Ayeti celile-i cemile mealen Rabbi Zülcelal'miz buyuruyor. Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi. Yagulul Hak celle celalüh. Biz onları helak ettik. Ey azabına beyaten ey leylen ke kavmi Lut. Lut aleyhisselamın kavmi gibi gece. Daha sonra gündüzün ortasında ke kavmi Şuayb. Şuayb Aleyhisselam'ın kavmi gibi. Ve diğer yoldan çıkmış kavimlerin helaki haber verilmektedir. Bizim burada asıl tefekkür edeceğimiz ders alabilmek. Bu hadiselerden ibret alıp hayatımızı aleyhisselatu vesselam efendimizin hayatına göre tanzim etmek. Bunu İmamı Rabbani kalpte sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri çok güzel ifade eder Mektubatını okuduğumuz zaman hemen hemen her Mektubatında derken yani çoğunlukla Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellemin yolunu ve izini takip etmeyi beyan eder.
Mesela büyük bildiğimiz bir kimse kamil bildiğimiz bir kimse, olgun olan bir kimsenin olgunluğunu hep Efendimiz aleyhisselatu vesselam'ın sünneti Muhammediyesine bağlılık olarak ifade eder. Illa bunlar başımıza gelecek de öyle dönecek değiliz her zaman hazır olacağız şu söz çok önemli Sıddık Radıyallahu Anh diyorlar ölüm gelse ne yaparsın bakınız son zamanda kıyametin alametleri toplu ölümler olarak beyan buyrulur kitaplarda Ahir zaman Mehdisi diye Ramuzel Ahadisten toplanan çok güzel bir eser sonra Kıyamet alametleri diye yine Ramuzel Ahadisinden seçilerek beyan buyrulmuş çok faydamıza olacağına inanıyorum sıddık-ı Azam'a ölüm gelse ne yaparsın deyince Radıyallahu Anh aynı hal üzere kalırım. Biz her zaman hazır olacağız.
Artık bu mübarek yolun takipçisi olan kimseler biz gelişigüzel kimseleri takip etmiyoruz, takip ettiğimiz biraz önce okunan ayeti celilede benim yolumu takip eden ve bana münip tamamen dönen kimselerin yolunu takip edin diye buyuruyor tamamen Cenabı Hakk'a yönelmiş fenafillah'a ermiş beka billah artık zulümattan perdeler kalmadığı gibi zaten onun sözünü bile etmezler nurdan perdeleri aralayan Cenabıhakk'a mukarrep sıfatı ile halıkımızın kendisine yaklaştırmış olduğu kimselerin yolunu izlemektir. Bundan başka bize çıkar yol yok. Yine Akif'in dediği gibi bilmiyorum başka çıkar yol. Çıkar yol diyor Allah'ın yoludur celle celalü. Rabbimizin yolunu bize kolaylaştıran, onu takipte nelere dikkat etmemiz gerektiğini bildiren efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellemdir.
Allah'ın dostları ulema-i kiram ve meşay-ı izamda Cenabı hakk'ın yolunu ve aynı zamanda Efendimiz aleyhissalatu vesselam'a mutabaat ona uygunluğu mübarek sözleriyle beyan etmişlerdir. Burada çok konu ele aldın, çok konuyu ele aldın ama sizi sıkmamak için sadece sadece Şaki iki Belhi hazretlerinin şu nasihatiyle son vermek istiyorum Bir de şimdiden söyleyeyim Miraç gecesi yakın şuna fakiriniz çok üzülürüm mesela kendimizi derleyip toparlamak için böyle kandil gecelerini mi beyan etmemiz gerekir şu gördüğümüz semavat ve arz mesela su hava ateş toprak hayvanat nebatat Bunlar bize en güzel örnektir misallerdir ibret alacak olursak mesela su devamlı akıyor su insana hayat veriyor Eğer su su diyelim ki haddini aşacak olursa çok yıkımlar meydana getirir felaket meydana getirir diyelim ki hava rüzgar haddini aştığı zaman tsunami meydana gelir.
Yerine göre ateş bir nimettir ama bu da feveran ettiği zaman ülkeleri yakar, hiçbir şey koymaz. Toprak diyelim. Toprak nimetlerin yetişmesi için mahsulatın alınması için ne büyük bir ikramdır Rabbi Zülcelalimizden bir sofra düşünelim bir kimsenin sofrası oradaki yiyecekler mahduttur ve sonra bir müddete kadar devam eder, bir vakte kadar ama Allah'ımız kainatta bu toprakla bize öyle nimetler açmış ki tarifi yoktur. Eğer biz kendi vücudumuzda bulunan yapımızı teşekkül ettiren su hava ateş ve toprak bunu nefsimizin eline teslim edecek olursak ne olur?
Su unsuru füyuzat-ı ilahiye olması gerekirken ilhamatı ilahi olması gerekirken Cenabı Hak'tan doğuş varidatı ilahi olması gerekirken daha sayamayacağımız nimetler olması gerekirken gözyaşı olup affımıza vesile olması icap ederken yerine göre Cenabı Hak'ta vuslatın işareti olması icap ederken nefsin elinde azap olur Allah korusun bizim ruhani ve manevi cihetimizi yakar ve yıkar mahveder gider bundan dolayı biz Esad-i Erbili Hazretlerinin buyurduğu gibi ruhumuzu ve aklımızı hakim kılmak için Cenabı Hakk'a kullukta daim olacağız ve Ehlullah'ın bize kul olmanın icapları nedir öğretmiş olduğu hususlara dikkat edeceğiz çokça diyorum üstadımızın zahiri ve batıni şifa tarifesini okuyalım onun bütün halkımızın anlayacağı şekilde olan sohbetlerini okuyalım bunun yanında Sami Efendi Hazretlerinin yirmi beşin üzerinde eserlerini okuyalım içine cevherler ne nimetler bahşedilmiş bunun yanında ehli sünnet ve cemaat görüşü olan kimselerin eserlerini okumak suretiyle yolumuzu en güzel şekilde yaşamaya gayret ve çaba içerisinde olalım ateş unsuru ateş nedir kalpte havf-ı ilahidir gönülde bir sızıdır Eğer bu ateş nefsin elinde olacak olursa ruhumuzu yakar ve yıkar yok eder gider sonra toprak dediğimiz gibi hava dediğimiz gibi hep bizim aklımızın ve aynı zamanda ruhumuzun hakim olmasına bakar.
Bu hakimiyet de Cenabıhakk'a kullukladır. Kulluğun yolunu ne güzel göstermiş Evliyaullah. Bu ayrı bir mevzu olmadığına inanıyorum. Asıl burada dikkat çekmek istediğim illa üç ayları gelecek sonra üç aylarının içerisindeki mübarek geceler gelecek öyle uyanacağız Keşke uyanabilsek ama işi hep bugünlere terk etmemeliyiz Bizi şu doğan güneş uyarıyor zaten. Ne diyor? Ben vazifemi yapıyorum. Allah'ımız beni böyle ayarladı, böyle tespit etti. Ben doğuyorum ve batıyorum. Aynı zamanda yaptığı hizmetler tarifi mümkün değil. Bir güneşin, güneş güneş hem ısıtıyor hem ısıtıyor daha sayamayacağımız nimet ikram ve ihsanla hizmette bulunmaktadır vesaireleri bunu diğerlerine kıyas ederiz Şu beş hususu tam yedi yüz, yedi yüz alime sordum. Şakiki Belfi hazretleri buyuruyor, akıllı kimdir? Zengin kimdir? Zeki kimdir? Fakir ve derviş kimdir? Cimri kimdir? Hepsi bana aynı cevabı verdi buyuruyor.
Dediler ki zeki dünyanın kendisini kandırmadığı şahıstır inşallah üzerinde derin derin düşünürüz Hani o kadar büyük kelamlar etmişler o kadar sözler etmişler ki bize irtihal etti ton bakla Hacı Ahmet Efendi şunu diyordu üstadımızın sadece bana yapmış olduğu öğüt ve nasihat bir cilt kitabı tutardı yani bir cilt kitap olurdu diye mühim olan Bayezid-i Bistami Hazretleri'nin izine basan birisine dediği gibi değil derimi giysen sözümü tutmadıkça fayda etmez dediği gibi dikkat etmemiz icap ediyor Buyuruyor ki zengin zengin akıllı olan dünyayı sevmeyen zeki dünyanın kendisini kandırmadığı zengin aziz ve celil olan Allah'ın taksimine ve kendi kısmetine razı olan derviş gönlünde gönlünde fazla şey arzu etme hali bulunmayan kişidir. Cimri Allah'ın Celle Celalü hakkını Allah'ın Celle Celalü halkından esirgeyen kimsedir.
Eshabu ve lehu kulli şey her şey ona aittir biz ondan geldik ona gideceğiz Rabbimiz bu duyguyu bu düşünceyi bizde capcanlı kılsın Velhamdülillahi Rabbil alemin El-Fatiha