Bir muk ettirmeden düşün. Okuyacağım mektup Pakistan reisi umurunda neden değil. Okuyacağım mektup Tahrim Kainat Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ın hadisleri olacak. Okuyacağın mektup, Halık-ı Zülcelal'nın Kuran-ı Kerim'i olacak onun mektubu. Meftruhu şöyle bir hakkına gelince Pakistan acibe üzerine yazmıştı Subdk'a dinlediğimiz gibi Halık-ı Zülcelal'ımız bize ne göndermiş Ne kadar dikkat istediğini siz vicdanınızda ihsan edersiniz. Yani bir kulun yazdığı meftube böyle ehemmiyet verilir ve Allah'ın Hadibine gönderdiği Kuran-ı Kerim'i dinlemek nasıl olur?
O niyetle dinleyeceğiz yoksa çeşmelerde bardağın doldurmadan korursan gün yanında vurursan kendi olası derim çok sohbete oturulur çok efendi ziyaret edilir kalp kapağı açık olmazsa Suvey-i Dahil erun'u açmazsan içine bir damla girmez şu gümrüğe açacağız inşallah adamın birisi tükeninde oturur çalışır mütemadiyen Zübdetü'l Hakayık Tercümassal ayetin lebikeik ve üstadımızın irşalınan vesile olan kitap. Sattar biraz tükeni nedense artık malıfatıradan. Yürürken üstünde kestiği babanı kaldırmışlarmışmış yedi küp altın varmış.
Vaaak ömrüm boşuna geçmiş ben buralarla uğraştım da şurayı bir yoklatmamışım yani şu kapağı bir kaldırmamışım tam mesela hacineler defineler doluymuş bilmemişim deyip gözleri açık gittiği ondan olur Ahirete ise i't-i Halid'yi ettiği zaman insan edeceği zaman bu üf kapağını melekler kaldırıyorlar gösteriyorlar İşte bura Süreyda-i Yarın Kalbi Aslında Allah'a çok zikretmeye bura layıkılı. Burası Ruhdu alemi emirden edip ondan sonra alemi emirden, bura sırrdı hazineler doluyordu bura hatiydi hazineler doluyordu bura Ahbaydi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem kademinin altıydı oraya neden açmadım bunları da bizim şimdi Kamil'in niftehını, anahtarına huzuruna oturup tam tersim olursa neden açtırmadın da bu onun için diyor gözü açık girer böyle yoksa Cüneydi Bağdadi kudtises sirrala Aziz taharete yıktı hale edeceği zaman gözlerini de kapatmış böyle.
Bir sürü dünyasında soruyor efendim gözünüzü niye katalım herkes açardı Rabbimi börene kadar açmadım dedim ve şimdi muralıma nail oldum demiş. Anlaşılan gardaşım şimdi gözümüzü bu dünyada açalım Allah'ı aç falan gaflet perdesini bir kandıralım. Doktorumuz ne var burda ya kalp bir muzdayat parçası kanın tahrifine vesile olan vasfı görür ama benim ilim kalp o değer. Kalbin üzerinde gönül var. Gümülün içinde Süveyda-i Yerun noktası var. Büzbi B gibi B gibi. Muhip sesleri işittiğin zaman manipüle oraya vurdun mu gözüne yaş gelir der. O kadar usullerde tesirli sürüler vurdu mu gözüne yaş getiren bu Sure-i dai gerun.
İman Yolculuğu ve Ruhun Arınması kaydında Bir muk ettirmeden düşün. Okuyacağım mektup Pakistan reisi umurunda neden değil. Okuyacağım mektup Tahrim Kainat Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ın hadisleri olacak. Okuyacağın mektup, Halık-ı Zülcelal'nın Kuran-ı Kerim'i olacak onun mektubu. Meftruhu şöyle bir hakkına gelince Pakistan acibe üzerine yazmıştı Subdk'a dinlediğimiz gibi…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Oraya burkuldum hünür dediğimiz alemi emirden olduğuna göre alemi halktan değermiş bak alemi halktan olsaydı et olacağız Bu alemi evinden göze bürünmeyen bir haldır Onun için mutlaka şu gelir zikreden Rumul beraber olursa zikr olacak Size direttik olarak vereyim üstadımızdan aldığımı nakledediğimi akşam sikidibikine Böyle gaflet ile Allah Allah on lisan bir şey yapmaz her şey yapmaz Aldığın bir, iki bin üç bin neyse Kalbini yedi binini, ulağını bir edeceğiz yani taparkana baktın ki gaflet geldi böyle baş yerine Allah Allah diye vazife getir diyorum olmaz bunun tersiyle.
İlle bu gönül hatırında olacak tutacaksın Hatırık ve gömrün olur Sure-i Gayri derunun olursa Allah hatırında olur o zaman O daima Allah'ı hatırlayacak bir madde var orada Büyük Doğu ne yazdı Necip o Necip Fazıl kısa görevi çekti Kalbin üzerinde bile Lefzai Celal yazdı hepimiz gördünüz Geçen ama bir kardeşimiz ama gözü görmez hocasından soruyor diye gönderdim ben kalp levhası şöyle elim inen diyor gösterme alıyor acele geliyor şuraya gelif diyor şurayı göster. LEM LEM bunlar diyor. Şura hile diyor. Hocası geliyor Hanım gelmiş ki mutlar gibi akıyor Ne oldu diyor O Lafzai celal ı varmak işarete EBA bu yahu biz gözümüzden görüyoruz Yani EBA böyle diyorum otlasını görüyor yani resmini görüyoruz kalbi çekiyorlar lafzai cenahalik kalbin üzerinde telif ile ikilerini de hile hatırlayınca kalp başlamış tahammül eden hep Allah Allah Allah diyor. Duyarsın kalp zikredin ya sen duyarsın.
Duyumark hissi var. Çünkü bir şeyden korkarsan okuşursan nasıl kalbini çarptırır bükük gider onun gibi buyurur sana ama nasıl olacak hafifleşir. Hazırleşince zararı mı olur daha oyunlaşır. Telvin halinden içinizde kabiliyetin insanlar var Telvin halinden temkin haline döner ve Taifleri tıs tıs değiştirmenin manası yok der üstadımız iyi ki bir kefeni yaktın mı şöyle kefeni yoksa kömürü bir aç için gelir ondan sonra Allah Allah kefen de herhangi bir yakacak öyle Allah Allah Bu ikisi de vazifede göremez bu ikisi tehlikeli hali al. Ya, ışıl oldu kaldı, temkinleştirerek kömür oldu mu? Kahrenebiş edeceği zaman diyor efendimımız söndürdüğünde elin yanmaz mihmez bir dolapta düşer.
Kalbi iltiz zikrederken sol numunesinin altı rabıtayı çok yaparsa batar Baktığı zaman letaif değişilmez Ondan sonra acele de yıkmam eyleun Üstadıyla duyurmam bunu Ondan sonra o acıdan sonra kıt kıt kıt kıt o Süvey Zahiriyyun Sana buyuracak şekilde Allah dır Celle Celalühü böyle dıştan bayırma çevirme olmaz mısın tabi kendi kulağını duyacak kadar Allah Allah Allah duyuralım gelin kalbimize yani dilimiz Kalbimiz Kulağımız biraz Allah Allah Allah Allah Allah Allah diyor kimsenin intiyle Allah der Kalbiyle Allah derse Vayni benim diyor Allah yardımcısı ben mi o kulunu halen meleklere bile duymam ben onu Yarın huzur-ı ilahiyeye gelince o letaiplerin çalıştığı bütün sevaplar yazılmış insana gururluyor her var söz etmiş günaha geliyor diyor Allah'ımız benim dindimde onun bir alali var. Veletlerin de duymadığı hak zikir yaptı iki. Gümrük Allah'ı zikretti.
O herif bir secde koydu mu dinine kaldı diyorlar. Hepiniz Allah diyoruz. Elhamdülillah Şu dilimin döndüğü kadar ama söken sizsiniz bu işi Biiznillahi teala Şami'nin olmazsa dilimin köşesi böyle bir şey konuşamam çocuklarım rica eder konuşamam Handis siz konuşturuyoruz?
Oturduğumuz böyle kalp açıldı bu El kalbi kensulullah Şairin kalbi Allah'ın hazinesi Ne isterseniz var demiş Abdulkadir Geylani Bizim hazinemizde ne isterseniz var çünkü Allah'ın hazinesi de kalpler Konuşun yavaşım yani şu isteyen, isteyen insan kumaşın iyilerini alır sermaye, istida, kafiriyet, tersiyet iyi olur da geldin mi çeker Onun için iftihar edenler böylesine konuşur Ben aratan hepsi vur fakat aratan altta sırrından mazhar olmazsan konuşmak ZOR yani konuşmak zor ama şimdi biz haddimizi bilmediğimizden konuşuyoruz, kaçırıyoruz Allah Celle Celalühü gelir Paris için o başta yargı ilim sahipleri gelir etrafımız kenemli alim der Elhamdülillah Konya'dan evvel konuşan hayatımız mümkün ya Üstadımız konuşun bir damla için konuşuyoruz bana hakkımız olsun, ne olsun insanlarımızla gidersin yani bu tarz bir söylemeye hattımız bu var İki tane de Lem var Eski yazıyı'yı bilenler bilir bir Elif var, iki de Lem'ler var Lem'ler tarihte mubalağa için.
Bunlar da Tanrı hariç. Orası Hii asli kafirler Allah Allah. Böyle olunca kolaylık var bizde nasıl kolaylık var? Nefesimiz de Allah der Yeter ki gafil olmaya hayvanların nefesi de Allah der. Hepsini ona göre halk etti. Hoştur bir hayvanı senden iyilik gelir. Muhyiddin Arabi kudiku'l-Aziz Efendimiz buyursunlar ki En çok mevlasını zikreden taşlarlar topraklar ondan azıcık daha az zikreden araçlar ondan azıcık daha az zikreden hayvanlar onlardan daha çok az zikreden insanlar kimler biz en adına geliyoruz bu zikrine Onun için Efendimiz böyle diyorlar ki kalbimizi çağırız az zikretmeyen daim Allah desin diyorsun ona bütün letaif dursun bir tekit kat Allah'a ahd ise yani orada kabirde çürütmeyeceğim oğluma Çürüme Nevi? Eşraf-ı Sünneti hameletri Kuran ve ashabul değil. Ümmetinin en şereflisi hasıl olanlar okudu ile amel edenler Kalp geceleri ihya ediyor. Sen uyanma o zikri ver.
Bizzat zikir değiştirirsene kalbi ruha değiştirirken kalbinin zikrini iki şey ile güçtür Efendimiz'in. Birisi gafilleri içinde de Allah'a zikreder gömülür. Sen düşündün mü? Rabbim. Sabit sizin vücutunuzda bir muz ve et parçası var diyor Muhammed Mustafa sallalar. O hayata kavuştu sıhhat buldu bütün vücut sıhhat buldu. Bu fesada gittiyse bütün vücut fesada gitti Lokman oğlum kürsülerde hocalarımızın daima verdiği var Lokman oğlum hayvanlardan iki ağza getir En iyilerinden olsun iki getir en kötülerinden olsun bir hayvanın parçalarını yetmiş iki tane lisanı ile kalbine almış gelmiş En dreamatlı bu mu oğlum en zeyvah bizim en fenasını getirir ibretli ehli bize bunlar koşmuş bize en fenasını getirmiş yine dili ile kalbini getirmiş buyur baba demiş oğlum iyi sen de bunu getiriyorsun kötü desen de bunu getiriyorsun kalb ile iyi oldu mu züht-l-Vücud diyorlar orada iman var reisi cumhur.
Akıl var başka bütün şubelerine iyiliği dağılan bir alemi ekberdir insan. Alemi ekberdir. Bu alemden büyük Efendim diyor ne diyeyim mi o marifetname ile yazan arşı avdamı ne birer birer hasele ayırmış görün kitabını Öyle değil mi kardeşim? Parsellemiş bütün göçmüş, santimlarıyla göçmüş, parçalamış. O, şu Süveydayi Berun kalp noktası yaptı ona. Çünkü üstadımızın tarifinden böyledir şöyle bir camielerde sapık bir ayna aslı ortasında bakın ona on bin cemaat geçse hepsi içinde bütün ağaçlar kopmalar da içinde her şey içinde o camiyi kim için alır o.
Üstünden de alır üstünden de alır altında sürün topuk Efendimiz buyurdular ki Kalp Süveydai Yarun ve Zühre gibi nokta kapaktır Arş-ı Kürsü-ü Levh-ü Alemin-ü ahireti-i Ahireti-i Ahireti-i Hihret-i H Bizim keramete meyilimiz yok ki mutlu Üstadımız hiç emretmez ve uyumaz bile ve uzun açık bir kusur durak olursa Görmeyin Dünya'yı Allah'ın huzuruna kalırsınız Bu kadar alemi ikişer olan taklitte var. Hepimizde var. Bir iki gibi gaflette olan var. Açmış dört köşe yediği günümüz şeylerini var. Efendimiz de insan verdi insanlık nasıl var bunu? Yilik yüklüğünden daha fazla O da insan bizden insan bak. İnsan var insancağız var.
Hoca var hocacağız var havuz var havuzcağız var doktor var doktorcağız var adam var adam var herkesin bir cihazı var bir cihazı onun için bir taklidi Allah'ımız bizi taklit etsin inşallah yani inanılmaz da diyorum bak kendimi katıyorum sonsuz olsun da yok şöyle şeyler düşer düşer bir bir bir gurullah hakime anlatıyordu Kılın savcılığa bizde vardık Allah rahmet etsin Adana'da aylık askerden Efendimiz Güllü anlatır kalbi anlatır. İmir bile bir defa İstanbul'da ederdi Efendimizden Allah Allah. Zaten Şah damarını düzenliyor hayır dedim. Kalbin yanından geçen bir damar o kalbe çok yakın ederim. Gelip damarı semaya doğru giren murakaba zamanında yani telsiz girer gibi semaya giren arşı ağzıma varan bir damar o. İbrahim eken bir hoca var bilirdi o kadar kardeşimiz bilir.
İbrahim'e vallahi diyor Allah'a kesmesiyle yemin ediyorum iflahla konuştuğu bir türlü efendimizin yani hangi rekatlere kadar bir kelam konuşur. Herkesin seviyesine göre ilerlerle konuşurlar ama bana kırk beş dakika konuştu derece konuştu vallahi Bağdat'ta İlahiyatten Erzurum Bağdat'ta tahsılım var tasavvufum var her cihetten bütün okuduğun kitabı kullasaydım buyurun dedim bunları okudum Yani böyle küçük efendimiz alim diyemiş diyenlere böyle inkişaf eden ayırt gösteriyor kendini. Sıffadana layık Adana'da hümrübüyle haber verince ayaktan yukarıya çıkmış kafadan da aşağı inmiş orta yerden muallakta katlıyor yani ayak yukarıya çıkamıyor daha ayna gibi aslı Yukarıdan da aşağı inmiş kafadan da ikisinin ortasında parlamışım bir cevahirdir o iman var içinde. İrfan var içinde huzur var içinde vezir var içinde. Ledünniyet var içinde Kenzullah var içinde Beykullah var içinde arşı aldan var içinde.
Efendimizi baskı ederseniz sizin burada da var bir ettiklarımız herhalde. Ömer beyne kardeşiniz dinliyor Efendimize yazmışsın bir şey bizim kabir Ahmet vardı bilir Allah rahmet etsin ya rabbi yani kabri ne olursun inşallah anıldı şurda ona böyle bol el bir yeni mahsul yok mu okusan dedi Topulu çocuğun muhrik sesi vardı Başka et yetlerini bilmiyorum da sizde çok durdunuz ya Allah'ın Hindinde katrını zannettim semanın geliri arşı ağza'm olmuş sadrı eşine kurban olduğum dincilerler gelsin toplaş şükürler var ya da senden nasıl baş etmişsin canım neler? Ben BİM'de birini bahsedemedim bari bilemiyorum da hayalden bahsediyor be ah bile bilsem kırk beş senedir efendimizle görüşürüm kırk beş senedir her görüşünde ayrı bir alemi var Nasıl tarif edeyim ayrı alemi var. Allah gözlerimizi atsında Kudret sürmesi çeksin gözlerimize.
Baktı ki ikna işi zor Efendimiz yani ömrü anlattı anlattı da ikna işi zor olunca gözünü yumdu biz de gözümüzü yumduk tanesi gezememişimdir sırrını ifşa edememiş şimdi o gömmün nasıl büyük olduğunu alemi ekber olduğunu anlatamam ben bunu içinde Allah işte ağzımızın an ölümü müsaade etsin. Bize böyle üstlerde bile oraları kapattık ki su kaynayan virleri tüm Antep ettim ben üstü çıkmadım ne suyu kaldı ne tuzum tamdır ne tadım kaldı işte görüyor musun taşın orada böyle alsın içtim diye kuru olsun. Hepinizi de bir daha rica ederim Bilmem Efendime anlatıyorum Kafamı ben çok acilleştim.
Keşke şu cihaz günahım oldu bir her cihaz daha karşımda utanıyorum Allah'tan Yıldırım nerede kaldığını bilemiyorum Tevazumdan demiyorum Essah diyorum Sizin en bütçüğünüzün ayağının nasırak olacak şekildeyim dahsin ne yapayım arkadaşım Anlatamıyorum Halime anlatamıyorum İyisin diyorlar Sen iyi değilim diyor Geldiğim alakası var İşte Yahya yılan'ın Sen geleceksin sosyetesi etsin Sıla aşkına havas etme tığı tığı tığı tığı tığı tığı tığı tığı tığı tığı tığı tığı. Elbiline Kıymaklı İhba Halifesiydi Efendimiz herkesin ismi ile halife denildi onun Şık Musa Efendi ismiyle gelirdi halifeliği Allah ismi anıldı kabri pür nur olsun. Bütün geçmişlerinizin hepinizin annesi babası hatıra geldi. Hepinizin annesi babası akrabayı cariyokatı zurlarda çalar Kabirleri kürnur olsun şimdi asla onlar faydalansın bu sohbetlerimizden inşallah.
UHUH UHULASA-i kiram Mevla Rızası için gösterişe aldanmayalım gösterişe kalmayalım Aldı efendim ta eski aldığınıza derinine diyor yani baktınız ki baktınız ki Kuran-ı Kerim çürümüş. Ebulden letaiflerimizde çalışıyordu gönlümüzde bir açıklık vardı ne pisvat da parmağını yirmi biri okuyup okuyup şuraya koyuyorduk murakabaza kalbini açtı mı derhal aşçı ağzıma bulanıyordu oraya kapanmıyor nasıl cereyan gibi böyle bir uzv-ı ilahiye tükürüyordun şimdi bir lavşaklık geldi bize ne oldu buna bilmiyorum bizim ihvandan sonranın özürleri rabıta-i mevti yapamıyorlar rabıta-i mürşini iyi tutturamıyorlar Aceleye geliyorlar telif akıyorlar gümrüğü doyurmuyorlar insan havlaşıp geliyor bunun için illa ki tane es siyer dönün diyor Efendimiz demin istiğfar okuduğum gözü günahlarınızı toplayın Allah'ı görüyor gibi diyor Hacer saleparim. Böyle yapmazsanız lezzetini alamam.
Hani Hacer eylerseniz benim gibi yatarsın lezzet gelmez Salavatı Şerife okurken bu Utku cihanı yanına alarak Fahri kahinatılar diz dize Allahümme salli ala rasul sığınna Muhammedün ala etsin. Dayandırmaz dersinizin reçetesi bizi idareler hasta koymaz yalnız kullanış tarzımız iyi olma durumdan o aç karnına içmemiş ortak karnına içiyor üst üst üste aç karnına şapağı Hadid kapılarının açık zamanında Onun isteyen yok mu vereyim diyor Allah o zaman her rızkı isteyen yok mu vereyim diyor İhtiyacı olan yok mu dua etsin kabul edeyim diyor Yani rızkından edaından manevi rızık dedi yok mu değil Hace kapıları Hace karşı bunları tazeleyelim günü ben inşallah dedi. Geçen gün sadece sohbet çoğulu bu kadar da vardı Konuştuk sabahleyin cani çividen çıkınca iki genç kelime geldi Allah razı olsun hacı oldum bir yer sokulur Biz okumalıyız Sükunet olacak yerin karanlık olacak. Rüz açılırsa hava tır çoğalır.
Ki yani tam kapalı olacak şu yönüyle açılacak O murakaba benede efendimiz Sultanımız sevgilimiz Allah'ın ölümü de arzumaz mahşer da beraber Buyurmuşlar ki ben ihtiyanım seksen beş yaşındayım şimdi Efendimizin birinde kaldırıp gibi o yaşa gelmiş Efendimiz ederse ser halifemiz Salih değil ben de.
Peki diyor Adana'ya geçerken de Tayperiye uğrarsın şöyle insanlar bir şey olsun yani ispatlı olsun pek iyi diyor üstadımız Kayseriye geldiği zaman ulema arasında Selman'ı Farisi'yi bilişemedikleri gibi bilişemiyorlar yani nasıl sultan bundan elli sene etsene İyi alın net alın geçen Urfa'ya vardım üstadımızı vasfetmişsin Konya'da Nasıl doğdu nasıl büyüdü nasıl kurban geldi dibine yattı da kesti annesine Hızır aleyhisselam ne dedi bileli anlatmışsın Urfa'da bu bantı genişiyorlarmış sesimden sesini anlarlar sen misin yanyalarda Konyalı arkadaşımızın virüsü bu bandı verdim akşam bütün bununla meşgul edip onu alıyorduk yapraklarımı hepsini aldırmam ama ne imza bir dua edin kendimi değerden evde süre atarım. Öpecek herif yap konuşma zarf günler yap. Ya iştir yok yahu Türkçesi yok başla. Bir gün net dediğin yok benim sana. Bir günce ev nevresen yok ne yapayım kardeşim.
Yani cahil büyümüş bir adamdan ne istifade edilir bakıyorum sözünün bağlantıları ne her kötü kötü geliyor yakışıksız geliyor. Allah'ın seversen şunu silmesin duymayın şu tabağı alanıma, yobazalarını duymayın dahi. Olsun kardeş, ne diyecek siz dikkat edin! Hemen alanlar dua ediyorlar Üstadımız da Hacer'ye gelince Hacı Hüseyin Efendi Hocam o ahtakal müftuyum ya Hacı Hüseyin'in af sıkıla misafir ol diyor buraya misafir oluyor Soğuk efendim. Akşam Kayseri çok soğuk evleri de ölçiydi o zaman. Vari da yok kömür de yok. Bağlamın içi bugünü yakalardı.
Her şeyi duyurayım da yani şey kalmadı Efendimize biz soba yakacak ya sabah ile erkenden varmış ki üst tanrının o tayislerini şiddetli soğuğunda hırs etmiş o gömlerini giymiş ayağını giymiş filan giyerken Aman efendim ne diye haber vermediniz daha deli anlar efendim Sen öyle niye gidiyor Ben su ısı saydım Gayseri çok şiddetli soğuk ne diye duydunuz Fakat sen soğuk suya içine su alıştırdın Her sabah dersini kuşuyla yaparım Bir büyüğün büyüklük yeri var durmuş efendim. Yani bir büyük büyük mü onun senden fazla bir fanık edilen yerleri var. Bayic-i İslamiye bu fikre sırraulacıyız her gün diyor Dersim'de Husliler edep risalesinde de var ağzını gül suyu ile yıkar da ondan sonra Mevla müziklilerdim şu ağzına Allah'ın indirilmez derdim sokan ağıza yani o da edeplerinden var. Neyse sobayı yaktın diyor dışarıya çıktım kapıyı bir vuran var.
Bir de daha sabaha bir iki saat üç saat var ilgilen olmuşsun bense diyeyim. Ya kızım bir şey mi var dikkat meselesi.
Hoca efendi Hoca Efendi buyuruluyor ya kimsin filan bunu kalayım Hoca Efendi evimizde kimmiş sana hiç gözüm uyku unutmadı mı Penceremiz evimize karşı geldi Olalarımızın üstünden arşı ağzıma kadar bir kürek dikildi böyle bir şey akıyor köyümüze üstadımız bu daha elli seneğim ben Allah sünnetinden ayırmaya bütün üstadlarımız ahirete gitseler bizimle beraber dünyada dursa de bizimle beraber bunda müşkil alsa kalacak bir şey yok şimdiki hayatında kılıç kının da ama hayatını değiştirmiyor kılıç kınından çıkmış daha sürahrik eder Yeter ki sen dur dura diyor Babama diyor nasıl rabıta edeyim üstadım sana yanıma mı getireyim diyor yoksa yanımıza mı varayım şu ümmümü getireyim kalp cenahımı açayım da Hüda ilahiye nasıl dökülsün Bırak ustahellim onları Her hutbe cihan şahtan doğan güneşe ben şahtan doğan güneş Ruslu pencerelerde bulanık ve yağmur olduğu halde Yeter ki gönül pencereni aç inan fiuzat içine böyle akmaya başlar.
Resulullah işte gönüller bu, vaziyetler bundan ibaret Yalnız ahifi girerken bu perdeyi daldırmadan gitmeyelim yani inşallah letaifleriniz açılsın gönlünüz refullahi ilahiye saçılsın Üstadım buyur diyor. Biz eski lezzeti alamıyor musunuz? Sayfata infak ettiğin zaman Şafakta çok erken bakarsın için başka bir alemdeydi Senin şu deliklerim benim gönlüme dökülürdü Niye döküldü de Allah'a? Üstadımız hep şeyden Bardağında üç şeyden meftü vetsenese yazdı Filafi Şeriata muhalif hareketiniz var mutlaka onun için garip duruyor yani ondan duruyor yoksa efendim şeriatın düslü e dokuz yaşındaki kız çocuğumuzun başı örtülü mü aç mı Açır efendim şeriatsız mu? Şeriatınız olsa onun başına arkadaşlarımızın çoğu ailesine kafasını katmış oyarmış bunu mu daha seni yüz geçsin diyor olur mu bu Allah Konya'da olmaz bu ya yani imamlar geliyor neremse. Yani bacağını oradan aç, kafasını oradan aç.
Sedvil Hazreti tadının ciddi karanlıkta oğlunun oğlunun şu kadar ileri yani bir el basını, peydahın bir el basını açık olsa bin rekat namazlasa bir heceye kovululmaz çünkü sert dil albet yok Öyle değil mi yani kanadını ney uğursuzsa. Sacinin, Sacinin bir el basımı dörtte biri açık olsa kılsa namaz olur mu buna fıkra giyelim. Ulağı bir ağız dağılır, gökte biri dışarıda görürse olur mu namazı yani. Bu sen o Küllüküm rahim ve Küllükun mes'olun han rahidiyeti her çoban gittiği koyundan sual olunur. O aile de yarın yakana yakışmaz mı sen ne mi benim başımı dürtmedin? Yemeedusuz bir şey sen olmaz başına musibet getirirdin Nelerin Şeriatını sentez etmedin? Bir acıda huzuru ilahiyede yakamusu tutmaz mı?
Şeriata muhalif hareket varmak kadar olsa Missi'l Kulübse akşam da konuşsun herhalde varmak kadar şeriata tarikat olur canım olur öyle olur bakalım gitse Mahimi de Neşlik kadar tarikattan uzaklaşmış olurlar ben ne ile müsaade ediyorum çok misal değilim çünkü ben hep şeyde bulunuyorum ünlü yerde inmi yerde onları anlatacağım diye tüm risale döküyorum işi şu evin yemin katı çimento ve demirleriyle boğmayınca yani kuvvetli üstüne bina çıkarmaya ya? Daha bunun üstüne çıkar mı? Senin on iki yıl bundan ne kadar yapıyordun geçiyor. Sayıyorlar on bir olmuş adamı on iki olmuş. Üst üstüne yığılır mı bina temel bile olmazsa Şeriat temeli iyi tutkun olmazsa üstünde tarikat tevaz eder mi? Sabahtandan bir et çatlamış şeriattan bir et çatlamış alfesi nefsi hep gelinler hep yeni evde Böyle bir şey mi yok canım ne yiyeceğim? Yavrum şeriat çatlamış yani aşağıdaki deliğin çatlamış yıkılacak yakında yahu.
Onun için babam bizi hep birbirimizle arkadaş ederdi. Yani deme size şimdi arkadaş edin. Allah rızası için gördük biz. Ben muhalifi şeriat bir şey yapar da demezsen seni huzur-i ilahiyede yakalarını tutarım diyeceksin. Seni nefsin aldatmış olabilir Sınırda değiştirin. Üfreği çektiğinde birkaç tane iplik duracak şekilde hakkını uz daha önceden terazını dağıtan terazının gözünü sürmen Başka şiir insanı açılıyor ona geldi mi dilini gösteriyor diye bilmiyorlardı elimizde de arkadaş Allah iman verdi versin. Kardeşim niye hiç iyice getirmiyorlar hadi de biz anlayalım da biz bu hale riayet edelim de biz de senin gibi inançsız övmeyelim diyor. Ben bakkaldım da diyor terazımın yüzünü sabun verdik süre pirinç verdik süre tozu silmezmişsin diyor. Şuraya koyduğumda bir tuz ağırlığınca hazza Terazinin dilini tuttu da delirtmiyor diyorum duymuyor mu diyor.
Ben açıktan gördüm mü federim açıktan görmüş baskı verirler vardır diyor Mehmet amca buyurmuş La ilahe illallah Muhammedün Resulullah ye dinirse yemem derse küfre varır okumak için dinle anca işaret verilir. Oğlanları daha doğarlar ağılda da burada dururlar diyor diyor ilk küfrü söylüyor. Babam çok çalışmış ben bile durağımla yavaşlamış ya gelin de düşünüyor onu da düşünüyor geliyor adamlar Mehmet amca buyurun gel gel gel gel gel gel gel gel gel gel gel gel gel gel. Ve ila İllallah Muhammedün Resulullah Hoca çalışma gel diyor diyor ki: Çalışma yahu! Yırttık dışarı fırlarım ağlamaya başlarım. Yahu bu adam nasıl bir adamı daha camiden gören yok mu diyorlar. Rahman'a tek de girmemiş bir adam Şaşkın et Namaziye kardeş ama korkuluyok korkuluyok imanlı girer miyiz ki demezsiz değil Necmettin Perzaşımız yoktur İstanbul'da Efendimiz deva camiye git.
Mevlana billah billah illa varmış efendimizi de ikna etmiş Diyor ki bir vaazsi diyorsun Hasan efendimize müsaade beni. Ben diyorum ki Efendimiz vaaz versin diyor. Bunu sen çıkarttın ben kusurdan asır vaaz gözüm yahu Allah aşkına yapma dur. Yedi ayeti takati yokmuş devedim yav hepsinin başı yazdım oturdum fişi efendimizi ne yaptım orada kalbi okudum bir güzel bir çarptı. Fabrikaya çok yaz yakın ortamda dışarıda şeyden mübarek sade verdi ya orda kulakları kaparacak gürültü var. Efendimizin neler gördüğüme haber gelsin sohbet yeter ya bu hasııma geldi muhakkak helak kıldı korktuğundan kurtuldu umduğuna nail oldu kim? Mümin olanlar