Çok önemli Sure-i Yusuf yüz on bir ayet. Her bir ayet-i celile tasavvufi noktalara işaret eder. Oranın her surede bir şah ayeti celili olur. Bu surenin şah ayeti celilesinden birisi Eshan-ı ve valibun ala emri, Allah'ımızın hükmünün galip olması noktasında bunu diğer ayet cinlelerle de birsenebilir Esamri. Allah'ın görünmez ordularını ancak o bilir diye Müddessir suresinde geçer. Ya lemü cünüde rabbik. Ayetcelle çok önemli, Rabbimizin o Bedir ashabına üç bin, beş bin Melahike-i Kiram'ı göndermesi var. Melahike-i Kiram cisim olarak müdahalede bulunmuyor. Sebebi ise Ashab-ı Güzvin Efendilerimiz ecir ve mükafata ersin diye sorar ve ma yalamü cümüde rabbike illa hu, ancak o bilir diye. Yalnız burada gayret ve çabamızın son noktasında yardım gelir. Onu da bileceğiz. Biz gayret göstereceğiz. Deniyor ki aman dua edilsin, aman dua edilsin. Dua edilirken duanın şartları var.
Bir kere gönlümüzün nur olması icap eder. Böyle gönlümüzün nur olması icap eder. Çünkü bir namlu temiz olacak olursa kurşun hedefe isabet eder. Onların gönül namlusu verdin namlusu ve azaları Rabbi Zülcelal'imize muhabbet içerisinde olduğu için dualarında tesir var. Bir de dualarını Cenabı hak isterse yaparlar. Halık'ımızda öyle münasebetleri var ki ta gönülden bilgileri var, sizden önceydi böyle ricalden soruluyordu. O ricalullah aynen bizim gibi kimseler değişik bir şekilde değiller, bir beşerdirler yani ama Rabbi Zülcelal'imize yakınlıklarını takva ile elde etmişler. Müttaki son derece dikkatliler. Takvanın dört esasını biliyorsunuz Küfürden, şirkten, nifaktan kurtulmak, ikinci olarak büyük günahtan, sonra küçük günahtan, masivadan masiva Cenabı hakk'ın dışında her şeyi gönüllerinden atıyorlar. Bu çok önemli bir husus. Zaten ibadet ve taatin kabul olması da buna bağlı.
Baktığımız zaman Maide suresinde Cenabı Hak orada Habil'le Kabil'in hadisesinde Kabil onun kurbanı kabul edilmiyor. Habil çok ahlaken güzel, şekil olarak da güzel bir kimse malının en güzelini takdim ediyor. Diğeri ise arığını, çürüğünü takdim ettiğinden kabul olmuyor. Buyuruyor ki Eshabra inne ma yete gabbelullahu minel müttakin. Allah ancak muttakilerden kabul eder. Allah'ımızın korkusunu gönlüne yerleştirmiş. Bu korku siz böyle değerlendirmezsiniz de belki bu hususta malumatı olmayanlarımız olabilir. Böyle aslandan vesairden ürküp de kaçmak gibi değil. Bu Allah'ımıza yaklaşmayı temin eder bu korku. Müstesnadır, hepsi gönülle alakalı, kalple alakalı. Eğer gönle sirayet edilecek olursa, yaptığımız saatleri kalben yaparsak, muhabbetle yaparsak dualarımızın kabulü elbette gerçekleşir, Rabbimiz diler zaman. Bizim gönlümüz sizin gibi çok endişeli bu hadiselerden dolayı düşünüyoruz.
Arz ettim işte dua hususu, onu da canı gönülden yapmamız gerekiyor. Canı gönülden istiğfarlarla, tevhidlerle, salat-u selamlarla, Hakk'a gurbiyet temin ederek başka türlü olmaz. Halikımız muvaffak kılsın iki şekilde hareket edilecek. Efendimizin mübarek hayatında da öyle. Hem mübarek dilleri ile duada hem de eline kılıcı alıp sabah ehli küfre karşı durmuştur. Rabbimiz muvaffak kılsın Velhamdülillahi Rabbil alemin aleyhisselatu vesselam Efendimizin ruhu ta'yibelerine, ehline ashabına, Peygamberan-ı zan ve Piran-ı zan bütün geçmişlerimizin ruhları için El Fatiha.