Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Bundan dolayı iyi bir ortam aile ortamı güzel, çevresi güzel. Şimdi yaz eğitimlerinde işte ikiye kadar diyelim eğitim yapıyor ondan sonra çocuğa diyor ki sizinle diyor bir uçurtma yarışını diyor tertip ettik oraya gideceğiz. Çocuk sevilerek gidiyor. Çocuğa sen ikinci gün gelme oğlum desen ağlıyor diyor ki muhakkak geleceğim çünkü geldiğimde beni hocam diyor toplu olarak yüzme havuzlarına götürecek diyor. Bak bir çevreyi bulduğunuz zaman nasıl düzeliyor, bunu devamlı konuşacağız, görüşeceğiz. Derhal güzel bir çevreyi tespit edivereceğiz. Güzel bir çevre onların içine katacağız. Böyle güzel oluyor. Onları da meşgul edeceksiniz. Bak sizin çok güzel, Allah'ımız muhafaza etsin çok güzel bir düzeniniz var. Çünkü bir aile görüşmelerinde de gördüğü hepsi bir görevli orada.
Kimisi diyor ki ben diyor bir hizmet etmek istiyorum, fakirine, yoksununa, eğitimde sıkıntı çeken kimselere yardımcı olayım diye kermesle görevliyim diyor. Birisi diyor ki kafalarımız cahil kalmasın, ben de bir dil bilmem filan bunları dağıtmak istiyorum, bununla da görevliyim diyor. Bir başkasına bakıyorum ne olabilir. Görevli böyle olduğu zaman ne olur? Hiçbir dedikodu olmaz. Aleyhissalatü Vesselam vermesin. Tebük Seferinde sahabeyi kolay kolay oturtmamış, dinlenmişler ama o dinlenme anında bunu. Hep değerlendirirsek ne olur hiçbir sıkıntı olmaz. Hepiniz birden Allah'a dönün. O zaman kurtulursunuz. Böyle tek tek değil. Bunun müşaveresini yapacağız. Ya şu insanı nasıl kurtarabiliriz? Bir çabaya düşeceğiz. Allah'ımız bereketi ihsan eder o zaman zaten.
İkinci olarak hüsnul huluk, güzel ahlak ve yenderici tahtehu kullu hasletin hamide çünkü güzel ahlak bütün iyilikleri kendisinde toplar ve küllü fialin meliy, böyle çok tatlı hareket yaşantı sevilecek durum ve salih amel. Şöyle olur. Mesela diyelim ki biz şimdi mahsul zamanda buğdayı bir tarafa topladık. Ambar diyor. Ambar delik deşikse ne olur? Oradan akmaya başlar. Bir de haşaret girdiyse onlar geri gider. Şimdi yaptığımız saatleri kalbimize yerleştiriyor muyuz? Kalbimiz manevi bir ambar ama delik deşik. Neresi delik deşik? Bunlarla da eğer haşerat girilmezsek o mahsulde fayda hasıl olacaktır tabii. Güzel ifade buyrulurmuş. Hüsnü'l-hulüm beni etrafı ile çok güzel geçiniyor. Şimdi dinimizin emirlerini öğrenmeye gayret ediyoruz. Bunları da yaparken etrafımızda güzel muamele, güler yüz, tatlı dil bunlarla devam ediyoruz ulema-i kiramımızın tarihleri üzere.
El-Hamis Bir kere şehevi duyguları şehevi duyguların üç şekli var. Biri bu şehvet demek çok güçlü bir istek demektir. Birincisi kadına olan ilgi. Mesela kadınla elleşmek, dilleşmek, halvette kalmak. Bir de baş olma arzuları var. Mesela bir kardeşimiz yanına bir hizmetçi dediğimiz zaman ona sevinecek. Elhamdülillah yüküm hafiflıyor diyecek. Bir masayı tek başımıza kaldırmak belki diyecek. Bir masayı tek başımıza kaldırmak belki zor olacak ama ikinci bir sana yardımcı verildi elhamdülillah diyorsun, işim kolaylaştı yine başta otur sen. Ama sevk ve idareyi yaparsın. Güzelce devam edelim. Yoksa elimizden alınıyor. Biz elimizden alınıyor, veriliyor diye vazife yapmıyoruz ki. Biz Allah'ın kullarına faydalı olalım, kötülüklerden alıkonulsun diye bir gayret, bir çaba. Üçüncüsü nedir? Dünyevi arzu ve istektir, şehvette. Eğer baş olma arzusuna büyük yaralar açar bize. Çok büyük yaralar açar.