Evlilikte Temel Unsurlar ve Başarı Sırları | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Evlilikte Temel Unsurlar ve Başarı Sırları
Evlilikte Temel Unsurlar ve Başarı Sırları kaydında Cuma sohbeti, değerli dinleyenler, şimdi sizlere Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin cuma sohbetini sunuyoruz. Evlilikte önemli olan üç husus vardır. Bunu siz genelleştirebilirsiniz. Ne kadar hususiyet arz etse bile genel olarak da ele alabilirsiniz. Birincisi toprak, ikincisi tohum, bir üçüncüsü de o toprağı, o tohumu ıslah için gerekli…
Cuma sohbeti, değerli dinleyenler, şimdi sizlere Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin cuma sohbetini sunuyoruz. Evlilikte önemli olan üç husus vardır. Bunu siz genelleştirebilirsiniz. Ne kadar hususiyet arz etse bile genel olarak da ele alabilirsiniz. Birincisi toprak, ikincisi tohum, bir üçüncüsü de o toprağı, o tohumu ıslah için gerekli olan, bunları temin edecek olan bahçıvan. Toprak. Arapçada anne kelimesinin toprak manasına geldiği de ifade edilir. Toprak önemli. Toprağı güzel olan memleketin meyvesi de güzel olur. Eğer toprağı güzel olmazsa o meyveden bir fayda hasıl olmaz, toprak nem. Genelleştirebilirsiniz dememiz şu, bir kere toprağımız iman olacak. Nedir iman? İman Cebrail Aleyhisselam'ın Efendimiz Aleyhisselam'a getirmiş olduğu esaslara nasıl inanmanızı emretmişse o şekilde inanmaya imandirler. Burada bir incelik var.
Dikkat ederseniz iman nasıl inanmamızı emretmişse, Allah'ın Resulü bizim nasıl inanmamızı emretmişse o şekilde inanmaktır. İnancımız da onun doğrultusunda ve arzu isteğinde olacak. O zaman tohum nedir? Tohum ibadetlerdir, taatlerdir. Ve bunun tohum tabii ki toprağa atıldığı zaman dönlenecek ve bu kaleye bir filiz olarak sürüp gelişecek. Gelişen bu fidanın bir de meyvesi olacak. O nedir? O meyve de güzel ahlaktır. Bunu biz İbrahim suresinde görürüz. Essayımda, daraballahu met eden kelimeden keşfeden keşfeden takip edin, Allah'ımız öyle güzel bir misal veriyor ki, kelimeyi tayyibe ile. O nedir? La ilahe illallah muhammedur resulullahtır. Ondan sonra müessirini düzen öyle bir ele alır ki ayeti celileyi anlatmakla bitiremezsiniz. Mesela onlardan seçebildiğimiz ibadet ve taaller. Nedir ibadet ve taal? İbadet ve taal aynen bir fidandır. Burada ayeti celileden hurma misal olarak veriliyor.
Hurmanın misal olarak verilmesi hurma ağacı öyle az bir rüzgarla nelerle devrilecek bir şekilde bir ağaç değil. O sağlamdır, kırk üç güçlü ve kuvvetlidir kolay kolay yıkılmaz. Bir de her zaman ürün verip bundan dolayı harikeden geçen hurmayla misal ediyor. Kelime-i tevhid temel bu. Fidan nedir? İbadetlerimiz ve taatlerimiz. İbadet ve taatin de bir meyvesinin olması gerekir. Çünkü ibadetlere baktığımız zaman, mesela bir cihat taati. Biz cihat taatinin farziyetine iman ediyoruz. Cihad hakkında ayeti celine gökyüzü geçkindir. Şimdi burada burada bu ayeti cemine ele almamız cihadın bütün türlerini içerisine alır da bunun için. Mesela ilim yolunda gayret gösterdiğimiz zaman Cenabı Hak bize ilmin yollarını açar. Nasıl bir yollarını açar? Eymen yakin, aynel yakin, hakkal yakin, yolları açar. Nedir? Eymen yakin biz okuyoruz işte.
Ama aynel yakin asıl o okuduğumuz, öğrendiğimiz ilimlerin esrarına vakıf olmaktır. Sonra hakkal yakin nedir? Bizzat görmektir, vasıl olmakla erişmektir. Siz Neml suresine baktığınız zaman, orada Süleyman Aleyhisselam diyor ki işte Hüdhüd nerededir, kaybolmuş, gözü de görülmüyor. Eğer onu yakalarsam onu keseceğim diyor. Hüdhüd de diyor ki ya Süleyman beni boğazama, ben sana dinleme vereyim yakin. Yatın bir haberle geldim. Sebe ülkesinde bir kraliçe var. Bu Alevi Neşi yıldıza takıyor bunlar. Onların haberlerini getirdi. Bakın burada diyor ki ben bizzat üzümle gördüm. Bu nedir? Aynel yakindir, Hakkel yakindir. İşte İmam-ı Azam rahmetullahi ani Hazretlerinin ilmin o kadar esrarı var ki, şartları vardır ki biz o şartların altında eziliyoruz diyor İmam-ı Azam rahmetullahi Hazretleri ilmin artık sırlarına gelişmiştir.
Evlilikte Temel Unsurlar ve Başarı Sırları ne anlatıyor?
Evlilikte Temel Unsurlar ve Başarı Sırları kaydında Cuma sohbeti, değerli dinleyenler, şimdi sizlere Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin cuma sohbetini sunuyoruz. Evlilikte önemli olan üç husus vardır. Bunu siz genelleştirebilirsiniz. Ne kadar hususiyet arz etse bile genel olarak da ele alabilirsiniz. Birincisi toprak, ikincisi tohum, bir üçüncüsü de o toprağı, o tohumu ıslah için gerekli…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Mesela buyuruyor ki mai müstahmer diyoruz, kullanılan suyun üzerimize sıçramasıdır cahil değildir. Neden söylüyor bunu bizzat görüyorum. Çünkü Aleyhisselatu Vesselam efendimiz abdest alınırken, eğer dualarında yapılacak olursa, dualarda yapılacak olursa abdestin duaları, o zaman o ağza ile yapmış olduğumuz küçük günahlar bağışlanıyor. Baktığımız zaman el elimizin, hadisi şerifine sakalla Aleyhisselam, elimizi yıkadığımızda elimizle yapmış olduğumuz küçük günahlar, yüzümüzü yıkadığımızda, gözümüzle, yüzümüzle, kulağımızla mesh ettiğimizde günahlar dökülüyor. Başımızı mesh ettiğimizde kötü düşüncelerimizle duygularımız bunlar dökülüyor. Bunları bizzat görülmesinden dolayı bir yılan, bir akrep, bir çamur şeklinde onun döküldüğünü gördüğü için maimstame kullanılan suyun üzerimize sıçramaması gerektiğini ifade ediyorum.
Her hususta bu genelleme dediğim, bunu siz sadece ilim olarak değil, mesela bir cihat taatinde cihat taatinde temel imandır, temel tevhiddir. Ama bu tevhidin de ilmel yakini, aynel yakini, hakka yakini var. Hakk'a yakini nedir? Biz okuyoruz her zaman La ilahe illallah Muhammedur resulullah diyoruz. Zeyd bin Harise imaninin buyuruyor, sıhhatinin alameti nedir? Ben cennetlerim açıktan görüyorum. Cehennemde ateş ehlinin bağırıp çağırıp çağırdığını, feryat ettiğini görüyorum. Dikkat ederseniz bendullahın yüzü pek gülmez. Sadece bir tebessümle geçer ve gider. Neden? Hüzün tasavvufta çok önemli bir terimdir. Mesela Sıddîk-ı Azam'ın şemailini okuduğunuz zaman bir hüzün halinde idi diye geçer ve diğer emsali veya o cihette olan mübarek insanlarda bir hüzün vardır. Bu hüzün ahiret derdidir. Hazreti Osman RAVRM. Dünya endişesi gönülde bir karanlıktır.
Ahiret endişesi ise ahiret hüzniyse kalbe bir nurdur. Bu hüzün burada kolay kolay da anlatılamaz. İmanın demek ki yakin oluşu, tereddütsüz bir iman. Buna alben iman diyoruz. Bizim Fatiha'dan sonra Bakara suresine girerken okuduğumuz ayeti celilede tefekkür edilmedi. Böyle sunumu yapan kardeşimiz çok güzel bir ifadede bulundu. Dedi ki okunan Kuran-ı Azimüşşan'ın manasını bilerek hayata geçirilmesi. Esri Binler, Eliflam Mim, la lekelkitebu la ray belfi, dikkat edilirse Cenabı Hak bin Esra ile başlıyor. Burada Elif ne ifade ediyor? Lam neyi ifade ediyor? Mim neyi ifade ediyor? Hepsi bir kelimedir bunların. Efendimiz Aleyhisselam her birinde on yeşil olduğunu edib, bunda en az on fedab, lamında ölen mimde ölen. Eib lam mim. Mesela okuyoruz ha mim, hayır yerine gülen ham mim diyor. Ha mim, bunların ayrı ayrı manası var.
Bir gaf dediğimiz zaman Rabbi zülcelalimizin esma-i ilahiyyesinin isimlerinden olduğu ifade etti. Başta bir esrar ile geliyor. Bu Habibullah ile Cenabı hak arasında bir şifredir. Bu şifreyi elde etmedikçe, bu şifreyi elde etmedikçe biz bu ilahi kapıları açıp da esrare yönelmeyiz. İmanımız taklit halinde kalır. Kapıyı dahi şimdi şirleri kapılar var. Anahtarlar bütün şifrenin, şu bildiğiniz devinle vesaire maddelerden yapılan cisimden yapılan bir madde değil, bir ade değil, kapılar da şifreli. Şimdi biz bu kapıdan diyelim dinimizin kapısından, dinimizi ihsan ölçüsü içerisinde yaşamanın kapısından içeriye girebilmek için, bu manzaraya, bu güzelliğe girebilmek için şifreyi bilmemiz lazım. Bütün Ehlullah'ın yanıp yapıldığı bol, Allah'ımız Kuran-ı Azimüşşan'da, ey peygamber hanımları siz diğer hanımlar gibi değilsiniz. Eyli peygamber hanımlar, siz diğer hanımlar gibi değilsiniz.
Siz özelliklerini tefsirlerde göreceksiniz. Siz kendinizi daha çok koruyacaksınız, daha çok dikkat edeceksiniz. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh efendimizin görüşüne uygun on üç bir rivayette de yirmi üç ayeti celile inmiştir. Bunlardan bir tanesi de annelerimiz hakkında. Annelerimizin rahat Ashab-ı Kiram'la görüşmesine gönlü razı olmuyor. Yüz yüze gelmesine razı olmuyor. Birisi Rabi Akil'l Adevül'ye, birisi de Hasan-ı Basri de olsa, elbette kaldıkları zaman şeytan kötü düşünceyi altına getiriyor. Ne olacak benim amcamdır, dayımdır, dayımın oğludur vesairedir. Efendimiz Aleyhisselam böyle bunları tanımadan, amcam, dayım bilmem falan nikah düşecek olursa, Elham bu ve mürm. Bu ölümdür daha da bir herdir. Siz dikkatli davranmazsanız kim davranın? Bizim Üstad-ı Ali'mizin anneleri kendisini Bağdat meşayinden mübarek bir zat görür.
Nebi yevmefenimize hizmet ederken saydalarda der ki Ya Rasulallah onun bu hale gelmesinin sebebi ne? Değil kendisi kadınlığa ait bir eşyayı dahi bir erkeğin göreceği yere asmamıştır. Balkonlara böyle asarken, kadınlarını hayal ediyorum görünmeyecek eşyalarını bir başkasının seyretmesi, değil mi seyir, giymiş olduğumuz elbiselerin dar olup da bir başkasının bakmasında dahi kalplerinin değiştiğini Sivas'tan gelen bazı kardeşler var. Şarkışta da mübarek bir insandı, Bedir efendi diye, o Hızır Aleyhisselamlarla görüşür. Buna bile gönlü değişen kimseler var diye ifade ediyor. Hatta şu yakaların açılmasında bile. Şimdi şeytan kadınlarla oluyor mu? Kadınlara baktırmak için devamlı teşvik ediyor. Ama tüysüz böyle bir kek güzeli dinlenen kimselerin yanında on sekiz on dokuz tane şeytan bulunuyor. Çünkü murat, öpebilir. Ya bir nevi zaten o da erkek bu da erkektir.
Öper, sever, okşak ama harfi bozulacak olursa Allah korusun Cenabı Hak korusun. Nedir bir tehlike olur? Biz üstadlarımızda gördük bunu. Şimdi ibadet ve saatler anlatılırken haramlardan kaçmakta, birine helalda bile itinalı helalda de dikkatli olma, Ashab-ı Kiram biz harama düşeriz korkusuyla on dokuz helali terk ettik. Torunlarını üstadı alimimiz öpüyorlardı. Bir an durdular, sen benim torunum oldun, günah değildin. Yüzünden üfledi, yeni lideri kız kardeşinin çocuklarını bir gün geldiler elini derhal çekti ancak kolumdan. Birincisi demek ki bunu biz umum olarak ele aldığımızda, çünkü ibadet ve saatte Onda kat'i diyen bir şüphe yoktur. O şüphenin olmaması nedir? Olmaması o esrara erişmektir. İmanın yakın haline gelme durumudur. Tereddütsüz bir inançdır. Tevhidi okurken Onlar gaybe iman ederler. Okunan tevhidte bir kardeşimizi hatırlıyorum.
Bu kardeşimiz tevhid okurken daha la ilahe illallah derken kendine geçiyor. Adeta bayılıp düşüyor. Üstad rahimiz demediği halde huzuruna yapıyor ve konuşuyoruz. Tevhidin artık esrarına gelmiş olur. Sadece derin tekrarı değil ol. Şurada önümüzde sular var. Ayranlar var. Bakıyoruz bu ayrandır. Bu ayrandır, bizim midemize girip biz onu takmış oluyor muyuz? Ancak tartmak suretiyle. Diyelim ki Allah'ımız korusun başımız ağrıyor. Biz aspirin, grip, aspirin, aspirin, denirpirin diyoruz. Aspirin, gribin demekle hastalık gerekir. Sadece la ilahe eriktullah dilin tekrarı değildir. Bunun için imanın tarifinde nedir? İman kalbin marifetidir, kalbin tanımasıdır. O zaman böyle bir cemaate ihsan mektebinin öğrencisi olan kimselere verilecek olan bu. Siz başka kimseler gibi değilsiniz buyruluyor. Siz dikkat edeceksiniz, siz yarayacaksınız. Siz bunun sadece zahirinde değil, batını ile meşgul olacaksınız.
Mesela burada evlilik anlatılacaksa İmamı Gazali Rahmetullahi Bahyi hazretleri evliliği anlatırken, evliliğin sebeplerinden birini dünya zevkinin geçici olup, ahiret zevkinin ebedi olduğunu bildirmek içindir de. Dünya zevkinin geçici ebedi alemdeki zevkin zaten ebedi alem deyince daimi olduğunu ifade etmek içindir. Ama şimdi gözünü şehvet ölürse, ondan başka hiçbir şey görmeyecek olursa tıkanır kalır tabii. O zaman akıl da kısır kalmış olur, fikir de kısır kalmış olur. Duygular, düşünceler, ilimler her şey kısır kalır. Bizim öyle olmalı ki Allah'ımızın ilmi her şeyi kuşatmıştır. Onun ilmi de rahmeti de her şeyi kuşatmıştır. Efendimiz aleyhissalatu vesselam bir şeyin ziyadesini istemiştir. O da ilimdir. Ya Rabbi ilmimi arttır demiştir. O zaman sonu yok, ibadetle tatil sonu yok, seyri sülükun sonu yok. Bu bakımdan çok dikkatli olacağız. O zaman önümüzdeki bizim işler çok.
İşi yoğun olan bir kimseyi siz caddede tutsanız deseniz ki yahu askerliği beraber yapmış ki askerlik hatırandan biraz anlatsın. Benim müşterilerim bilmem filan. Tam işin haynaladığı zaman benim hiçbir vaktim olamaz. Ayrıca başka bir zaman, boşbandığın zamandı. Mümin içinde boşluk yok. Eshab-ı Bey ile herat-ı efsal boşalttığın zaman tekrar yorul diye buyruluyor ve sonra anim labi nur yedil nur yedun onlar bu eşlerden ve boş sözlerden uzaktırlar buyuruyor. Bir kere bunu tamamen gönlümüze yerleştireceğiz. Dahil olduğumuz yol bizden bunu gerçekleştirecek. Yoksa biz tesbihatımızı geliştirsek yaparız, namazımızı kılar mı değil. Biz şimdi meyveyi toplayacağız. Temel imandır, tevhiddir, ibadet ve taat nedir? Onun meyvesidir. Meyvenin de fidanın da meyvesini bulması gerekir, gayet bu.
İşte bir yerde diyor bir hırsızlık şebekesi, haydi arkadaşım gel seninle beraber bu fiili işleyecek, ben diyor namazımı kılayım, hemen aranıza katılır. Hem namazı kılacak hem de hırsızı yapacak. Büyük günahlardan işte bu değilmiş. İş nedir? Bir şey söylemek istiyorum ashabler. Onlar her zaman ürün toplularla bitmez, Her zaman meyve verilir. Dört mevsim meyve verilir. Bazen tutlarda görürsünüz, yeni veren tutlar var. Şu güllerde çiçeklerde bile. Yeni veren güller var. Hiç kış mevsimi odur. Tabii gölgelere göre değişir. Yine levanlı tazeliğini tomurcuk halinde gelişir, görünür. Ondan sonra o dökülür, tekrar tomurcuklar başka dallarında vesaire meydana gel. Müminler öyle tahmin. Şimdi cihat taati dediğimiz zaman biz cihat taatinin arziyetine iman ediyoruz. Sonra bu cihadı bizzat yapıyoruz ve Gerçek mücahit sen olursun.
Nefsini ıslah etmiş, ruhunu durmuş, o cihad sayesinde kafası da itikadı sahih bir hale gelmiş. İbadet ve taat de riyadan kibirden, üzülüpten, benlikten hep korunur. Hayatını olduğu gibi meblağın emirlerine mamülik eden ne için yaratılmışsa onu bu şekilde kullanmaya başlar. Bu bir zevkdir. Zevvi anlatamazsınız siz. Meyveyi nasıl toplayacağız? Mimmeyi toplayabilmek için biz namaz süreceğiz. Namaz kıldığımızda bunun meyvesi nedir? Haşyettir. Oruç tutacağı takvadır. Zekat vereceği cömertliktir. Daha kelime-i tevhid okuyacağız. Bunun şuhut halinde olması hayatımızın bütün safhalarında tevhid düşüncesine uygun bir şekilde işlerini yapmaktır. Yoksa Allah korusun müşriklerin şirke düşmesinin sebebi Cenabı Hakk'ı sadece Halık olarak görüp işlerine karıştırmamalarındandı. Mesela bir düğün yapıyoruz, tevrik ediyoruz kardeşler bizi. Bir düğününde dahi yaptığı nedir? Tehdit etti. Nasıl tevhit?
Şavgası yok, isyanı yok, içkisi yok, vesaire kadın diye tek birbirine karışması yok. İşte burada bile tevhid, cenatlerimizde tevhid, düğünümüzde tevhid, ferahımızda hüznümüzde, her şeyimizde tevhid, çocuklarımızı yetiştirmemizde beyg secdesi, Resulullah Muhammed'i sevmemizde de tevhid vardır. Asıl mevzuyu oraya getirmeye çalışıyordur. Demek ki mühim olan topraktır. Toprak ü anne toprak manasında gelince bu toprağı okuduğum ayeti celile ile ayeti kerimede ibadet öldür tohum da önemli. Tohumlu Cenabı Hak Bakara suresinde, Bakara suresinde zengin, müşrikler bir kadındansa bir Müslüman cariye ile evlenmek daha hayırlıdır diye buyuruluyor. Demek ki küfür, İslam'da bir denklik vardır. Küfü çok mühim, çok önemli. Bunu halimiz bile Kuran-ı Azimüşşan'da bildiriyor. Temiz olanlar temiz olanlar için, kirli olanlar kirli olanlar için.
Yalnız bunları düşünürken her yine yapacağımız üç esasa dikkat edeceğiz. Bir duruyoruz bunu nasıl elde edeceğiz? Bir sohbetlendireceğiz. İki rabıta elde edeceğiz. Üç sihirlendireceğiz. Üç murakabele ve şahadet ile diyeceğiz. Sadece bir bölümü bu işi elde etmenin yolları bul. O zaman bir fidan dendiği zaman o fidanda da Al-i İman suresinde Meryem validemizin gözetiminde bulunan Zekeriya Aleyhisselam ile haber veriyorum. Bizim artık gözetimimiz Allah'ımızın sözleridir. Konu düğün olunca bir kere en çok duyulan sıkıntılardan birisi, aile içi iletişim. İslam alimlerinin bunu ifade ederken güzel huylu olmalı, erkek ve kadın güzel huylu olmalı, bir erkek hanımına şefkat ve muhabbetle davranmalı, hem ona ev içinde daima yüzünün tebessümü yumuşak ve nazik davranmalıdır.
Kadın nazik yaratıldığı için Adem aleyhisselamın kaburga kemiğinden aleyhissalatü vesselam ve sellem verilmiş illa benim dediğimin dışına çıkamazsın deyip de bir sertlik gösterecek unutlarınızı kırarsınız. Bunu bile ifade ederken çok tatlı bir şekilde ifade edip kadının bu zafiyetinden dolayı ona yumuşak davranmak mutlaka yola gelmesine sebep olun. Yani biz kusuru devamlı onlara vuruyoruz da kendimize hiç vurmuyoruz. Hiç, bizde bir şey yok. Hep kusurlu o kadimcağız oluyor. Asıl suçlu biziz. Çünkü Bakın bu ayetlerin devamında göreceksiniz, vurup yere yatırmak değil. Çoğu duyduğumuz neler var. Kadın artı psikolojisi tamamen bozulmuş, ruhen iflas etmiş. Etmiş. Artık diyor ben ne yapacağım ne yapacağım bilmiyorum diyor. Geri şu güzel yaşıyorum, çünkü ben otuz sene dayak gibiyim diyor. Bu, benim diyor artık iradem diye bir şey yok iradesini kaybetmiş. Bu yanlış tavırlardan dolayı.
Yani hiç düşünmüyoruz ki bizim görevimiz nedir, vazifemiz nedir? Sabri Ramazanoğlu Hadis Allahu Sırrı Hazretlerinin, sevdiği muhteremesiyle bir görüşmesini anlatıyorlar. Etraf bir türlü evladınız geçinmiyor, çok sıkıntıdayız. Sıvıt buyuruyorlar, iyi olur inşallah, iyi olur inşallah. Bir gün zevci muhteremeleri ile Rabia annemizle görüşmesine şahit olanlardan birisi şöyledir, biz diyor böyle bir nezaket görülmedik. Buyuruyor ki Rabia senin İslam tesettürüne rivayetinden dolayı örtünmene dikkat etmenden dolayı bize efendi hazretleri diyorlar. O da diyor ki efendim sizin kutbiyetinizden kutbu ağızdan oluşunuzdan kutbu vahdettır. Oluşunuzdan dolayı bize de valide de sultan diyor. Bir zahmet. Zahen nazik yaratmış. Ama erkek erkekle olacak. Bu ayeti lun ibali. Erkek ve erkek olacak, kadın da kadın olacak.
Erkeğin erkek olması devamında ayet-i celilenin buraya gelmeden önce, öyle konuşmamak aylarca değil, yillarca değil. Yillarca zevcesi ile konuşmayanlar var, yillarca. Bir, bir günü geçemezsin. Sonra aynı yataktasın, sırt dönebilirsin, yatağını da ayıramazsın. Aynı yataktasın, Sırık dönebilirsin. Daha sonra yatağa ahirettir. İnerim Recep olursa çok nezaketle. O kısmını da ifadede zorlanıyorum. Çünkü ayeti celilenin Türkiye'ye çevrilmesinde yerine göre hırçınlığını bulamıyorum. Hakiki ilke uğracaksınız diyor. Okşar gibi, tozunu silkeledi. Af buyurun bir hayvanı döver üstüne deyin. Bu cehaletin en eşhedidir. Eşek zaten en cahil demektir. Bu dehşet bir harekettir. Bir rahatsızlığında dört tane doktor çağırıyor ve o şikayet edenler de var hanımından evinden. Diyorlar ki efendimiz bize haliyle ders veriyor. Hiç galip bizim yok, hiç işliyordur bize. Bir güneliyoruz yok, bir farklı dil yok.
Eve giderken Euzu Besmele ile çünkü bizi takip eden her zaman bir şeytan var. Eğer euzu besmele çekilecek olursa giremiyor, yemen de yiyemiyor. Eğer çekilmezsem kadınla bile ortak oluyor, kadınla ortak olmasının, o çocukla ortak olmasının sebebi, çocuk zalim oluyor. Hiç acıma diye bir duygu yok. İşte baban şöyle oldu ki, senin bile acımıyor, hiç acımıyor. O gün gittiğin zaman servete onlara ödüyorum, olduğuna ben otururum diyor. O hava o. Sahih. Çünkü Yahudi besmele yok. O da besmele değil de Yahudi çekilir. Kadınla hekim bir araya gelmesinde. Sonra hayalın su kalmaz. Halktan annesine babasına su istemeye başladı. Hani bir su verin, baba bir su verin. Baba şunu şöyle yap, Nefise mahz bilmem filan bunun gibi hareketleri başla. Önce selam vermedi yiyeceğe vereceğim tek.
Tek hatırını sormalı, hem nasılsın diyerek, neşesiz ve üzüntülü görürse onu yiyerek teselli eylemeye söyleyerek güzel şeyler anlatır. Zaten genlekliyesine girsin veya girmesin nikahlı olmak şartıyla annesinin babasının ve kardeşlerinin durumlarını anlatır mı? İşte babamın boyu şudur, annemin özellikleri şudur, kayın ve kayın valide ve gelin durumunu biliyorsunuz. Bu ta gösterilere nelere sebep olan neler anlatılır, neleri valide. En çok geçimsizliği burada gösterilir. Gelin ile kayın valide arasında geçinmesi mümkün değil. Zaten her şey ayrılıyor. Gönülin baskı da evin ayarlanmıştır, her şey tespit edilmiştir, birbirini görmeyecek, Yeter ki onun yüzünü görmesin. Halbuki bir töhüp aanın hakkı bir. Güzel güzel onlardan anlatır. Bir Almanya seferinde kardeşlerimizden bir şunu anlatıyor, sa diye bir kız çocuğu on altı yaşlarında Müslüman anlatıyor.
Müslüman olduğunda ona İslam'ı telkin ile bir kimse diyor ki bak eve vardığında, babanın elbisesini tutacağız. Annen artık durumu nasılsa bir neskafemi yaparsın, bir ikramda bulunacaksın. Kız çocuğu bu tavsiyelere uyduğunda anne ve baba konuşmaya başlıyorlar. Nedir bundaki bu güzellik? Öğreniyor ben-i İslam. Hatırını sormalı, onu çok sevdiğini bildirmeli kendine, iştirak etmelerine sevincine ve derdine. Ağır ve zor işleri, mesela çarşı pazar işlerini hanıma yaptırmamalı zinha. Zaten maaşı teslim ediyor, mal kaldı yani aldığı maaşı bulduğu gibi. Ah hanım sen ne yaparsın? Öyle diyemedim. Yani esir durumunda. Halbuki burada biz ayeti celleyi okuduk baş kısmına geçmez bitmez. Kadınlar üzerine zorla, hain, onu her zaman kesecek, akrabasının yanında ezecek, arkadaşlarının yanında ezecek bu tabloya. En çok geçimsizliğe sebep olan tavırlardan biri bu. Onu kesecek.
Böyle olduğuna bakma siz gelince böyle kah ve çay bilmem filan yemek veriyor ama bana hiç koklatmayın, bilmem kadar. Hep tır ve dinci idim. Bu hareketin bize yapıldığını düşünerek özel tavırlar sergilemeniz. Allah'ın alem misal ederken onları İslam edebi ile ederkendirmek. Onun ilmihal bilgilerini bunları vermekle bunu başta yapacaksınız. Şimdi devamlı alttan ala ala ala ala, ondan sonra aşırı bir şekilde bir şekli ile göstermeyerek, kadınımsı hallere girildikçe ondan sonra yapılması zordur, yapamazsınız. Hep ölçüler içerisinde olacak bu kolaylık göstermeli ona eli işlerinde. Ne kadar güzel bizim büyüklerimiz söylüyor, eğer bir hatır kocasına hizmet verecek olursa Fatımaüz Zehra radiyallahuana annemizle eş yoldaş cennette ra fil. Eğer hocası misafir geldiğinde gelmese bile, beraber mutfakta iş yerini yapacak olursa ne olur?
Ali efendimiz de radiyallahu anh'ın komşu olacağını haber verirler. Ne kadar güzel bizim örfümüz adetimiz, yani bir yemek yaparken diyelim ki bir haktan yağ alıyoruz. Alırken benim elim değil Fatıma annemizin evidir diye alınmıştır. Yemeği yaparken dahi benim elim değil Fatımaüzzehra radiyallahu anha annemizin evidir diye karıştırıyor. Hep bal olur bu himmet. En çok sıkıntılardan birisi de budur. Sıkıntı yok, yardım etmeli, çocuk terbiyesinde de. Bize riccazımız anlatırdı elim yorulurdu anneniz, daha da sıkıntıya girmesin, uykusuz kalmasın diye çocukları bu zaman beşikler, beşikte ben sallardım diye bize vermedi. Hatta çocuklarını kucağına alır, bunu pek hoş görmezler mahalleden. Tabii ki ilk durum da malum. İşte hacı baba herhalde çok seviyorsun çocukları, evet çok seviyorum. Yani ayıp görünüyor, çocuğunu sevmesi bile. Tabii bunu anne ve babanın yanında da yapılmak biraz etebisedir.
Yemede, giyinmede, imkanı varsa şayet iyisini almaya saygı gayret göstermek. Zaten heva hapsolmuş. Nasrettin hocamız da demişler ki bunu deyince hapsolmuş anlıyorum ki Cenab-ı Kainat'dan. Hocam senin hanım çok geziyor. Eğer çok geçse bir bizim kapıyı çalardı. Meğer eve hiç girmezmiş. Yemende giyinmeden imkanı varsa şayet en iyisinin, onu hiçbir surette asla dövmemelidir. Dövmek değil, sert bile hiç söylememelidir. Şunu bir dinleyelim, bir aile şunu dinlettim, şunu dile bak kardeşim. Bak sert muameleden belli. Çünkü senin içtiğin suda sert, kandığın havalı sert. Bu senin tabiatın eşiği. Bak siz Medine-i Münevvere'de şoförla hiç bölmediniz mi? Öfkelendikleri zaman, La ilahe illallah Muhammedur resulullah diyor öfkelenirse. Soğuk olan ülkelerde hemen bıçağı çıkarayım. Canın sıkıldı mı o bıçağı çıkarayım. Bu hepsinde olmazdı. Olarak. İkisi dur bir insanın tabiatını dedi.
Şimdi sert bile söylememeli yine yumuşak konuşmayı dinle. Bak bu zamana kadar sert konuştum. Hemen geldik, ürün verdi dedi elhamdülillah. Bak nimet şükredildikçe artar. Sevgin arttırıldıkça artar. İiliğin karşılığında iyiliktir buyuruyor Cenabı Hak. Ayatı idareyi şer-i şerîde uygun bir şekilde ele almak suretiyle denizin son damlalarına kadar mana verseniz bilmez. Siz iyilik göstereceksiniz ki ondan iyilik bekleyebilesiniz. Resulullah buyurdu, sakın sen hanımını dövse bizzat, bilsin ki davanısı mahşerler verin bizzat. Onun huysuzluğuna sabırlı olmalı. Çok aileler bozulmuş. Hanım tahammül edemiyorum artık diyor. İnanın bir kadın, ben diyor dövülmeye alıştım, dövülmezsem diyor mutlak hocamı kızdırıyorum. Çünkü diyor sırtım benim alışmış, böyle ayrışıyor sırtım. Çünkü çok gündür diyor. Artık alışmış. Bazen diyor hocamı dinle, hacımı dinle, üstazenımı dinle, neyi dinlerse Kuran okur.
Bir mülayim hali o hali olur. Çok mülayike. Alıştığı için sırtım diyor hususi kızdırırım onu. Kızdırırım sırtıma birkaç tane vursun diyor. Bu. Şimdi düğün neşesi içerisinde bunu vermek lazım. Böyle konuşmak lazım. Bir günden daha fazla dargın durmamalıdır. Ahlakında, huyunda değişiklik görünce kabahati kendinde aramalı ilk önce. Şimdi kadının soğumaması için sekiz yol var. Hemen kısa kesim gerekiyor. Börünce kabahati kendinde aramalı önce, görünmezlikten gelmeli, bazı kusurlarını yani bazen gözükür, kulağı sığırı. Her şey ne dedim, bu mana şu var doğuyor, bundan şu çıkar bilmezlar yok. Yani bazıları öyle bir hassasiyet göstermiyor ki. Onun yürüyüşünden bile, davranışından bile, der. Yahu bir kere çocuğun sıkıntısı var. Eğer Hay'ın validesi bilmem filan varsa kardeşleri vesaire bunun da bir sıkıntısı var. Evin ihtiyaçlarının da bir sıkıntısı var.
Şimdi bunun arasında her zaman aynı hal içerisinde olması mümkün değildir. Bir sözü söyledim, bunu bana söyledin, bunu benim akrabanla söyledin, şuna buna dinlemelik gözü kör, kulağı sağır vurmak, geçinecekler mi demezim. İzlemeli herkesten ayıp ve sırlarını onun yanında iken ve yanında olmadı. Hayır dua etmedi, bedduadan kaçınmalıdır. Gece ve gündüz beyi için çalışıyor çünkü, vefalı hayat arkadaştır. Hakiki surette kırmamaya, incitmemeye çalışır, naziktir, lakin arslan kesilir evinde bazı erkekler vardır ki naziktir ona buna. Fakat dışarıda çok yani mert gibi bir adam diyor, içeri girdiği zaman Allah korusun o başka haller içerisinde bulunuyor. Hanımına önemsiz bir şeyleri bahane eriyerek incitip hanımına hakaretler Beytullah'tır. Mümini incitmek ayrıyeten veban İmandan sonra ise en kıymetli ibadet bir müminin kalbini sevindirmektir şüphesiz. Yine bilmez ve hanım esir değildir.
Rabbim bir emaneti, bir Yalnız burada ele alınırken, Ahkar suresinde kıymetli bir hocamız bunu da ifade etti. Başta diyor meyve geçiyor. Onun için yemekten önce meyve. Ondan sonra diyor, ondan sonra yemek, daha sonra da zaten zevcesi onun kendinden bir parçadır. Efendimiz öyle bir yer vermiş bir halına, sayılı Allahü Teala Aleyhisselam, Halına olan saygıda, sevgide efendimiz bir devrin yapmıştır, sayılı validem. Siz bu periniz bilmem ne bunlara bakmayın Efendimize bakın Sayıl Allahü Teala aleyhinize. Şimdi apaçık görüyoruz. Hanımını döverek, örgütleri görüyoruz. Ne faaliyet bir ayet. Bunun sebebini söyledi başta toprak, tohum ve bu tohumun en güzel bir şekilde yetiştirilmesi. Hep sebebi bu. En cece diye bir kimse var, bu develerin süratle yürümesi için bazı şiirler söylüyor. Efendimiz buyuruyor ki kristalden incinmesin. Çünkü bu şiirler söylerken deveb bazen hareketini hızlandırıyor.
Bununla kadınlar incinmesin Dedikodudur. Hanımınızı soğutan sebeplerden birisi dedikodudur. Paraya olan düşkünlüktür. Aşırı kıskançlıktır. Çok büyük bir denklem. Pencereden dışarı baktırmaz. Çok bozulan aileler var bunun. Tabii dikkatli edilir ama böyle evinden çıktığı zaman ben şüpheleniyorum, acaba başka kimse evlenesin. Çok kendine güvensizlik, sürekli geliştiren, hiçbir şeyi beğenmeyen kadınlarla erkekleri canından bildirir. Eğer kadın hiçbir şeyi beğenmiyorsa erkekleri canından. Kendine güvensizlik bazı kadınlar yanlarında dişleri olmadan hiçbir şey yapamazlar. Hayatı paylaşmada kendilerine düşen ürevleri yapmada dahil kendilerine güvenleri yoktur. Sürekli işlerine bağımlıdırlar. Kendi karakterlerini ortaya koyamayan bu kadınlar işleri üzerinde büyük bir yük gibidir. Dedikodu hayatınızdaki ilk tercihinizin maddi şeyler olmasını istemez.
Hiçbir erkek hayatınızdaki ilk tebliğinizin maddi şeyler olmasını istemez. Yani bilim şöyle olacak, mutfak takımı şöyle olacak, çok. Öyle mutfaklarını bilmem falan hazır kurulmuş her şeyi düzeni intizam içerisinde yeniden söktürenler var, değiştirenler var. Hani hayret edersiniz. Hapısını penceresini değiştirenler var. Beğenmiyorum diyor bu hafiyeyi. O zaman efendimizin esasına dikkat edeceğiz, sağ olun sakın. Bu çok uygun bir yoldur. Her şeyde olduğu gibi kıskançlığın da aşırı olması erkeği evden soğutan bir durumdur. Allah'ın insana bak, insana bahşettiği her duygunun yerinde ve kararında, yaşandığında lezzet edecektir. Mesela yemeğe tuz atmasanız içiniz almaz, çok tuz atlatırsa da aynen öyle demek ölçüler içerisinde olacak. Romantik atmosfer oluşturan çocuklar olmadan baş başa kalma yollarını arar.
Kronik sızlanmalar, sürekli bir derdinden bahseden kadınlar karşılarındaki erkeği yorar ve sıkar. Alışmış bir de hastalık hastalığı var. Hiç hastane değil ama Yalan mı? Hiç başımdan avori geçmiyor, dizlerin tutma hiçbir şey yok. Alışmış. Bunu demeye alışmaya devamlı tekrar eder. Yine de tabii bakılacak ve ciddiyetini bilmemiz lazım. Saçmalama, kuaförünün ne dediğinde, arkadaşının ne giydiğinde, gereksiz konulardan sürekli olarak bahsetmek geleceği çok sıkan bir durumdur. Unutmayın, erkekler ve kadınlar farklı yaratılışları, Gerçekler bu tip ayrıntılara önem vermezler. Bekletmek bilinen en yaygın kadın hastalıklarından biri de bekletmektir. Bu hareket erkeklerin en nefret tiplerin sırasında en üstlerdedir. Bitmez. Bu konular bitmez. Çünkü bir ara arz etmiştim. Altı yüz konu başlığı altında bu ifade ediliyor.
Fatıma ibni Zehra annemiz cennetteki komşusunu isteyince bir kadın gösterilir, hayal etmemiz gerekir. O kadının birçok hususiyetleri var. Onlardan birisi de kocasını bekleriz. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin cuma sohbetini dinlediniz.