Anlamı yani sözün manası, o hatta olmaz. Ev, ev, evi şahs, bir kimseye yönelmek yani kalbinin dönmesi, sevgi duyması, bir şeye ve bir şahsa sevgi. İlahi sevgi diyor. Öyle bir ifade kullanıyor ki, velide dediğin çok bereketli değil mi? Çok bereketli. Belki dediğini de neşte, var, muhabbet. Kemalün marifetullah Allah'ınızı tanimanın kemali marifetullah, Allah'ımızı tanımak, şia edinilir, bihavunun ve tasavvuf ehli kimseler. Allah'ımız bir kulunu sevdiği zaman Cibril iddia eder. Allah alan kimseyi seviyor. Sen de onu sev. Cibril, şimdi Allah'ımız celileceğine Celalü, Celil ile Celalü Cebrail Aleyhisselam'a ben falan kulumu seviyorum, sen de sev. O da O da sema ehline buyuruyor. Allah falan kimseyi seviyor. Onu seviniz. Sonra semaini sever. Yeryüzünde de Allah'ımızın böyle seçkin kullarından da onu sevmeye başlar. Evet, İbrahim Milletem hazretleri bu usta şunu buyurmuş.
İsaul Mahbu, Sevgilinin tercih edilmesi. Arkadaşların cümlesine Onun sevgilisi olur, ona nüsiyet dile yalnız kaldığında. Muhabbet, aşık bir kalbin devamlı meyletmesidir. Bu nedir Allah'ımızadır ebedi bir kledtir. Hayatta Elem neyse olur daim manasıyla mı gelir? Böyle ifade ettiler. Muhabbet nedir? Ye'ye devam mi dikiril mahbub, mahbub sevgili demek. Cenabı Hakk'ı devamlı anmak demektir, unutmamak, celle celaluhu. Muhabbet nedir? O bir ateştir, tam dicül cemaat, cemaat dedi böyle taş gibi taş gibi, onu olgunlaştırır diyor. Peki, efendim Şimdi o ilahi muhabbet taşı olgunlaştırırsa diyor, gönül hiç muhabbetleşmez mi? Evet. Kalbe, kalbini temizlemektir. Allah'ın sevgisinin dışında bir şey koymamak. İstikdne su bil mahbu, sevgili ile ünsiyet dostum ve istihha şu mim men siva onunla dostu kurduktan sonra başkalarıyla pek ilgilenmez. Şevki ölçüler içerisinde varsa sesini yapar mı?
Aşışın için olmaz. Elmahab ve Muhabbet nedir? Allah'ımız ile maruf-i Kerni hazretleri söylüyor. Allah'ımız ile dostluktur. Rabbimizi talep ettiği için onda nefsini feda eder. Feda eder. Onu göremem korkusu ile onun dışındaki sevgileri ne demiş? Yok eder. Bir anlam artık. Şimdi eğer diyor, o sevgili olan Mevla-yı Zülcelal'in Böyle güzel buyrulmuş. Nasıl ki Allah'ımızın nimetlerinden dolayı seviniyorsa böyle diyelim dünyevi rahatı seviniyorsa onun vermiş olduğu belaya da sevinecek diyor. Allah'tan geldi diyecek, dosttan geldi diyecek. Yunus Emre'nin dediği gibi rahmetullahi, ister kefen, Muhabbetin ilk evveli ölmektir. Demek ki kötü arzu ve istekleri ölüyor. Biz böyle düşünüyoruz. Muhabbet nedir? Hatem-i Hasan Hazretleri buyurmuş. Sevgiliye, ibadet ve taati kendisine gerekli kılar. Bu şu nedir? Mesela Namaz kılıyoruz. Namazın emrinden Allah'tır diyor. Rabbim emretti diyor.
Bu duygu yapıldığı zaman, tabii onun iç hali kendine göre değişik şeydir. Matrop sevgilisinden ayrılırım korkusu ile, evet, yok, talep ettiğinden ayrılma korkusu gibi öyle tabi. El-Muhabbet devamlı zikirul-mahbu devamlı Rabbimizi anmaktır. Bir ay önce almış. Onlar ayakta iken de otururken de yanları yerde iken de Rabb'ımızı zikrederler. Yani unutmazlar demek istiyor. Istiyorum. Sevgilinin arzusu kendi iradesini yok eder. O ne diyorsa Rabbimiz odur der. Kendi nefsani bir şeyi kalmaz demek isterim. Efendimiz sallallahu teala aleyhi vesselama uymaktır. Muhabbet nedir? Verdiğimiz sözlere sadakat göstermek, ta ruhlar aleminde. Sevgilinin arzusu üzere devam etmektir. El-Mabbbe. Arzu ettiği ne ise ona itaat verir, Allah'ımız da diyor, böyle ihsanı görünce başkasına bilmez gibi. Devam ediyoruz. Sevgilinin arzusunu her zaman önde kılma. O ne emrediyorsa o değil. Mevlamıza bağ olunuz için yani.
Ve muhabbeti Mahbubil Mahbu, Sevgilinin muhabbeti, sevginin muhabbetidir sevgili olan. Ya. Olmaz. Allah'ın Velilerinin muhabbeti Onun için Muhabbet neymiş? Sevgilinin zikri her tartını kuşatılır. Sevenin kalbinin hepsini o sevdiği Rabbimiz geldi Celal Celal'e. Sevgilinin muhabbeti kalbi sardıktan sonra onun dışındakilere yer bırakmamak. Halis kulları için Allahü Teala'nın muhabbetini tercih etmek. Şimdi sevdiği için Rabbi Zül Celal'imiz diyelim, Celal'in, onun sevdiklerini seviyor, sevmediklerinden de uzaklaşmak suretiyle ona muvafakat gösteriyor, uygun. Yye muvafakatü'l mahbu, Sevilene muvafakattır, uygunluktur. Sevdiğinde, Allah kimi sever? Bunun gibi işte. Ne sevmediklerini, ne sevmemek. Muhabbet öyle bir hal ki, onun sınavı olmayan bir denizdir. Ve illetün bile tabibin ilacı olmayan bir hastalıktır ve bela bile sabrı, sabrı olmayan bir imtihandır.
Yani tahammül edemez yani Allah'ımıza. Muhalefet olmaksızın Cenabı Hakk'a yani haykırdı olmaksızın, devamlı onun gözetlediğini bilmek. Unutma olmaksızın zikirdir ve şunun bile ferahin, hiçbir aynlığı boşluk olmaksızın meşguliyettir ve naskun bile rahatım, hiçbir rahat olmaksızın yorulmaktır ve şevkun bile kararın, kararı olmayan bir aştır ve şifası olmayan bir hastalıktır. Ancak kalbi kavuşmakla hastalık geçer. Kim o ilahi zevkin tadını alırsa onu tanır. Kim onu tanırsa, ona ısınır ve kim ona ısınırsa, ısınırsa onun masliyle vasıflanır. Kaydetmediğimiz suyu okuyacağım, duyacağım. Çok önemli değil çünkü. Bitirmeyeceğim, ben de sizi iste yorgun, bunu istemiyorum. Birincisi, On tane özelliği varmış, on tane özellik. Yani bunu çok çalışıyorum Allah'ım, Zahir etmesin bir izinle. Uğraşıyorum, Onun için de Allah'ım, Zahirme Yarabbim. Evet, gerekli olan neymiş?
Yeel-elim, Muhabbet için ilim gerekli. İkincisi, yumuşak oluyor. Üçüncüsü, güzel alem. Dördüncüsü, af. Beşincisi de cüud, cömert. Beşincisi, holi, güzel alem. Beşinci değil mi? Altı değil mi? Yedincisi, şükür. Sekizincisi, zikir. Dokuzuncusu, böyle hep o Rabbımızı tembih ediyor. Allah'ımıza çok korkmam. Satınacağımız beş şey de kibir, nefsimizin arzuları, nefis, dünya ve güya. Bunu ben etsek de tabii güzelmiş, çok güzel. Uzun geliyor yorumlayın. Velhamdülillahi Rabbil alemin. Aleyhissalatu vesselam ben bizim o talebelerine, nasa hamle, peygamber amin ve pirami zan bütün geçmişlerimizin konuları yüzünden.