Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugün yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden yine hadis-i şerifler aktarmaya devam edeceğim bu programımızda. Din, niyet ve hayır başlıklı bir sohbeti sizlerle paylaşmak istiyorum. Dinlerin yüce Allah'a göre en sevgilisi dosdoğru ve müsaedekar olan dindir. Yani tevhid ve İslam dinidir. Dinin medar-ı kıyamı ve direği nasihattır, ihlastır, samimiyettir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu cümleyi üç defa tekrar buyurdu.
Ya Resulallah bu nasihat kimedir? Buyurdu. Allah'a, Resulüne, Müslümanların imamlarına ve umum nübüvvetini tasdik, şeriatını güzel bir şekilde kabul, emir ve nehyine boyun eğmektir. Kitabına nasihat, Kuran-ı Kerim'i ve hükümleriyle ameldir. Müslümanların imamlarına yani bugünkü tabirle devlet başkanlarına nasihat meşru olan emirlerine itaattır. Kamuya halka nasihatsa herkesi doğru yola irşad ve hayra delalet etmektir. Amellerin sıhhati yahut kemali ancak niyetledir. Herkes niyet ettiği şey ne ise kendisine ait ve eline geçecek olan odur. Şu halde kimin hicreti Allah'a ve resulüne, Allah'ın ve resulünün rızasına ise hakikaten hicreti Allah'a ve resulunedir.
Kimin de hicreti kavuşacağı dünya veya nikah edeceği kadın için ise hakikaten hicreti hicret ettiği o Allah yolunda velev devenin bir ayak bağı kadar cüzi bir menfaat sağlamaktan başka bir şeye niyet etmeyerek yani maddi herhangi bir faydayı düşünerek muharebe ederse onun nasibi ancak niyet ettiği o şeydir. O Allah'ın hiçbir sevabına kavuşamaz. Muharebe edenler ancak niyetlerine göre diriltileceklerdir. Ebu Musa El Eş'ari radıyallahu anh'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir adam geldi ve dedi ki Ya Resulallah, adam var ganimet için savaşır. Adam var şan ve şöhret için savaşır. Adam var, gösteriş için savaşır. Bunlardan hangisi Allah yolundadır? Risalet Meab buyurdu ki, kim Allah'ın dediği, yalnız onun dediği üstün olsun diye dövüşürse, işte onun savaşı Allah yolundadır. Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan şöyle dediği naklediliyor.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim. Kıyamet gününde aleyhinde ilk hükmedilen insanlar şunlardır. Şehit edilmiş kimsedir. O Allah 'ın huzuruna getirilir, Allah kendisine olan nimetlerini anlatır, o da bunları itiraf eder. Cenabı Hak, öyleyse bunlara karşı ne yaptın der. Adam, senin şehit edildim der. Allahu Teala buyurur ki, yalan söyledin. Ancak sen cüretli ve cesur denilsin diye savaştın. Gerçek öyle de denildi ve onun hakkında emredilir, ateşe atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir. İkincisi, ilim öğrenen, başkalarına da öğreten, Kuran da okuyan adamdır. O da huzura getirilir. Allahu Teala kendisine olan nimetlerini anlatır. O da itiraf eder. Cenab-ı Hak, bunlara karşı ne yaptın der. Adam, ilim öğrendim. Onu başkalarına da öğrettim. Senin uğrunda Kuran da okudum der. Allahu Teala buyurur ki, yalan söyledin. Sen ilim öğrendin, alimdir denilsin diye.
Kuran okudun, kıraat ehlidir denilsin diye. Öyle de denildi. Sonra hakkında emrolunur, o cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir. Üçüncüsü, Cenabı Hak'ın kendisine genişlettiği, malın her türünden kendisine verdiği adamdır. O da getirilir. Allahu Teala ona olan nimetlerini anlatır, o da bunları itiraf eder. Cenabı Hak, öyleyse bunlara karşı ne yaptın der. Adam, hakkında infak edilmesini emir buyurduğun hiçbir yol bırakmadım. İlla malımı senin yolunda harcadım. Cenab-ı Hak, yalan söyledin ancak onları cömerttir denilesin diye yaptın. Hakikat öyle de denildi. Sonra hakkında emredilir ve cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir. İnsanlar ancak niyetlerine göre kabirlerinden kaldırılır. Kim bir hayra delalet ederse onu işleyen gibi ecir alır. Şüphe yok ki Allah bu dini facir, kafir bir adamın hizmetiyle de kuvvetlendirir.
Hayber Gazvesi'nden Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Müslümanlık iddiasında bulunan bir adam hakkında bu cehennemliklerdendir buyurmuştu. Halbuki muharebe kızıştığı zaman o adam öyle çetin ve cesur bir savaş yaptı ki herkes Hazreti Peygamber efendimizin o adam hakkındaki sözünü adeta hayret ve şüphe ile karşıya yazdı. Adam fazlaca yara almıştı. Izdıraba tahammül edemedi. Münafıklığını, riyakarlığını açığa vurdu ve nihayet intihar etti. İşte bu hadis-i şerif mezkur hadise üzerine sadır dır olmuştur. Vazife olduğu için Allah'ın rızasını tahsil maksadıyla yapmaktır, sevgili hadis-i şerifleri aktarmak istiyorum. Musahabe isimli eserimizin beşinci cildinden. İmanın en faziletlisi, üstün derecelisi, nerede olursan ol Allah'ın seninle beraber olduğunu bilmendir. İhsan'ın manası Allah'a sen onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen onu görmesen de şüphesiz o seni görüyor.
Kim Allah indinde mevkiini ne olduğunu bilmek arzu ederse onun yani Allah'ın kendi nezdinde yerinin ne bilsin, yani ona baksın. Nerede bulunursan bulun Allah'tan kork. Onun huzurunda olduğunu asla unutma. Işlediğin herhangi bir günahın ardından onu mahvedecek yani affına medar olacak iyilik ve sevap yap. İnsanlarla güzel ahlaklı olarak geçin. Kim insanların en kuvvetlisi olmaktan hoşlanıyorsa her işte Allah'a güvenip dayansın, tevekkül etsin. Deveni bağla da ondan sonra Allah'a tevekkül et. Bedevinin biri, ya Resulallah devemi başıboş salıverip de mi tevekkül edeyim diye sormuştu. Bu hadisi şerif o zata ve teşebbüsü bırakıp da güya Allah'a tevekkül ettiğini sanan kafirlere cevaptır. Kim her gün yüz defa derse hataları denizlerin köpüğü kadar bile olsa dökülür, yarlığı anır. Bu cümleyi cemile'nin manası Allah'ı tespih ve ona hamdederek onu noksan sıfatlardan tenzih ederim demektir.
Dile söylemesi hafif kolay gelen, mizanda ağır basan, rahmeti umuma yaygın Allah'a göre sevgili olan iki kelime yani cümle vardır ki onlar da Melekler kimi gece kimi gündüz nübüvvetçisi olmak üzere birbiri ardınca gelip giderler. Sabah ve ikindi Sonra içinizde geceleyen melek göğe yükselip çıkar da Allah her şeyi pek iyi bildiği halde onlara, kullarımı ne halde bıraktınız diye sorar. Onlar da, namaz kılarken bulduk ve namaz kılarken bıraktık derler. Şüphesiz ki Allah uyumaz, uyumak onun şanına yakışmaz. Mizanı o alçaltır ve yükseltir. Gece yapılan amel gündüz yapılacak amelden evvel, gündüz yapılan amel de gece yapılacak amelden önce melekler tarafından onun dergahı izzetine yükseltilir. Onun perdesi nurdur. Eğer o perdeyi açmış olsaydı zatının büyüklüğü ilminin ihata ettiği bütün mahlukları yakardı. Hadisi şerifin metninde gördüğümüz El-Dist-Tu'dan murat, Nisan'dır.
Allah, kendisine arz edilen amelleri Bazılarına göre mana şudur. O kiminin rızkını az, kimininkini çok verir. El-Kıs tutan Murat da adalettir. Allah, riayet edenleri yükseltir, zulmedenleri alçaltır diye mana verenler de olmuştur. Kişi gecenin kısmında uykudan uyanıp da ailesini de uyandırdığı ve ikişer rekat namaz kıldıkları zaman Allah'ı çok zikreden erkeklerle kadınlardan sayılırlar. Bu hadis-i şerifte Ahzab suresinin otuz beşinci ayetindeki mağfireti ve büyük ecrini vaat buyurduğu erkek ve kadın zakirlere işaret edilmektedir. Hadis-i şerifteki ehil ve aile kaydına zevce, kız gibi ev halkı da dahildir.
Zikirden muratta kalbi ve lisani zikirlerle, Kuran okumaya, ilimle iştigale, farz ve nafile namazlara şamildir sevgili Muhammed Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü Sirrahü'l Aziz'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden İman, İhsan ve Din, Niyet ve Hayır konulu sohbetini aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda başka bir konuda tekrar birlikte olmak umuduyla Allah'a emanet olunuz. Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü's-Sırahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mikttibi. Aladdin Biçici.