Ina Muhammedin ve ala alihi ve sahbi-i ecmain insanlar edepte üç sınıftır Ehli dünya. Dünya ehli ve Ehliddin. Din ehli ve ehli hususiyetimin ehli din. Dini alide Özel Seçkin bir sınıf dünya ehli onların edepleri, davranışları, hareketleri, tesisat ve belagat. Sözde ustalık denir de bunu daha bir düzgün ifade etmemiz gerekir. Söz ve beyanın güzelliği. Ve hıfzululüm. Ilimlerden talim etmek gerek fen ilmi gerek vesair ilimler fıkıhtır hadistir tefsirdir kelamdır Gök cisimleridir. Teknolojidir. Enerjidir. Vesaire. Ve ahbarul mülk ve eşarul Arap. Böyle şiirler ve geçmişlerden, büyüklerden anlatmak. Ve amma ehlüddin din, din ehli ise onların edepleri riyazü'l-vücuuz ve te'zib'l-cevarih ve tehzib'ü-tbay ve hıfzü'l-hüdud ve içtinebüş şubuhat. Din ehli olanın bayağı özetlenmiş özellikleri var. O da diyor şudur.
El ulumu riyada bu matematik ilmi de olabilir olabilir Bu riyazat diyeceğiz de nefsimizin ıslahı için azime, az uyuma, az konuşma, arzu ve isteklerini kesme aynı zamanda bu Allahu alem riyazat gibi. Allahu alem. Çünkü diğer onu takip eden hususlar bunu vurguluyor. El cevvari. Azalarımızın ıslah edilmesi. Bugün biz bir insan maddesine baktık. Tabii münakaşaya götürebilir izah edilemezse. Mesela insan yeryüzünde Allah'ın gölgesi mesabesinde diyor. Allah'ın gölgesi mesabesinde ifade edilen insan olarak düşündüğümüzde kendimizi nasıl çarçur edip eder, nasıl yok edebiliriz? Nasıl nefsimizin arzusuna kanabiliriz? Sonra zalullahi fil arzluyor yeryüzünde Allah'ın gölgesi mesabesinde. Allah'ımız hiçbir şeye benzemez. O belli. Ondan sonra insan Allah'ın suretidir diyor. Suretidir demek Cenabı hak Adem'in yüzünü kendi yüzümden halk ettim buyuruyor. Adem'in çamurunu kendi elimle kardın.
Bunu bilen bir insanın okuyoruz ve bazen büyüklerimizin hayatını geceleri gündüz olmuş. Biraz istirahatten sonra asıl istirahatatı Cenabıhakk'a kıyamlarda, rükularda, secdelerde Kuran-ı Azimüşşan'ı kıraatte, Allah'ın kullarını Rabbimize davette, ona sevgili kılmada adeta adeta geceleri gündüz olmuş, kendilerini bu yolda fena etmişler, yok etmişler. Bu hali bildikleri Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak, Resulullah'ın ahlakıyla ahlaklanmak. Bunu anlamak bir nasip işi. Demek ki azalarımızı ıslah etmek, azalarımızı ne için halk olunmuşsa o yolda kullanmaktır. Mesela göz, Rabbimizin cemali için halk olunmuştur. Böyle bir tefekküre daldığında insan nedir? Rabbimizin cemalini seyredecek göz şehvetle nasıl bakabilir? Hasetle nasıl bakabilir? Bir isyana gözü nasıl dikebilir? Mümkün mü? Tabii derin bir tefekkürle alakalı. Ve tehdir-u taba.
Bir kere bizim tabiatımızda çünkü insan hem iyilikler hem kötülüklerle kuşatılmış ruhuyla kemal ehli nefsine uymak suretiyle de esfel-i safilin. Bunları düzenlemek, ıslah etmek, irşad etmek, Allah'ımızın koymuş olduğu hıfz'ul hudut, sınırları aşmamak, şüphelerden kaçmak, şehevi arzulara düşmemek, hayvani duyguların peşinden gitmemek. El müsarrat, el müsarratu ilel hayrat, hayırlı işlerde koşmaktır. Ve amma ehlülusiye, seçkin sınıfın hali nasıldır? Çok kısa ifade etmiş. Hıfzulgulu, Gönüllerini hep muhafaza ederler. Çünkü ilahi tecellilerin olduğu yer. Manevi doğuşların varidat, zuhur ettiği yer. Allah'ımızın feyzinin, aşkının, muhabbetinin geldiği yer. Velhasıl Cenabı hakk'ın muhabbetinin doğduğu yer olması ve onun sevgisini alması içine bunun kadar büyük bir nimet olamaz. Tadıldığı zaman anlaşılacaktır tabii. Ve muratu'l esrar ve istivevüs sırr-ı velalaniye.