Bu anlatacağım söz hepimizin bütününe hepimizin bildiği bir konu, hepimizin bildiği. Yalnız burda. Burda bunu sıkıştırma orayı da geri yaptım sıkıştırmak tabii yeter. Tamam. Unutur abi diye Unutur. Ağır Şimdi bunun incelikleri var Bu Mühim bir eserden, iklim bir eserden Gaydedililmiştir Siz bunu çok geç anlatırsınız bir. Bu yazıtmaz mı? Bir yazınıca eylerimize. Sizin düşmanınız ERBAAT dörttür. Baştan, Ettum Yiye, Haktum Yiye'yi biliyoruz, incelik dediğimiz şöyle. Sicunnuhha, yok, Silaha uha dünyanın bizi vurduğunu yer neredir. Mesela hep dünya anlatıyor şöyle sıkıntıları var, şöyle dertleri var, şöyle yolumuza engel. Çok güzel tespit edilmiş. Burayı yakaladığımız zaman diğerleri Allah'ın izniyle arkasında biri biri arkasında gelir. El Halk Dünyanın bizi vurmayan çalıştığı nokta nedir? Çalıştığı nokta HALK. İnsanların içerisine karışmadı.
Şimdi hadiselere de bakılacak olursa şu dünyadaki hadiselere, eğer bir devleti çökertmek istiyorsa onun en zayıf noktasını tespit ediyor. EN ZAYIP Noktası. Şimdi dünya, dünya bizi Allah'ımızın yolundan alıkoymak için tespit ettiği nokta halk. Diyeceksiniz ki biz öğretmeniz, biz ticaretle meşgulüyüz. İşçiyiz, çiftçiyiz insanlardan soyutlanmamız mı kötü değildir. Buna çok iyi ayar diyeceğiz. Halkla beraberliğimiz Ehlullah'ın da bu hususta sözleri var Ancak İnşaat ve Israr için. İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olan buyuruyor ya faydalı olmak için. Yoksa büyüklerinin söylediği söz şu mesela akrabanızdır, nedir, ziyaret izindir. Yalnız gönül alacaktır. Kadar. Çünkü bakıyorsunuz durumuna durumları müsait değil. Siz biraz oturursanız hiç hoşuna gitme Allah'ınızın razı olmayacağı sözler, söylerim. Çok değişik tavlu ve hareketleri var. Ne olacak? Gönüllerini alacak tabii.
Bir hususi unutmam. Hem üstadımıza hem de bir başka kimse Sami Verdimizin Evladı Divert de akrabaları varmış. Bizde bulunuyoruz Sami Velimizde çok umıyorlardı Akrabasını ziyarete vardı. Tabi hürmet ettiler, saygı duydular. Bir kahve itirafı dedi Bir gönül alındı işte etrafı soruldudu sıhhati, afiyetti ne iş yaptı ne var ne iyi diye sonra fazla turnuvardı Hep Efendimiz de bunu çok gördüm ve bir müddet durur ayrıldı ve onun yanında zaten öyle bir hareketti de bulunamazlar. Bir yaylada gördüm. Şu göç kısmına bir yastık koydu şöyle büküldü böyle büküldü. Hepte böyle yakınları neyindi orda oturanlar böyle büküldü, sükut etti. Sonra bize dedi ki baktım dedi konuştum, görüştüm. Oradan buradan işte diyemem. Süre başlayınca de ben rahatsız oldum. Ondan dedi sükut ettim. Tabi bak da diyen, kesin de diyen dese bir türlü, demese bir başka türlü. Hani Sükhet edeyim.
Halk deyince şimdi bizi Cenab-ı Hakk yalnız yaratmamış insanlarla beraberiz. Ama bu beraberdiğimiz ilk şart ve ıslah için onun dışında yok. Bunu tabi çok iyi ayarlayacağız biz. Mesela büyüklerimizden yine hatırladığım var. Diyelim yemekleri helal değil. Niyetliyim dirlenmiş. Niyetliyim demek orucum. Oruç değilse böyle bir yerde yemek yememeye, haram dokmaları yememeye niyetliyim tarzında. Bunu dinlememize işlevi şu Önümüzde bizim çoook işlerimiz var. Pek çoook işlerimiz var. Bunu bir kavrayabilse yoğunlaşırız bunda kavrayamadığımız zaman. Nasıl kavrayacağız derseniz, bir Zulmenden perdeler var, bir de bunun yanında bundan perdeler var. Getirmemişim bir şeyi yazdım, sizde getireyim diye getirmem için. Gaye'nin yazdım. Mahallem derim. Arapça ifade şu, meal şu kişi Elka Elka, milyon sene diyor Allah ile olsa, Bunu görünce hemen çizdim yazdım dedim bu cümleyi. Bin yıl Allah ile olmuş Bera.
Ama bir Lahba, bir an, lahsa deme bir an demek. Bir an, Bir an, Allah'tan gafil olsa diyor, bir an Allah'tan gafil olsa, bu bin milyon, bin değil o, enteletin deyince, bin kere bir milyonu. Şimdi milyon senelik diyor, milyon senelik diyor. Milyon Senelik Emeğini alır bütün. Bu çok dikkat bir şey diyor. Çok mühim görüyorum bunu. Şimdi biz Burak Bey'e gideceğiz arkadaşların kim kaç kişi var bir kişi Şimdi bir öğrenmem lazım bunlardan bir hazırlık yapacaklar o zaman Sami Efendi'yi niye götürdün oraya öğrenin de durumlarını burada, imzalı yollar gittiniz. Birincisi bu, onu sicnuhe, Onun hapsetmenin yolu nedir dünyanın bu oyunu? El bu yüzle El-Halve, El-Halve Şimdi Halvetle Uzlet dahil kelime yapısı olarak layık olduğu gibi hayat olarak tabi farklıdır. Farklıdır. Uzilet ile kalbmek. Uzilet insanlardan böyle çekemiyor. Çekiliyor onu anlattırmak.
İkinci olarak Eşşeyta, Eğer Arapça gülüyorsa Arapça'sı da içinde. Biliyor değil mi Arapça? Arapça'da o. Şimdi Şeytanın bizi aldattığı noktadan birisi, birisi Sive-i Huha-i Eşya-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağa-i Bağ O da bize şunu anlattı Efendim dedi Çok kötü olurdu. Bu Çin'deki zevki tarif edemem dedi. Diyor. Tabi yaşayan kimse ona anlatamaz. Anlatsa ifade edemez diyor. O yaşamıyor. Bu büyüklerimiz de olur. Eğer iyi tutabilirsek bizde olur. Bak şu konuşma. Gelişimize bir konuşma olmasın. Pus yazdırıyor. Dikkat edelim aşacağımız noktaları demiş bu işin. İnan deli deli düşün. Ne mutlucağımız? Allah'a indireceğiz. Bize nereler gösterdiler, biz nerelerde mantık görürsünüz? Şimdi bu şunu bir mutlu atarsın. Bu değil bizim için. Biz dertlerimizi ortaya koyun bu derdi nasıl halledeceğiz bu mu bizim şey?
Onun için sohbetleri yaptıktan sonra diyoruz biz müze geçtiği yapalım. Böyle evimizi varımızı, çoluğumuzu, çocuğumuzu yağmalı. Neylenin bunun üstesinden nasıl geliriz? Ne diyelim? Bir düşünelim diyor. Bu çok faydalı. Şeytan onu değil mi size? Bunu geldiği arkadaş, cidden de balıklar güzel olur zaten. Denizin kenarıdır. Kızın deniz var ya. Yedik diyor. İddia ısmarladı diyor. Keşke diyor, İmem deseydi veya İmeseydik. Yedik. Mideyi fazla böyle diyor, inan bu halde kalp ediyor. Yakalayabilir, yakalar. Yakalanmaz diyemem. Çünkü yetmiş defa hata etseniz yine kabul ederim diyor, tam görülecek Cenab-ı Hakk. Hak. Rahmet kapısı her zaman açı. Sayılmamız gerekiyor. O dediğim aman bu Eugbbaha ait bir söz o zor olur. Şimdi bizim için çok zor. Şimdi bunu hapsetmenin S. Cümuha Şeytanı Eltü Açladı Açladı. Bu Feyyaz Bey diye bir müftümüz vardı bizim maalesef'de. Bu üst ağzımızı çıkmaz mı derdi? Derdi.
Bu bir şey anlattı. Dedik arkadaşlar konuşuyorum ama dedi şu konuştuğumu öğlen muhtemel eserlerden seçiyorum gibi dikkat edin. Yani bir emeğin ürünü idi. Burda, bak bildiğimiz bir hususam, Kesimizname idi, kimse elinde bu eser kolay kolay budur, yok mu? Yirmi yedi, yirmi altı. Ci de yani. Çok mühim gelsin. Bunu Van'daki müftümüze önderullahlar lazım. Hazretlerinden çok memnun. Bu Kitab'ın bir hatırası var. O şeytana yazık. Bunun hapse Silne Ergünür Açık. Şimdi orda Alim arkadaşlar hocalarımızdır. Alim hocalarımız toplanıyor. Birisine demişler ki böyle bir çalışma var işte. Bizi söylemişler. Boş ver demiş. Cahiller demiş bizi toplayacak ve şeyhlik kisvesi altında dedi, Mahmut dedi, Mahmut dedi, dedi, bize bir kitap göndermiş. Onun dedi, bir cinisteri verdim. Nasıl buldun dedi. Sonra uzun yeter istersen. Bir dışarı çık. Sen bir dışarı çık. Şu var.
Şimdi UYGTA'da üstadımız Alimlere Çoğulladı. Zaten sermayenin hepsi o. Bu Ulema-i Kiram ile Ulema-i Kiram ile Temsilcilerin çok tenisi. Fahrettin Razi Hazretleri onu anlatayım. Ahit oturuyor mu?