Sami Efendi Hazretleri, kalpte Sallallahü'l- sırra bir söz söylüyor. Buyuruyor ki ibadetlerin aslı değil. Hakikat istenen şudur ibadetteki keyfiyettir. Şimdi biz şöyle söyleyelim, evrad ezkarımızdan konuşalım. Biz aldığımız dersimiz malum, istiğfar okuyoruz, Tevhid, Salatu Selam, Ölüm Tefekkürür, Rabıta ve Zikrullah yapıyoruz. Bu belli. Şimdi bizim istiğfardan nasibimiz ne olmalı? Bunu ifade ediyor. Hem de Afrukadir Geylan efendimiz, Bütün büyüklerimiz, bunları hemen hemen birbirleriyle aynı karakter, aynı özellikte mizaç farkları var. Onlar geldikleri devirlere göre vazifelerini icra ederler. O devrin ashable, Peygamberler gelirken o kavmin içinden geliyor. O kavmin bütün halini, tavrını, her şeyini biliyorlar. Ona göre Cenabı Hak hazırlıyor. Bu mübarek kimseleri Esali Erbili Hazretleri öyle bir anlayış var ki, öyle bir kavrayış var. Zaten kendisi, dil diye bir kasaba var.
Orada atalarının talim gördüğü medreseden çok kısa zamanda icazet aldım. Altı ayda okunacak kitabı diyor iki ayda bitiriyordum Rabbimizin izniyle. O Cenabı hakk'ın seçtiği, sevdiği kimseler, ashabullah, Cenabı hak onları seçiyor ve hidayette kılıyor ve istikamet üzere devam ediyorlar. İstikamet üzere devam ediyorlar. Yine Sami Efendi hazretlerine gelecek söz, Yunus Emre sıralar ya, şeriat, tarikat, marifet, hakikat buyuruyor ki Efendi hazretlerimiz, Kadde Sallallahü'sürre, tarikatte de şer'i esaslara öyle yapışacaksınız ki zerre kadar ayrılmayacaksınız. Marifette de öyle, hakikatte de öyle. Bu birbirlerinden ayrı değil. Şeriat onun esasıdır zaten. Hep şeri esasa dayanarak marifetullah haber verilir, hakikat haber verilir, cem'ul cem haber verilir, likaullah haber verilir, fena hali de şerri şerife dayanır, beka hali de şerri şerife dayanır, esas budur.
Efendi Hazretleri bunun üzerinde duruyor zaten. Cenabı hakk'ın seçtiği kimseler, onda bir kabiliyet görüyor, dediğimiz gibi kavak ağacına işlemiyor ama yapısı müsait olan biz burgen dedik ya buna münasil, ağaçlar da olabilir, ona işleme yapılıyor. Cenabı Hak kimde vurur tecelli edecek hiç bilmez mi Mevla-yı Zülcelal'miz? Habibi Kibriya, Allah'ın dostları elbette kendi başlarına bir iş yapmazlar. Esad El birliği Hazretleri böylece kısa bir zamanda bu göreve Cenabı Hak lütfetmiş, ihsan etmiş. Çünkü bu görev kutsi bir görevdir.