Çocuklara gelmiş, fıyanlar çizin de, çınırın, Allah bize şeker ver, Allah bize şeker ver, dedirtdi. Bütün direğe gel al, çok, kalk mualdin dedim bunu. Allah'a bize şeker ver, gördün mü? Allah yoğmuş, şeker demeye veriyor. Bir de ben çıkıyorum bakayım, muahdim, şeker bir, şeker saçıyor bir iki kilo gördün mü Allah yormuş biz var, Kostay'da görünür gibi değil, böyle çocukları dinden çıkarmaya çalıştılar, aklunun başına. Buna hiçbir Müslüman sesini çıkarmadı, hiçbir Müslüman sesini çıkarmadı, Yahudinin birisi mahkemeye girdi Muazzemin. Allah, Allah'ın ailesi Meryem, Meryem'in çocuğu adıysa, Allah yani sela'sa, bütün üçüncüsü Allah dedik, niye sen inkar et derdin diye, bir Yahudi mahkemeye giyerdi Muazzını. Müslümandan bir isim kulağını tek takmak. Yoksa kustan mı yazdın, senin hiç haberin var mı? Ben yerim Bursa'da yazdı demiş, ne olacak sana. Sen Müslüman der misin?
Ben Müslümanın boy üyesiyim de onun için yazdım demiş. Burada demiş Yahudi var, mahzranı da var, hayvan da var, kilisede var. Onların köyiyeti dersi günü, efendimilerin de maas günü, bizim cihan gibi deyimlı geldiler böyle, O gün bir papaz getir, bir de aha getir, nasıl böylece sandığa korkarım adam oranını, çekmişler çekmişler birini, huzurla ben kısaltıyorum, bütün Yahudi alemi ayağa kalkmış, hepimizi izah et, bizim papazımızı öldürme, gavurumuzu öldürme başımızı. Bütün gelmeni papazımızı öldürme de bizi öldür değil, padişahın, bonağının, ecradı bütün onlarla olmuştuk, böyle bırakın bunları, Çek Dinah Şahin demiş, önlerine bakmışlar, haydi facianın huzuruna, siyerine taşırsın. O Sultanahmet on beş bin dişi alıyor cemaatin içine. On beş bin kişiden camide kimse kalmamış, yani üç kapısında, millet bir gün içinde bize de bir tehlikesi gelmesin hocam, dedi.
Bir gidecek imanla müezzin dalmış, ocular hani gizli cihazla cemaati sağlık, cemaat kalmamışlar. Camı gülmayacak hayat tükenmiş, deprmemişler, Müslümanlardan biri gelip de ne oluyor, Allah'ım niye diyor da hocamız vıziyorsun diyememişler, dememişler. Hocanın da ben uzun altmış biri hoca niye ben sana atar imamiyiz diyordu, çok korkuyorum, öldürirse bir şeyiniz var onun. Kocadan başlayarak hepimiz fark etmez. Ondan sonra bakmışlar kimse gelmiyor, hayal mi? O yazık, büyüdünusunu Müslümanlara bütün olsun bunlar gibi Müslümanlara, geç kocasına, hacisine kaydıracak bir kimse, yaz bir insan buyurduğu kitaplarına, bir ishal buyurduğu Resullerine iman getirdiler ya Rabbi. Peygamberimiz tasdik ediyor, bunların böyle iman getirdi. Bunlardan hiçbirinde tepki ettiler, eskiyi filmden ayırmazlar.
Anladın mı diye söylüyorum, Yahudiler, nakranlar ayrılırlar, bizim peygamberimiz ne diyorlardı, diyecek ki Allah'ımız diyorlardı İsa'ya, şimdi elin gün yüzüne çıkardı, onun Peygamber olduğunu bildirdiler. Yalnız onların Peygamber'i toprakta yaptığı için göçük, bizim Peygamberimiz böyle çıktığı için büyüktürler, biz buna iman ederiz, sizin Muhammedinize iman etmek gereklerinden onlar tüm çıkmak kafi oldular. Biz zaten insan aleyhisselamı ve canımız gibi severiz, terfleye gitmek çünkü. Hocam bir tane orayı insan ve yani o oraya çıktığı için büyük de Peygamberimiz toprakta yaptığı için bükük mü? O Meryem oldu ki misal, sırla göğe aldı, Peygamberimizin sırrıyla göğe ettiniz.
Yüz bin İsa, Sergyar'dan, yüz bin İsa, Sergyar'dan, Vakfımla Muhammed'in, Muhammed'in emrine İsa aleyhisselam biner mi diye getiriyorlar, ak celelerden beri, gitmenin gözlerini elini koyacak, herkes görecek Gökten geldiklerinde böyle gelecek. İman etmeyenin imanı yok, imanı var. Buralar uzun gelir, şimdi şöyle gelin, bir cümlesini tasdik gelir, gideriz ya Rabbi, senin onların böyle gelir bütün bu peygamberleri tasdik gelir dedi. Hafca ve Alaiyette müminlere, imtihan uzmanlara ve Rabbin kitabında olan emirlerine ne gelir? Peygamberimizden soruyor Allah'ımız, kendi biliyor ya bize bildirmeni için soruyor, ben yettim diyor. Allah'a itaat etmedik demek olur. Muhakkak Kuran-ı Kerim'de okunan muannirler de Kuran'ını düzen, yeşirtik hak ettik, okunu mu deyip, hak okuyunca zayi ettik, hazır etmez demek oluyor.
Onun için az yerde çok büyük bozukluk olur, bizim büyüklerimizden de işittim ben, yani arada da habire bizim varan havuzların ardında namazılmazlar. Gel biraz sıra yazmışlar, itaat ettik yerine, vahiy ettik diyorlar, bunun için namazları olmaz değil. Adana'da imamlık yapan hafızları dinleyen birisi, biz bütün Arap'tan daha iyi biliriz demek. Demek onun ana vatanına gelen Kuran da o yanlışı doğru, o kuyruğu. Ama bütün Kuran'ımızı da düzeltelim ana aslına, şurayı demişken, doğru söyledin ya Muhammed. Anlar benim kitabımı dinleyip emrime itaat ederler, şimdi ne muradını varsa iste diyebilir, yani Ben böyle dedim. Ne dedi de hani Türk dedin seni hocam, yani ey bizim Rabbimiz, senin aklı mahretin, aklı mahretin iste, sen bizi affet, Bizim bir tane dışarıda ayağa bakıp da, ya düşün günahayıp işlerim diyemez, o tarla pişir.
Yüzlerinizin etice ömür yere, böyle olunca affettim, mağfiret ettim desem kurtulur Ya Rabbi. Senin aklı kublağınızı isteriz, ahir huzuruna bağırırız, bir gün huzuruna dikiliriz. Bizi aklı mader dileyip huzuruna tap ile, temiz ile. Huzuruna dikilince büyüler ikisi bir peygamber bunlar. Kitabınızı boynümüze elde ettiniz mi? Size kitap verdiniz, gidebildik mi, gidemedik mi diyor, ordularından diyor, tellerinin yeniçerinden çok terapi ya, o tellerinin yerinden pan kalmayacak diyor. Allah'ım o zaman o kütkadir melekler titreyecek, titreyecek, Bunlar kağıtları elinde olarak varırsa nasıl olur bu cazibeler nasıl olur? Kitaplarım geliyor yine diyorum, yanımdan inan bir şey ilave etmiyorum. Şu yüzünde hiç et kalmayacak da kızartılmış balık eteğini, eti olduğu gibi dökülecek, yerine kalacak, yerinden bitmeyecek, Allah günebilecek, böyle etler dökülecek Allah'ın huzurunda.
Hacalet nail, bak utanmak nail, cehennem narından daha şiddetli Namazının yine babam noksanlarına derdi. Ölüm döşeğinde olsam da aklın verdiği müşlerken, namazı duracaksın yavru, namazı duracaksın, başla cariye. Evet, Allah, Allah, birbirimizin yettiği kadar kendilerini, hoş tutun, pek yedik adam. Hastalandı adam, hastalandı. Doktor diyor ki yemezsen, tehlike var, yein bulun. Yetmez. Gelsin cehenneme buyursun. Ya al, ben ibadet etmem dese, mahsusiyet ve günah ederlerse, zararın yine geldilerdir. Senin tebareke ve dalaletdir. Bu gece Abdülki gecesidir. Ben yine yettim. Yani bizim noktamız, eğer bizden misyon unutursak ve hata an bir kusurvari olursa Eğer kendisi de nefsi Senden ve ümmetimden hata ve isyanı reddettim, affettim.
Gözlerine eğer bir gavur tuttular, bir kafir tuttular, Allah'ı inkar et, bakayım bulalım keseceğim dedi, Allah'ı inkar ettim der, haddine imanı saklanın, biriyle söylerse dile affetsin haddimizi. Çünkü ağzını keseceksin, dedi ki vurur ne edersen, aman dilimden döndüm deme. Suhuklu suhukını deklüt değil deme, yani Ümmü Selefi'nin üzerine teklik olan amelaları, zor amelleri ümmetine yüklenmeler ki, malının dörtte birini zekat vermezlerse olmuyordu onlara, bize kırkta bir verirsek oluyor. Ve esbaplarına buradan bir şey bulaşırsa orayı kesmeyince temiz olmuyordu, senin ümmetin yıkansa, üç defa yıkadı mı temiz olur bunlardır, ama Yeryağ da Yarabbim, yeşil, yerim ne olursun. Utantım şimdi etrafında, komşularım ben bir ettim, günah yapayım diyor. Beni çok duyar yarabbim. Aman Allah'ım, affedediyor oğlum.