Kainatın Sırları ve Allah'ın Varlığı kaydında Kuran-ı Kerim bizim tabiat olayı olarak değerlendirdiğimiz yağmurun yağması, rüzgarın kesmesi, yerin ve gübrenin yaratılışı, gece ve gündüzün değişmesi gibi bütün bu olayların Allah'ın varlığının birer delili olduklarını bildirmektedir. Mesela, suların, dalarım, Nuh Kavminin helak olması, Semmadan taşınıp Nuf Kavminin kahrolması. İşte…
Kuran-ı Kerim bizim tabiat olayı olarak değerlendirdiğimiz yağmurun yağması, rüzgarın kesmesi, yerin ve gübrenin yaratılışı, gece ve gündüzün değişmesi gibi bütün bu olayların Allah'ın varlığının birer delili olduklarını bildirmektedir. Mesela, suların, dalarım, Nuh Kavminin helak olması, Semmadan taşınıp Nuf Kavminin kahrolması. İşte getirdiğimiz Risale-i Nur'da like lean ve Raten rimen yahha. Sözünlar. Mesela, çok çok okuyordur. Daha Ziyati suresinde de geçelim. Burada Ulema-i Kiram'mız en güzeli o beyanlarında şöyle buyuruyorlar. Risale-i Nur'da hiç şüphe yok ki bunda, o Musa kıssasında, Aleyhisselam, Firavun'un başından geçen olaylarla herkese ibret olacak şeklinde cezalandırılmasında La İlahe zaten mutlaka bir ibret var. Yani bu ta Musa Aleyhisselam zamanında olduğu ne demek gibi. Zaman aynı zamanda. Yani değişen hiçbir şey yok.
Mutlak bir ibret var, ibret alınacak, insanı uyaracak bir ders vardır fakat herkes için değil. Yani herkes burada, gümrük almaz, nasihat almaz. Korkacak olan Cenabı Hak'ta saygısı bulunan kimseler için yani bu hadiselerden bulunuluyor ümit almak, ders çıkarmak. Onlar ilahi bir lütuf olarak kainatın sırlarını bilmek, kudreti bulanlardır. Yoksa duygusu olmayanlar bir Musa gelmiş, Firavun bakmış da ne olmuş diye, bundan hiçbir istifade etmezler. İşte yer kabuğu çatlamış, işte gaz sıkışmış, böyle değiller. Daha hakikaten böyle. İşte o öldükten sonra, değinme hakkındaki haber de böyledir. İbret, yanlış, yanlış davranışlarıyla yol açtığı kötü sonuçlardan ders almak. Bu ve Alate inşallah kainatta yaratılmış bir vardır ve her bir hadise bir ayet olarak ifade edilmiştir ki bunlara kendi ayetler denilmektedir.
Değil mi yani rüzgarın esmesi, ondan sonra, ne bileyim, dağların konuşması, suları, dayaması, kabarması hep olur. Yani gök cisimleri, vesaire. Değerlendirdiğiniz yağmurun yağması, rüzgarın esmesi yerin ve göklerin yaratılışı, gece ve gündüzün değişmesi gibi bütün olayların Allah'ın varlığının bir delili olduklarını giydirmektedir. Yani Cenabı Hak'ta, bir bu cihette, bir pah has batı. Allah'ım, büyük bir musibet şimdi, biliyorsunuz, ister hiç umursama, ister ruhunu titret. İstersen bir ders al da, şöyle muhakeme it. Şöyle düşün. Her öldüğün hususle sana ibrettir ibrettir birazcık ders aldınsa tövbelerini zikretti Tüm olumsuzlukları, hemen bu anda ter. İster hiç umursama, istersen de kabul et. Her kelam, her kıssada elbet vardı, bir hikmet demiş. Çok güzel kullemiş demiş maşallah.
Mübarek aleminden çıkan bir de şimdi anlatıldığı için kelimeleri, onu Türkçeleştirmişler fakat bize aslı hoşumuza geliyor İşte bu Sair Ben için dinmeyecek diyor diyor. Okuduk ya biraz önce İşte bu, Musa Aleyhisselam zamanında geçti, Nuh Aleyhisselam zamanında geçti, demeyin böyle ibret adam bak onun daha Hakbe Batın gibi bir hadiseyi yaşadı Yani bize düşen nedir derseniz, bize düşen, bize düşen kalbimizi, iç alemimizi ıslah etmek. Ondan sonra neden? Buruyor, çamurlar onun gibi başta nefsimizin kötülüklerinden korunmayıp olur Şems Suresi'nde de geçer zaten başka kötülüklerden adına ondan sonra takva diye eğer kalıntısı olursa bu hastalıklarında da görülmemiştir yine meydana geliyor yani iyi bir gayret istiyor yani fırsatı vereceğiz Allah'ın izniyle bunu saymayacağız Bu yüz otuz dört. Mektupta şunu gördüm.
Kainatın Sırları ve Allah'ın Varlığı ne anlatıyor?
Kainatın Sırları ve Allah'ın Varlığı kaydında Kuran-ı Kerim bizim tabiat olayı olarak değerlendirdiğimiz yağmurun yağması, rüzgarın kesmesi, yerin ve gübrenin yaratılışı, gece ve gündüzün değişmesi gibi bütün bu olayların Allah'ın varlığının birer delili olduklarını bildirmektedir. Mesela, suların, dalarım, Nuh Kavminin helak olması, Semmadan taşınıp Nuf Kavminin kahrolması. İşte…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Es'abi ibniye Hazretleri, Sami Efendi Hazretleri'nde hakkında yazarken böyle yaptım da oldu itmem Sami denmez Benim Salim çok ciddi faaliyet göstermiştir. Yani, tutunca koparmış bir inne-i Teala. Bunu ifade ediyor. Bir de şunu düşünmüşler, demişler ki Ahir zaman yeblisi artık Kıyamet geldi. Bunu ifade etmek istiyor. Çok güzel bir olmuş. Siz, Allah'ın darına, Resulü'nün Sünnetine uygun yaşamazsanız bu demek, istikamet o zaten. Kitap, Kelimimize uygun, Efendimiz'e saygı de, ta'zimde bulunan mübarek sözlerine sünneti Muhammed deriz. Ondan Halinde böyle bir düzlüklük yok. Şimdi, üç çekim var zaten. Bir söz olarak var. Davranış olarak Peygamberimizin üzerine, Kitab-i Kerim olarak. Illa, Hal olarak yaşıyor. O da, Talih'den sığınmaz. Eğer, diyor, Hal'in de öyle güzellik yoksa, onun gayretine çabası boş demek demiş. Kişinin, buyuruluyor, Davranışlarıyla sözlerini birbirine uygun olacak.
Mesela, her şeyi söylüyorsak, o söylediğimizi yaşayacağız. Yani, içi dışına, dışı da içine uyacak. Söylediğin söz, gönlünden gelecek. Bunu söyleyen İmam-ı Uşeydi Hazretleri çok müstesna eserleriyle, neleriyle biz şeyleri bilmiyoruz. Mesela, Abdu-Rahnak es-Sülemîn bir müfessir bile yani aldığımız Rabbımızı anlıyoruz ama kaynaklar çok müstesna. Mesela, biraz önce okuduğumuz Ebu Ali Et-Tekkab Hazretleri. Müstesna, yine bir-fan ehli kimseler onların sözlerine bırakıyorlardı. Yani, öyle, şunun, bunun değil de bunlar bizim, isteğımıza vesile olanlar bunlar zaten. Söyledikleri sözler de bir misal veriyoruz ya ya layık olmayarak diyoruz. Nasıl bir misaldı o? Mesela, Bal diyoruz. Bal, bal peteği oluyor. Balın peteğini, buna sağıma da diyorlar yapıyorlar. Böyle şişenin içerisine sızdırılıyor.
Bu ismini söylediğimiz mübarek, Bu Cemal-i Kiram ve Meşar-ı Yazam Efendilerimiz Kur'an-ı Azimüşşan Peteğinden diyoruz. Hadis-i Şeriflerin Peteğinden sızdılar bize bunları takdim ediyorlar. Aman böyle olun, aman dikkat edin! Biz, böyle bir gelişimizde söylüyoruz ama o söylediğimiz sözler hep Ayet ve Hadis-i Şerif'den. Mesela, Ayet Takımıyla olmayalım diyor. Bu nedir? Zalimlerle olmayan, dile. Onun da bize ilahi bir türlü. Diyoruz ya, mesela adam denize düşmüş, yüzmeyi de. Denize düşmüş kendisini kurtaramayan bir kimse bir diğerini kurtaramaz mı? Mümkün değil. Ancak Sahilde olan kendisini nefsin serinleri değil artık denizinden değil, şeytanın berbat etmesinden neden kurtulmuş ruhen kemale inmiş ahlaken güzelleşmiş kimselerin yerini tutacaksın yoksa bir de helak edin Oturduğumuz, kalktığımız insanlar hep düşünür olacak. Sadık olacak, Sadık olacak ancak öyle. Yoksa, evvela verir. Bakıyoruz.
Ne güzel söylenir İmam-ı Uş-i İ'l Hazretleri Rahmetullah Ali. Bu sohbet dili genişi özel karşılıklı konuşma değil. Bu sohbet dili gönül sohbetler dilden çıkarsa hep had'süller çıkıyor. Ömür ya, Ömer R. A. Nın dilinden Hakk'tan başka yüzünden çıkmaz diyor. Bunu, had'sül söylüyor. Ahlak da güzel. Bunları da ve Allah'ın da yakınlığı o kalbin halidir. Ahmed-e Bufai Hazretleri'nin de şunu bize buyuruyor Aman Ağa, ne olursa olsun sadece bu hadise verin. Ne olursa olsun her zaman duyacağız. Diğer Ebillah yaktara alaullahi şiku Aslında bir cümlemize yeter. Çok güzel. Buyuruyor ki Ahmed Er Rıffa Hazretleri hazretleri, Gatdesallahu-l sure Allah'ımızın emrine hiçbir şeyi tercih etmeli. Yememiz, içmemizle de ticaretimizle de insanların ile Allah'ın münasebeti ne olursunuz! Allah'ımızın emrini geçerli kılmak, bunu söyledi. Bir daha mübarek sözü var. Yeah infiratul galibin ilahi teala.
Bunu izah edenler. Her şeyi Mevla, yaptığı her haldeki Allah'ımızın Emrinun ile halpster bu. Biz böyle diyoruz ama Kalbi Mevla'dan başka hiçbir şeyde rahata gelmiyor. Sadece Mevla. Onun dışında bir sözlü oluyor. Bir kere diyor, Kelbelleği at. Nasıl atacağız? Bu ma'mak, Allah'ın emri. Mesela Namaz kıldı. Bu ma'a, Rabbimin emri dinin dikkat edin demek istiyor. Sonra, mesela Cemaate iştirak, hele Sabah namazı. O kadar önemli ki Bak, Sünnetini bile eğer Keraat vaktine gelirmezse, Gaza ederken ikisi ile beraber Gaza edilir zaten. Sünneti için Vahde kılabilmek çok müstesna. Bu da Resulullah'ın bize sünnetidirdiğini Sa'durullahi Te'r-As'a yapsacağız. Yalnız Resulullah'ın sünneti Allah'ımızın bize tavsiyesi Menu Ta'y-Rasuli fakat Ta'ala Fine şu zamanda bak herkes ayrı bir Til'den çalınıyor, ölü Herkes ayrı bir bir söz söylüyor, bir başka söz söylüyor ne gerek var?
Elhamdulillah Allah'ın altı bin altı yüz altmış altı Ayet-i İlahiye'yi indirmiyor. Deprem ve Alarhanlılarını İnciler Suresi, asfülazim-l- o kötülük de gelecek. Halkımızın rahatlar. Elhamdülillah, huzurunda çıkacağımız Rabbi Zü'l-Celal'miz var. Dinle ya halkımız arasında söyleniyor Ev yarın Hak divanında belli olur, demiş samimi olanı, sadakat göstereni Allah'ın izniyle öptü, böyle bir aşkı var. Bak, Ayet-i celleler yok mu çok uzaktir aslında ayet-i kerimede. Burada şunu söylüyor Aman tembeliyatın! İşte, rahat edeceğim, bilmem ki, hafta sonudur. Ne hafta sonu? Bir, Ya Rab! Diyecek ki. Yoksa bu Şeytan Nefs çöpmüş. Bu Şeytan Nuri'yi düşünür ki Malifetullah'ta, okuduğunuz ezelalette yedi yüz. Makama, geleceğe kadar geliyor. Rabbim böyle. Nefis zaten çok düşünün. Bunun için biz ruhumuza güç geleceğiz. Güçünüzü yazıyorsa bu, kanunlar var. Çok istiyor, ibadet, Taha, tam bize dönüş çok istiyor.
Şimdi, bir kere Amelimizin başı nedir? Peygamber yazar var, baş başına var aynı zamanda dil ile gideceğiz mesela konuşuyorlar ya sen bunu konuşuyorsun niye böyle konuşuyorsun? İşte ben böyle düşünüyorum. Ben böyle dediği zaman böyle bence ve sencelerle olmaz demiş. Allah bizim kitabını buyuruyor, normal dileriz. Daha güzel bir izah koymuşlar. Yer Biz bunu ilkokul değil de İmam Hatip'te görürdük tarih ederlerdi bir gaz lambasıyla. Diyorlardı ki bu fitili ateşlediğimiz zaman yanması bunun gazına bağlı. İşte tazyiki taat ettirirler, taattirler ve bütün senlerinle anlatırlardı. Ruhumuzun güçlenmesi Allah'ımıza olan saygımız, muhabbetimiz. Hani bu kadar ibadet ve taat yapıyoruz diyelim eğer isyana gidilirse, hepsini mahvolur. Bunun için isyandan kaçın, ibadet ve taat yapın, bununla beraber, aman, isyana gitmeyi bir su verelim. Var.
Şimdi, düşündüğüm yakınlarımızdan İtial eder Siz de daha düşünürsünüz. Dedim kendi kendime doksanın üzerinde Haydi bu yüzün üzerinde olsaydı Haydi iki yüzün üzerinde yine öleceğiz, din ölür. Öldüğümüz zaman da gelinmemiz mümkün değil. Gittik mi? Elbette gittik. Burada ne ise orada da olur. İnşallah dikkat ederiz. Ben şüpheliyorum Allah'a Hamza, ham ediyorum Okullarda okudum, en yüksek okulları bitirdim. Bitirdik dedik, kalkıp okumadığımız kitapta kalmadı. Sonra düşündüm, gördüklerimizi bölünce, Kuran-ı Kerim'de buyuruyor Cenab-ı Hak Amelmedikçe o okuduklarımız da, Cuma suresinde geçiyor. Kitap, dün merkep gibi buyuruyor Cenab-ı Hak O, Kubat da bir şeydi. Bu Hasan Hocamız bize konuşuyordu Bir gün dedi ki İlim, dedi, ayağınıza bağlamıştı müfrezda olmak çok güzel.
El Neshu Ales Sırat-il Mustabin Dostu Kitabı Tuhle ve Efendimizin, Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tavsiyelerine, Sünneti Muhammed iyesine uyarak her hareketimizi ona göre tespit etmektir. Yeğen İttiba uyacağız, emirlerine ma telki, bittinda, bu, Allah'ınızı ahlakı ile ahlaklanmak ve Resulullah'ın koymuş olduğu esaslarda bulunan. Kurtuluşumuz bilmek istiyor artık. Resulullah'ın Ahlakıyla ahlakları var, sıfır nokta Onun haliyle hallerini, yani okuduklarınız, yaptıklarınız, İç Aleminizde de bunu yaşayın demek istiyor. Tavrınız, sözünüz hep O'na uygun düşsün. Efendim, Allah'ımıza vermiş olduğumuz söze SADAH'da bırakmadı. Buyuruyor ki, Ve Sebahetü Alliha O, Allah'ın Zağrettar aleminde görmüş olduğunuz söze sebat edin. Yani, bir yapıp ikramı olmasın. Aynı para üzerine giriliyor. Ve Sulu-l-tarît-l-l-l- adalet yoluna devam edin. Adalet bir şeyi kendi yerinde kullanmaktır.
Mesela, Aile hayatı diyelim, Aile hayatında Allah'ımız düzelmesinin buyruğu, mesela Kuran-ı Kerim'e ve aşi-u min-i ma-u. Bunu bu şekilde. Mesela, işimiz var gücümüz var, onda da düzgün ticaret yapmak. Her şeyi yerli gelince, vazifeleri yapmaktır. Yani sadece seccade üzerinde vazifemizi yapmak değil. Onun dışında da, Bağla bahçemizde de ne olursunuz hep emri ilahi muvaffak davran. Fiv-l-vahde deyince her şeyde Allah'ımızın, bu Ichka Suresi'ne baktığımız zaman Onun birliğini her şeyde gösterilmesi Mesela, Tevhid Usulü Değerli bir yayınlar. Onu nerede okuyacağız? Eğer bir işçi ise işçiliğimizde de düzgün bir harekette bulunacağız. İş hırsızlığı yapmayacağız. Emek hırsızlığı olmayacak. Bir işverense işçilerimiz üzerinde de muamelemiz Allah'a'mızın emri üzere olabilir. Bunlara bunu yapın. Burayı giyemem yani onlara Öyle ki diyor Artık nurdan perdeler açılmış. O, efsaniyette hiçbir şey yok.
Gitmiş zaten. Ama, İlahi nur perdeleri açıyor bütün açılıyor. Bazen böyle yanlış düşünceler var. Mesela, buraya ben diyor. Murat'a ben deyim. Gayet diyor. İhtiyacım yok. Bu tamamen yanlış. Her zaman muhtacız biz. Onların nimetlerine, onların dualarına Onlar çok sev bilmez midir? Yani, kendi başımıza bir bug olmak eğer tasavvuf kitaplarına bakarsak, Çünkü biz saygımızı duyduğumuz zaman tahsisi ile alemde Peygamberimizle uğraşıyordu sanki Allah-u Teala'nın bize İnşallah onlar Allah'ımız o alemi düşünmesin çünkü O Han, Sul-i Katimedir. Allah bu bir imansız