Dünya Muhabbeti ve Takva kaydında Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın bu tayyibelerine ehline ashabına peygamberanizan ve piranizan bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervanına bir Fatiha fihrası şerif. Ebu Bekir-i Sıddık Radıyallahu Anh Efendimiz buyurdular. Karanlıklar beştir. Evet, ve surculeha hamsi, onun beş tane de ışığı vardır. Dünya muhabbeti her günahın…
Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın bu tayyibelerine ehline ashabına peygamberanizan ve piranizan bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervanına bir Fatiha fihrası şerif. Ebu Bekir-i Sıddık Radıyallahu Anh Efendimiz buyurdular. Karanlıklar beştir. Evet, ve surculeha hamsi, onun beş tane de ışığı vardır. Dünya muhabbeti her günahın başıdır. Buradaki izaha göre baktığımızda dünya muhabbeti bir karanlıktır. Çünkü dünya muhabbetiyle şüpheli işlere bulaşır kişi. Mesela helal varken dünya muhabbeti onu harama götürür. Sonra mekruh, yani dinimizde hoş görülmeyen haller demektir, haramlara götürür. Burada İmamı Gazali Efendimiz rahmetli vali şöyle bir izah getirmişler. Duyururlar ki dünya muhabbeti her günahın başıdır. Evet. Dünyaya meyletmemek, muhabbet etmemek, bu dünyaya derken dünyada bizi Allah'tan Celle Celaluhu alıkoyanlar demek bu dünyada bizi Rabbımızdan alıkoyar haller.
Onlara buğz da ve üssü külli hasenetin, her iyiliğin de başıdır. Dünya muhabbeti karanlıktır, onun ışığı ise takvadır. Buyuruluyor ki, eğil ihtiras, ihtiras, korunmak demek, muhafaza olmak. Allah'ımızın cezasından vereceği itabından taatle korunmaktır. Takvayı bu şekilde haber buyurdular. Bu hadis kitaplarında geçiyormuş. Evet, eğer diyor siz Allah korkusuyla inşallah yanlış söylenmeyiz hadis-i şerif olduğu için. Kötülüklerden sakınırsa insan, illa altı arka hayra Allah ona hep hayırlar lütfediyor, hep hayırlar bir zannediyor. İnşallah hata olmaz. Günah bir zulmettir, karanlıktır. Onun ışığı ise tevbe edip Allah'a yönelmektir. Burada yine bakalım biz şerhi de veriyoruz bunu tabii. Kul buyruluyor eğer bir hata işlerse, Efendimiz'i soruyoruz, kum bir hata işlerse kalbinde siyah bir noktanın ilanı gelir. Siyah bir nokta hasıl olur.
Eğer diyor tövbe ederse, ondan uzaklaşırsa sakule, sakule şey demek cilalanma manasına. Galulu, kalbi temizlenir, cilalanır. Şimdi eğer kötülükten tamamen kaçarsa, bu kaçışı çoğaltırsa daha da bir kalbi nurlanmaya başlar hatta ta'luve ala kalbi yani kalbinde onur daha da bir artmaya başlar, daha da bir artar Bu re'nin sir manasına da gelir. Kilit de geliyor. Kilit de olabilir. Bu kalpleri kilitle kilitlidir, etinle diye geçer. Buradaki re'nin, sir, kalpteki kir bunu ifade buyuruyor. Yapmış olduğu kötülükler sebebiyle kalpleri paslanıyordu. Evet. Demek ki günah da bir zulmettir. Onun için tövbedir. Kabir de bir zulmet karanlıktır. Böyle okuyorlar Ölümtepe köyünde de yani kapısı yok penceresi yok diye çok güzel izah ediyorum. Öyle bir yer. Kabir bir karanlıktır. Onun ışığı ise la ilahe illallah Muhammedun Resulullah yalnız bu tevhidi okurken diyor Allah'ın rızasını kastedecek.
İrravavi ve Müslim. Tekrar yine almış. Çünkü bu La ilahe illallah diyen cennete girer derken burada bir ifade daha var. Onu herhalde vurgulayacak. Sallallahu Allahü teala aleyhi ve sellem efendimiz buyuruyor. Bu tabir önemli. Belki izah eder etmez. Sonün dört tane şartı var. Kim la ilahe illallah derse muh lisan ama hadis bir şekilde, de halel cennet cennete dahil olur. Galu ya Resulallah, fema iflasaha, güzel. Orada hem efendimizin İsa sallallahu teala aleyhi ve teala dediler ki Ashabı Gözün, ya Resulallah bu kelime-i tevhidin ihlası nedir? Anca bunu efendimiz söyler sallallahu teala aleyhi ve sellem. Yani bizim tahir gitme gücümüz yok, yalnız hayranlığımızı ifade eder. Efendimizin bu sözü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, her şeyi der diyor ve top toparlıyor. Kelime-i Tevhid'in iflası buyurdu, sizin sizin korunmanızdır.
Dünya Muhabbeti ve Takva kaydında Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın bu tayyibelerine ehline ashabına peygamberanizan ve piranizan bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervanına bir Fatiha fihrası şerif. Ebu Bekir-i Sıddık Radıyallahu Anh Efendimiz buyurdular. Karanlıklar beştir. Evet, ve surculeha hamsi, onun beş tane de ışığı vardır. Dünya muhabbeti her günahın…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Allah'ın size haram kıldığı, neyi haram kılmışsa, neyi haram kılmışsa ondan korunmanızdır. Şu şey vardır ki, şu yedi şey vardır ki, kabir nurlandırır. Bu kitap şimdi şerhi ile izahıyla verdiği için çok muazzam bir kitap. Ne buyurulacak? Çok güzelmiş. İbadette samimi olma. Sırf Mevla için yapmak, ve semi, bunlar ne dedi, kabri nurlandırır, şu yedi husus. Ve semi, bir ülvari değil, anne ve babaya iyilikte bulunmak, üçüncü olarak, akrabayı görüp gözetmek, ziyaret etmek ve Rabia görüntüsü, masiyetle yani günahla ömrünü berbat etmemek, ise vurmaz. Iyi olur. Mümkün şu. Nefsinin arzusuna uymamak. Bunlar kadını nurlandırır. Altıncısı ibadet ve taate bir gayreti var, bir çabası var. Yani ibadet ve taatten zevk alıyor. Allahü Zülcelal'i çokça anmaktır buyurmuş. Neymiş? Ahiret de bir karanlıktır. Onun ışığı ise, onun ışığı ise, Salih ameldir.
Hıh, efendimiz aleyhissalatu vesselam buyuruyor ki Allah beni dini İbrahim üzere, bu bilhassa maluma sahibi olanlarımızın araştırması lazım. Bu Hanif dili, Tevhid esası üzere dedi. Şimdi burada hemen söyleyeyim de sana efendimizin eserlerini koyalım. Onu ikramlarınıza de değin. Neymiş, muhakkak bir set halinde evlerinde bulunsun. Efendimizin eserleri bulunsun ve okunsun. Şunu görüyorum bu ders görüştüğümüz arkadaşlar da da, hiç okumadığımız besmel. Besbet. Öyle şeyler soruyoruz ki, tabii soracak, yalnız o sorduklarının cevabı hep Sami Sultanimizin kitabında var. Efendimizin bile bir ilave yapmış, birisi çok yanlış yapmış. Efendimizin özel yazdığı bazı şiirler var, onu da giydirmişler. O olmaz, bunlar hoş olmamış. Neyse, hepimizin zahiri, batıni, şifa, tarifi dediği böyle tasavvufi esaslarda bir ne diyelim, plasa şeklinde vermiş.
Mesela bir dörtlünün içerisine efendimizin hadis-i şerifi gelirmiş. Mesela gelmeyene gitmek, işte zulmelerini affetmek, kendisiyle alakayı kesenle alaka bunlar bir dörtlünün içine vermiş bunu. Mesela tarikatta aldığımız derslerde haz duymamayı bunu da verirmiş. Efendimiz bunları da ifade buyurmuşlar. Okunması lazım. Yani bunu hani bu bir kişinin çalışmasıyla olmuyor. Onu diyordum zaten içeride. Arkadaşlar çok güzel de, bence bir çalışmak gerekiyor. Gördüğüm kadarıyla telefonlarla arıyorsunuz. Telefon değil de bizzat meşgul olarak mesela bir yer berbattiyeli hiç hal hayal kalmadı. Üç kişi bir araya gezsin, bu dediğimi hatırlasanız üç kişi bir araya gezsin, o üç kişi bir üç kişiyle meşgul olsa iş bitti. Bunu yapılmıyor. Görüyoruz efendimizin ihvanlarına saygımız var, yok değil mi? Olmaz olur mu? Onun yadigarı ihvan ama böyle de ihvan olmaz ki bir paslanmışız.
Efendimize burada kendi halime çok üzülüyorum, çok üzülüyorum. Efendim, diyorum yudum yudum sular içtik. Ondan sonra geceleri krizler geçirdin, biliyorum geçirdiğini. Sabah dokuz oldu mu da pencereye kapandın kim gelecek diye. Ha gelen kardeşim bir kişi yanına. Ne yazık, efendimiz çok uğraştı. Niye? O şimdi, Cemalullah'ı seyrediyor. Evet, Cemalullah'ı seyrediyor ama şimdi dünya ile alakalı onlar. Bak, mürtetiyoruz. Mesela, sadatü kiram efendilerimiz var ya, bunları geri çıksa geriye geliyoruz. Ben bunu anlayamadım. Bir türlü çıkaramıyorum, üzülüyorum. Allah'ım diyorum, ne yapsın, ne etsin? Efendim, sen hiç mi diyorum bu kadar hizmet ettin, Grizler geçirdim. Gelenlere saatlerce görüştüm. İstesem Mekke'de ev hazırdı, Medine'de hazırdı. Niye böyle? Konuşuyor ya insanın içi kan ağlıyor. Vay efendim! Vay! Birkaç gün bir kaide gibi bir şey oldu. Ondan sonra geçti gitti. Gitti. Çok emekliyim.
Biz geçen, bu tür yere gittiğimizde, uçaklarına anlattım arkadaşlar ve Musa Birliği'ni anlatıyorum. Dedim, çok lüks arabalarla, ta iki yüz yakıyor, ta üç yüze çıkıyor. Audi altılarla, nelerdi? Efendimiz dedim, erkekler de gitti geldi. Bundan da söylüyorum. Bundan sonra trenlerle bu kadar verdiği emek, yani bize düşmez mi çalışmak? Çok istiyorum. Çok hayret gösterin. Böyle gelinlerdi, işte dışarıdan, bizim mutfağımız çok küçük, şu odada küçük. Orada yemekler pişirirler, ikramiler. Bize sordurur, Oğlum söyle, yemek misten, çay misten, ayran mi tekle sayar. Böyle bir efendimiz. Şimdi, düşünüyorum. Tabii, elimizden geldiği kadar, ama hep şeylerin olması lazım. Ahiret zulmettir, ışığı salih ameldir. Burada izah yapıyorum diye baktım. Ondan sonra hizaha pekilmemiş. Onun ışığı diyor, salih amel. Yalnız bu salih amelin en güzel izahını göre amel diye ifade eder büyüklerimiz.
Çünkü Kuran-ı Kerim'de Kehf suresinin son ayetidir bu. Mesela, Allah'ınıza salih bir amel aman ha şirk karıştırmayın, buyuruyor. Buradaki şirk dediği riyadır. Onu ifade ediyor. Evet, sırat da bir zulmettir ve sıracule, o sıratın ışığı nedir? El yakîn, yakin dedi, çok güzel bu izahları güzel oluyor. Şeyde, Bagular suresinde ilk ayet zaten. Elif lammi Allahu alem din radi. Işte bu kitap var ya Kuran azimüşşan, la rayibefih, onda katiyen şüphe yoktur. Ondan sonra imanın tasnifini söylüyor, taklitten huzuru tasdik. Rahip dini şüpheden tamamen uzar. Bu da ancak aldığımız derslerinde başka yok. Kitaplarda izahlarda da hep bunu görüyoruz biz, tasavvufi olanlarında da mı geçiyor? Görürler ki rabıtanıza murakadınız. Rabıtanızı güzel yapın, derinleşin bunda. Mesela bir haz almaya başlayınca bırakmayın diyorlar. Baktınız ki bir damlama var, böyle bir damlıyor. Bırakmayın, akıtmayın onu.
Umuru kalbinize akıtın. Nasıl olacak? Namaz sonlarında, ondan sonra yatmadan önce böyle yatarken uyku geldiği zaman yatın deniyor zaten. Büyüklerimizin izahı şu. Uyku diyor, işte yatma saatin deyip yapmayın, oturun, okuyun, rabıtanın olursunuz, zikirdi mi neyse o zikrinizi yapa yapa yapa uyku galebe çaldığı zaman yatarsınız. Mesela yemek hususunda acıkmadan buydu yemeyin. Acıkınca yiyin ama yemeği azuluyken kalkın. Mesela konuşmada zaruret varsa, çünkü hepsi kayıt altın durduğu için her şey. Bir gönluydu o kitap, burada gayret ettim, gayrettim Rabbimizin ırkuyla, o da ibadet hakkında çok güzel bir izahtı. Olabilirsem size göstereyim. Ararken de deyim şu, izah şu. Buyuruluyor ki Allah'ımız sizi her an gözetliyor. İzah ol. Rabbimiz sizi diyor her an gözetliyor, görüyor, biliyor, duyuyor. Her zaman gözetlediğine göre her anda böyle ibadet olun. Her anda ibadet olun.
Bunu İmamı Rabbani, Kattesallahu sırra üstadımız şu izahı getirmiş bunda. Buyuruyor ki her an ibadetli olmak şudur diyor. Böyle bir yere kapanık da bir yere kapanık da zikrinizle meşgul olmak değil diyor. Mesela geçiminiz var, bu geçim için işinize gittiğinizde bu işimle helal rızık temin dediğim düşüncesi zikri daimdir diyor İmam Rabbani Hazretleri. Geçen bir tane soruyordu, bunu arıyorum bir taraftan. Konuşurken zaten dilim de bir de asıl yerinden göstermek istiyorum. Bir tane Suriyeli efendim diyordu, bir kişi bir tarikatte halife olunca diğer tarikatın da halifesi olabilir mi? O İmamı Rabbani Hazretleri'nde ve bir kısım kimselerde oldu. Devrindeki bütün tarikatları bir araya getirdin. Ne kadar tarikat varsa hepsinin hepsinin de ayrı bir sırrı var. Mesela bazen burayla bir araya gelmek isteyen var. Dedim siz kendi artık içinizden tespit edersiniz. Ondan sonra sırrınız ayrıdır.
O şeyinize göre yolunuzun artık usullerine göre, şer'i şerika muvafık gelmek suretinde yaparsınız diye. İmamı Rabbani Hazretleri, Kaddesallahu Sırrı, her tarik kendi usulüne göre idare etme gücünü ve kuvvetini Cenabı Hak ona ihsan buyurmuştur. Şura buldum burayı. Eşşey Abdülaziz Eddirimi Hazretleri Rahmetullahi buyuruyor ya buyur. Kulluk en yekune Abdullah ala külli halim kema ennehu Rabbuk. O sizin diyor her an Rabbınız olduğuna göre her an her anınızın her anınızı da ibadet ve taatle geçinin. Çok veciz bir ifade var burada. Çok veciz ifade etmiş, diyenleri de zannederim ya bu hazretimizden almış veya başka bir yerden nakletmişler, bunun üzerinde duruyorlar ubudiyet noktasını. Üç şekilde de izah eden, sizi yormadan deyin. Birisi ibadettir. O ibadet kitaplardan okuruz. İşte anneler, babalar, muallimler, öğretici