Cenabı Hakk'a kulluk on haslet üzeredir. Ahmed er Rufai, Gaddi sallahu sırra Hazretleri buyurdular. İbadetler şu on kısım üzeredir baktığımız zaman birinci madde bütünlüğü içerisine alıyor hemen hepsini kuşatacak şekilde her hususta Cenabı Hak'ta dayanmaktır. Bu kafi mesela diyelim bir nimete nail olduk. O nimet de Cenabı Hakk'a dayanmak. Bu nimet ile Allah korusun azgınlığa ve tuğyana, isyana gitmemek. Allah'ımıza dayanıp bir fakra erişildiğinde, sıkıntıya düşürüldüğünde yine ona dayanmak, her halükarda Mevlamıza bel bağlamaktır. Bu incelendiği zaman gerçekten çok geniş manaları vardır. Bir başkasına güven değil Rabbimize. İnsanlara değil halıkımıza güvenmek ve dayanmak. Her hususta Cenabı Hak'tan razı olmak. Biz bunu sıralıyoruz. Yalnız bu hayatta başımıza gelen sıkıntılarda, dertlerde, elenme kederlerde çok mühim. Tabii okunur, geçilir.
Ama bu başa geldiği zaman bir sıkıntı acaba o zaman bizim halimizde Cenabı Hak'tan gelene Abdülkadir Geylani üstadımızın buyurduğu gibi kader oluğunun altına yat. Yılan, akrep ne gelirse ona razı ol. Şimdi bu aynen dediğimiz gibi iş başa gelince belli olur. Yoksa böyle okumakla, duymakla hallolmaz. Bu bir aynı zamanda belki ileride gelecektir. Bir yaşantıyla alakalıdır. Bizim avam, has, ahasül has. Avam bizim gibi insanlar. Normal kimsedir. Has seçilmiş insanlar. Takvasıyla seçilmiştir. Ahasül Has ise Cenabı Hakk'ın kendisine yaklaştırdığı hayırlı kullardır. Yine her hususta Mevla'ya dönmek. Kalbin bir başkasına değil, Mevlamıza dönmesi. Velfakru ilallah fi külli şeyin. Yine her hususta Cenabı Hak'la karşı acziyetini ifade etmek, varlık içerisinde olmamak, ilimse bildim dememek, nimetse eriştim dememek, Hepsinde Allah'ımıza karşı bir fakr halinin zuhurudur. Türkçe'de anlamı zor.
Çünkü birbirlerine yakın manaları var. Her hususta Cenabı Hakk'a yönelip hem acziyetimizi ifade etmek demek bu yöneliş Peygamberlerimizin de sıfatıdır bu. Niyib olmak. Gönül olarak, kalp olarak. Her hususta Allah'ımızdan bir yardım. Sabırla hareket etmek. Bazı misaller vermek de gerekir. Bir kimsenin evladı çok genç yaşta iltihal eder. Onun arkadaşı gelir der ki bak siz Ladik'le Ahmet Baba'ya hizmet eden bir insansınız. Onun başına böyle bir musibet gelmişti de nasıl Rabbimize karşı şikayet etmeyip sabretmişti? Gel sabredelim der. Tabii örneklerle, misallerle daha güzel anlaşılacaktır. Yine her hususta Rabbimize yönelmektir. Kesilme manasına ama bunda kastedilen nedir? Rabbimize dönmek. Her şeyi ona icra etmek.
Yemede, içmede, giyim, kuşam, geçimde, ticarette, ev hayatında, insanlar ile münasebette, diyelim dükkanında, bakkalında, tarlasında vesair ne olursa olsun her hususta istikamet üzere yürümek. Yani ticarette aman ha şöyle yapılırsa daha çok kazanılır deyip haksızlığa gitmemek gibi. Her hususta Mevla-yı Zülcelal'e güvendir. İşlerini ona ısmarlamaktır. Büyüklerimizden tabi misaller verilir. Eserlerde de böyle görünüyor. Bir hususa şahit olmuştum. O da Üstadımız Hazretleri bir sıkıntı olmuştu. Bir kimse tarafından. Tabii olur. Bir levha gördü. O levha da şuydu okuyabilirsem. Ne kahri destiada'dan, ne nuthi aşinadan bil. Ummurun hakkaten fizet. Cenabı kibriyadan bil ve o kimseye de demişti bu levhayı alabilir miyim diye. O da sarıp sarmaladı. Bir paket halinde kendilerine sundular. Ne kahri, ne sıkıntıyı düşmandan, ne de Lut'u dosttan bil. İşimi Allah'a ısmarla.