Hucuratanın, benim talebinde olanlara, ilim, eliyle meşgul olanları, olanları dünyada rahatlık arar bulur, ahiretteki cennet arar bulur. Ahirette cennet mahşerda gel, sen gidersinsin, seni takdir etsin sendir. Böyle götürürler, dünya rahatlıksın. Efendim, her şeye daha emzik kalsın, kuyu. Ha şunu niye Allah rızası olsun ya? Anamak bir ses mi yok? Söylemeyeyim bunu ama. Niye söylüyorsun? Söylüyorum Sevda Hanım, hırsumuzda bir karışıklarım ki, benim getirdiğim edaya haramla bahırtmuş ki almıyorsunuz. Alkışsınız, memnun olacağım diyor. Ağlayıp oyuk geliyor. Herif rahatlık arıyor seni. Yalnız Allah'a bağlan. Başka şeye bulatma. Bunun için muhakkak Mevla'yı amelimizde Mevla'nın rızası için yapacağız. Geldiğimiz, Allah rızası için, gittiğimiz Allah rızası için, konuştuğumuz Allah rızası için, geldiğimiz Allah rızası için, aldığımız Allah rızası için muhakkak birine hizmet olacağız.
Başka bir şey yok gayet. Ondan sonra ahlaktan başlıyorum. Kitaba girmeden, yani, Mehmet Kışsaldız diyor ki siz konuşursanız sizden zannetmeyin. Böyle müşteriler var, onları hallettireceğim ben size. Siz değil, herhalde yetmişten fazla yüksek İslam üniversitesi baybanın şeyindeyiz böyle yüze yakın. Birisi sohbet edeceğiz. Hocam bunların, birincisi imam hatip müdürü. İkincisi, efendim, yüksek İslam'ın deniz tutsun bunları. Muallimler onların, yüksek İslam'ın yediği bay baylarları böyle rezil etmek istiyorsun? Allah rızası sizi dinleyecekler. Hiç başka söze olur. Bunlar hep günahlı geldiler. Çekiydi. Yavrum mevzuyu hiç aramayacağım. Hiç mevzu aramayacağım. İçimi sultanında sokacağım. Sokacağım. Biz, meme millete nasıl geldinizse onları konuşturdum mu Hasan Efendi yüzümüze kusurlarınızı buldu, dinleyeceğim. Ses teselli diyorsunuz. Yüzünde izale bir buçuk saat kadar konuşma olmuş.
İlk kerametten bahsetmeye başladık. Kerametin kefme vacip. Kerametin bir sarı olduğu değil. Otbu cihanları için bir korku. Keramete aldananlar şu şekilde. Kerametin mevzusu şudur. Kerametli olan insan yol alamaz. Gözü açık. E ama olanlar hacca daha dil varır. Böyle konuşur falan. Uysi buymuş. Böyle böyle yalan etti. Anladın mı? Bazm-ı emrazlık olanlarımız var. Onların zahmetini kader kardeşlerimiz terk etmiş oluyor. Yoksa bir karar faazı yok kardeşlerim. Hadis-i maluma ki, bu insan iki işinden mürekkeptir. İki şeyle karışmış. El-Hinsanün. El-Hattal ve lisan gibi yani. Bu da söyle. Ruh gibiyiz nefis süslüyüz. Ruh ali insanın içerisinde nefis gencindir, süslüyüz, alçak. Amin. Ahlak da ikidir. Ruhun ahlakı daima aklı gibi, mutsu, mutsu bir, nuranidir makbuldür. Latin hakladığı da zulmanidir, süt gibi mevzu. Buraların izahını Allah versin beni çalıştırmam. Anladım, insanları bilseniz.
Muhaniye galip olanlar da ahlak-ı hateme galiptir. Messaniye galip olanlar da akla ırk gabiha galip olur. Efendim söyledik, parmağıyla göstermemiz bir söyledik. Şunlar melekler, şunlar hayvanlar, şu ortadalar insanlar. Hasan oğlum, şu çocuk şeyi anlayalım. Şunlar melekle. Yine yok, iç yok, uyu boy yok, erkek yok, kişilik yok. İbadetle meşgullar, buradan kavuşmuşlar. Unutsun alır yeri, melekler biz alırız. Neyse hiç seviyoruz siz. Yarın ki çekeceğin, cehennem olmayalım. Yiyecek, bu gece, uyuyacak. Bir tilki temin edecek kendileri aca bulmayacak. Bu da hayvan ruhu kimse hayvanlar seçirler. Biz bunu isteriz. Çok doğru çekeceğiz. Peki. Yani dünya dünya lezzeti var. Ahirette cennet Cemalullah var. Allah'ın cemalı var. Ama Hazreti Sultan Mehmet'in karşısına dikilir ki de, net ile şeytanın karşılarına dikeceğim. Bunlara galip gelir de, numaralı yörese verirse ehli cennettir.
Bunlara da lezzet alacaklar. Ahirette de kim ister bunu? Adem aleyhisselam da isterim dedi. Muhammed Mustafa'ı da isterim dedi. İnsanlar da isterim dedi. Dinler, diril, diril, diril, diril, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel, gel Şimdi, bu adam, şu ortada kullanılan meleklerin de kardeş oluyor, hayvanların da. İkisine de demzeri var. İbadetten, itaattan, namazdan, oruçtan, hacdan, ceketten, fikirden, fikirden meleklere biniyor. Yine de, içmeden, huyunu da, erkeklikte, dişilize, belki ayrı de hayvana benziyor. Kendini muarzemiyoruz şimdi. Yelekler gibi ibadet, itaat, doğru yoldan, güzel ahlaktan ayrılmazsan meleklere dar. Melekten melekat keramet levceni Kainat.
Onu o zaman, yok, yeni yıl içiren uymakla Allah sevilmez. Çünkü bu sınıf zirveye hayvana münatın. İndir, içiyor, yak, diyor. İndir, diyor, resmin keyfini getiriyor. Hayvan gibi yapıyor. İbadeti bırakmış. Laike celil en amu gelsin be adam. Laike erimini kalkılıyor. Hayvandan ziyade da daleledi. Burada uçurum, onların, damurun oradan geldik. Bir, danayı danayı, şu mersein külünü oradan kalk böyle aşağıya gideceğim diye, ay, yeter dem derdimi, Allah aşkına, cenah. Ölürüm ben orayı görüyorum, çok kötüyüm diye merkep anlar bunu merkep. Allahü Teala zatının böyle kulları var ki merketten daha ziyade dalalete gitmiş. Kendini elini kolunu bağlar, günahlarla vakıf eder kendini günahıyla, humamla, imanamazlıkla, cenabıyla, Anadolu'ya, ıskanla, konuşmuyor, rencide ile itmekle cehennemin fal varsa bile. Yani, kendi kendine atan mı daha akıllı? Bu merkep mi daha akıllı?
Merkep daha akıllıça aşağıya düşersem parça parça oldun ismi yahu diyor. Yok, günde seninle kalkacağım dedim ne? Göreyim, üstat olsun, öyle olsun. Diyor ki bana o, güzel olsun, düşmeyi anlat. Diyor, akılsız diyor ki o zaman. Anlat akıllı, bizden akıllı. Şu dizinin kararında kardeşlerim, Allah'ın rızası için ibadetle, ifratla, zikirle, fikirle olalım melekten de hayattan olalım. Allah'ın rızası için fenalık ve meşgul olup hayvanlardan olmayalım. Hayvandan daha ziyade dalalet edilenden olmayalım. Çünkü hayvanlara Keşke biz de toprak olaydık şimdi. Hayvan olaydık da diriltirmeyelim. Allah rızası için kendimizi, seçelim. Tıpta ağzım kaçtı, böyle okuyun girin diyor. Anlamıyor kardeşlerim gel ki neyse özetleyemiyorum, bunun gül faide, güvenmezler, sıkıntılı, ruhmaymen diye. Gönül ben hayret çalışıyorum, Allah rızası için.
Ahmet, ahlak ağaçlarını mahiyeti vücuttan suhul eden amel meyvasıyla makbul ve merfudiyeti bilinir. Vücuttan suhul eden ilişetle onun hıfz-ı ilahayı verdirdiği hangi taraftan olduğu genle olur. Ağzı ısrarı içmez, yine gıybet söyleyemez, korkular hiç halt edinmemez, ibadetler meşgullu, tarla hele meşgulle, meydan çok güzel geliyor. Ehli sünnetten cemaat cennete ehli. Meyve öyle geliyor ki, tamam, vur, adama, ken, vur, suya, cuma, kırk, bütün aklı kendine zorlatmış, meyvasından delmiş, uful çok fena adam. Senin bundan belli oluyor. Akilların menşei olduğunun ekseriyle muamele lazımdır. Biri ruha, ruh hacca, biri yasaklıktır. Tükenmez burada öyle. Hapishane ahlak tasarı bir yanına geçelim. Güzel ahlak. Burada alın bu özel ahlak neymiş? Not alın kalbimize. İstersen kağıt çıkarın, yazın. Bilgiler gelince diyeceğim, bunu yazın değil mi? O zaman yazın. İmanın kemali, ahlakın kemali nedir?
Bir adamın unvanı kamil mi? Bilemiyorum hocam. Akladı kamil ise imanı kamil. Akladı bozulsa imanı kamil de. Bu devalda. Zira iman nuru harp olundu. Rabbim zan sunulacak istedi. Allah'ım bana huzvettir, yalnız belki muhafaza edilemez yer de, gemi ortada yollar da, şeytan belki gemi giyer tüketir de, imkansız onun geldiği adam emaneti muhafaza giremez. Aman dedi, hopal orada eskiden kanım batıracak. Bir hopka, bir elini, tiğini din yerde bir ejderha gördünüz. Hem şimdi bülbülü. Bülbülle yuvalarını, yani yavrularını yemenin için ejderha aldığını şöyle atmış, gördünüz. Böyle atmış olmuş. Rahip çoban diyen bir çoban eline ala dinine almış. Şöyle kaldırmış, onu kalkın. Hem ejderha onun gözüne bakıyormuş hem de kurt. Çünkü Ulviye yüz hilesi kafasına, zınmayı ineen yine yazacak. Ejderha, hüzün yuvasına girecek olsa kafasına susa inecek. O bütün çoban böyle bekliyormuş.
Bunun eceli nefessiz büzzün taatı, palucu. Vücut sofrasının içerisinde nefis ejderhası, ibadet, taat, bülbül, cürasını dinlerim için ağzını açmış böyledir. Hemen yiyecek. Yani bütünkine gazama getirecek diye küfür söylettirecek diye. Öteki vız, vız şeytan. Lut dediğin şeytan zerre iman. Huzur da iman, hüzün de imana denk geliyor. Akıl çoban yok diyen. Akıl da çoban, ikisini de muhafazaya çalışıyor. Hadis-i iki kesret bir taşa gele bu adamın hiç uyku usul yok mu? Bu çocuk gaflet etse, niye ikisini de öleyse, niye kes? İktis, iktisadın değil de, neslin, hukukun yanında kadın zordurmalı. Dört köşe yedi yıldır kalkar kadar hükmüne gelen bir kurt pul, hasama, silzah bul. Görüyor musunuz çocuklar? Allah'ımız dinlerindir, gafletten uyandırdı inşallah. Şöyle devam ediyoruz. Hözeti kudret hisleri, ahlakı hasene niniyle kudret buldu. Hırı, tabur, kanaat, tevefüs, tevazu.
Ondan sonra hakemse ahlak-ı haninceleri. Hadi asker olun immanında. Ne havazdaydım. İmam, Ferifü cümletenti oturdu, aklımda baş şekil oldu. Öteki, aklarda hamicelerde bakanlar, çevresine soktular turşu çocuğun içine. Hakladı zeminin zulmetiyle de zayıf oldular. İçine başka millet resimleri de kalkmışlar. Alevi'den, Yahudi'den, mahzanı'dan, komünist'den, mahsu'dan. Hayır işler o zaman ama kendi fikride göre orayı kursaydı kimsenin gücü yetmeyeceği. Böyle imanın kuvveti bu. Allahu azmiddin şahanın ahlak-ı ilahiyyesiyle taalluk eden Hakk'a yakın olur. Allah'a yakın olur. Ve hani imanluk suyu atmadan mahsus olur. Hocam bu vücudun içerisinde iman ve eşülfürul olur. Akıl başhekim olur. Güzel ahlaklar da, ahlaklı hanedeler de bakanlar ve milletvekili olursa, kısa tarafı nasıl olur? Mesela taraftan da bu ne içerirler? Şeytan reisi cumhur olur. Nedir? Ne bir? Vahşefin olur.
Hıfz, ana, kusur, adal, kim, vurur, siyer, sümma, hınz gibi aklıcı zeminelerde bakanlar ve askerler olurlar. Kıbrıs'tan olduğunu üst tarafı lakaryurt olun. Bir yanlıdan Müslümanlar olur. Vazo küçüktür yani. Sonra o da tarafı mağdur. Sonra da o da Ya ayrı. İkisi de tehdit eden hali değil. Bak ikisi de. Biz de öyle. Şu gözümüz bir vilayet. Derkene gelin namusuna kana kana baktır mı bakanlığından taklamakla düşer. Gözünü ahalete çözüce laf. Hayat-ı mevzumuz, Adem aleyhisselam ben bunu kabul ederim, bu borsadaki insanlığı deyince Allah, ben de size yardım ederim kullarım. Size tekril avreti farz ettim. Türk yerleriniz çözülsün de zinada nerevakı olmam diye. Gözlerinizi, gözlerinizi kapaklı halk etsin. Böyle benim namusundan rast geldim de yuvverin göz nuru. Yumunca durmuyor efendim. Yoyamıyorum da. Öyleyse boynumuzu da döner şekilde halk edeyim. Dönmeye üzülüyordu. Şöyle girerdim.
Bunu şöyle, böyle, sağa sola döner, sandalye gibi sağa sola döner halk etti Allah. Bunu ben kasıt hazzettin ki boynumuzu günahtan gönderdi. Dilimizi mi Nuriye'mi ya Rabbi? Dilimizi üç kapının içinde halt ettim. Dilimizi boğazına çıkarsa şöyle, söyleyemez. Çatal kapıları üretirsen böyle dişi, çatal kapayacaksınız, gene dışarıdan daha kolay endişeli git. Yani şöyle, şeyler var ya, kapıdan, bunu ne derler, kapıya gelmeye mi öğretir? Yes. Yani ne hazır ki böyle, ortada tırtmüş edip, yapı çıkarsın, Hele ben sana nasıl söyleyemem bunu? Ben sizi eli hayırlı yetsin diyor. Yani bu kadar kolaylık verdiğim az da, seni hüsran ediyorsun olsun. Niye hüsran ediyorsun? Şunalarım devam ediyor. Ehli iman ol Allah'ın ahlakıyla taalluk eden ehli iman olup suyu kahmeden mahsus olur, iman önüne yürür. Bir, Adem aleyhisselam'da tezevvlülü hali biz. Boşça tevazu olur. Kendini tedirgin dilerdi. Evet efendim.
İdris aleyhisselam'da tertip galibidir. Nuh aleyhisselam'da tahammül halidir. Bu husus elli senede tek sen din yakaladım. İsmail aleyhisselam da teslimiyet galibinin mübarek duanızı yak. Böyle ormana yerdi. Yakup aleyhisselam da uçan galibini Yusuf'un cehil sıp sıp sıpladı. Eyüp aleyhisselam da sabır galip Yetmiş türlü kurtları vücudunda. Tüylü. Yere düştü yere hıyar ütüsü. İşte hıyarlar gibi. Ağzın vücuduna koydu. Müli bela, kavga etti iki cihana yönelmesem. Musa aleyhisselam da şediat galibidi. Firavun karşısında gelince böyle hatasını koyarınca bana bütün yükü yol, aman ya. Musa, bir gün eyyüem de iman ederek gelir asaylusunu beğenine alın, söyle galib ediyor ona. Cahil dedi, Harun aleyhisselam da hinim galib ediyor. Kazaşı bıkta kafası, mansakalından, ne demek ettin, der de hiç seslenmez mübarek. İdare edenin kardeşim, ne olayım, diyor. Der. Hani diyor, bizim gibi gazoz derler mi?
Davut aleyhisselam da şükür galibidir. İsa aleyhisselam da kanaat galibidir. Ahi kainat, aleyhi ebbanü tahiyyat, kefenin faziletlanmaz da, Amin. Yünü ahlak-ı hasene hasm olmuştur. Yünü ahlak-ı hasene. Onda hasm olmuş. Yünü yaz dedim, ahlak-ı hasenanın yeri şeyi ikidir. Bütün güzel ahlakın doğuş yeri ikidir. Bu iki ahlaka sahip olan bütün güzel ahlaka sahip olur. Biri hilin, biri de tevası olur. Elimle tevası yapılacak. Bu iki ahlak, bu iki ahlak ana baba gibi. Tahir ahlakların pevrizler sever. Bu iki ahlaka mutosuk olanlar, şair güzel ahlaklara da nail olurlar korkmasınlar. Devasa olsunlar, halim olsunlar gelir. Ama Farslı salih ahlaklı delilme dünyanındadır. Cenabı Allah küfür kıymetini halk ettiği vakit onun da Hak'tan kurt, huy ve hisleri ya Rabbi, ben yalnız değilim dedi. Kötü huylarını halk edip küfre kuvvetti.
Çünkü, bakış açısı bir muzaffer ezilecek iklimleri unutulmayacak, cennet ihaleye girecek. Eksik kesin olmaz bu Muhammed'in namaz benim. Yoksun, Rasulullah'ın gelininin cüzlerini yağdırdı, dişlerini kıldırdı. Allahü Teala da böyle olunca Şeyhi Teala cenneti emanullah bulunmaz, ileri yağlıklar çekecem. Aynen, bu da kötü ahlakların, kötü ahlaklarını halk edip söze bile gelir. Kötü ahlakların yetleri nefis ve anahtar olan anarsın ataçla evladır. Şöyle efendim, şair ahlak ve deyimeler bu ahlakların metreyi ki iki ahlak-ı zemînedir. Bunu da yazalım. İki ahlak-ı cemîne, biri Hud-u dünyadır ki, biri hafiyyenin başıdır. Hud-u dünyada tes fi külli hafiyyenin. Hakiyyenin. Birisi dünya muhabbeti. İkincisi şehvettir ki şehvet, ahavatı messaniye, nefsin şehveti her ahlakı zihnenin sebebi, gücü budur. Hayır ahlakı zenginler bu iki ahlaktan çevremizdir. Şovelenir.
Zira huknu dünya inleti taife, şehvet inleti tayiniye makamında olup huknu dünya. Şehvete sebep olup şehvetle intikam, intikana taalluk edersek azap derler bir kitap. Ahlak da oluyor, görüyor musun? İki bin arasından hukrü dünya ile şehvetin arasından. Ziyadeye taalluk ederse dişinin ziyade olmasına, kış derler bir kupası daha olur. Hiç koymaz, tanımaz, tamah olur. E, tavruka taalluk ederse, hani herkes ben yüksek olacağıma taalluk edersek çiğ dinler bir hası dağıtı var. Onların eli kirlen kalan. İzale-i nimete taalluk ederse nimetin o adamın elinden çıkmasına haset dinler bir hası dağıtı. Velhasi ve Haset, eynen hasede terkulün hazmet, cenah, that'ın narın katal. Velhasıl bu iki sıfattan salavat bir akıl adı din neden salavat vurmuş olur. Ye Yusuf'larından ruh madenini, ruh paran şeyi mazhar olur.