Mümkün değil. Bir kere Allah'ımıza kavuşmakta aramızda ne kadar engel varsa onu kaldıracağız. Efendimiz Bedir'den muvaffak olmuşsa Sadenuhatualeyhi ve sellem Uhud'da vesaire Muharremine bir emek karşılığı Uhud bir bedel ödediler kolay bulunmadı Koskoca Ashabı Düzin şehit oldu. Hem de ne kadar Ashabı Düzin edelim benim. Kolayını kazanır mı? Onun için bir gayret ister. Ister. Başlayıp günahlardan sonra emri ilahiye uyuyacağız. Biz bunu şöyle diyoruz. Bir çay bardağı eğer kinliyse ona çay bırakamıyoruz. Diyoruz ki bu bardağı temizleyelim. Ondan sonra çay arasındaki muamelesini düzeltir. Sonra insanlar arasındaki muamelesini düzeltir. Ki aile hayatındaki muamelesi. İhoranıyla olan münasebeti. O temizlikleri yaparak gelir. Çok güzel bir usul tarif edilmiş. İsterseniz bir. Bildiğin husustan diyelim. Namazdan diyelim. Hadisten tayin, necasetten tayin pisliklerden temizleniyoruz.
Ondan sonra, abdest alıyoruz bana. Abdest ettiğimiz. Abdest aldıktan sonra, namazları duymuyoruz. Yani bu temizlikleri yapmadan hasıl olmuyor. Burada da öyle. Ya daha kalbini temizle ki ben iskan edeceğim. Yapıyor. Onunla üstadımız görüştüler. Görüşürken, o günde bir izni ilahi teala öğrendiğim şu oldu. Şunu konuştular aralarında Efendimiz dedi ki temiz et gönül evini Dost gelecek konturmaya Kalb evini temiz tutalım ki Dost olan Allah'ın dostu olan afsırası gelse söylerim burada Allah'ın dostları hekim Rabbimizin izniyle Cenabı Hak herkesi kendisine dost kabul etmiyor. Salihleri dost etmiyor. Salihleri söyleyeceğiz. Vakit bulabilir misin? Salih kimdi? Işte burada bir ucunda başlamış olduk. Sonra konuştular yine Şemsettin-i Sivasi Hazretleri de. Sür çıkar ağıyarı dilden. Tati celhi iğde al. Padişah konmaz saraya Al. Padişah konmaz saraya hane mamu olmalı.
Kalbindeki Allah'tan gayrı düşünceleri at ki oraya ilahi tecelli olsun. O tecelli onu yaşayan bir kimse yapmış olduğu ibadetten dolayı gafletle gözyaşları hamd oldu kimseye inan burada bir kayıt var onu göstereceğim titrememek mümkün değil bunu söyleyenler Kuran-ı Azimüşşan'ın da Ehadisi Muhammediye'yi de çok iyi bilen kimseler. Şimdi deyimeme. Yüz sene diyor ibadet etseniz daha iyi mütalaa ettim. Hem de muteber eserlerini. Yüz sene diyor ibadet etse kişi, eğer diyor amelinin rızayı ilahiliği için olduğunu bilmezse, kime karşı yaptığını, ihlası, ihsanı, takvası olmazsa yeri cehennem diye geçiyor muydu. Aynen öylesin. Yeni gelince de okuy. İşaret etti. Gitti. İş çok önemli. Ondan dolayı görüyoruz. Sıkı tutunacağız. Benim için Abdulkadir Diğane, ben, Kuddise Allahu Teala. Aman adet kabilinden yapmayın ibadetinizi diyor.
Aman abi, yaptığımız saati, böyle Rabbımızı görür gibi yapın bizim bilmeyen olmadı içimizde o Cebrail Aleyhisselam efendimizin huzuruna geldi bembeyaz bir elbiseyle ve yoldan geldi fakat yolçuluğa ait bir işaret yok ya bir toz olur ya bir ter olur bir yorgunluğu olur o yok ama dua edin. Sonra Ashab-ı bizim efendilerinize dedi. Bu kimdir, bildiniz mi? Buyurun ya Resulallah ve Cebrail. Size dininizi talimime geldi, buyurun. Buyur. Ne büyük bir peygamberimiz var. İmdatınıza neler yetişiyor? Böyle bir peygamber, bütün peygamberler ona ümmet olmak istiyor ama bunun bir vebali var. Onda bir gel. Nimet büyük bir nimet peygamberimiz o kadar büyük bir nimet olamaz onlar sımsıkı yapılacak bizim üstadlarımıza bakıyoruz Tek-i Haram ve üstazenımıza kadar. Hepsi fenafillah, beka billah haline. Varlıkları, Cenabı Hak'lar. Onda yok olmuşlar. Müstesine hakim müstesna. Şöyle müstesna.
Bir kere yaptıkları amel bedeni değil. Evet bedenle yapıyor ama bu bedenle yaptığı taatler kalp iştirak ediyor. Şimdi namaz Allah'ımızı nasip ederse kılacağız. Allah'ımız Haşiye-oğul boyu. Ortulan zümreni Allah'ımızın azameti ilahiyesine karşı saittir. Duyarım. Bak okuyan arkadaşlarım. Eğer dedik, bir bir konu işleri Rabbimizin ismiyle, dedim ki, eğer biz okuduğumuz okula göre biz Diyanet'e yeseydik beni. Belki profesördü. Onun da üstündeydi. Ama bu yolun, kapıcısı olmak bize her şeyden üstüngen. Devam edebilirdik. İnan bir mürşid-i kamilenizin sohbetinde bulunmak bize her şeyden üstün Yoksa ne yapacaktık, dedi. Biz şaşırıp gidecektik. Kendimizi bir alim bilecektik. Ondan sonra, işte yapıyoruz ibadetimizi diyecektim ama ibadetim kalp yönünü, yok yönünü, sır yönünü bilemeyecektim. Gerçekten.
İmamı Azam daha büyük betim Onları bulunca diyor Onları bulunca Ben diyor Aynel yakine erdirsin Sağdan gir istersen seni ne yaptılar? Bizim ortarlı çok çalıştırıyorlar. Aslında hedefi gösterdiler bize. Şimdi bir mürşidin, insanın elinden tıpır geçirmesi aydınlandığımız için gece lamba sönünce sıkıntı çekmeye başladı Mürşidi Kamil Ayna ilahi bir ışıktır bize Kuran-ı Kerim'den bir Ayet-i celile okur nedir Faiz haramdır der ama onu artık tert edecek biz nedir zina kötü bir yoldur der der Böyle yol gösterir bize O bende değil ama o 0 şeyde mi oluyor O benim der benim değil bir çabası var ki, ne geldi? Bir Sami Efendi Hazretleri bir deli bir kemik kaldı. Gayret gösterdi. Kendiliğinden bulunmadı. Allah'ımızın çalışınca da yardımı var. O da yanlış bir kaldı ve bundan da kurtulacağız. Allah'ımız hidayeti gelince, onlara hidayet edilemez. Çünkü, şirkin bir şekli de Allah'ın sıfatlarında şirktir.
Hadi kimdir? Hidayet Allah'ımızın. İşte şeyhim beni hidayet etti. Ama bunu bilmeyerek, cehaletle söylemişsek ondan bir şey olmaz bilmediğimiz için şunu diyebiliriz Birizmi Teala bize yol gösterdi bunu diyebiliriz onlar Vesilesi ile hidayete yetip Bazısı takılabilirse Vesile o olur o şekilde buna da Azami-i Gayretini diyeceğiz çoğu ağır yollardan baklatıyor yine de Arapça'ya koysa bunu ilmin dili Arapça Türkçe okusak biz yorumluyoruz Türkçe'den yorumluyoruz bak zorlanıyor değiliz Çok zorlanıyor. Ama ben çıkaracağız bu cümleyi diye. Bir cümle verdim hocalardan be kardeşim. Bir hafta uğraştım Hah, için bir taraftan olmaz sizi böyle. Bir hoş geldin kahvesi gibi kabul ediyorlar. Bak böyle dövgulanmam. Ta, ağır da geldiklerini.
Zorlanmışlar Efendimiz gözlerinizi yumun buyurmuş yumduk diyor Tepki gelmiştir bak biz de onlara gelinmiyoruz bunlar değil bizim işimiz bunlara dikkat edecektir her nefes bu ne demek? Her an bu bizim unuttuğumuz hususler zannediyoruz ki ezan okundu hemen camiye Allah'ın bizi her zaman camiye davet ediyor Allah, Yer Ruhiler derizsin ha. Çünkü Uluğ Biz Uğurluğumuzun her adımda, her nefeste, her baktığımızda, her duyduğumuzda, her tuttuğumuzda, her bastığımızda, koruyabilme, bulunduğumuzun para kazanmak. Diyelim ki bizim Bağda çalıştılar buna yüz tepeyidirler. Öyle miydi Mehmet abi yanlış değil mi? Bu yağ, hardığı yağ oldu onların içine daha iyi yazsın diye Bu aynen Ölüm Tefekkürü Onların yaptığı Ölüm Tefekkürüyle Kalbimizi aldı artık artık kızmaya başladı iyice kalınlığını yapma Onu güzel yaparsa rabıta güzel olurdu. Üst tepeyi dediği, oyunda çalıştılar.
O çalışırken bizim rabıta'mız, murakebemiz, Allah'ımız, zikrimiz nedir? O toprak bilmiyorum bizi içine alacak düşüncesi. Bak toprak dahi işlemiyor. Dilim, delime hazır hale getiriliyor. Ben niye kalbimi işlemiyorum bu cevradımla, ezkarımla deyip, bu tipiklere daldım. Asıl bu, bunlar çalışsınlar ya, meşay-ı rızamın birisi ev yaptığını ev yatırırmış. O evi yaptırıp, yatırmada seyir-i sülukunu tamamlarmış o mürüğriydi. Bak bir tanesi bir şey dedi. Bunlar geliyor, biraz yaşlıca gördüm. Niye geldiniz dedim. Buraya gelince zevk duruyorum dedim. Aslında asıl demek istediğin şuydu onu bilmiyor demek asıl öyle bir fiiliz alıyor ki o yaptığı işte içine nurlar doluyorum, o yaptığı işte. Bunlar çalışıyor bir tarih, ben de başlarında bulayım. İnan efendimiz dedi ki, şu şekerpareler olur, açsınlar Onun gibi olmuş mu oğlum? Niye? Bunlar çalışırken başında bulunmuş. Yani boşuna bir iş yapılmıyor.
Yoksa buraya iki tane ırgat'ta tutulur, gavkaç çıkar, gene. Bu değil. Mimolar, büyüklerimizin o rıza haline erişebilmek. Hepimiz onu istiyoruz. Kavuşalım istiyoruz. Geçer. Bu büyük iklim sahipleri. Ve ibadetün an devam ile ibadet. İbadette şu oluyor. Bu Pelin değil. Bazı bu yola girenler de şimdi sorudular. Öyle çok aşık mı devam ediyorlar? Öyle oldu ki buraya, tam uzaktan beş vakte gelenler oldu. Şimdi hiç bölünmüyor. O değil. Hiç. Hiç. Biz Efdalül İbaride Edivanuma inkalle. Az da olsa devamlı ol. Girmiş diyelim. Ya onun bayramı var. Senedeki bayram var. Cuma geceni onda uğra. Yok. Bu cehaletin taklidi. Cahillik. Yani senin gıda aldığın bir kapı var. Olabilir. İhvanı büyüklerimiz güneşe benzetiyor. Bazen diyor güneş buluta girer. Olur. Geçtiği zaman yine aynı ışığı ile zahir olur. Bazen nefsimizin esiri oluruz. Şeytanın aldatmaları olur. Ne yapacağız? Tıbbe edeceğiz. İstiğfar edeceğiz.
Canım şöyle bir düzeleyim de ben de giderim. Bu ne demek? Hastaneye insan elhamdülillah. Şimdi şu anda bizi hastaneye götürebilir mi? Etme. Allah'ın izniyleyiz. Niye? Bir şeyim yok dedim. Elhamdülillah bu. Sıraz. Bunu afiyet edeyim elhamdülillah. Allah'ımızın azabından korkarak ecir ve mükafatı da onlara ibadet edeceğiz. Essalah nedir? Bunu dememizin sebebi değil. Onu çok uzun da kısaltamıyorum. Biz namazda okuyoruz ya. Ya Rabbi bizi salih kullarının içerisinde kıl. Selamın, rahmetin, mağfiretin salih kullarıyla üzerine olsun. O salih kullarından olmanın işareti var bunda. Yoksa her namaz kılana da o selam yok. O selama erişebilmek için, essalaya kur fi sella zeti eşya, büyüklerimiz aynen bizim gibi. Onların da nefsi var, şeytan var, dünya var, şeytansı farklı insanlar var ama çok ciddi şehirde görmüşler. O kapıyı tam kapamışlar. O zaman Allah'ım sataşmışlar.
Sami efendimiz şu ayet celleyi çok oldu. Kim nefsini tanıırsa? Allah'ımızın kullarına çok mütevazi İslam. İki, iman. Üçüncüsü, muazzam diyelim o yağlı gıybetlerini yiyebilir mi mümkün mü biz başta Allah'ımızın bunu Hüvüzati gibi Hayyiyenin gelmesine vesile olan Rağutamemesinden