Helal Rızık ve Ahlakın Güzelliği kaydında Bismillahirrahmanirrahim. Min kelamihim semaniye kelimatin. Sekiz tane öğüt olan şu kelamlardan Rabbimizin izni ilahisi ile görüşeceğiz. Fi ba'dül kütük galel lukman aleyhisselam hademtü erbate ala fi nebiyyin, dört bin nebiyi, dört bin nebiyi araştırdım, onlardan sekiz tane üüdü seçtim. Bir, eğer namazda isen kalbini muhafaza et. Kalbi…
Bismillahirrahmanirrahim. Min kelamihim semaniye kelimatin. Sekiz tane öğüt olan şu kelamlardan Rabbimizin izni ilahisi ile görüşeceğiz. Fi ba'dül kütük galel lukman aleyhisselam hademtü erbate ala fi nebiyyin, dört bin nebiyi, dört bin nebiyi araştırdım, onlardan sekiz tane üüdü seçtim. Bir, eğer namazda isen kalbini muhafaza et. Kalbi muhafaza Muhammed Bahaüddin Şahı Nakş bend Kuddiselahü Hazretleri'nin izahına göre şu üç şekildedir. Bir, lokma tıyb olacak, helal lokma. İkincisi, taharetimiz düzgün olacak. Üçüncüsü kimin huzurunda olduğumuzu bileceğiz. Namazda isen kalbini muhafaza et. Vein künte fittam fehfel halkak. Eğer yemek yiyorsan boğazına da dikkat et. Burada boğazına dinmesinden sebep rızkın helal olması. Buyuruluyor, Hazreti Davut ne güzel kuldur, elini emeğini yer. Bakıyorsunuz geçmiş büyüklerimize hepsini bir bir sıralamak mümkün değil.
Biz Sami Efendi Hazretleri'nden ele alacak olsak muhasebe işiyle meşgul olmuş, sırf rızkın helal yoldan temin edilsin diye babasından kalan hiçbir araziyi, malı, mülkü kabul etmemişler. Hacasın Efendi Hazretleri, kalpte Sallallahu Aleyhi ve Sellem levha yaza yaza, şu dişlerim çürüdü diye buyururdu, levha yaza yaza, şu dişlerim çürüdü buyurdu, rızkımız helal yoldan temin edilsin diye. Bağını, bahçesini vesaireyi hep bu helal rızık sebebiyle helal, rızık talebin talebiyle elde etmiştir. Helal rızıktan elde ettiği kazançla sağlamıştır ve diğerleri de hep böyle zaten. Bizzat kendileri emek veriyorlar. Çünkü Hoca Ali Rahmet Tenni Hazretleri var. Meşşa-i izam içerisinde en ileri yaşta olan bir sultanımız bu, iki yerde dikkatli olun buyuruyor.
Bir, söz söylerken aman ha, yalan, gıybet, iftira, dedikodu, nemmanlık, birisinden duyduğumuzu bir diğerine taşımak vesair etmek, olmayan işleri olmuş gibi göstermek, bunlardan şiddetle sakınmak. Daha yeni okuduk gelenlerimize. Zikrin edepleriydi. Zikrin edeplerinden birisi malayani, boş sözleri terk etmek. Hatta şunu ifade etti, masiva, Allah'tan gayrı ne varsa onu terk etmektir. Siz yemek de yaparsınız, çay da hazırlarsınız, herhalde çayı korurken bardağın temizine konur. Yemek de aynen öyle. Hele kalp kabı dindiği zaman Allah'ımızın celle celaluhu, nazargahı olan bir yerdir ki ne kadar temiz olması gerektiğini buradan hesap edelim. Cenabı Hak temizdir ve temiz olanları sever. Bunun için biz nediriz? Süphanallah, Halıkımızı Celle Celalühü noksan sıfatlardan tenzih eder, kemal sıfatlarıyla muttasıf deriz ve ona takdim edilecek, buyuruluyor ki nafileler sizin hediyenizdir.
Cenabıhakk'a hediyenizi güzel yapın. Bir düğün merasimi, bir nişandır vesaire neyse artık. Bunlarda bile hazırladığımız hediyeye nasıl dikkat ediyoruz? Bu Cenabı hak artık. Nasıl hazırlayacağız biz Cenabıhakk'a hediyemizi denirse, Cenabı hak ancak müttakilerden kabul eder buyuruyor. Halıku Zülcelal'den tam manasıyla korkanlardan kabul eder. Burada işte geçmiş tarihtir, üstadımızda bir odun hazırlanmış, kış günü ısınmak için. Bayağı da bir kimse var hazırlayan, bir tanesininkini kabul etmemiş. Sonra o kimse şunu söylemiş, demiş ki ben Efendi Hazretleri'ne odunu hazırlarken bizim hazırladığımız odunlarla mı olacak, kendisi çalışsın gibi bir biçimsiz söz söylemiş, üstadımız kabul etmemiş. Bir veli bunu kabul etmiyor. Enbiya-i uzamı düşünelim, Mürselliğini düşünelim, Artık Halıkı Zülcelal elbette en gizli hallerimize vakıftır. Ve sonra Mülk suresinde de geçer.
Helal Rızık ve Ahlakın Güzelliği kaydında Bismillahirrahmanirrahim. Min kelamihim semaniye kelimatin. Sekiz tane öğüt olan şu kelamlardan Rabbimizin izni ilahisi ile görüşeceğiz. Fi ba'dül kütük galel lukman aleyhisselam hademtü erbate ala fi nebiyyin, dört bin nebiyi, dört bin nebiyi araştırdım, onlardan sekiz tane üüdü seçtim. Bir, eğer namazda isen kalbini muhafaza et. Kalbi…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İster gizleyelim, ister açığa vuralım. Ne demek bu? Gönlümüzün en gizli, yerlerinde olan düşüncelere de vakıftır Mevla. Onun için her an onunla beraber olduğumuzu hatırlayacağız. İlla bu murakabe ayeti celilesi o kimseler için değil, o kimseler için olması nazarı olarak değil de şuudi olarak yaşayabilmek için bizzat vakıf olabilmek onu gönlün hissetmesidir. Yoksa hepimiz, Rabbi Zülcelal'imiz bizi görüyor, biliyor diyeceğiz. Nisa Suresi'ndeki birinci Ayet Celil'in son bölüm. Rasathane diyoruz ya biz, Cenabı Hak her an kulunu gözetlemektedir. Rabbamızın kulunun kalbine tecellileri var. Her an görüyor ve biliyor, buna göre. Aman yediğiniz içtiğinizin helal olmasına dikkat edin. O kadar dikkat etmişler ki Dergah-ı Esat'da, kalpte Sallallahuü sırra, Cide müftüsü Hüseyin Efendi Hazretleri eline bir bardak suyu aldığında sorarmış.
Artık kalben alaka kurduğu ilahi aleme soruyor, bunu içeyim mi içmeyeyim mi? Bu suyun kanalını zalimlerden biri kazdı, içmedir dermiş. İçmez. Son derece hassas olmamız gerekir. Biz bunu nasıl ayarlayacağız derseniz hemen gönle gelir bu düşünceler. Bir kere konuştuğumuz, görüştüğümüz nebilerden, sıddıkıyıklardan, ne demek sıddıkıyıklardan? Sözü, yaşantısı, kalbi, her şeyi düzgün. Sadat-ı kiram işte üst nazarımız. İmamı Rabbani'ler, Muhammed Baki billah'lar, vesairiler, şehitler ve salihler. Yoksa rotayı yanlış çizmiş oluruz. Çok kalp rotamızı Cenabı Hakk'a münnip kılmamız gerekiyor. Tamamen ona yönelmemiz gerekiyor. Cenabı hak zerre kadar, zerre kadar da olsa bir yanlışlığı kabul buyurmuyor. Biz ibadetlerimizi yapıyoruz, elhamdülillah yerine getirdik ama bu yönde hassas olanlar, bu yönde hassas değil, öyle olmamız gerekir.
Hakiki kullar yaptım ama kabul oldu mu olmadı mı endişesiyle yanıp yakılır, seccadenin üzerinde elamanu elaman ya Rabbi diye çağrışırlar. Helal de bile dikkatli olan kimseler, ona göre. Biz böyle bir yolun saliki olunca dikkat edeceğiz. Okuyalım üstadımızın eserlerini. Bilhassa Dürdane'leri var dergahtan. Orada haram olmasın hem yemek, boşa gider sonra emek diye. Ne güzel yazmış, her şeye de temas etmiş. Çok belki üç beş sahife gibi görünür ama içi ilim, irfan, hikmet, marifetle doludur. Geçen dedemin şeyini okumuştuk biz, Rahmetullah Ali, Esad Erbili Hazretleri'ne diyorlar ki dergahtan ayrılacak, Mustafa Efendi ayrılıyorsun, bize bir dergaha yadigar olsun, şiir söyle deyince, emin olun kelimeler öyle birbirine denk getireyim, hece vezni bilmem filan yok, ilahi hece vezniyle yazılmış gibi gördüm.
Münkad olun, teslim olun, budur size ikrarım diye görsen, okursunuz o kitapta mevcut, hayran kaldık. Efendim bunlar ledünni, Allah tarafından, lütfelinden kelamlardan okuyalım. Sami Efendi Hazretlerini daha öğrenmedik. Şunu diyeyim size, biz Dilruba diye bir yer, İstanbul'da çok güzel de bir mekan. Oradan deniz manzarası. Bize bu görünmez de ilahi manzaraların yanında o bir damla değil. Ah görebilsek, güve edin de biz de görmeye nail olabilelim. Burada beş altı kişilik bir grup hemen kitaplıktan aldılar. Lem'alar, Mektuba, Said I Nurisi Hazretlerinin, Gaddes Allahü Teala eserinden okurlar. Hatırıma geldi. Orada belki iki üç adetti. Sami Bendi Hazretleri ömrünü verdi, ömrünü. O eserleri hazırlarken, saymakla bitiremem. Yirmi beşine diyoruz da fazla o. Okuyalım ama dikkatli okuyalım. Zaten bir aylık sohbetleriniz hazırlandı. Onu alaka kuralım da göndersinler bir aylık.
Takip edeceğiniz eser. Şimdiden söyleyin, Ömer Nasuh Bilmen Hocamızın o ilmihal kitabından almışlar, bir daha var. Bunun yanında Musahabelerden, üstadımızın eserlerinden bölüm bölüm bunlara dikkat edelim. Bizim enhamla mağazamız çok zengin, çok zengin. Razı olmazlar. Bir şey demezler ama derler biz varken derler. Anlayın, nokta nokta anlarız onu. Şuradan daha iyi anlayacağız, Manevi hizmetlerde bulunan ricalü'l-Vayib'dan birisi onlara akıl yetmez, bizim akillarımız yetmez. Eğer akıl salim olursa ve ruhun, ruhun etkisinde bulunur, nefsin esaretinden kurtulursa anca o zaman anlarız, bir yolculuğa çıkıyor ama mel'um o ilahi yolculukta boğazını sıkıyor. Yetiş ya Abdülkadir Geylaniye diyor. Derhal Sami Efendi Hazretleri, biz neredeyiz evladım diyor. Ona göre eserlerini takip edelim, ilim dolu, irfan dolu, dedim ya size hikmet dolu, hayran kalıyoruz biz. Bizim dükkan zengin.
Bir defasında burasını açmak istemezdim ya söyleyeyim, baktın birilerine doğru giriliyor, onlara saygı duyarız biz, onları dışlamıyoruz. Sevgi duyduğumuz kimseler, Akşam toplandılar, dedim ki bak bir sofra düşünün, çorbası var, yanında türlüsü var, pilav da var, bunun yanında salatası var, cacığı var, ayranı var, daha ne diyeyim, daha ne yenecek? Ondan sonra helvası var, tatlısı var, kahvesi var, çayı var, her şeyi var. Dedim Sami Efendi Hazretlerinin, Hacasen Efendi Hazretlerinin sofrasında eksik bir şey yok, dikkat edelim. Onlara görev Onlara görev verilirken bir yönüyle değil, her yönüyle görev veriliyor. Şu teknolojide en son ne ise ben, o da onlara malum biiznillahi teala. Ekonomisi de, o siyaseti adile olan yönü deve bunun yanında insanlara şöyle baktığı zaman izni ilahi ile bir pedagog, hemen her şeyini anlıyor. Bu onlar için basit.
Alınan bir kan örneği, bir damla kandan bütün hastalıklar çıkıyor. Onlar bunu nereden ölçüyor? Ölçümleri çok. Sırttan görür ve o ayrı. Çünkü melekler omuzlarda oturur, oradan görür o ayrı. Bunun yanında musafaha etsek derimizi tuttuğunda olduğu gibi bizim hayatımızı anlatır hayatımızı. Bu yol böyle mübarek bir yol, ona göre gayret gösterelim, ona göre çaba gösterelim inşallah. Ve in künte fi beyt-i lair fehfel ayneyik bir başkasının evinde iseniz gözlerinizi muhafaza edin, koruyun. Evhalık'ımızın kainat ona ait. Her şey. Sokağa çıktığımızda da, etrafımızda da, nerede bulunursak bulunalım? Gözlerimizi korumak, muhafaza etmek. Yoksa kayıp büyük olur. Mevlana'mız buyuruyor, kalbi bir ambara benzetir ama ambar delik deşik olursa, içinde de haşarat bulunursa oraya konan mahsulün hayrı olmaz. Daha yeni birisiyle görüştüm, bilemezsiniz. Murakabe ehli, ne diyorsunuz, dedi.
Diyeceğim, nefsimizin ıslahına çok dikkat edelim, ahlakımız Kemal bulsun. Sonra anlatmaya başladı, ahlakımın artık habih oluşundan müştekiyim, nasıl kurtulacağım diye. Evrad, ezkar yapılır da evrad ve ezkardan gaye ahlakımızın düzelmesidir. Tasavvuf nedir diye izahlar yaparlar, çok uzun. Anlatırlar, işte yün elbiseden gelir derler, Ashab-ı Suffe'den derler, uzun uzun anlatılır. Hele bir tanesi bunları hemen hemen içerisine alacak şekilde muhtasar, gözlü bir şekilde ifade edilmiş güzel ahlak. Allah'ımızın huzuruna ahlakımızın güzelliği ile varacağız. Ne olacağız deniyor ya, yani kendimizi ölçmek biçmek istiyoruz, kendimizi ölçmemiz biçmemiz daraldığımız zaman söylediğimiz söze bağlı. Eğer uygunsuz söz çıkıyorsa malum, yok eğer diye nefsimizin arzusuna düşmüyorsa o zaman hayır yolda olmuş oluruz ama hayır yolda olduğumuzu iddia edemeyiz, gayret göstereceğiz.
Her hususta böyle ölçer biçeriz kendimizi. Ve inkünte beynen nas fahval disenek. İnsanların arasındaysan diline dikkat et, artık acele hareket edeyim. Ve'kul is neyin, vense is neyin, iki şeyi hatırla, iki şeyi de unut. Emma hatır diyeceğimiz nedir? Allahu Zülcelaldir. Hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayacağız. Bir de ve'l mevt, ölüm. Ölüm insana hastalıkla gelmez, ecelle gelir, bilemeyiz. Çok çok hasta başında ölü beklerdirler. İkinci olarak unutacağımız, ihsanu kefi hakkul gayir, bir başkasına yapmış olduğumuz iyiliği unutacağız. Ben zamanında sana neler yaptım, ne hizmetler ettim, daha yeni öğrenciydim, burslar verdik vesaireler, komşusuna diyor, sana ne kadar yardımlarda bulunduk, bunları tamamen unutmak. İkincisi de başkasının bize yapmış olduğu iyiliği unutmaktır. Burada bazı notlar var, uzatmayın. Elhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.