Sultanü'l arif'in merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici Kıymetli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızda bugün sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirrahü Sirrahü'l azizin Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden hacla alakalı hadis-i şerifler aktarmaya devam edeceğim. İlk olarak Abdullah bin Abbas'tan rivayet edilen bir hadis-i şerif var. Şöyle diyor Abdullah bin Abbas. Akra bin Havis dedi ki: Ya Rasulallah, hac her sene için mi, yoksa bir defa için mi farz kılındı? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Hayır, bir defa için farz kılındı.
Fakat kim birden ziyade yaparsa, o hac tatavu'dur. Yani nafiledir. Kim uhdesinde farz olan haccı eda etmek isterse acele etsin, geciktirmesin. Ahmed bin Hanbel'le İbn-i Mace'nin Fazl bin Abbas radıyallahu anhüma'dan rivayetlerde mealen şu ziyade vardır, ilave vardır. Belki hastalanır, bineği kaybolur, belki ihtiyaca düşer. O nedenle acele etsin diye ifade buyrulmuş. İbn-i Abbas radıyallahu anhüma'dan şöyle rivayet ediliyor bir diğer hadis-i şerifte. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medineliler için Zülhuleyfe'yi, Şamlılar için Hucüfeyi, Necidliler için, Karnel Menazili, Yemenliler için de yelemlemi Hacca ve umreye mikat tayin buyurmuştur. Yine şöyle buyrulmuş. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Sellem, Irak halkı için hakiki mikat daim buyurmuştur. Bir başka hadis-i şerifte de şöyle zikredilmekte. Peygamberimiz Irak halkı için zat-ı arkı mikat tayin buyurdu.
Yine bir başka hadis-i şerifte şöyle denmekte: Hasam kabilesinden bir kadın geldi ve dedi ki: Ya Rasulallah! Allah'ın kulları hac farisası babama binekte durmayacak kadar yaşlı bir ihtiyar olduğu zaman gelip yetişti. Ben onun adına haccedeyim mi? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem evet buyurdu. Bu hadise Veda Haccı'nda cereyan etmiş hadis-i şerifte orada varid olmuştu. Yine İbn-i Abbas Radıyallahu Anhuma'dan rivayet ediliyor. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir adamın Şübrime adında birinin adına demekti olduğunu işitti ve dedi ki Şübrime kimdir? O kardeşimdir yahut yakınımdır dedi. Buyurdu ki sen kendi adına haccetmedin mi? Adam hayır dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Önce kendi adına haccet, sonra şubüme adına haccet Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hutbe iran ederken şöyle buyurduğunu işittim diyor Abdullah İbn-i Abbas.
Yanında mahremi bulunmayan bir kadınla erkek katiyen halvet olmasın, yalnız kalmasın. Kadın beraberinde mahremi olmadan sefere çıkmasın. Bir adam ayağa dedi ki, Ya Rasulallah, benim karım hacca niyet ederek çıktı. Ben de şu ve şu gazveye düşmanla savaş vazifesine yazıldım. Peygamberimiz şöyle buyurdular. Git, karımla İslam'ın farz kıldığı hac borcu varken vefat etti. Ben onun yerine haccıydıvereyim mi? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Baban üzerinde borç Sen onun yerine öder miydin? Söyle bana. Adam, evet dedi. Bunun üzerine efendimiz buyurdu ki: Öyleyse baban adına haccet. Yine İbni Abbas'tan rivayet ediliyor. Bir adam küçük çocuğunu kaldırarak dedi ki: Ya Rasulallah bunun içinde hac var mı? Buyurdu ki efendimiz, evet senin içinde ecir var. Hac farizasının şartları sekizdir. İslam, akıl, buluğ, hürriyet, ve malı kudret. Bedeni kudret, haccın farziyetini bilmek.
Dolayısıyla çocuklar hacla mükellef değildir. Haccetmeleriyle fariza vaki değildir. Vali olunca muktedir olursa yine haccetmeleri lazım gelir. Çocuğun hacca iştirak ettirilmesi teberrük ve manevi bir terbiye içindir. Bu bilhassa Arap aleminde bugün de cari olan bir adettir. Kucaklarında mini mini yavrularıyla haccın en çetin fiillerini yapanların Lütfi Hak ile ecre nail olacaklarında şüphe yoktur değil mi sevgili Necla? Saib bin Yezid radıyallahu anh şöyle diyor: Ben yedi yaşındayken veda haccında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin mahiyetinde hacca iştirak ettirildim. İbn-i Abbas şöyle diyor yine. İnsanlar haccın ilk demlerinde Mina'da, Arafat'ta, Üzülmecağız çarşısında ve hacıların toplandığı yerlerde alışveriş ederlerdi. Sonra ihramlıyken alışveriş etmekten korktular. Bunun üzerine Cenabı Hak şu mealdeki ayeti inzal buyurdu.
Rabbınızdan rızık istediğiniz zaman size bir günah yoktur. Ebu Umame et-Teymi radıyallahu anh da şöyle diyor: Ben bu semtte deve kiralayan bir adamdım. İnsanlar derlerdi ki: Gerçekten senin haccın yoktur. İbn-i Ömer radıyallahu anhuma'ya rast gelip bunu sordum. Dedi ki: ihram giymiyor musun? Lebbeyk demiyor musun? Kabe'yi tavaf etmiyor musun? Arafat ziyaretinden dönmüyor musun? Cemreleri atmıyor musun? Dedim ki, evet, hepsini yapıyorum. Bunun üzerine şöyle dedi. O halde senin haccın vardır. Yani haccın hacdır. Bir adam bu meseleyi Rasulullah sormuştu. Fakat o sükut buyurmuştu. Nihayet şu mealdeki ayet nazil oldu. Hac mevsiminde ticaretle Rabbınızdan rızık istemenizde bir günah yoktur. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem o zata haber gönderdi. Kendisine bu ayeti okudu ve senin haccın vardır, muteberdir buyurdu. İbni Ömer radıyallahu anhüma'dan şöyle rivayet ediliyor yine.
Bir adam ya İhramlı kimsenin giyeceği elbise nedir buyurdu. Efendimiz buyurdu ki 10 gömlekleri, sarıkları, iç donları, ayakkabılar giyemez. Şu kadar ki üstü açık ayakkabı bulamayan biri olursa meskisin. İki topuktan aşağısını yani ayağının üstüne gelen tarafını kessin. Zaferanla yahut vers ile boyanmış elbise giymesin. Bir rivayette de şöyle varid olmuştur. Kim üstü açık ayakkabı bulamazsa mest giysin. Kim izar bulamazsa iç tonu giysin. Bu hadis-i şeriflerde geçen WERS, Yemen'de çıkarılan güzel kokulu bir bitkidir. İZAR'da, ihramın belden aşağı giyilen parçasıdır. Zemzem suyu, içinde niyet içindir buyuruyor Efendimiz. Yani hangi niyetle içilirse o niyete uyan faydayı sağlar. Diğer bazı hadislere göre mesela şifa için içene Allah şifa verir. Bir korkudan selamet için içeni Allah korur. Doymak için içenin karnı doyar.
Ve son zikredeceğim hadis-i şerifimiz de efendimizin hücre-i saadetleri ile alakalı. Benim evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem evi içerisinde vefat ettiği hücre I saadetidir ki halen kabri şerifleri de oradadır. O hücre, o oda müminlerin muhterem validesi Hazreti Aişe 'ya tahsis edilmiş olan ev idi. O kabr-i mübarekin bir cennet bahçesine benzetilmesi ilahi rahmet ve saadetin ve şefaat-i seniyyenin husulüne vesile olması bakımındandır. Cenabı Hak bütün din kardeşlerimizi o rahmete, o saadete, o şefaate mazhar buyursun. Değerli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. Bugün sizlere hac ve umre ile alakalı bazı hadis-i şerifler aktarmaya çalıştım.
Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü Sirrahü'l azizin Musahabe İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mikttibi. Aladdin Biçici.