Herhangi bir hatun hocasının kötü ahlakına, kötü huylarına katlanıp, yakasını çekerse Allah-u Teala o kadına Hazreti Asya'nın sevabı gibi büyük bir sevap verir. Orada da Asiye biliyorsunuz işte onun ailesi idi bir laf ehlini devam eder. Onun elini uzattınız bir şeytan halkı ederdi Allah o durumla beraber olur. Asiye almamız bakire olaraktan ahirete ihtilaf etti. Yarın cennette inşallahu Teala Allah bizi de devam edip o mecliste bulundurduğu kullar zümrasında ilhak buyursun bir yem annemizle yani İsa aleyhisselamın annesiyle, Hasia annemizin düğünleri olacak peygamberimize verecekler cennete Allahutaala da. Kadının bugün üzerindeki hakları şunlar İlanetini talim etmek, yenini belletmek hocasında hakkı. Sıfat ve hilm ile ülfet ve muhabbet eylemek, hocasında hakkı. Özel ahlakla muamele eylemek, hocasında hakkı. Aileye selam verip hatırını hoş eylemek, adının hocasındaki hakkı.
Ev işlerinde yardım eylemek hocasında hakkı. Elbise, yiyecek ve evini temin etmek adının sırrı kocasına ait bunlar. Dünya işindeki kusurlarını af dilemek, dünya işindeki kusurlarını af dilemek koca, kocanın hakkı. Fütuh huylarına sabretmek kötü huylarına sabretmek kadını azaplandığı bakıp sükutle karşılayarak kadını büyük günaha getirmemek, ailesine son derece muhabbet göstermek, ev işlerinde danışıp yapmak, evde ekmeğimiz var mı, pirincimiz var mı, şehrimiz var mı, ya Seçel var mı diye sormak lazım. Mekin nehiyasından kaçınmak, ayıplarını bastırmak, nuf edip mülaabe eylemek, hep lila ziynet ile evinin haricine alıştırmama, hocasında hak olur ben bir yemeğin tuzunu az atsam çoğaltsam, öfkelenirdim de ben zinetle dışarıya çıkıyordum da sen bana niye niye öfkelenmedin diye hakkını alır. Kulluküm rahimi kulluküm mes'ulunen rahiyeti her çoban bıktığı oyundan sual olunur.
Ailesinden izinsiz sefere gitmemek, huzurunda mahzuniyetini icap eden şeyi söylememek harp oluyormuş, şöyle oluyormuş böyle dememek farz, vacip, müstehap olan din işlerini talim edip bidatlardan muhafaza eğilmek. Bunlar kadının kocasında hukuku, diniye ve dünyeviyyesidir hadisi şerifte buyrulmuştur. Yani, kişinin en evvel suali Allah'a karşı namazından, hakladığında, zivcesi hakkından sorulacaktır. Ailenin hakkından deyip sorulacaktır. Bunun için ailenin büyük hakları vardır. Bunu da hazırlıklı size. Nevla rızası için validemden andım da kederime çok hizmet etti, çok memnun etti, razı etti. Efendim, validem vefat ettikten sonra bir gün baktım ki elimde kağıtlar bu ne baba, anne hatırıma geldi yavrum, unutamıyorum. Daha çok göreceğim geldi ahirete gelince.
Bizim sevgimiz Allah için de biz Tarifi Aliye için sevişirdik, böyle dünyevi maddi sevişmezdik, bulunsun dayanamadın da şunları yazdığını istiyorum. Bederin Vali'ye söz veriyorum. Kıykat elenin yaktı özünü, yaşla doldurdu iki gözümü, kimlere yapayım kalan nazımı bizim verişmemiz mahşere kaldı. Haddi-i Ezel'e razıyım Mevla. El pay-i sabrla gönlümüz doyla, mevtadı kalbimiz el aman sağla bizim görüşmemiz mahşere kaldı. Bu sependiyle gönül doylarken, ilmi ledünni ile hikmet söylerken, haşyetullah ile daima ağlarken bizim görüşmemiz mahçere kaldı. Lihleti saadet, şehadet şeriat, ahlakı hamide, tiyani tarikat, yetişir kuluna hattan hidayet, bizim görüşmemiz ukbaya kaldı. Meydanı arasat bir gün kurulur, defterler verilir, ora varılır. Sağından alana neler görülür, bizim görüşmemiz mahşere kaldı.
Ahir yastığına koydu başını, şehadet şerbetini, iştişını, tahkiki letaif rüya taşını bizim görüşmemiz mahşere kaldı. Dergi hatık gibi olsun yüzlerin, şinşak gibi olsun yüzlerin ey benim hanımım, ruhumu okşayıyor oğlum kızların, Hasan'ın, Fatıma, Hatice'm de ruhunu okşayır. Künde Yasirler okuyorlar. Burada neler görmüş gibi gözlerin, bizim görüşmemiz ukbaya kaldı. Burada neler görmüş gibi gözlerini diye sordu mu babama? Dedim önce demedim oğlum. Annem postunum üstünde otururken yedinci kat sema yaralı Arş-ı Azam'ı açıktan görür, yüzünden mütemadiyen yaş akardı. Ne oluyordu, diyordum ben. Demezler de ahirete gidince karımı aşağı aldım, açıktan görünürmüş kendine. Allah şefaatine, memurun sözleri yetişir kalan, dert ehlinin hem derdini bilen, dönmeden makamı, ulvi bulan bizim görüşmemiz mahşara kaldı diye ana arkadaşlarına Allah rızası için hederem olsun. Beni günahlarını unutmasınlar.
Belki dinler amel eder. O yüzden kocasıyla iyi kesilir. Peygamber bize iyi tatil ver. Allah'ı tatil ver. İstahazına iyi tatil ver. Yani huzur-u ilahiye de bir hadi acısı olmaz. Hem bizim efendimizi sen bize az münasliği hak etme. Ben bunu düşündüm, evimin kestiği yerinde ve şöyle sövürüm sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin ruhu tayyibelerine, eline, ashabına, bütün peygamberani zan, evliyayı kiram, sıddık-ı Azam efendimizden sultanınıza gelene kadar bütün pirani zan efendilerimizin ruhuna, o sevgili pederimin ve kıymatta annemin, cümle dinleyenlerin annesinin, babasının, akraba taallukının, mümin müminatın, müslim Müslümantın dağlar başında kalan, hakileyip sağ olan bir Fatiha'ya muhtaç olan üfle dinrı dolaşlarının ruhuna üç İhlas bir Fatiha.