Diyorlar ki bizim burada kalacağımız gün belli ahiret belli bir kısmımızın hatırına şu geliyor bunu bir türlü atamıyoruz gencimizin de yaşlımızın da kafasında bu var Bunu bir geçsek bu sınırı bir geçsek mesafe kaydedeceğiz O da şu işte biz tarikatı aliye gireriz, gireriz ama çoluğumuz ne olacak, çocuğumuz ne olacak, evimiz, barkamız, işimiz, gücümüz, yememiz, içmemiz, istirahatimiz, eğlenmemiz, bunlar ne olacak? Düşündüğümüz bu. Üstad-ı Aliğimize gençler gelmeye başladılar son zamanlarda bir tane yaşlı kişi o gençleri tanıyor. Bir tanesini çağırıyor. Bakın şimdi kafa yapısına bakın. Diyor ki oğlum sen nereye gidiyorsun? Ben biliyorum. Sen Hacı Hasan Efendinin sohbetine gidiyorsun. Sana ne anlatacak o? Bak sen gençsin. Sana anlatacağı dünyayı senin gözünde basitleştirecek. Sen daha evlenmedin. Evin yok, barkın yok, işin yok, gücün yok. Dünyayı sana kötülediği zaman sen ne yapacaksın?
Elin ayağını nasıl kaldıracaksın? Bak vurduğu noktaya bakın. Demek ki din anlayışı ve tarikat anlayışı tamamen ters. Üstatlarımızı okursak adap risalesinde okuduğumuz zaman efendilerimizin hepsinin bir mesleği var. Bunu kaydettim, şu anda bulamam. Bak bildiklerimi söyleyeyim. Mevlana'mız Mevlana'mız kendisi demir ticareti yapan bir tüccardır aynı zamanda. Şimdi Mevlana'mızın bu ciheti anlatılmıyor. Derler ya, ve pis aladeyik bunu diğerlerine kıyas et şimdi geçiyoruz diğer üstadlarımıza bilinen, daha çok anılan kimseler olduğu için diyorum Muhammed Bahaüddin Şahı Nakşibend Hazretleri kayısı ticaretiyle meşguldür, bir tüccardır. Hace Ubeydullahi Ahrar Hazretleri. Hace Ubeydullahi Ahrar Hazretleri. Kendisinin malı ve mülkü sayılamıyor. O kadar çok. Mal ve mülkü sayılamıyor. O günkü ticareti, üstazı alimizin alimizin hayvanlar neler diyor? Afakı tutmuş şekildeydi.
Mal mülk vesair hesap edilemez şekilde çoktu ama bir an Allah'tan gafil olmadı size bir şey anlatayım Bir profesör kardeşimiz, bir veliye geldi. Bir veliye geldi, Tam yaz günüydü. Halktan bir tanesi dedi efendim dedi şimdi harman zamanı, iş güç zamanı, bağda bahçede millet çok çalışıyor. Eğer dedi böyle iş güç olmasaydı çok gelirlerdi dedi. Şimdi meşgale çok. Bilen bir insan dedi ki bak bu sözü söylemez dedi. Senin bu sözün dedi Allah'ımızın emrine muhaliftir dedi. Es'amne. Ricelün. Buradaki rical kelimesi hem erkeği içerisine alır hem de kadını içerisine alır Rical deyince Ricalün leakkulhim ticaretun vela beyun an dikrillah. Şimdi hemen hemen hepimiz rical deyince biliriz ama buradaki rical kelimesi kadınları da içerisine alır Onlar öyle erlerdir ki erlerdir ki ne bir ticaret ne de bir alışveriş onları Allah'ın zikrinden alıkoymaz.
Şimdi Adem aleyhisselama bakıyoruz Adem Aleyhisselam bir ziraat mühendisidir Bir peygamber. Kendisine sahifeler geliyor. Aynı zamanda bir ziraat mühendisi. Bir çiftçidir. Bakıyoruz hemen hatırlayabildiklerim diyeyim. Şit Aleyhisselam mensucat, sanayinin aynı zamanda kurucusudur. Bir dokumacıdır, bir peygamber bu. Peygamberliğine zarar geldi mi bu işlerde meşgul olması? Mesela İdris Aleyhisselam konfeksiyoncuların öncüsüdür. İğneyi ilk defa bulan bir peygamberdir. Mesela Nuh Aleyhisselam Barbarosların reisidir. Marangozdur. Gemi yapımında müstesnadır. Hud Aleyhisselam tüccarların aynı zamanda reisi Salih Aleyhisselam'ın birkaçını söyleyeyim. Salih Aleyhisselam deve yetiştiricisi. İbrahim Aleyhisselam Mimar Sinanların öncüsüdür. Lut Aleyhisselam evliya Çelebiilerin öncüsü ve bir tarihçidir. İsmail Aleyhisselam tercümanların piridir ve sonra avcıların kara deniz avcılığında da nedir?
Birüncüdür. Bakıyoruz İshak Aleyhisselam çobandır. Yusuf Aleyhisselam toprak mahsulleri, ofisi aynı zamanda bir maliye nazırı diyor ya Sure-i Yusuf'ta sen diyor hazineyi bana terk et. Ben hazineyi çok iyi korurum diyor. Şimdi böyle bir nimetin içerisinde bakın iman unda öyle bir tasarruf iman öyle bir tasarrufta, peygamberliği öyle bir güç ve kuvvetteki karnını doyurmuyor. Halbuki bütün silolar elinde. İstediği kadar yiyebilir. Halkımı unuturum. Onların defteriyle dertlenemem diye çok azıyor. Bakıyoruz Eyyub aleyhisselam, ziraatçıların öncüsü Musa aleyhisselam. Kendisi bir çoban olmakla birlikte aynı zamanda bir hukukçu Harun Aleyhisselam onun bir veziridir Süleyman Aleyhisselam zembil yapmış. Madeni ilk işleyen Süleyman Aleyhisselam'dır. Daha saymakla bitiremeyiz. Demek ki işleri ve güçleri Allah'ımızın zikrine mani değil.
Okursak tasavvufi eserlerde bunu Sami Ramazanoğlu, hadde Sallallahü sırra üstadımızdan naklediyorlar. Şimdi adam diyor ki ben büyük bir sıkıntıların içerisindeydim. Onun için bir türlü ibadetimi taatimi yapamadım. Misal olarak misal olarak bak diyor. Yusuf Aleyhisselam kuyunun içerisinde la ilahe illa entesubhaneke inni küntü minabvaliim diyor. Melekler tahammül edemiyor onun zikrine. Işte daraldım bunaldım sıkıldım meşakkat içerisindeydim Yunus balığın o sıkıcı midesi içerisinde tabi kendisine genişlemiştir orada La ilahe illallah ente subhaneke inni rüntüm nalkalimin melekler diyor ki Ya Rabbi bir kuluyun balığın karnından sesini duyuyor zikrediyor Efendim işler güçler bildiğin gibi değil bir oraya koşuyorum bir buraya koşuyorum zaten akşama benim canım çıkıyor Diyene, halıkımız Süleyman aleyhisselam'ı misal olarak veriyor. Bir devlet reisi. Bir an Allah'tan gafil değildi.
Bunlar bizim için bir bahane olamaz Artık arz ettiğim gibi burada pek çok peygamberlerimizden, velilerden, ulema-i kiramımızdan işleri ve güçleri olmasına rağmen Rabbımızdan hiçbir zaman gafil olmadıklarını o işlerini görürken de Rabbımıza yakınlığı temin ediyorlar. Bizim yanıldığımız noktayı izah etmeye çalışıyoruz başta nefsimiz şu biz gece diyelim üçte kalkıyoruz ibadet ve taatimize üçte kalkıyoruz öyle bir zevk alıyoruz Öyle bir feyzim nail oluyoruz. Diyoruz ki gündüz ne olacak? Gündüz artık bizim gaflet anı. Hiç gaflet anı değil. Biz mesela işimize gideceğiz değil mi? Biz endişeleniyoruz. Diyoruz ki bizim gece attığımız o rabıtadaki o zikirdeki feyiz kaybolur mu endişesi nasıl oluyor?
İşimize giderken rızkım helal olsun niyetiyle gidip Aleyhisselatu vesselam Efendimiz Aleyhisselatu vesselam Efendimiz kişinin öyle günahları var ki ne hac ne umre ne gaza ile affolmaz ama çoluk çocuğunun rızkını helalinden temin etmek için yorulursa o yorgunluğu o yorgunluğu günahlarının affına küçük günahlarının vesiledir bunun Al işte ibadet ve taat Efendim çoluğun çocuğun içerisinde ne yapacağız? Çocuğunu Resulullah'ın ümmeti diye öpse ecir ve mükafat başkalarını demeye hicap ederim bir kısım hocalarımız anlatırlar bunu siz onlardan dinlersiniz fakat şu kadarindeyim ailesinin ağzına koymuş olduğu lokmadan ecir ve mükafat kazanır