin ve evkem geçsin diyorlar. Yusuf aleyhisselam mübarek gözlerinden sim sim ağlamaya başlamış. Değil on tane bir tanesi de kıvrılmaz. Ben son hayatımı yaşıyorum deseniz ne? Beni öldürecek öyleyse diye ağlamaya başlayınca. Yusuf aleyhisselam zindana girince, zindana löküs takılmış gibi ziya vermiş böyle. Zindanın içi löküs takılmış gibi, bunun gibi zuyalı, zindanlık geçmiş.
Arkadaşları da beraber ağlamaya başlayınca zindan başı demiş ki ben onun kolayını bulurum, ayağın altına yastık bağlarım. Ben yastığa vurdum mu sen Allah diye bağırdım. O ben seni giyiyorum zanneder, öfkesini alırdık girmiş. Şimdi Yusuf Aleyhisselam'ı yatırmışlar, ayağının altına da yastık bağlamışlar. Zından başında çok sevdiği için, yüklenince vay Allah. Zeliha diyor ki affettim, vurmam. Nereye? Sen getirdin vur değil mi şimdi böyle talaşlanıyorsun? Niye vurmam diyorsun. Yusuf'un sesine aşığım da ağzıma vurma, ağzıma sapı vurma cihetiyle ya ağlasın ya bağırsın da sesini duyayım diye ediyordum. Sesine de dayanamadım affettim ben ona aşığım diyor. Züleyha'nın Yusuf'a merhametından şu kullarına daha çok merhamet ediyor bugün. Kadir gecesi olduğu için günahlarımıza tevbe inerken, istiğfar okurken Allah dediğimiz zaman affolunmadı bir fert kalmayacak inşallah.
Bunu müjdeleye yiyorum ve derdimi başlıyorum. Buna benzer çok müjde var. Tabii sağ tabi de gecesi, müjde gecesi bugün. Onun için şöyle başlıyorum. Sal ayeti celileden mukaddem. Fahri kainat efendimizin üzerine Salavatı Şerife getirmenin hazzayili hakkında bir hadisi şerif nakli beyan edelim, badirlaha dualar edelim, ola ki Rabbimiz Teala ve tekatta sadratları şu mübarek gecede gittiğimiz dualarımızı dergahı izzetinde ahseni kabul ile can kulağıyla dinliyor cemaatimi biliyorum. Allah kimlesinden cümlemizden razı olsun. Şu gecede Rabbimizin rızası böyle hızlı yağan yağmurları gibi akıyor elhamdülillah. Allah rızasına kavuştursun. Ebi Hüreyre Hazzratlarından Resulullah efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor. Hasan söylemiyor, Resulullah söylüyor şimdi. Aradan onu çıkar, peygamberin kelamını dinliyoruz. Ey ümmeti ashabım hepimize birden. Ey ümmeti ashabım. Buyur ya Resulallah.
Yarın yevm-i kıyamette arşın gölgesi altında, Arş-ı Azam'ın gölgesinin altında herkes güneş bir mızrak boyu inmiş, böyle millet birbirine giymiş. Şu ısıyacak ne değil bunlar? Yani güneş bir mızrak boyu inmiş diyorum bak. İnmiş. Beyinler zokur zokur kaynadığı gün. Benim ile elleşmek elimden öpmek, benim ile elleşmek isteyen arşın gölgesinde gölgelenmek isteyen hep istiyoruz elhamdülillah Allah'ınızı bize nasip etsin inşallah. Arşın gölgesinde gölgelenmek isteyen, benimle elleşmek isteyen, elimden öpmek isteyen Peygamberimiz, benim elimi öpmek isteyen hangınız istemiyor? A rüyada olsun bir elini öpebilsem. Rüyada olsun bir elini öpebilsem. Bana her gün yüz defa Salavatı Şerife göndersin böyle istiyorsa. Arş-ı Azam'ın gölgesinde gölgelenmek istiyorsa. Benim gelip elimi öpmek istiyorsa günde yüz Salavatı Şerife getirsin bana.
Diğer bir hadisi şerifte de ya Ebaüleyde, ey ümmet-i ashabım şefaatime en evvel nail olacak kimse bana daha çok Salavatı Şerife gönderenlerdir. Zebanlar elleri bağlayıp, ayakları bağlayıp yüzünüz cehenneme götüreceği zaman Muhammed Aleyhisselam yetişip bırak elini, ayağını bırak. Bu benim ümmetin günahı var onun için götürüyorsun ama Salavatı Şerife de var. Ben buna şefaat ediyorum. Ya Rabbi Muhammed aleyhisselam bu cehennemlik olan kimseyi elimizden alıyor. Habibime bağışladım bırak. O benim dostum olduğunu indiremem. Böyle peygamberimiz var. Bir o değil gemi peygambere, yani nizam. Bir o delil yirmi dört bin sahabe şefaat etmeye çıkacak. Bir o delil. İlmiyle amel eden bütün ulema, araya çıkacak göndermeyeceğiz cehenneme. Sevabımın bir kısmını veriyorum Ya Rabbi. Yetmiyor, bir kısmını daha veriyorum, yetmiyor.
Yunan sevabımı veriyorum, kardeşim kurtulsun da ben cehenneme gidersem gireyim diyor. Allah hacı Bunlar da kitabımızda dolu yazdı ya, bunlara güvenip de yatıp aşağıya gitmem diye, ilki sıkıştırıp sıkıştırıp ağız verdik, şimdi de ağzımızın tümü açıldı elhamdülillah. Şimdi elim başıma demişken Kuran-ı Kerim'i de size duyuruyor. Yani Allah'ımızın Leyle-i Kadir'de buyurduğu ayet-i celileyim. Buyur hocam. Estağfurullah bismillah. Sen buyur bir aşkla. İçinde şu küçük bebekler ile böyle çığlan şahadeti Rabbimiz duysun da bizi cehenneme soksun, net ki ne anlam ben bunu. İbrahimi bin Ete mazatları bu kadar bir cemaat aldı. Hepiniz bana bir şey için rica etseniz ne ederim? Kabul ederim ya İbrahim. Ben padişah sana kabul ederim de Allah padişahlar padişahıyana bizi affeder mi etmez mi diyor. Affeder biliyorum affedeceğimi. Elhamdülillah, ey Ya Rab. Sen yine. Dediğimiz gibi ya Rab. Amin. Amin. Amin.
Amin. Amin. Amin. Mevlamdı dinliyoruz şimdi, bunun kelamını dinliyoruz. Arada bir bahtıdayız. Muhakkak biz azim-i müzisyen, Kuran-ı Aliyi bir gecede indirdik. Ali olan bu Kuran-ı Kerim'i bu gecede indirdiğimizden bu gece çok şereflidir. Bin aydan hayırlı oluşu Kuran-ı Kerim yerinde nazil olduğundan, bu Kuran bildiğin gibi kerih Kanaatimiz olsun, kanaatimiz olsun bir arkadaş geldi. Sıddıysa ağzıma dedi ki kırk bin ahça borcum var ya Sıddı dedi. Dedi ki, yarısını verdiğim Elham'ı yarısına kadar oku dedi. Elhamcı Besmele'yi çekti. Yarısından Sumru'yı da oku dedi. Yirmi bin dahadir. Teşekkür ederim dedi. Allah razı olsun ya, sık sık biri. Zengininiz dedi adam, tüccarıdır. E ermine'yi iletme iki harfine de mukabil gelmez. Bir harfine gidip taht dağı kadar altın versen yine geç gelmez. Kuran-ı Kerim bu denir. Yani Kuran-ı Kerim.
Kardeşim bunu dinlemeyi dinlemeyi Kuran'ı şöyle koyduk ya, Kuran'sız ev haraptır, ahidir. Orada illa Kuran okunacak. Yavrular Kuran okuyacak evde, o zaman cinnetlenecek ev. Melekler de olacak o eve inşallah. Bahadır bir devam edeceğiz. Yani cehalet karanlıklarından insanı kurtaracak yollarını bildiren Kuran'ı Allah'ım kendi buyuruyor. Yani dünya zindandı, zundandı, zundan. Güneş yok muydu hocam? Ay yok muydu? Ay güneş vardı, lambalarda vardı ama cehalet karanlığı vardı. Cehalet karanlığından insanlar kendi kız çocuğuna diri bir toprağa dönüp gömüp yetiyordu. Yekyakın Keleb'i iman etti, ağlıyor. Neye ağlayayım dedi iman ettiğinde Yunus'a pişman mı oldun? Şu elim ile altmış tane hızımı kestim dedi şu ellerim ile. Elimin kapısında görünür de ben utanırım Yihyanın hızı filanın evindeki gelin deliler de ondan haya ediyorum dedi. Daha iman gelmedi mi, İslam gelmedi mi?
Bunun için, bunun günahı için ağlıyor deyince Cebrail der halkı. Ne ağlıyor dedi Yahya. Sen biliyorsun Ya Rabbi. Cibril-i Nur diyor ki cehalet devrinde yaptıkları günahların umumu akt olun. Umumi akt olun. Demek yahya altmış sene lüzünü kesmekle affolunursak şu gecede günahlı kimse kalacağını zannediyor mu? Ama tövbe etmek lazım, tövbe olsun Ya Rabbi. Şimdi bazı zaman orada tövbe edeceğiz. Hatme havacıken yapacağız. Allah diyeceğiz. Oynayacak kar gibi ezeceğiz inşallah. Niye dedim tatlı, güldürsem bu kadar böyle cemaat mısın ben? E acının sonuna tatlı olur inşallah. Resullerin en mükerrlemi. Ey Ekrem arrusül ne şeyi bildirdi sana leyla-i Kadir Hanz-ı şeydir? Neden bildin? Ben bildirmeseniz için bilebilirdin? İyi dinle. Yani leylayı Kadir'in adamasını, o gece olan hayret ve hasenatının derecesini sana hangi şeyi bildirdi? Bu kadar derecesi yüksek. Ne kadar yüksek hocam?
Ne kadar yüksek birini ben insan edemem. Kadir gecesi bütün ömürdeki evine günahı su gibi eriyecek. Öyle mi gece bu gece? Onun için millet sıcakça birbirine yaslan, yüz şekilde koruyor. Akşam namazını kıldı. Tövbe estağfurullah. Akşam yemeğini yedi. Yemeden evleri çocuklar caminin kapısına bak. Hın hın hın kadınlar erkekler giriyor. Ne oldu yahu bunlara dedim. Bu gece affolunman için toplanıyorlar dedim onlar. İnşallah yok yerine akşamdan beri geber bir insan. Tabii affolunmaz inşallah. Dinliyoruz. Leyda-yı Kadir bin aydan mı kayıldı? Bin aydan hayırlı. Bin ayınızı senemizde hissedersen seksen iki seneden hayırlı. Bir de bu gece insanın yaşı da zaten tek sene varamayacağı için bütün cemünün günahını attıracağı belli oluyor ki seksen iki sene tutar. Rekabet ettin mi böyle kaleme aldı mı din ay? Kabuk bak, elhamdülillah.
Yani Kuran nazil olan gece kendisinde leyleyi faciri bulunmayan bir aydan hayırlı diyen anla. Ben sırf dört senin ağzından çıkar sana inanıyorum Allah kelamı olduğu için. Ben de sana inanıyorum. Sen de inanmıyor musun? İnancımız bizi kurtarıyor tabii. İnanmayacak olsak cayır cayır yanarız. Kafirler inanmadığı için kafir oldu. Bu Müslümanlar inandığı için buraya doldu. Bu besbelli bir şey. İnananları ben diyor affederim diyor elhamdülillah. Daha Melekler, semadaki melekler, iyi dinle, semadaki melekler, semadaki melekler, leyleyi kadir melekler ve Cibril-i Emin, şimdi Cibril-i Emin'le beraber meleklerle her bir emir için Rablarının izniyle o gecede nazil olurlar, müminlerin arasına girerler. Sen yalınız oturmuyor şimdi meleklerle oturuyor. Bir tane melek bir adamın dizinin dibine sığar nurdan olduğu için.
Şu ziyanın bir tanesi yansa birbirine sıkıntı vermediği gibi sizin gel ki yüz bir üstüne melekler koru şimdi burada. Hem Cibril-i Emin de içinde. Bütün dünyayı geziyorlar camileri. Geliyorlar, dil veriyorlar. Niye ediyorlar Allah'ın kulları diye. Şöyle okuyorum. Demek kocam Cibril-i Emin diye iner öyle mi? Ey Allah iner diyor. Allah iner diyor. Yoktan muaf Cibril-i Emin diyor tefsirler. O da yine. Yani leyle-i Kadir öyle bir mübarek gecedir ki o gecede semadan yeryüzüne müminleri ziyaret etmek için ey Allah'ın bunları. Ben sizin tüm azanızı hep cehenneme gidenini zannediyordum, ziyaretimize geldin. Kadriniz mübarek olsun diyor Cibril-i Emin, melekler de amin diyorlar şimdi hep böyle etrafımızda duyurmuyor dersleri. Yalnız Adana'da vaaz verirken bir cephe kumandanı eski zamanda bana şöyle madalyalarını gösterdi. Vallahi hoca Cibril'in ve meleklerin sesini ben duyuyordum diyor.
Öyle Allah kulağı açık kullar da halk ediyor. Ve istiğfar ederek gitmek üzere Cibril-i Emin ile beraber melekler dünya ve ahirete müteallim her emir için Rab'larının izniyle inerler. Baktı ki affolunmayacak, için baş gibi olanlar var içinde. Yine ben günah hilerim diyen var. Ramazan'da kılarım ama sonra kılmam diyen var. Onları kurtarmak için istiğfara başladılar Cebrail aleyhisselam ve melekler estağfurullah. Ya Rabbi şu müminehamtır estağfurullah. Melekler de yardıma geldi şimdi. Cibril-i Emin de yardıma geldi. Ve ehli imanı ziyaret ve yeryüzünü ve abitlerin ibadetlerini seyri temaşa ederler. Yani ehli imanı ziyaret ederler ve ibadetlerini seyrederler. Teravih kılıyorlar, akşam namazı kılıyorlar, yatsı namazı kılıyorlar, vaaz dinliyorlar. Şimdi tesbih namazı kılacaklar, kadir namazı kılacaklar, Allah diyecekler, zikredecekler, melekler bunu size yetmeye gelirmiş, indirimlermiş onlara.
Allah'ın kullarına din denir. Biz bunları halletme ya Rabbi onlar an döker diyorlardı onlar Kuran-ı Kerim'de. Onlar ne yerlerde an döker? Allah da bu gençleri neyi gösteriyormuş bakın. Camiye dolan genç ihtiyara bakın. Onlarla Allah azametinin kudretini gösteriyormuş meleklere. Onlar da inveriyorlar, geliyorlar. Ya Rabbi diyorlar semadaki meleklerin yükünden bunların estağfirullah deyip yine melekler daha farklı duyuluyor bize diyorlar. Yahu bizimle bir pazarlık edelim de ben şöyle bir ara verdim mi çıkanlar çıksın diyeyim. Çıksınlar. Lazım. Yok böyle lüzumsuz yere çıkarsanız kalbim sol oradan altında dursun. Biz decik bizim memlekette bu. Yani kaka kaka gider, gelir gelir, vallahi çocuk hiç olur mu? Yani böyle disiplinsiz bir şey sevilmez, yazık olur. Yani şurada azıcık bir emeğimiz var. Bütün ömrümüzün günahını affettirmeye çalışıyoruz. Allah'ım laf versin diye.
Tapır tapır tapır, bir o zaman da ne be? Sabaha kadar kapılarını kapatmadım. Aman aman sabaha kadar kapısını camilerin hiçbir yerde kapatılmaz. Şimdi bir türlü verse de geçsek bizim memleketin adeti. Yani sinir ve emoji olmayacak tabii çocuk çocuk gibi gelen. Onlar da lüzumsuz ana baba terbiyesini vermemiş çocuklar. Kalkılır mı şimdi kakılmaz mı bilmez ki. Anlamıyor, bazı da tiraki oluyor bakıyor, onun için böyle bizi perişan ediyorlar. Açın bunu hacılar. Kelimesi ile dinlemize hüsnü hatimeler tevfik etti Ya Rabbi. Daha hocam Selamettir o gece. Gün doğuncaya kadar selamet geçer bu gece. Eğer Kadir gecesi ise bu gece akşamdan bu tarz da güneşte olana kadar selamet gider. Bismillahirrahmanirrahimi teala. Allah buyuruyor. Yani leyleği kadiri müminler için hayır ve selamettir ki o gece de şerr olmaz. Bu selamet sabahın uğruna kadar devam eder. Sabah olana kadar devam eder.
Böyle kitabımı yumüyorum. Elime bir kağıt daha alıyorum sizi memnun inebilir miyim diye yemeğin çeşnisine hani değişiyorum. Karnımız bir şeyden doyar diye korkuyorum. Sizden de Allah razı olsun. Hatırlayın biraz dene. Kelimesi ile cümlemize husn-ı hatimeler tevfik etti ya Rabbi. Harikedir celal-ı İslam'dır. Biz Kuran-ı Azib-i Zişan'ı kadir gelirinde imza ettik. Kuran-ı Kerim'i hoca bize bir anlat ne olursunuz. Bir Kuran-ı Kerim'in kalbini bilemiyor, çocuklarımız duman okuyor, çocuklarımız papaz okuyor, mecmua okuyor, çeşitli şeyler. Bunları okuyacağına Kuran-ı Kerim okusun, bunun kıymetini duyur da peki. Ashab-ı Çok şerefli. Okuyanın mahşerda elinden tutup da şefaat edip cennete götüren Kuran bu Kuran'dır. Ya levh-u mahfuz da yazılı. Levh-u mahfuz da yazılı. Yani yalnız bu Kuranlarda değil.
Dediler ki Osman-ı Zinnureyn Efendimiz Kuran'ı cemilerken nereyi tebberi yukarıya yazdığında kulyü aşağı yazdın? Yani tebbet Ebu Leheb'in helak olması için nazil oldu. Kul hüvallahü ehad Allah'ın birliğini tastığı için oldu. Neden kulhu aşağıya yazdın da tekledi yukarıya yazdın? Şeref yönünden ihlas çok büyük. Bütün Kuran'ı değer müjdeleyim de hafızlığı olmayan kadın ve erkek bir defa ahura, ihlası, şerife okursa besmeleyle Kuran'ın üçte birini okumuş gibi. İki defa okursa Kuran'ın üçte ikisini okumuş gibi. Üç defa okursa Kuran'ı hatmetmiş gibi sevap yapıldı. Bu ihlası şeriften, yalnız ihlası şeriften. Hesapiyetten ne olduğunu. Kızımı Kuran'ı kin kes hatmelerse ona verdim dedi Peygamberimiz. Gittiler herkes Kuran'a başladılar. Hazreti Ali efendimiz geliverdi. Kuran'ı hatmettim. Nasıl hatmettin ya hani dedi. Üç kulhu okudum dedi. Hatmetmişsin kızımı sana verdim dedi.
Kuran böyle hatmetmiş gibi, daha dinliyoruz. O levhi mahfuzda yazılı, tahreden saklıdır. Kim değiştireceğimdir, Türkçeye çevireceğimdir. Hiç kimse muhatap olamaz. Kuran'ın bir hatini kimse bozamaz. Onu Allah yedi kudretiyle bulmuş, muhafaza ediyor. Eller miller ama imkanı yok, olmaz, yapamazlar. Çünkü Allah yapamazlar diyor, ben muhafaza ediyorum diyor. Ya Osman sen nereyi tembeni yukarıya yazdın da iflası aşağı yazdın? Vallahi Levh-u mahzuza baktım, oraya baktım Kebbet Yukarına yazdı, ihlas aşağısında yazdı. Ben oraya göre yazdım, buradaki Kuran'a bakmadım, mevhu bahsudaki Kuran'a baktım diyor. Anlayabildiniz mi? Anladı tabii, anlamayacak bir şey yok. Böyle Kuran-ı Kerim böyle bozulacak, ne edecek? Bir şey değil. İncil, Tevrat, Yavur hiç mikrop yoldan okunmaz. Nereye okumuyorlar ona? Dostlular çünkü Bilecik İncil'i gecesinde. Cenabı hak hayrı yağmur gibi yağdırır.
Bu beze hayır, sevap Allah'ın rahmeti yağmur gibi gömülüyor. Görmüyor ama gördün ya, niye mimüyorsun lan? Bilmek ne var ya? Allah'ın rahmeti yağmıyor da neden böyle rezil kalıyorsun ya? Kadın erkek neden alışamdan doluyorsun ya? Yağıyor da ağzım dolaşıp, daha görünmüyor gözüne. Ha hadiste efendimiz buyurdu. Hadis gecesinin, gecesine tahin, gündüzünün hain olun. Gecesinin sabaha kadar beklemek imkanı varsa bekleyin. Uykumuz geldi mi düşünün. Çünkü bir aydan mı ayıldı. Burada namazım mı? Kestiği namazım değil. Kaza namazı sor. Dua et. Kuran oku. Estağfurullahken. Allah ki, la ilahe neynen de beklerse hadis gecesini deplemiş oluyor. Böyle zorluk yok. Neyi bilirsen. Zira o gecenin vurulduğu şemsinden emri hak nazil olup bunu o pedre kadar müstahafir yok ki, gittiği içtiği tarihten yok mu ki gövdesini kabul ediyorsun? Çok günahlarımız var arkadaşlar. Sende tevbe ediyor mu kardeş?
Yesiyorum hocam. Gülgele yiyorum. Bidat hak olunmaz, hak sahibine hakkını verecek. Tövbesi kabul olur bir huzile. Devam ediyoruz efendim. Müstafi yok mu ki istiğfarını kabul edeyim, Üstel zıt yok mu ki rızık vereyim. Rızkı dar olan yok mu? Borçlu olan yok mu içinizde? İhtiyaçlu olan yok mu? Bu gece isteyin de gireceğim diyor Allah. Kendisi veriyor, ben ne yapayım? Yani Allah'ım, beni borcundan kurtar Allah'ım diyen yok mu içinizden? Doğru hocam, birçoğumuz borçluyu, herkesi zengin zannetme. Allah'ım borçluların borcunu eda et, Hastalara şifalarımız, yeminlere devalar ihsan et Ya Rabbi. Daha
Kaynak: Genel
Kur'an'ın Manevi Gücü ve Allah'ın Merhameti | Mihmandar