İlahi Muhabbet ve Sevgi ile Ruh Arınması | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
İlahi Muhabbet ve Sevgi ile Ruh Arınması
İlahi Muhabbet ve Sevgi ile Ruh Arınması kaydında Estağfurullah, estağfurullah, Hace Ali rahmeteni Kuddise sirruh Hazretleri buyurdu ki bu mürşid-i kamillerimiz içerisinde Sıddîk-ı Azam'dan bu zamana kadar gelen üstadlarımız içerisinde en uzun yaşlı olan yüz otuz yaşında irtihal buyurdular. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz buyuruyorlar hayırlı olan kimse ömrü uzun ve taat içerisinde olan…
Estağfurullah, estağfurullah, Hace Ali rahmeteni Kuddise sirruh Hazretleri buyurdu ki bu mürşid-i kamillerimiz içerisinde Sıddîk-ı Azam'dan bu zamana kadar gelen üstadlarımız içerisinde en uzun yaşlı olan yüz otuz yaşında irtihal buyurdular. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz buyuruyorlar hayırlı olan kimse ömrü uzun ve taat içerisinde olan çünkü ömrü olduğu müddetçe ibadette, taatte, zikirde, fikirde şükürde Allah'ımıza kulluğun içerisinde şerli olan da ömrü uzun ama yaptığı amel Rabbamızın, Halıkımızın razı olmadığı amel der bu da şerlisi Hoca Ali Ramitenye Hazretleri müstesna bir mürşid-i kamilimiz bir sözü var işte ayağımızı toplasak buyuruyor ki kul Allah'a aşık olunca Celle Celalühü Hızır Aleyhisselam da ona aşık olur bizim bir kısa devre askerliğimiz oldu. Geldim. Mürşid-i kamilimizin huzurundayım. Konuşuyorlar. Buyurdu ki, bu söz tarihe geçecek bir söz.
Siz Rabbamıza sevgili olun saygılı olun muhabbetli olun itaatli olun biz de sizi sevelim buyurdu demek ki onlar malımızı olduğu gibi versek, mülkümüzü versek hiç bununla sevinmiyorlar. Hatta üzülürler. Derler ki bu malda, bu mülkte acaba bir katışıklık, bir haram var mıdır diye. Onların razı olduğu hayırlı ameller. Cenabıhakk'a sevgili olabilmek. Rabbimiz katında sevgiyi muhabbeti temin edebilmek. Hoca Ali Rahmet Tenni Hazretleri, kelamları çok güzel var. Buyuruyor işte kul Cenabı Hakk'a aşık olunca Hızır Aleyhisselam da ona muhabbet eder diye. Yalnız şöyle bir hadise var haklarında. Harzem oraya yerleşmişler. Yalnız o ülkeye girerken bir vesika istemiş. Oranın artık idaresinde bulunan kimse haber göndermiş. Demiş ki, benim burada kalmama bir evrak verirler mi? Hiç aldırış etmemişler. Demiş işte, ne bu? Herkes geliyor, yerleşiyor. Nasıl isterlerse öyle yerleşsinler.
Cenabı hak veli kullarına biiznillahi teala ilerideki hadiseleri de gösteriyor. Bunu boşuna dememiş. Biraz ısrar ediyor. Diyor ki, bir vesika desinler bize. Diyor, yazın. O uzat kimse diyor bilmiyor tabii idarede bulunan kimse. Gelsin, yerleşebilir, kalabilir. O vesikayı alıyor. Hoca Ali Rahmet Tenny Hazretleri oraya yerleşince Cenabı hak gönüllere öyle bir sevgi vermiş ki isterse ilk tanısın der. Veya görmesin. Cidde de bir profesör. İnşallah bunu anlatırken diğer mevzuyu da unutmayalım. Bazen dinliyorum. İnşallah birbirleriyle alakalı olur. Birini söyleyip diğerini de unutmak doğru olmaz. Mekke'de de üstadımız bulunuyor. Demişler ki, Hacı Hasan Efendi geldi. Bu ismi duyunca kaç gün olduğunu bilmiyorum. Vücudunda bir değişiklik meydana gelmiş. Demiş ki, benim hiç bildiğim yok ama bu ismi duydun. Ben de demiş bir başkanlık nazil oldu. Sonra görüşmüşler.
İnsan Rabbimize sevgili olduğu zaman, Halık'ımız sevdiriyor. Mahlukata gönüllerinde muhabbet veriyor. Hoca Ali Rahmet Tenny Hazretleri öyle bir kimse. Zamanın kutbu aynı zamanda. Görse de görmese de bir muhabbet hasıl oluyor. Ya Cenabı hak rüyasında gösteriyor. Ya Hızır aleyhisselamı ya İlyas aleyhisselamı, ya Ricca'l-Huyibi vazifeler kınıyor. Siz, Kayseri'den buraya gelirken yavaş diye bir yer var. Bir tarafı Develi'ye gider, bir taraf da Nevşehir'e doğru. Bilediniz mi? Hıh. Orada Almanya'dan gelmiş bir kardeşimiz. Bunlar bir yere intisap etmeye geliyorlar. Bizde bir yeri övüp, bir tarafı yerim ahlaka da uymaz, edebe de uymaz. Şer-i Şerife muhalif hareket olur, o müstesna. Orada bir zat hasıl olmuş. Demiş ki intisab edecekseniz Hacı Hasan Efendi ona intisab edin bakın Rabbimiz öyle haber verme yok reklamı yok nesi yok Reklam Cenabıhakk'a aşk muhabbet gösteriyor. İşte bunun gibi.
İlahi Muhabbet ve Sevgi ile Ruh Arınması ne anlatıyor?
İlahi Muhabbet ve Sevgi ile Ruh Arınması kaydında Estağfurullah, estağfurullah, Hace Ali rahmeteni Kuddise sirruh Hazretleri buyurdu ki bu mürşid-i kamillerimiz içerisinde Sıddîk-ı Azam'dan bu zamana kadar gelen üstadlarımız içerisinde en uzun yaşlı olan yüz otuz yaşında irtihal buyurdular. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz buyuruyorlar hayırlı olan kimse ömrü uzun ve taat içerisinde olan…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İşte hatırımıza o Erzincan'daki terzi baba hazretleri geliyor. Şimdi o Terzi Baba Hazretleri Mevlana Halid efendimizin aynı zamanda halifesidir Mevlana Halid efendimizin Bu mübarek zata da şimdi bir yerde bal var diyelim. Hatta cemakanın içinde bal. Arılar dikkat ederseniz hep burunlarını oraya bulurlar Cemalanı içer ama bal var o bal için gelirler gönlünde imanın Kemal balı var imanın tasdik balı var Sonra ibadetin ihlas balı var. İhsan balı var. Takva balı var. Ahlakın ahlakı ilahi ve ahlakı Muhammedi oluş balı var. Şer'i mübine son derece dikkat balı var takva esasına göre dini mübinin İslam'ın emirlerini yaşama balı var Her şeyiyle Cenabıhakk'a dönme, münib olma balı var. Evvab olma balı var. Haşyet olma balı var. Sabır var. Sadakat var. Seherlerde gözyaşı dökme balı var. Allah'ımızın yolunda infak balı var. Var da var. Kim o bala doğru gitmez? Terzi baba hazretlerinde bu ballar var.
Hepsi de aynı zaten. Bazı dereceler olabilir. Bak peygamberlerimiz aynıdır. Hiç fark yok. Nübüvvette, risalette aynı ama kendi aralarında dereceleri var o müstesna bu Terzi Baba Hazretleri de öyle Hatta onun bilinmesi o beldeye nur iniyor nur iniyor insanlar gayri ihtiyari sevgi duyuyor burada dedem Rahmetullah Ali hazretlerine uzaklardan gelenler oluyor bazen de daralanlar olmuş O gelenlerden birini hocalardanmış. Halbuki bir ilim ehli bir insan geliyormuş. Önüne geçmişler. Demişler ki biz onun hocasıyız. Bize ne için gelmiyorsunuz? Bizim talebemiz o. 0 hoca efendi de şöyle bir misal vermiş. Ben demiş hepinizi kokladım. Hiçbirinizde bir rayiha manevi rayiha alamadım ama Şeyh Mustafa Efendi Hazretleri'nde dedemde bambaşka bir tat var lezzet var onun için geliyoruz demiş Efendimiz mübarek burunlarını Yemen'e niye çevirip de Rahmani koku geliyor buyuruyor.
Bayezidi Bistami Hazretleri Harakan tarafına yönünü çeviriyor. Buradan birer kokusu geliyor diyor. Zamanın kutbudur, Ebu'l Hasan Arakani. Yapın rabıtasını diyor. Yeter ki Mevla'ya sevgili olan böyle insanlara sevgili olmak düşünün artık düşünelim artık manası yoktur her şeyin esası rabbımızda bu Terzi Baba Hazretleri duydun o zamanın artık nasılsa mollası da müderrisi de müftüsü de vaizi de daralmaya başlamışlar. Demişler ki bir cahil o. Öyle bir medresesini bilmiyoruz. Nerede okumuş, nereden etmiş, nereden icazet alınmış, çağırmışlar. Efendi hazretlerini gelmiş. Tabii kendilerine göre en son, en zor soruları soruyorlar. Sormuşlar. Hepsine cevap vermiş biiznillahi teala. Artık tamam demişler. Bu Yeşili Sar'da Müderris Ahmet Efendi vardı.
Bak, rahmetle analım, ahirete düştü çok güzel bir insandı ona devel de o görev yaptı vel asrı'ye bir sene mana vermiş demiş gelecek sene devam ederiz böyle bir ince ince konuşurdu böyle bir gevrek gibi ses demiş gelecek sene devam ederiz bir tanesi demiş ki hocam bu ilim nereden akıyor size demiş bir vel asrıya bir sene mana veriliyor ikinci sene devam ederiz nedir bu tanırsınız demiş ki Erciyes de demiş hayvanları otlatırken hayvanları otlatırken nasıl ilim alacak Demek ki Hızır Aleyhisselam yetişmiş olmalı böyle bir ilim meclisi hoca Ali Rahmet 10 Hazretleri unutturmayın ama Öğrenciler bir diyara okumaya girecekler. Elhamdülillah memleketimizde de öyle oldu. Çok bir ara hafızlar yetişiyordu. Çok iyi yetişiyordu.
Sonra bir inkıta uğradı sonra sağ olsunlar vesile oldular İstanbul'a kayıtlar yaptırdılar buldular işte burada bizim memleketimizden öğrencileri okuyacak dediler sonra memleketimiz açıldı çok şükür Allah'ımız lütfetti ihsan etti böyle öğrenciler gidiyorlar bir tanesine demiş işte sen de gel o da demiş ki benim yaşlı bir anam var ben anama hizmet ediyorum anam her yerin suyunu içmez şu uzakta bir su var o suyu daha çok kabul ediyor Ben o suyu getiriyorum anama hizmet ediyor onlar gitmişler bu kalmış yalnız o suya giderken böyle bir kabristanın kenarından geçermiş oradan şöyle mübarek bir kimse nasıl olduysa hasıl olmuş evladın seni okutayım demiş okutmuş onu Sonra öğrenciler gelmişler. Tabii medreselerde, nerelerde hem de önemli yerlerde tahsil görüyorlar. Bir münasebet olmuş.
Böyle ilim çevresinde konuşmalar oluyor fakat bunda çok büyük farklılıklar hissetmişler demişler ki seni kim okuttu? Ben bilmiyorum demiş böyle mübarek bir insan, eli yüzü nur okuttu ama ben demiş ne adını sordum ne memleketini hiçbir şeyini bilmiyorum bir sorayım demiş Sormuş, evladım sen annene hizmet için burada kaldın. Cenabı hak bizi görevlendirdi. Ben Hızır Aleyhisselam'ım. Gördünüz mü? Gördük mü şimdi? Cenabı hak öyle buyuruyor. Hoca Ali Rahmet tenihace denir de bu zaten Farsça bir kelime Rabbi Zülcelal'imize diyor kul aşık olunca Hızır Aleyhisselam da ona aşık olur o sevgi gömleği giydiriyor Cenabı Hak bu terzi babayı yarım koymadık sonra anlamışlar büyüklüğünü bu bize başka hatıraları da başka hadiseleri de gönlümüze getirir ama burada görüşeceğimiz hususlar var. Hoca Ali Rahmetteni Hazretleri herzen oraya girecek bir vesika istemiş.
Almış nihayet fakat cenabı hak öyle bir sevgi lütfetmiş ki dedik ya içinde bal olan bir haneye arılar hücum ediyor müminler onun gönlündeki nurdan istifade etmek için koşuyorlar diğerleri daha bir alim alim ama dilden çıkan söz ancak kulağa ulaşıyor kalpten çıktığı zaman o ilim zaten kalbe nur olarak iniyor o zaman gönüllere tesir ediyor bir kimse ezan okurmuş taşın üzerine çıkar Allahu ekber Allahu ekber okur. Taş cıva gibi erirmiş. Üstad Hazretleri ki evladım taş eriyor da sen erimiyorsun demiş bak sen de ilahi aşkla eriyeceksin ilahi muhabbetle eriyeceksin Ünsiyetle eriyeceksin. Cenabıhakk'a kurbiyetle eriyeceksin. Bir mübarek zat şunu anlatıyor, diyor ki ben diyor halıkımızın tecellisine girdim. Öyle oldum ki diyor o azamet-i ilahinin karşısında sinek kadar da kalmadım diyor. O yüceliğin karşısında Hep böyle imrendiğimiz zaman bunlara imrenelim. Bak dünyaya imreniyoruz. Ne oluyor?
Dünya bize ne kadar yar oluyor? Bak söyleyelim. Ortak konuşalım. Dünya bize ne kadar yar oluyor ne kadar yar olmasın denizlerde yatlar ülkeleri geziyoruz dünyayı geziyoruz nasıl yar olmaz ki diktiğimiz apartmanlar neler açtığımız fabrikalar öldüğümüz zaman ne oluyor Diyelim o kadar fabrikalarda üretilen mallar yahu bu adam ömrünü verdi. İğne ile kuyu kazdı adeta. Şuradan buna fabrikasından biraz mal koyalım yanına imkan var mı emin olun bir kimsenin dişi altındu altındu kabrini kazdılar dişini söktüler Dünya bu. Biz ancak dünyadan götüreceğimiz Allah'ımızın rızasını nasıl bulursa bu. Bak, Recep-i Şerif bitti. Recep-i Şerif'te Mevlamızı razı edecek ne amel işledik secdemizde Cenabı Hak'la kurbiyeti temin edebildik mi? Namaz bütün taatlerin başıdır Namazda Mevla ile münasebetimiz ne kadar oldu? Okuduğumuz evratta, ezkarda, ailemizde, etrafımızda ne kadar hizmet edebildik?
İnançsızlığa doğru giden şu memlekette Allah korusun kaç kişinin inancını sahih bir hale getirebildik?
Işte bu bir kıymetli kimseydi Ali Efendimiz diyor sordu bana diyor Radiyallahu anh kaç kişiye delil oldun sormuş Ali efendimiz Radıyallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki bu sancağı ümmetin en hayırlısına vereceğim bunu bir kişi olarak düşünmeyelim bak dikkat edersek hepimiz için mukadder bu biz bu tarafa çevirelim bak dünyamızı terk edecek değiliz terk etmeyelim çalışalım burada yaşını almış almış yaşını başını almış bir adama üstadımız git çalış dedi hem tatilini yaptı hem çalıştı buna mani olunmuyor ama çalışırken rızkım helal olsun Allah'ın yolunda sarf ederim düşünceleriyle değişen bir şey yok şu kafamızı bunlara tamamen rabbımızın emrine habibinin Sallallahu Aleyhi ve Sellem tavsiyelerine ehlullahın izine gönlümüzü verelim böyle nefsimizin şeytanın peşinden gitmeyelim ne ki onlar onlar zaten Mudil dalalete götürür.
İnsan şeytanları derseniz leyasuddunehum anis sebin veya sebune ennehum muhtedun insanları saptırırlar saptırdığı halde inançta saptırır, ibadette saptırır. Öyle söz söyler ki ahirete müteallik ulema-i kiramızın koymuş olduğu esaslar aleyhissalatü vesselam efendimizin ehadısi Muhammediyesi Cenabı hakk'ın Kuran-ı Kerim'de ayat-ı ilahiyesi artık mezhep imamlarımızı mezhepte müçtehit olanlarımızın ulema-i kiramın koymuş olduğu esasa, dokunmaya başlayan kimseler bize yol gösteriyorum derken ancak sapıtırlar. Bundan dolayı biz neye sığınacağız? Aleyhisselatu vesselam Efendimize. Neye sığınacağız? Ashab-ı Müzine. Kime sığınacağız? Gerçek ihsan sahibi, haşyet sahibi, ulema-i kirama. Bu şaşıracak hiçbir şey yok. Deniz çok dalgalı. Fırtınalar çıkmış. Gemiyi rıhtıma çekeceğiz. Sonra gemiyi ne yapacağız?
O halatlar Çelikten olması lazım o çelik halatlarda iyice bir muhafazaya alacağız Kuran-ı Kerim'in rıhtımına efendimizin rıhtımına sallallahu aleyhi ve sellem ashabı güzinin ehlullahın gerçek alimlerin ilimde rüsuk sahibi ilimde rüsuk sahibinin özelliklerinden birisi üminandır mutmain halidir. Bunlara hiç kafamızı gönlümüzü vermeyelim mi? Her şey belli ifade edilmiş. Bu söz ne diyeyim atışması mı diyeyim? O ifadeyi kullanmak istemediğimden böyle arıyorum kelime arıyorum diyeceğim şu caminin edebine uymaz Böyle o sözlerle derme çatma sözlerle insana hoş gelecek gibi sözlerle aldatmaya çalışanlara kapılmayalım. Biz gönlümüzü Kitabı Kerim'e, Resulünün sünnetine ve bundan çok iyi anlayan, Kuran-ı Kerim'i anlayan, ehahadisi Muhammediye'yi anlayanları yolundan gideceğiz. En iyi anlayan Allah'ın dostlarıdır. Hoca Ali Rahmet Tene Hazretleri şimdi oraya yerleşti.
Gerçekten insanlar hem oradaki halk hem de dıştan çok muhabbet edilmeye başlandı. Mevlana Halid efendimiz gibi çok iftiralar ettiler. Hatta yalan yalan rüya söylediler. Böyle etrafıyla oturmuş, ilim ehli insanlar. Böyle bizim gibi değil, ilim ehli. Kimse nerede oturuyor? Etrafı dolu. Bir tanesi geldi. Efendim bir rüya gördüm. Ne gördünüz? Böyle sizi elinizi kestiler. Bir mezbeleye attılar. Ayağınızı kestiler mezbeleye attılar. Gözünüzü kulağınızı hep böyle uygunsuz yere attılar. Böyle bir tanıyorum ya. O ifadeyi kullanmaya mezbede yeter. Attılar deyince hemen dedi dolabı açın. Oradan bir kese altın verin. Halbuki onu orada rezil etmek için rüyayı söylüyor. Dedi ki çok iyi bir rüya görmüşsün. Olmayacak, zulümde olmayacak, hakarette olmayacak. Elim Allah yolunda sahi olacak. Gazze'deki müminlere yardım edecek. Ayağımı kesmişler, ben isyan yerlerine değil, Hakk'a gideceğim.
Gözüm öyle, ayağım öyle dedi. Tabii rezil oldu. Şunu bilelim, hak her zaman galiptir. Batıl mı? Yerinde, gecinde, batıl kendini zaten iptal eder. Biz Hakk'a yapışacağız Allah'ın izniyle. Çok uzattım. Hoca Ali Rahmet Teni Hazretleri, katdesallahu sırra böyle çekilemez hale geldi. Bilhassa idarede olanlar dediler ki bütün insanlar peşine düştün, ne yapalım dediler. Bak daha evvelden oraya yerleşmek için vesik alıyor, yoksa çıkaracaklar. Allah'ımız çok evvelden kendisine malum etti. Sonra nasıl olduysa kendisine daralan o devletin idaresinde bulunan, en başında bulunan kimse böyle kıpçaklarla bir çekişme meydana geldi. Böyle bir muharebe gibi. Bu o zamanki artık idarede bulunan kimsenin oğlunu kaçırıp götürdüler. O zaman anladı. Dedi ki ben bir Allah'ın dostuna muhalefet ettim. Bu boşuna değil dedi. Ne yapayım dedi. Bir özür dilemem lazım. Çok güzel bir ziyafet hazırladı.
İşte o zamanın illim ehillerini çağırdı. Bunu deyince hiç unutamıyorum. Hatta vefat etti Şeyh Sariye Hazretleri beş gün evinde misafir kaldı. Çok iltifatkar ilim ehli fakire yoksula bakan bir kimseydi. Böyle bir ilim halkası toplandı Suriye'de. İnanın bambaşka oluyor ilim mehirlerinin içerisinde olmak insana hep ruhani manevi faydalar hasıl oluyor. Gerçekten mübarek bir insandır. Ruhu şad olsun. Çok güzel hizmetler vermiştir ülkesinde. Yanlışlıklara hep mani oluyordu. Şimdi elhamdülillah ağabeyleri orada zaten İslam ulemasının başı mevkiinde şükürler olsun Rabbimiz muhafaza etsin Rabbimiz korusun böyle Ulema-i Kiram'ı çağırdı. Ali Rahmet Tene hazretlerinin mübarek başı önüne eğilmiş vaziyette hiç yemek mi yemiyor? Efendim buyurun? Ta ki evladınız gelinceye kadar dedi. Böyle çok da zaman geçmedi. Kapı vuruldu, evladı geldi.
Anladık ki Hoca Ali Rahmetteni Hazretlerinin himmetiyle teveccühüyle tasarrufuyla gayretiyle yavru getirildi onlar için uzak bir şey yok Biiznillahi teala. Abdülkadir Geylani efendimiz hakkında bir söz vardı da çıkarır münkir gözün diye güzel bir sözdür. Ehlullah'a eğer çatılırsa çıkarır münkir gözün diyor rahatı olmaz zaten. Bak yine de onlar üzülür. Öyle bir gönül vermiş ki Cenabı Hak velilerine öyle bir gönül Efendimizin o mübarek kalbi saadetine varis olmuşlar demek ki. Kendilerine zulmedenlere de acırlar. Çünkü Rabbimiz da oldukları için onlara hiçbir şey tesir etmez efendim. Artık devam edelim. Hoca Ali Rahmet Keni Hazretleri buyurmuşlar ki üç kalp bir araya gelirse onun muradı hasıl olur. Biri müminin kalbi, diğeri Kuran-ı Azimüşşan'ın kalbi Sure-i Yasin. Üçüncüsü de gecenin kalbidir.
Şimdi buradan da söyleyeyim kardeşlerimiz bazen ıstırgama mı vesair yerlere mi böyle konuştuğum sözleri kaydediyorlar güzel ama bak ne diyorum orada kayıtlara baktığında yanlış geçiyor bu iyi incelensin yanlış verilmesin bak buna birçok insanlar şahit oluyor sonra biz vebalde kalırız böyle bir sıralıyorum şunlara dikkat edelim diye bir bakıyorum o sıralamada ifadelerde yanlışlık var. İyice bir dinleyelim, bir daha dinleyelim. Öyle ondan sonra soralım, gidelim. Bir yerde bulunuyorum, bir levha gördüm. Altına bizim ismimizi yazmış. O bizim değil. O söz bizim değil. Olmaz yani. Bu caiz de değil. Bilerek yapacağız. Keramet iki kısımdır. Biri hissi, diğeri manevidir. Hissi olanı ammenin bildiği keramettir ki su üzerinde yürümek, havada uçmak, duanın filhal icabeti ve gözden gaip olmak gibi bunlara mekir dahil olabilir.
Bir de kerameti maneviye vardır ki ancak bu hayırlı insanlarda bulunan şer-i şerifin edebini muhafaza etmek. İşte kerameti anlatıyor. Diğerleri olmaz mı? Söyleyin inşallah ve hayrata müsarrat ve kalbinden nas hakkında izale etmek, insanlara kötü düşünmemek, kim, kibir, az ettik olmaz zaten o kalp nur olmuş. Efendim, çinden içini temizlemiş. Sıfatı meznumeden kalbini tattır etmiş ve nefsin böyle nefesin girip çıkmasına çok dikkatli. Acaba çünkü Sadi Şirazi Hazretleri bir nefeste iki tane nimet var alırken ve verirken buyuruyor bak son nefesimiz İnşallah iman-ı kamille alıştıralım kendimizi bu sözlere niye biz böyle bize müjdeli gibi görünenlere nelere aldanmayalım da iyi dikkat edelim. Bir de böyle dinlediğimizde yaparız demeyelim anında yapalım. Sabaha çıkacağımız belirsiz öyle buyruluyor. Sabaha eren akşamı beklemesin, akşama eren sabahı beklemesin.
Bak öyle biz kardeşimiz Konya'dan misafirler gelmiş, çok Çin, şakrak. İlahiler söylüyor. Hiç ölüm emaresi diye bir şey yok. Seviniyor, arada bağırıyor Allah diye. Gece al kalkamayı ver diyor. Hepimizin başına gelecek bu. Onunla dikkat edelim. Etrafımızı uyandıralım. Bura gibi nimeti de saygılı olalım. Bu kadar diyeyim. Efendim, kalbinde insanlara karşı kin, kibir, hasetlik diye hiçbir şey kalmayan sıfatı mezmum eden kötü sıfattan kalbini temizleyen ve nefesine girip çıkan böyle alıp verdiği nefeslere dikkat etmek, kalbinde Cenabı hakk'ın asarını aramak, bu gibi haller keramet-i evliyayı maneviyedir ki bu keramete istidraç girmez, meker girmez. Çünkü hali şer-i şerife uymayanların söylemiş oldukları keramet gibi şeyler cehennemde derecesini artırır. Bunu söylüyor. Bayezıd-i Bistami Kuddise sirruhtan havada uçmak ve buna mümasin keramattan sormuşlar. Cevaben havada kuş da uçar.
İndullah mümin kuşlardan efdaldir. Nasıl olur da kuş insana ortak olabilir? Cenabı hakk'ın indinde bunlar keramet değildir diye cevap vermiş ve sonra Cenabıhakk'a iltica ederek Ya Rabbi diyor Bayezid Bistami Efendimiz. Hepimizin yapacağı bir husus. Kavim senden başkasını istediler, istediklerini de buldular. Eğer beni bir şeyle vasıl kılar isen esrarından bir şemmesine senin sırlarından bir kokuya yani çok az bir nimete diyor Ehil kıl diye dua eylemiş. Zira çok önemli bir cümle bu. Zira marifeti ilahi Cenabı hakkı tanımak keramet cihetinden daha ala ve azamdır diyor. Zakir, zikreden. Zikir esnasında bir tefrika yahut vesvese veya gasp hali olursa diyoruz ya bazen böyle hiç zevk almaz olduk tatta kalmadı, neşe kalmadı. Böyle bir şey olursa soğuk su ile değilse sıcak su ile gusül etmeli.
Baktık ki içimizde ne bir tat var ne bir lezzet üstadımız şiirlerinde diyor ya kulak verirsen düşüne letaiften balım kalmaz diyor yani kalbine ruhuna sırrına hapisine akfasına kulak versen balım yok diyor yani zikir yok diyor. Böyle bir hall oluyorsa soğuk suyla gusül işte bunda da vücudu tahammül etmez, bir rahatsızlık ne zuhur ediyorsa bilmez. Normal bir su ile gusül etmelidir, abdest almalıdır. Temiz elbise giymeli. Böyle bir halvete kimsenin olmadığı bir haneye girmeli, iki rekat namaz kılarak kemali tazarru ile tövbe ve istiğfar etmeli ve rabıta ile meşgul olmalı, bununla da zail olmazsa ya Faal, ismi şerifiyle huzurla bir miktar meşgul olmalıdır. Olduğu gibi anlattılar. Burada murakabe bölümüne bölümüne geçiyor. Biz onları ne güzel yapacağız da kendimizi bir kere muhafaza etmemiz lazım. Neden muhafaza edeceğiz? Mesela faiz.
Şimdi bunlardan güzel anlatılıyor nefyi ispattan anlatılır murakabeden anlatılır müşahadeden anlatılır ama bir kere hayatımızı düzeltmemiz gerekir faiz yiyenlerle zekat vermeyenleri narı cahim ile tebşir et buyuruyor Efendimiz bunu söyleyen Sallallahu Aleyhi ve Sellem Her ne olur ise olsun kesiri müskir olan, yani sarhoşluk veren çoğu, bunların galiliğinden de içtinab ediniz. Ben diyor buraya yakışmaz ama mecburuz. İçki içiyorum da diyor, öyle sarhoş edecek kadar değil diyor. Şöyle yarım bardak petek atmıyoruz diyor. Buna imreniyorlar. Çok insanlar imreniyor bunlar. Diyor pek sarhoş da itmiyorummuş diyor, av katıyormuş. Ne katarsa biz onu da bilinmeyiz. Yarım bardak alıştım içiyorum diyor. Çoğu sarhoşluk pirenin azı da haramdır. Yanlış mı okuduk acaba? Kesiri çoğu sarhoş eden şeylerin ağzından da sizi nehyederim. Şaribül hamrik kelke abidi vetenin, şarap içen puta ibadet eden gibidir.
Allah'ımız muhafaza buyursun. Allah'ımız korusun Cenabı Hak. Burada daha bir şiddetli onlar hakkında Efendimizin mübarek sözleri var. Bir kul zina ettik de nuru iman kalbinden hariç olur, bir gölge gibi üstünde bulunur ancak tövbe ile rücu eder. İmamı Gazali'nin Rahmetullahi'l Bari Sure-i Yusuf'u bir tefsiri var. Sure-i Yusuf'u tefsir ederken onun içerisinde bir bölüm zinada on afet vardır buyuruyor. Nuksanüddin, dini noksan olur. Din noksan olursa ne olur? Helak demek. Belki rızkımızda yememiz içmemizde maaşında eksiklik olur. Malda mülkte vesaire şeyde bu bir şey değil ama dindeki noksanlık malumatı da yoktur ve nuksanül ömür, ömrünün hiçbir bereketi yok ve nuksanül rızk, rızkında da aynı. Bereketsiz, ağız tadıyla yiyemez. Ve gazaburrahman Mevla-yı Zülcelal'in gazabı olur. Bu ne demek Allah'ımızın gazabı?
Cenabı hak korusun, öyle o yangın mangın eğer semadan bir ateş düşecek olsa Allah'ımız korusun. Bu orman yangınına niye benzemez? Azap için olursa bir sel felaketi vesair öyle kolay değil. Yani ülkemiz nasıl sıkıntılar geçirdi, nasıl sıkıntılar geçirdi ve dünya üzerinde sayılamayacak kadar ne büyük felaketler meydana geldi? Tarif değil mi? Bitmez tükenmez. Belalar musibetler, işte zelzeleler, depremler, sel felaketler, yangınlar, neler neler. Allah'ımız korusun muhafaza etsin Cenabı hakk'ın gazabı çok ağır olur. Sadaka Allah'ın gazabını defir ref'i ver. İbadetler, taatler, zikirler. Burada bir hocamız varmış İpek hocamızın babaları Hafız Veli Hoca böyle bir ocağın kenarında oturuyorum eskiden böyle soba ne yok Evde bir ocak işte, bacası var. Onun başına toplandılar. Isınırlar otururken böyle zikirle ibadetle taatle meşgulmüş. Yıldırım düşmüş. Hocamızın yanına düşmüş.
Rabbimiz o zikrettiği için ibadet ve taat ettiği için onun üstüne düşürmüyor. Bak şeyde gördük işte bu ABD'de gördük. Yani bunu gördüyseniz gördüm deyin. Biz gördük. İçinde Kuran-ı Kerim olan ev yanmadı. Rabbimize dönersek kurtuluşumuz var. Bu İstanbul'da oldu. İstanbul'da bir çarşı yandı. Bir tanesinin sağı yandı, solu yandı, ön, arka o yanmadı. Çünkü çok infak eden bir kimseydi. Bu olan bir hadise ve Allah'ımızdan uzaklaşmayı gerektirir. Zina ve yüzhi bu. Evet bin nur ülvec yüzünde bir meymenet olmaz. Suratına bakamazsın dedim. Suratlarımız çok bozulduğundan bunu biz bilemiyoruz. Ve yurisun nisyan emri ilahiyi unutur, vazifesini unutur, kulluğunu unutur Allah korusun. Salihlerin gönlünde katliyen yer edinemez. Onların gönüllerinde bir nefret uyanır ona karşı. Duası makbul olmaz, ibadeti makbul olmaz. Ezani vübu alainallahi Allah indinde gazaba duçar olmuştur.
Onun alnında bu zina eden bir kimsedir diye yazılır. İnsanlardan uzak, cennetten uzak. Rabbimiz muhafaza buyursun. Velhamdülillahi rabbil alemin demeden önce kendimize dikkat edeceğiz evvela. Bir mecelle kaidesi mani ile muktezi bir araya geldiği zaman evvela mania kaldırılır sonra yola devam edilir buyuruyor bunlardan kurtulmamız gereken. Velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.