İslami Kardeşlik ve Arkadaşlık Yolları ile… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
İslami Kardeşlik ve Arkadaşlık Yolları ile Ruhani Gelişim
İslami Kardeşlik ve Arkadaşlık Yolları ile Ruhani Gelişim kaydında Çok muhterem efendim, çok kıymetli Hazirun Türkiye'nin dört bir tarafından Dini Mübin-i İslam'a hizmet için gayret ve çaba içerisinde olan kıymetli abilerimiz. Hepinize hayırlı akşamlar diliyoruz. Cenabı Allah gecemizi mübarek eylesin. Bugün vicdanimiz bizleri kırmadılar ve bu hizmetin içerisinde olan bir şekilde çorbada tuzu bulunan siz…
Çok muhterem efendim, çok kıymetli Hazirun Türkiye'nin dört bir tarafından Dini Mübin-i İslam'a hizmet için gayret ve çaba içerisinde olan kıymetli abilerimiz. Hepinize hayırlı akşamlar diliyoruz. Cenabı Allah gecemizi mübarek eylesin. Bugün vicdanimiz bizleri kırmadılar ve bu hizmetin içerisinde olan bir şekilde çorbada tuzu bulunan siz kıymetli abilerimizle bir hasbihal etme, aslında bize hem bir yön gösterme hem de yol bulma adına kelam edecekler. İnşallah istifade eder. Burada dinlediklerimizi gündelik hayatımızda da uygular. Dini mübin-i İslam'ı daha nice gönüllere ulaştırmak hususunda bizlere bir yön ve yol olması duasıyla hemen sözü üstadımıza tenzih edelim.
Buyurunuz Peygamberimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin aziz, latif, pak, münevver, mutahhar, mücella, ruhu ulvilerine, ehline ashabına, peygamberanı zam ve piranı zammın bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervahına bir Fatiha üç İhlas-ı Şerifi Sami Efendi Hazretleri kalpte Sallallahu sırra şu iki husus üzerinde çok durur ve bir kimseye bunu defalarca sorar. Bir İhvanın beyinleri nasıl? Usule riayet ediliyor mu beyin ihvanın birbirleri ile alakası münasebeti nasıl ikincisi de tasavvufta en önemli olan usuldür usule riayet ediliyor mu diye buyururlar. İhvanın beyni elbette önemlidir arası Allah'ın rahmeti gönüller bir araya geldiği zaman yağar Bir kardeşimiz anlatmıştı biz sohbet ederiz iki kimsenin arasında bir dargınlık oluştu Eğer bunlar bir arada olursa feyzin muhabbetin, aşkın usulü hiç mümkün olmuyor ve bir feyz alamazdık.
Eğer onlardan bir tanesi bulunmaz ise o zaman füyuzatı ilahiye yağardı. Bunu biz şu şekilde mütalaa ediyoruz. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz Mekke-i Mükerreme'de Tevhid-i Telkin buyurdular Medine-i Münevvere'de ise buyurdular ki kapıları kapatın, pencereleri örtün, içinizde bir ecnebi yabancı var mı?
Ondan sonra Kelime-i Tevhid'i okumaya başladılar Ashab-ı Güzin efendilerimiz dedi ki Ya Rasulallah biz Mekke'de iman etmemiş miydik deyince siz Mekke'de açık küfürden imana geldiniz şimdi ise şirki hafi riya gibi kibir gibi ucub gibi benlik gibi bu hatalardan dolayı Tevhid okuyorsunuz buyurdu Biz bunu Yunus Suresi elli yedi ile elli sekiz ayeti cellelerde görürüz ve şifaun Lime fi sudur vehuden ve rahmet ila ahiril ayet bu Ayet celle görürüz bayrama da yaklaşıyoruz Bayram için bu ayeti celile-i cemile'yi okurlar işte dünyanın malıydı mülküydü vesairesiydi bunlarla sevinmeyin Asıl sizin sevineceğiniz Hatta emir olarak geliyor fel yefrahu sevinsinler buyuruyor ne ile asıl yukarıda geçen birincisi mev iga şeriattır sudur kalpte olan bu Ahlak-ı Rizailiyye denir kötü ahlak onlardan kurtulmak için yapılan çalışma Buna da tarikat derler diğerleri de marifet ve Hakikat olarak ele alınır burada Şifaü'l-limaf-i sudur gönüldeki Kim kibir hasetlik adavet tamab hukul bunun yanında hayvani duygular bunların yok edilmesi için gayret gösterilir İşte asıl buyurdu tevhidi Biz orada şirki celiden açık şirkten imana geliniyordu, şimdi ise gizli şirkten diye buyurdu.
İslami Kardeşlik ve Arkadaşlık Yolları ile Ruhani Gelişim ne anlatıyor?
İslami Kardeşlik ve Arkadaşlık Yolları ile Ruhani Gelişim kaydında Çok muhterem efendim, çok kıymetli Hazirun Türkiye'nin dört bir tarafından Dini Mübin-i İslam'a hizmet için gayret ve çaba içerisinde olan kıymetli abilerimiz. Hepinize hayırlı akşamlar diliyoruz. Cenabı Allah gecemizi mübarek eylesin. Bugün vicdanimiz bizleri kırmadılar ve bu hizmetin içerisinde olan bir şekilde çorbada tuzu bulunan siz…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 17 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
O zaman bu yolun ne kadar hassas olduğu ortaya çıkıyor, çünkü kapıları kapatın buyuruyor, pencereleri, pencereleri örtün ve bir ecnebi var mı buyuruyor yabancı da bulunmayacak umuma aleyhisselatu vesselam Efendimiz İslam'ı anlatıyor ama hususi anlattığı bir cemaat var bunun yanında daha da özel anlattıkları var biri Sıddık-ı Azam radiyallahu anh kalbi zikri telkin etmiştir Ahmed bin Hanbel Hazretlerinin Müsnedinde geçer Rahmetullah Ali bir de Kelime-i Tevhidi Ali Keremallahu vechi Efendimize telkin buyurmuşlardır yani bu yol Serçeşme-i Hakikat denir iki Hakikatçeşmesinden geliyor bu yolun nuru, aşkı ve muhabbeti Sıddık-ı Azam'la Nakşi yolu Kadiri Yol da isimlere göre değiştiği için böyle deniyor, aslında hepsi bir Muhammedidir. Bu da Ali Kerem Allah ve Çehdimizden gelir. Bu sebeple çok önemli, birincisi ihvanların beyinleri nasıl, araları nasıl?
Araları düzgün olduğu zaman birbirlerine aşkla, muhabbetle yöneldikleri zaman Allah'ımızın rahmeti yağıyor. Hatta sohbette ve halaka-i zikirde halık-ı arzu semaya eyleriz hamdu sena diye başlıyoruz ila ahirihi daha bunu okumadan gözyaşları ortalığı alıyor eski dediğimiz kıymetli üstadımızın evlatları anlatıyorlar diyorlar ki biz sohbet gününde gusül abdesti alırdık ve bir kimseyle buluşup da şer-i Şerife muhalif bir hal olmasın diye dillerimize, gözlerimize, azamıza son derece riayet ederdik.
Elimize tesbihimizi alır, ikindiden sonra başlardık istiğfar okumaya Tevhid okumaya Sallallahü selam okumaya kendimizi korumaya çalışırdık sohbet halkasına geldiğimiz zaman Cenabı Hak'ın huzurunda bulunduğumuzu düşünerek öyle otururduk ki Ashab-ı Güzin Efendilerimiz anlatılıyor Resulullah'ın huzurunda Sallallahu Aleyhi ve Sellem üzerlerine Bunlar cansız bir varlıktır diye kuşlar bile konuyor böyle bir sessiz böyle bir sadasız Rabbimizle münasebetini kurarak oturuyorlar bir gün Konya'daydı orada yakınımızın evinde kalıyordum dedim ki buradan görsel cihazı kaldırırsan iyi olur ve kaldırdı sabah bir kimse geldi dedi ki Efendim bir yere gitsek razı olur musunuz olur dedim beraber gittik vardığımız cemaat müstesna idi orada konuşmamız söylendi baktım cemaatin durumuna biiznillahi Teala öyle konuşacak gibi değil konuşma şudur bir bahçe düşünelim bahçe içi bütün meyvelerle dolu o bahçenin bir duvarı olur o duvar nedir o duvar içeriye bu bahçenin içine bir hayvan girmesin, ondan sonra bir hırsız vesaire girip de o meyveler yok etmesin diye duvar yapılır.
Başta Ehlullah şer-i Şerif duvarını yapar, ondan sonra o bahçe tarikatı aliyedir oradaki meyveyi sayamayız Kuran-ı Azimüşşan da Vakıa suresinde buyrulur bitmeyen meyveler mesela orada kirazdan anlatılır muzdan anlatılır vesaire Sure-i Celile-i Cemilelerde meyvelerden anlatılır mesela Araf suresinde nardan anlatılır hurmadan anlatılır zeytinden anlatılır incirden anlatılır ama Cenabı Hak meyvenin sonsuzluğunu beyan için ve fakietin kesira bitmez meyveler gönüldeki o meyveler ilahi meyveler de saymakla bitmez işte o bahçeyi o bahçeyi şeytan ve nefis kurdu dünya ve kötü niyetli insanlar yok etmesin diye şer-i Şerife son derece dikkat etmemizi riayet etmemizi göstermek için sohbette bulunurlar yoksa asıl sohbet sükutidir bunu Muhammed Bahaüddin Şahı Nakşibend Hazretleri, Kaddafi Allah-u sonra sükutumuzdan istifade etmeyen bizim konuşmamızdan istifade etmez buyuruyor bir an sükutlarında öyle bir aşk öyle bir muhabbet meydana gelir ki tarifi yok bunu biz Üstadımızdan duyardık ömrüme yeter buyurdu askerden gelmişler Askerden gelmişler üç buçuk sene askerlik yapıyor Bayram yapacak Üstadına öyle bir sevgi öyle bir muhabbet içerisindeki ki Bayramı bile diyor Sami Efendi Hazretlerinin huzurunda yapalım bir diyorlar hadise çok uzun bir noktaya gelmek istiyorum orada Sami Efendi Hazretleri iki tane minder birisinde Hasan Efendi Hazretleri üstağızımız bir diğerinde kılavuz Hafız dizlerine dizlerini dayıyorlar bunu buyururdu ömrümün sonuna kadar unutamam aldığım aşkı ve feyz'i ne görmüştür şunu anlattılar bize bir Mürşid-i Kamilin teveccühü böyle olur da Fahri Kainat'ın teveccühü nasıl olur Sallallahu Aleyhi ve Sellem o Resulullah'ın teveccühü böyle olur da Cenabı hakk'ın cemali diye meğer o esnada fenafir resul ve fenafillah hallerine getirmeye çalışıyorlar bir defasında Ashab-ı Sofrede üstadımız gayri ihtiyari şunu anlattı orada cemaat de vardı kalktılar buyurdular ki Fahri Kainat sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin kabri saadeti eskiden bu zemzem kuyusu vardı oraya çok geniş merdivenler var onlarda inilirdi onun gibi bir merdiven yeşil bir örtünün üzerinde Fahri Kainat sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz ümmetine teveccüh ediyor diye buyurdular Cenabı Hak istifade etmeyi nasip buyursun Allah'ımızın bu teveccüh için bu istifade ve faydalanmak için nefha-i ilahi her an yayılmaktadır Yeter ki biz hazır hale gelelim nasıl hazır bir hale geliriz şimdi evimiz var bizim pencereleri var bir pencereden ışık vuruyor ama diğer pencereden ışık odaya bir türlü girmiyor Neden Çünkü kalın perdelerle ora örtülmüş gönüllerimizde kalın dünya muhabbet perdesi şeytanın bîva aldatma perdesi vesaire nefsani arzu ve istek perdeleri bu nurun girmesine mani oluyor hiç unutmam bir defasında üstadımız telefonun akizesini kaldırdılar eski telefonları söylüyorum şimdiki gibi değil konuştuğunda bakın söylediği söze bir hoca ile konuşuyorlar hocam iki tane tel gönlümden verdim korkma diyor konuş Allah'ımızın lütuf ve ihsanı demek ki ona layık bir kimseymiş ki gönlünden iki tane diyor ben tel verdim Aynen ifadesi bu Yeter ki kalbimiz hazır bir vaziyette olsun sohbetlerde de öyle sohbetlere geliş çok önemli mesela gelişte gusül abdesti alabilirsek ne güzel, alamazsak taze bir abdest alıyoruz, yolda yirmi beş istiğfar okuyoruz, yirmi beş istiğfar ve burada okuduk ya biz ruhlarını üç İhlas, bir Fatiha okuyarak edeple gelip oturuluyor bu şekilde, öyle sandalyelerde ayak, ayak üstüne atılmış ve dayanmış vaziyette buna sohbet demezler ve bir kere sohbeti yaptıracak insanın üç tane özelliği var birisi onların bir tanesi halinden istifade ettirecek yanında oturduğun zaman füyuzatı ilahiye ile gönüller dolacak bize bir hocamız şunu anlattı dedi ki Hasan Efendi Hazretlerine bir zat intisab etti intisab etti ama çok kısa zamanda yetiştin öyle bir aşkı muhabbeti vardı ki ben de dedi onun yanında oturuyordum aynen tarif etti bu gönlüne diyor ne feyiz geliyorsa o kalbinden bir kova da bir kova da benim kalbime dökülüyordu diyor kalbime dökülüyordu yansıma var insibağ ve inikas bu yolda çok önemlidir anlaşılıyor herhalde inikas aks etmesi nakşi denmesi ne demek Nakşi bu dediğimiz terimleri içerir nakşolur kalbine gönlüne olduğu gibi girer bazı böyle ceviz ağaçlarının karşısına şekiller koyuyorlar O ceviz ağacı bile o şekli resmediyor.
Değil ki insanın kalbi, evliyaullah'ın huzurunda oturduğu zaman onun kalbindeki nuru hiç almaz mı?
Hiç istifade etmez mi Rabbimizin lütfuyla, ihsanıyla, bu daha fenafil, fenafil ihvan ve fenafiş şeyh zamanları, fenafil resul ve fenafilla olduğu zaman Onun resmedeceği Esma-i ilahiyedir Onun resmedeceği mülk aleminde melekut aleminde Esma iken Ceberut aleminde sıfatı ilahiyedir ceberrut aleminde zatı sıfatların tecellisidir Esad Erbili Hazretleri'ne soruluyor Efendim tecelliye mazhar oldunuz mu bak üç şeyden bir tanesinde dedim burada da bir tanesinde diyeceğim o da şu halimdir diyor böyle bir inleme hali bu üstadımızda vardı bir inleme hali böyle bir nasıl tarif edeyim horlar gibi bir hal Esad Erbili Hazretleri'ne bir inleme sesi duyuluyor çok da yaşlı olduğu için bir kısım insanlar diyorlar ki işte Pir Efendimiz'dir der Esad Erbil Hazretleri için Pir Efendimiz çok yaşlı olduğu için inliyor hal ehli İhvan der ki inlemiyor o ilahi aşkın ve tecellilerin altındaki seslerdir ilahi seslerdir kalbinizi verindirler kalplerini verdikleri zaman aşkla muhabbetle dolar diyelim ki şimdi biz bunları nasıl bulacağız arz ettim Allah'ımızın nefkası yayılıyor kalplerimiz hazır olursa istifade ederiz bunu gerçek dikkat ve riayet eden bir Mürit duyar diyelim ki trende gidiyor otobüste gidiyor uçakta gidiyor veya yolda yürüyor bir işiyle gücüyle meşgul mesela bakkaldadır vesaire işlerdedir gönlüne öyle bir feyiz gelir ki acaba bu neredendir der o kalbin hazır olmasından dolayı nefka-i ilahiyyeden onur kalbine işlemektedir mesela bizim Sadatı kiram efendilerimize baktığımız zaman üstadlarımızdan biri ağaç budama işiyle meşgul oluyor öyle olurdu ki tecellinin galebesinden dolayı elinden o aşılamamı artık neyse o bıçak veya testere düşerdi kendinden geçerdi diye yalnız sahi hali olur kendilerinden pek öyle geçmezler onlar fakat elinden düşermiş bazen ellerinden düştükleri olurmuş bu denizin med-cezir olayı gibi bir şey her zaman olmaz o bazen bir coşkunluk hali yaşarlar fakat çok sürmez mesela Sami Efendi Hazretleri'nde ağlamaklı bir hal şunu anlatıyorlardı kendileri aleyhissalatu vesselam Efendimiz süt annesine veriliyor Halime annemize veriliyor Halime-i Sa diye veriliyor orada biraz gelişince kardeşi Şeyma validemiz olacak annesine koşarak geliyor diyor ki anne Muhammed'i bir kimse kendi bulunduğu yerden alıp bir yere götür meğer kalbinin yarılma hadisesi imiş bakıyor ki Efendimizin rengi saadetleri uçmuş vaziyette bunu derken Sami Efendi Hazretlerinin böyle sesinde biraz değişme meydana geliyor Kayseri'ye bir kimse gelmişti üstadımızda bulundular yalnız baktım Efendimiz Hazretlerinin pek böyle arzu edeceği hal olmadı Hissettim bunu biiznillahi teala hemen ev sahibine bir odanız var mı dedim var dedi baktım çok sevdiği bir kimse cezbe-i ilahiye ile dolama Sami Efendi Hazretleri üstadımızı ondan soruyor herkesten sormuyor Yani herkes mücevheratın alıcısı olamaz, herkes yakutun alıcısı olamıyor, herkes zümrütün alıcısı olamıyor.
Onun müşterilerinden bir zata diyor ki Hasan Efendi ile görüşüyor musun o dediği kimse yani onlar çok müstesna kimselerdir tanıyorum o kimseyi tanıyorum inamın bulunduğu sohbet füyuzat-ı ilahiye ile dolardı böyle duvarlar bile çatlayacak hale gelirdi bir gün üstadımız mescitte bulunuyorlar mescitte bulunuyorlar emin olun yanında o halden anlayan bir kimse vardı öyle deniliyordu Cami çatlayacak aşkı ilahiden diye füyuzat-ı ilahiyeden onu yanına aldım çok sevindi böyle bir sevdiği kimseyi de görünce o da dedi ki efendim dedi biz dedi gençliğimizde yanıyorduk dönüyorduk şimdi pek bir şey kalmadı bizden de buyurdular ki Mehmet Efendi o zaman kalbiniz bir cezve gibiydi, ateşin üstüne konduğu zaman hemen taşıyordu, şimdi ise kazan gibi oldu içine dökülüyor buyurdu, Ehlullah'ın hali bazen Nebi-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz ' KELLİM YAAHIM Meyra' buyuruyor bana konuş Yahum Meyra' kendinden geçtiği an oluyor Limaallahi vaktin benim Allah ile bir vaktim var buyuruyor Celle Celalühü bir gün Aişe-i Sıddıka validemiz huzuru Nebeviye girdim kimsin Aişe Aişe de kim Sıddık'ın kızı Sıddık da kim ayrıldım diyor bazen de Ya Bilal bize kasideler oku ilahi aşkımız artsın diye demek ki dengeyi sağlıyorlar denge şudur bu tıpta da aynen öyledir tıpta şimdi mesela dünyanın en çok meşgul olduğu nedir ilaç sanayi çok önemli ondan sonra enerji daha sonra savunma bunlar çok önemli bu ilaç sanayinde bizim İslam alimleri tıp üzerinde çok hassas olan kimseler yetişen kimseler şuna dikkat ederler insanın yapısında manen de öyle su hava ateş toprak ama bunun Arapçası ne kadar güzel ma hava nart tru bunun dozajına ayarlar mürşidi Kamil iş budur Onun için herkese haline göre evrad ve ezkarını verir mesela öyle müritler olur ki dersini okuyamayan kimseler var bir ihlas okuması yetecek şekilde bu hale göre değişir bizim gibiler ne yapar Estağfurullah helali ama bunu gönülden okumamız gerekiyor ama onlarda bir istiğfarla işi tamamlıyor zaten halleri halleriyle bunu yaşıyorlar onlar tıpta da aynen öyledir Demek ki Aleyhisselatu Vesselam Efendimizin biz üç halkasını görüyoruz bir- Umumi Mekke'de açık küfürden tevhide geliyorlar sonra Medine-i Münevvere'de bu hadis yani kaynaklarıyla verebiliriz bunu Allah'ın izniyle bu Mescid-i Saadet'te veya bir mekanda topluyorlar bu özel bir de sıddık-ı Azam ile Ali Kerim Aleyhi ve Sellem Efendimiz'e üretmiş olduğu zikirlerdir bundan dolayı İmam-ı Gazali Rahmetullahi Bariymişkat-ı nübüvvet diyor kalbe atılan tohum Nur-u nübüvvetten bir tohumdur bunu geliştirmek bize ait onlar atıyor ama çalışacak olan kim biziz Nebi-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz ben cenabı Hak'tan üç ilim aldım birisi şeriat ilmi onu yaymakla emrolundum ikincisi muhayyer kılındım bir üçüncüsünü anlatamam o kendisine ait nübüvvet oluşuna ait risalet oluşuna ait Makamı Mahmut oluşuna ait Bunu Ehlullah'ta velayet ölçüsü içerisinde görürüz açmazlar Uludağ'da Sami Efendi Hazretleri esanı bu Ayet-i Celileyi mana verirler bu mutmainne sıfatıdır bu Raziye sıfatıdır bu Merziye sıfatıdır bu dedenin ifadesiyle hutbiyet makamında olan kimselerin halidir hani şu dünyada bakıyoruz insanlar olarak biz zengin olmak istiyoruz varlık sahibi olmak istiyoruz evimiz en güzel olsun arabamız en güzel olsun yiyeceğimiz giyeceğimiz her şeyimiz en güzel olsun istiyoruz insanın içerisinde mükemmeliyet var çünkü insanı Cenabı hak mükerrem olarak halk etmiştir bunu Esad Erbil'i Hazretleri esanı velagad kerram lebeni adem Cenabı hak Adem'i mükerrem olarak halk etmiştir mükerremiyeti ne kanda ne ette kemikte değildir nedir mükerremiyeti onun imanındadır onun takvasındadır onun kurbiyet halinde ve ünsiyet halindedir Kayseri ulemasından Hacı Zühtü Efendi Rahmetullah Ali Esad erbili Hazretleri ile görüşür görüştüğünde üstazı Seyyidlerdenmiş Hacı Zühtü Efendi'nin Rahmetullahi ve çok şekil olarak biçimli bir zat imiş Esad Erbil Efendimiz malum kendileri Irak'tan gönlünden geçer benim efendim daha güzeldi diye kalbinden geçer derhal cevabını verir Haciz-üht Efendi Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza değil kalplerinize ve amellerinize nazar eder derhal Estağfurullah efendim Estağfurullah diyor gençlik halde olabiliyor böyle İstanbul'da görüyorum böyle takım elbise ne giyiyor, yaşlılar giyiyor.
Üstadımız hazretlerinin giyimi de güzeldi ama niye bu gönlümden geçti bilmiyorum, açıktan söyledim, gönülden değil. Böyle bir çekediydi vardı, herhalde onu da rahat ederdi ki çok yiyordun onu. Dedim ki böyle bir değişik olsaydı, öyle bir vakarı vardı, Allah Allah.
Üst ağzına giderken hazırlanır da giderdi efendimden, istifade edeceğim diye öyle bir gayret gösterirdi ki zaten gayretli ve çabalı olmasına rağmen efendimden manevi gelirler alacağım diye şiirlerinde de geçiyor ya, muhabbet harçlığı alsam o dostun dairesine varsam diyor yani biz namazdaki istifademiz, tevhiteki istifademiz, evradta, ezkarda vesaire, taatlerdeki neye bağlı kalp halimize bağlı bu Hadis-i Şeriflerde de geçer mesela namazdan en çok istifade edenler huzur sahibi kimselerdir Fecr Suresi'ndeki ayet-i celleler buraya gireceğim inşallah şimdi asıl konumuz var da konuya gireriz inşallah böyle işte bu ceket yerine başka bir şey olsa deyince Efendimiz bizim dışımıza değil içimize bakar dedi böyle Allah Allah, diyor ya yak sultanım yak diyor, böyle bakışlarınla diye tam okuyamadım ama yani o bakışlar inşallah gönüllerimize kalplerimizin içine girer şahsımla alakalı olduğu için hiçbir şey değilim bir hususu anlatacaktım vazgeçiyorum çünkü hiçbir şey değiliz Keşke biz hiçbir şey değiliz sözünü gerçek manada yaşayabilsek bir hiçliği elde edebilsek keşke Sami Efendi Hazretleri Uludağ'da anlat derseniz şu Ravzai Pakin Nebi'de bir zat görür böyle gözü sanki kalbimin içine girdi, böyle Allah'ım dedi, bu kimdir diye Sonra Şeyh Zekeriyya olduğunu, böyle akşamdan sonraydı, bir yere götürdüler vardır o mübarek zatıymış yani Ehlullah'ın bakışları çok başka oluyor böyle zahiri bakış olarak düşünmeyelim eğer gönülden bakacak olursa biraz söz ağır gelir diye hep dikkatli konuşmaya çalışıyorum isterse rabbımızın lütfuyla kişi o bakışla güzel haller elde eder Her şeyi diyemem Anlatamam Yek nazar besler efendim diyor ya bir nazar Nazar çok önemli Ashab-ı Güzin efendilerimiz eğer sahabe olmuşsa o nazarla olmuştur Tabiin Sahabe-i Güzin efendilerimizin nazarıyla tebe-i tabiin de öyle devam ederler dikkat edilirse böyle sufileri anlatan Tezkiretü'l Evliya gibi Tabakatü's sufiyye gibi eserlerde şuna denk geliriz bunu biz düşünmediğimizden oluyor düşünenlerimiz müstesna mesela anlatır der ki maruf-u kerhi Hazretleri işte Zünnun-i Mısır Hazretleri ile görüşmüştür Şakhiki Belhi Hazretleri ile görüşmüştür sayar o sayması şudur onun nazarlarına erişmiştir çünkü nazarlarındaki öyle bir kıymet öyle bir değer var ki tarif edilemez o nazar tarif edilemez şimdi semada bir kuş var buna alıcı kuş dediler alıcı kuş yerde yerde avunu yakalarken gözüyle semadan etkiliyor bir hayvan gözü bu etkiliyor ve o böcek midir ne ise ne sağa ne sola ne öne ne arkaya hareket edemiyor bu bir hayvan gözü evliyaullahın gözü ise başkadır yine bu ayrı bir konu olarak düşünelim biz mevzumuza geçelim işte ya eshamre ya yetu ennefun mutmainna aleyhi ve sellem manalar verir birinci de anlaşılır ikincide biraz düşündürür üçüncüsünde gözler ayrılır bunu Ahmet bin Hanbel Hazretleri anlatıyor Rahmetullah Ali ben diyor bir şazeli şeyhi olacak Allahu alem Allahu alem Fatiha'ya diyor yedi mana verdi Ahmet bin Hanbel Hazretleri cezbeye geliyor ve o huzurdan dışarı çıkıyor Ya Rabbi diyor bu ne ilim ne bir aşk ne muhabbet bu net bir derya diye hayranlığını ifade ediyor bir gün İbni Abbas radıyallahu anhuma'ya soruluyor diyorlar ki sizin ilminize Ali Keremallahu veche hazretlerinin ilmi nasıldır bakın diyor ben size bir misal vereceğim bir derya düşünün oraya bir şişe düşünelim artık nasıl düşünürüz bunu bir litre gibi ne gibi düşünelim o bir litre suyu o denizden o deryada alıyor bizim ilmimiz diyor ancak budur o derya ise Ali Kerem Allahu ve celle neden olmasın Çünkü enemedine tül ve Ali yün babı buyurdu Allah'ın Resulü Seyyid Burhanettin de böyle Zikrullah yapılır.
Günlü açık olanlardan bir tanesi sordum diyor Efendim bu ilmi nereden aldınız bizim hocalardan talim mi ettiğimizi zannettiniz buyurmuş biz ilmi fahri kainattan aldık şu yakın Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizim Yeşil Hasan Hacı Ahmet Efendi diye Hacı Ahmet Efendi diye bir kimse bunu biz ziyaret ederdik çok görüşürüzdüm hatta bu intisabet deyince Hasan Efendi'ye diyor sorularım var o sorularıma cevap verirse intisap ederim sormuş soruları sormuş üstadımız cevabını da vermişler dersini almış bu vel asrı'ya mana verir bir Ramazan-ı Şerif'te otuz gün vermiş manayı, ve'l Asr demiş. Gerçekten ilim sahibiydi. İrfan sahibi olsa gerek. Bir matematikte cebir'de şey anlattı, denklemleri anlattı, iki bilinmeyen, üç bilinmeyenli denklemleri anlattı, hayran kalmamak mümkün değil. Serendi, adasını anlatırdı.
Öyle bir tarih bilgisi vardı hayran kalırdı insanın kitabı neyde yoktu defterini gördüm işte oradan bazı okuyordum Velasuriye bir sene mana verilmiş ikinci sene biraz ince konuşurum de ikinci sene devam ederiz demiş Orada asker hoca dediler, bir zat demiş ki efendim bu ilimlerden, hoca efendi Erciyes'te ot otlatırken, hayvanları otlatırken demiş, zır Aleyhisselam'da, hem de zahiren okumuş. İnşallah istifadelerimiz çok olsun, gönüllerimizin sahi ne irşadıyla mümkün. Yani bu kadar nimet var inşallah. Şükranında oluruz da sohbetlerimize devam ederiz, kardeşlerimizi teşvik ederiz, bazı ziyafetler olur da çağırır, uzak yerde de olsa der ki keşke yakın olsaydın da beraber yeseydik der, yani bir türlü boğazından geçmez, çok sevdiği için beraber yeseydik der. Bu lokmalar, bu manevi lokmalar onlara benzemez. Onun için sohbet yaranımızı çok dikkatle riayet edip halka içerisine katmamız gerekir.
Çok gayret etmemiz icap ediyor birincisi demek ki İhvanların beyni nasıl buyuruyor ve sulehadan birçok İhvan edininiz yani Salihlerden birçok arkadaşlar edininiz Zira Salihlerden her fert şefaat için Kıyamette mezundur. Megalen Nebi sallallahu teala aleyhi ve sellem efdalül a'mali badel imani billayı Teala et Cenabı Allah'a imandan sonra efdal-amal sulaha ile Salihler ile muhabbet ve meveddet eylemektir bu murakabe hallerinde şunu öğütler bize üstadlarımız buyurdular ki aman ha salihlerle sohbet edin hayırlı insanlarla sohbet edin Cenabı Hak Davud aleyhisselama ya Davud ben seni yalnız görüyorum, salihlerden dostlar edin buyurulur. Cenabı Allah'a imandan sonra eftalu amel, sulaha ile muhabbet ve meveddet eylemektir. Eftalu'l-amal El-Hubbu fillah Vel'l-Budu fillah.
Efdal ve amel amelin en kıymetlisi Allah için sulahayı sevmek salihleri sevmek Allah için Füsekaya fasıklara buğuz eylemektir Allah korusun anlatmıyorum o çirkin ahlaksızlığın müdafi olanlara buğz ağzıma dalmak istemiyorum eftalul amal amellerin eftali Allah için sülahayı sevmek Allah için fasıklara buğzlemektir. Aklın başı badel iman, imandan sonra kavlen ve fiilen Nasile muhabbet ve ümmeti sevgiyi husule getirmektir şeytan bir veya iki mümine tasallut ikram eder lakin üç olunca me'yus olur yani insan namaz için olsun zikir için olsun daima cemaatten ayrılmamalıdır sefer bile murat olunduk da kederik, sulahadan Salihlerden müteaddit refik, dost aramalıdır. Hadis-i Şerifler kardeşlik hakkında çünkü bu yolu dört ayaklı merdivendir. Birincisi fenafil ihvan çok uzun girecek. Üstadımızın gecelerinde kısa olması hasebiyle bu kardeşlik hakkında çok güzel sözleri var.
Birbirinize tazim edin, beraber olun da gidin, hep bir kardeş idiadın yönünü döndürdin, neden? Burada tazim Allah'adır, burada Allah için sevgiyi ifade ediyor, Allah için muhabbeti ifade ediyor, Cenabı hakk'ın Halık sıfatından dolayı bir hürmeti beyan eder. Hepiniz bir vücut olsun, kemetelil mümin, Müminleri sevgide, muhabbette bir vücut gibi görürsün buyuruyor. Hepiniz bir vücut olsun, beraber suyunuz gelsin, kalp havuzunuz dolsun bendini ayırdın neden düşenlerini tutmalı algınlarını itmeli burayı ifade etmem lazım burayı itmeli manasını veriyorlar öyle değil Yetme demek tekrar onu ilahi halkaya katmalı manasındadır içinden kini atmalı yaramaz ahlakın neden Sohbetsiz zaman geçirme, fırsat kuşunu uçurma, aldığın dersi kaçırma, kıymetini bilmen neden? Dışın başka, için başka, Sohbete gelmesen keşke. Tatlı sandık tadın fişke. Dururken acıyom neden?
Beraber yemek yemeli, fikrin bir araya koymalı. Kurban olayım demeli arada husumet neden diyor ve devam ediyor biz kardeşlik hususunda dikkat edeceğimiz birçok hususlar vardır. Buradan da bir madde anca okuyabilirim. Bir müridin ihvanın meydana çıkmış bir ayıbına bakmaz. Geçmiş bir hatasının nazarı itibara almaz. Eğer ihvan'ın baki olan ayıplarını örtmez ve eski hatalarını karıştırırsa aynı vartalara kendisi düşer. İnsanların ayıplarına muttali olan kimse şeytani bir keşfe takılmıştır. Allahu Teala o kimseye nazar etmez.
Eğer insanların ayıplarıyla meşgul olur ve onları hep kötüye hamdederse Tariktan istifade edemez olur sadrını fesat kaplar Sırrı mahvolur ve şeyhından da istifade edemez yani birinci sınıfı geçmeyince ikinciyi atlayamayız yani kardeşliğimizin düzgün olması gerekir ki biz fenafiş şey fenafir rasul ve fenafillah'a girsin Ebu Ayet Celileler de bunlar Şeyhi Kamile muhabbet gerçek alimlere sonra Lokman suresinde Cenabı Hakk'a teslim olan kimselere inabe edin buyuruyor Kuran-ı Kerim'de Allahu alem ya on beş ya on altı ayeti celleyi cemile yani bu yolun her adımı ayeti celile veya Hadisi Muhammediye onun dışında hiçbir şey yok Allahu Teala kendisine neyi bahşetmişse ondan İhvanına ikram etmeli hediyeleşmelidir velev ki bir salatalık bir turp olsun bu hediyeleşmek hususu gönülden de olur sadece maddi olanı değildir bunun kalbinden de ikram olur on haberi olmaz ama der ki bir hal yaşadım ama bu neydi bilmem o ona hediye göndermiştir bu da tamam mı ya Elhamdülillahi rabbil alemin El Fatiha İnşallah canlı olarak da görüşürüz.
İnşallah efendim. Allah razı olsun. Çok teşekkür ederiz. Cenabı Allah istifade edebilmeyi nasip etsin hürmetlerimizi razı ederiz hayırlı geceler dileriz efendim bir de size hayırlı geceler bir de zihin hiçce ay olması münasebetiyle gecesi gündüzü çok önemli aman boş geçmesin lavı boş sözlerle vaktimiz geçmez inşallah lavı dikkat edelim yani zamanımızda sözümüz de özümüz de hiç rabbımızın dışındaki bir hal ile meşgul olmasın bugünler ele geçmez