Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Amin. Şüphesiz biz seni Kuran'ı, şüphesiz ki biz Kuran Azimüşşan'ı Kadir Gecesi'nde indirdik. Ey Resulüm, Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sana ne bildirdi? Kadir Gecesi, içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. O gecede melekler ve Ruh Cebrail Aleyhisselam, Rab'lerinin izniyle her bir iş için inerler. O gece Fecrrin doğuşuna kadar tam bir selamettir, esenliktir. Bu geceyi şu şekilde tavsif buyuruyor. Kullü leyletin lil arif arif. Arifler için Rabbi Zülcelal'imizi tanıma bahtiyarlığına, eren o güzide insanlar için leyletü'l gadir, her gece kadir gecesidir. Cemal din El Halveti Gaddesallahu sırra Kadir Gecesi Cenabı Hakk'a kavuşma gecesidir. Bin mertebe ve makamdan hayırlıdır.
Hayrun fi elfi menezile ve meratibe, kim Cenabı Hakk'a kavuşursa nefsinde de tamamen yok olur, Allah'ta yok olursa celle celalühu, Tamamen Allah'a teslim olursa, yani tamamen kendinde yok olmuş, Allahu Züll-general yok olmuş, Artık kendisiyle Cenab-ı Hak arasında hiçbir perde bırakmamış nefsani arzular diye bir şey yok, artık ruhun kemalidir. Mübarek gece demek, o gecede hal tam uyanık bir şekilde olur, hazır vaziyette olur. Ve müşahidenli Rabbi, Rabbi Zülcelalinin yüce kudretini seyre dalar. Allahü Zülcelal'e kavuşma nuru ile nimetlenir. O anda Allah'ımıza yakınlığın esintisini duyar. Ancak böyle ifade edebiliyoruz. Yalnız yukarıda Cemalüddin El-Halveti Hazretleri çok güzel bir yere temas etti. Yeyli ile tul visal, Kadir Gecesi diyor Cenabıhakk'a kavuşma gecesidir ve ye hayrun fiel fi menazile ve meratibe. Böyle bin mertebe ve bin konak da inebilir. Ondan hayırlıdır.
Artık bu teslimiyeti şu şekilde beyan etmiş. Cenab-ı Hak ile kendi arasındaki bütün perdeler kalkmak suretiyle o perde nefsani perde, nefsin arzu ve istekleri, şeytanın aldatması gibi, dünyanın muhabbeti gibi bunlardan tamamen kurtulur demek istiyor. İbn Arabi. En çok zorlandığımız, tarifinde güçlendiğimiz İbn Arabi Hazretleri. Bunu tarif çok zor. Şimdi okuyacağız Öyle bir anlamlar çıkıyor ki bu anlamlarda şunu görüyoruz. Yani anladığım şu oldu. Şimdi bir ara Bayezid Bistami Hazretleri Evrad ve Ezkarına kalkmış. Kalktığında tabii o murakebe hali yedi kat semaya yok bilip kalbine Arşi Azam'a açıyor. Bak bakmış ki Arşi Azam yerlerde dolaşıyor, öyle tabir edelim. Demiş ki biz sana kalplerimizi açıyoruz. Senin bu halin nedir? Arşiazam da demiş ki ya Bayezid Cenabı Hakk'ın öyle kulları var ki biz de onlardan istifade ediyoruz.
Şimdi biz bunu şuna bağlıyoruz Cenabı Hak, beni ne sema aldı ne arz, yani muhabbetimi demek. Velakin vesiyanî, galbi abd-i mümin. Kamil müminin kalbi aldı. Buna İmam-ı Gazali Rahmetullahi'l-Barî üstadımız buyuruyor ki ma vesiyani galbi abdil müminin leyyinil vedia diye iki tane ilave yapmış. Leyin tabiatı çok yumuşak. Halim sıfatı var. Böyle yumuşaklıkla işi hallediyor, sertlik yok, küfür müstesna. Vade kötülüğe tamamen veda etmiş. Bu noktadan yaklaşarak İbni Arabi hazretlerine ancak böyle ulaşabiliyoruz. Böyle iyi bir araştırmacı altmış senesini vermiş. Muhyiddin Arabi Hazretlerinin eserlerini anlamak için altmış yılımı verdim diyor. Çok sır dolu. Burada da okudum, bir daha okudum. Acaba neyi kastediyor? Düşündüm, şimdi belki bu mübarek canıyla maneviiyatı ile belki hasıl olur Cenabı Hak gönlünüze düşürsün. Okuyoruz Minel leyli, yani bu geceyi ifade ediyor.
Yani öyle bir şey ki harfi cerler çok mana değiştirir. Buna bilen kimselerimiz de var. Harfi cer çok şeyi değiştirir. Mesela bira'yla harfi ceri, ala harfi ceri istimrardır. Devamlılığı ifade eder. Mesela ve kunuma sadiki. Sadıklarla beraber olun. Burada istimrar var, devamlılık var. Mesela diyorlar ki, bir Sami Efendimiz Hazretleri ile üstadımızda insan cismen bir arada olur mu her zaman? Zor. Ya haftada olur, ya ayda olur, ya yılda olur. Buna ruhen beraberlik duyurlar. Burada minelleyil geceden ve hüve zemenul miyrac ve isra Bu artık Muhyiddin Arabiyaztır. Buyuruyor ki geceden maksat Miraç gecesidir. Çünkü Efendimiz Gecenin bir kısmında leylen, tenvinle geldiği için gecenin tümü dinmez ona. Bu geceden bir, gecenin bir kısmında çok az bir zaman diye tarif ederler. Gece Miraç gecesidir. İsra deyince burada da anlam değişiyor. Şimdi Miraç malum yükselmek. İsrail ise ayrı bir mana taşıyor.
Süphanallah diye o öyle şanı yüce bir mevla ki, Esra yürüdü diyemezsiniz. Esra yürüttü manası var burada. Yani Allah'ımız yüce kudretiyle onu lütfetti, ihsan etti. Yani daha birinci had semadan ışığı gelmeyen yıldızlar var. Bu nasıl olur? Bu Allah'ımızın yok ücreti. Esra yürüttü. Daha bunu açarsınız Allah'ımız bizi yürütüyor da biz yürümüyoruz. Yürütüyor aslında. Şimdi Miraç'la alakalı bir tefsirlere baktım. Hayran kaldın. İnsanın kendinden anlatması kadar kötü bir şey yok. Kendinden bir medih, bir övgüye ait. Yalnız onu okuyunca ne uyku kaldı ne bir şey kaldı. Allah'ım dedim, biz Kadir gecesinin böyle geçireceksek, anlamadan, gitmeden öyle bir melaike-i kiram bilmiyor ki, burada belki zaman bulursam okuyayım onu. O melaike-i kiram Kadir Gecesi'nde değil mi? Şaştım kaldım yani. Sadece Evliyaullah'ın haline hayrette kaldım.
Düşünün ki gerçekten velilermiş, gerçekten Allah'a dostumuz onlar. Evet, İsra dindiği zaman, İsra yürüttü diyor Rabbimiz. Mesela biz camiye geldik ya Allah'ımızın bize lütfu, keremi olmasa adam gelemez. Ne diyorlar? Şimdi imamlardan duyuyoruz. Diyorlar ki birinci gün diyor Kayseri'de bir imam kardeşim diyor altı saftı diyor. Sonra düştü düştü diyor. Son günleri de çoğaldı. Bunun tek sebebi nedir? Allah'ımız ile olan irtibatımızın zayıflığı. Kuvvetli bir irtibat olsa o katı yani gevşeklik olmaz zaten. Geçelim sizlere. Ve tenezzülatil ilahiye, ve tenezzülatil ilahiye, ilahi bir iniştir. Minel arşi rahmani, arşi rahmandan bil eltafil hafiyeti ile semail akrabi minel galbil eşva. Şimdi en yakın semaya kadar iniyor. Allah'ımızın burada bir dinişi diye ifade edilemez. Çünkü onun için bir mekan bir zaman kavramı kullanılamaz.
Yani bir cemaat, der ya mevlit yazarımız ne mekan var onda ne ardu, sema, bir, kemu, keyif ana gösterdi cemal diye. Zaman ve mekan kayıtlarının ötesinde semaya iner buyuruyor Cenabı Hak. Minen galbil eşvab, Aşık gönüllere iner buyuruyor. Allah'ın rahmeti bu. Rahmeti ilahisi Cenabı hakk'ın aşık kalplerine iner. Biz burada Kadir Gecesi hakkında müfessirini izam efendilerimizin bazı beyanları var. Ve gale şeyh ebul Abbas, Allahu alem Ebul Abbasül müfsi olacak. Bu zatın bir sözü var. Buyuruyor ki ben diyor her gün Resulullah'ı görmezsem, her yıl Arafat'ta bulunmazsam kendimi ricalü'l-mümin'inden kabul etmem, diyor. Öyle de Allah'ın yüce velisi. Evgatune, evgatune, Bizim diyor her vaktimiz kadir gecesidir. Öyle Ramazan-ı Şerif'in yirmi yedinci gecesi ne değildir. Bu aşık insan, sadık insan Rabbımızla olan bir kimse.
Hemen çağrıştırabiliyor Rabbamızın lütfuyla, Esad Elbili Hazretleri'ne demişler ya efendim tecelliye mazhar olduğunu üç defa birincisi demiş şu halim. Artık ne yaşarsa onu anlatacak değil. Şu halim benim diyor tecelliler altında olduğumdu. Çünkü onlar ibadet ederken ibadetleri sadece cisim olarak değil, kalpleri o hazzı duyar. Biz böyle anca yaklaşabiliyoruz. Beyne fikretin vea itibariin, düşünceyle, öğüt alarak, ders alarak ve ve fühudin ve istibsarin bizzat gönül gözleri açık olarak ve müşahede diyebiliriz buna başka anlamı Türkçe de zor Ve fikretu saatin efdalum min ibadeti seb'aine sene. Bir saat tefekkür yetmiş yıllık taatten daha üstündür. Şairin bir sözünü alıyor. Bunların hep gönül gözlerinin açık olduğu, her şeyi esrarına vakıf oldukları anlatılıyor. Yani biz diyor hep Habib Allah ile diyor vaktimiz Allah'ımızla sanki diyor bin hac gibidir bizim o anımız.
Bin defa hacc etmek gibi bir halin içerisindeyiz diyor. Sevebu hazihil ibadet, keşfula ce. Şimdi bir kere ibadetin ecir ve mükafatı onun ifade edilememesi bigayr-i hesap, hesapsız olması perdelerin kalkmasıdır. Yani nefsani hiçbir perde, kalıntı diye bir şey yok. Ne cennetin arzusu var. Ne cehennemin korkusu var. Sadece Mevla'nın muhabbeti var. Ilahiye. Geçmişim, atlamışsın. Yani siz diyor zatı akdes'in sır diyebiliriz buna. Bu yaşanan bir hal olduğundan anlatılamıyor. Onun diyor yüce kudretini seyirle kendinden geçer zaten. O yüce kudreti görünce o aklı fikri kendinden geçer o kendinde olamaz zaten şaşar kalır yüce kudret çünkü bunu diyor siz başka bir şeyle kıyas edemezsiniz ve billahi tevkif bu Allah'ın bir yardımıdır ve sallallahu aleyhi vesidine Muhammedin ve ali ve an Aişete radiyallahuallahu enne hakalet.
Seetün Nebi Aleyhisselam dedim ki ya Resulallah ben Kadir gecesine muvaffak olur, yetişirsem ne yapayım? Efendimiz şöyle buyurdu Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni bağışla. Şimdi Kadir gecesinde burada bir tanesi namaz kılmış. Çocukmuş daha. Çocuk bayağı bir sıkıntı çekti. Çocuğun kendinden geçmesi şunlar olmuş. Duymuştum o zaman. Kadir gecesinde bütün ağaçların çocuk kalbi, temiz, ruhu temiz, Secdeye yattığını görmüş. Çocuk bunu görünce kendinden geçmiş. Yani şu görme, başta nefsimi diyorum. Görmeyen gözlerimizle olsun bir imrenme babında anlatılmış oluyor. Efendim. Fehuve nuru ecne hatil melaike. Meleklerin kanatlarının nuru görür. Şu bildiğimiz kanat değil o. Umuru. Yani onu müşahede ederlermiş. Ve nuru cenneti admin, adim cennetinin Kadir gecesinde nurunu seyrederler.
Şimdi adın cennetinin nurunu görüyor ya ve gönülden ona kapılar açılıyor tüftahu ebvabuha yani o cennetlerden kapılar açılır. Leyletü'l Kadir, Kadir gecesi evet o adin cennetinin nurunu müşahede eder. Evnuru liveil hamd. Efendimizin liveil hamd sancağının nurunu da görürler. Ev nuru esraril arifi, ariflerin artık sır dolu nurları müşahedesi refaallahul hucibe, an Esrarim hatta yerel halk Şimdi şunu dedi hep birbirleriyle alakalı olduğu için cümle bırakılamıyor. Diyor ki bir kere arifler o nefsani, onlar ruhani perdeyi de kaldırır. Tamamen o perdeler kalkıyor. Artık artık o gecedeki Allah'ımızın sırlarının ışıklarını ve nurlarını müşahede ediyor. Hakikatte diyor, artık arifin kalbinde melekut alemine bir açılış zuhur ediyor. Artık kalbine inen onur yüzüne de sirayet ediyor. Yüzünde de o nurun görüntüsü zahir oluyor.
Hadis-i kuside günahkarların günahından dolayı ağlayıp sızlaması bana, bana veya kulune derler. Nedhebu ilel arz, arza gideriz. Fenesmavus salten ve ehabbu ile rabbine min salti tesbihun tesbihune ve keyfe le yekune ahabbu ve zeclülü müsebbihin ilhal Şimdi buyuruluyor ki günahkarların günahından dolayı ağlayıp sızlaması, tespihhattan Cenabı bu risalet, Allah'u Zülcelal'e daha sevgili geliyor. Günahından dolayı hatırlıyor. İşte ne olacağım Ya Rabbi. Ne olurum huzurunda, çok büyük bir huzura varacağım, yaptığım hata çok büyüktür. Yanar, yakılırsa bu bana tesbihattan daha sevgili gelir buyuruyor. Bu tesbihat yapanların tespihinden Allah'ımıza daha sevgili geliyor.
Sonra diyor ki, feyakulune derler, taaleu geliniz, nedhebu ilel ard, arza gidelim, fenesmav savten, hüve ahabbu ile rabbine, min salti nüsebbihine, bizim tesbihimizden Allah'a daha sevgili olan günahkarların gözyaşıyla iniltisini diğer melekler derler ki yeryüzüne inelim de onu dinleyelim derler. Vefil hadis. Yencilü Cebrail leyletel gadri fi kepketin minel melaike. Bu meleklerden bir grupla geliyor. Geliyor. Ey cemaatin muğlaametun yasilune, Allah'ımızı şimdi zikirle meşgul olan gerek ayakta gerek otururken onlara selam veriyorlar namaz kılanlara Cebrail Aleyhisselam ve yanındaki meleklerde. Yalnız diğer bir ifadede de şunu söylüyor. Artık diyor meleklerin izdihamından dolayı o kadar çok melekler iner ki o sabah diyor, o sabah güneş doğarken böyle doğacağı zaman böyle bir silintili gibi bir şekilde olur.
O da diyor meleklerin tekrar girdilerine çıkışlarından dolayı güneşte bile eseri görülür diyor. O kadar çok melaike-i kiram iner buyrulmuş. Hatta metni-i alfabedir işte şafak atıncaya kadar ve gale bağduhum, evhuve melekun, bir melek anlatılıyor. Öyle bir melek ki başı arşın altında, ayakları da yedi kat yerin dibinde. Ve lehu elfu reisin külli reisin avvan müneddünya. Onun diyor bin tane başı var, her baş dünyadan daha büyüktür ve fih külli reisin elfu vechin, Her başta da bin tane yüz vardır ve fikulli vechin. Her yüzde de elfu femin. Bin tane ağız var ve fikulli femin. Her ağızda da elfu lisenin bin tane dil var. Yüsebbihullahe, yüsebbihullahu bikülli liseni elfin. Şimdi yüsebbihullahu bikül lisenin her dil ile Allah'ı tesbih eder. Elfu nev'im minet tespih ve tahmid ve temcit.
Şimdi yalnız diyor Allah'ımızı böyle ulularken, tevhid giderken, onu tespih ederken bunların her birisi aynı değildir diyor. Liqulli lisenin lügaten, le teşübbühul ukra, biri bir diğerine benzemez yani o bin tane baş, her baş dünyadan daha büyük, her başta yüz tane, bin tane yüz var. Her yüzde, her yüzde bin tane ağız var. Her bir ağızda bin tane tespih var. Her bir tespih diğerine benzemiyor, diyor. Feize futaha efahu bit tesbih. Tesbih ile onların dilleri açıldığı zaman, bütün melekler kendinden geçerek secdeye kapanırlar. Makafeten Allah'ımızdan büyük bir korku ile nur-u effaihi onur bizi yakacak diye böyle ilahi bir nur secdeye kapanırlar. Ve innema yüsebbihullahu gadveten ve aşiketen. Udveten ve aşiketen. Sabah ve akşam Allah'ımızı tesbih ederler. Fe yenzili tilkelle. İşte bu gecede Kadir gecesinde iner.
Festafirulis saimine ve saima, gerçek oruç tutan erkek ve kadınlara istihbarat eder. Min ümmeti Muhammed'in ümmeti Muhammed'den aleyhisselam. Ta ki sabah oluncaya kadar. Daha da böyle bir melek görülmemiş. Yalnız burada melaike-i kiramın girmeyeceği yerlerden de bahis edilmiş. Bu içinde put olan, söyleyeyim, içinde resim bulunan, içinde köpek bulunan, uygunsuz haba istiyor çirkin. Bu kelime biraz hoş değil. Necasetkin. İçki bulunan, içkiye devamlı devam eden, akrabalık bağını koparan ve hınzır eti yiyen bu kimselerin bulunduğu haneye girmez diyor. Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin ruhu taibelerine, ehline ashabına, peygamberan-ı zan ve piran-ı zan ve bütün geçmişlerimizin ruhları için El Fatiha.