Berat Gecesinin Maneviyatı ve Nefis Terbiyesi kaydında Zerat gecesinde uyanıp da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi yanında bulunup bulamayan Aişe annemiz radiyallahu anh kalkarak efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetül Baki mezarlığında başını semaya kaldırmış bir yere buldu, sallallahu teala aleyhi ve sellem. Efendimiz Aişe annemize, Berat gecesinin faziletini şöyle…
Berat Gecesinin Maneviyatı ve Nefis Terbiyesi ne anlatıyor?
Berat Gecesinin Maneviyatı ve Nefis Terbiyesi kaydında Zerat gecesinde uyanıp da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi yanında bulunup bulamayan Aişe annemiz radiyallahu anh kalkarak efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetül Baki mezarlığında başını semaya kaldırmış bir yere buldu, sallallahu teala aleyhi ve sellem. Efendimiz Aişe annemize, Berat gecesinin faziletini şöyle…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Zerat gecesinde uyanıp da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi yanında bulunup bulamayan Aişe annemiz radiyallahu anh kalkarak efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetül Baki mezarlığında başını semaya kaldırmış bir yere buldu, sallallahu teala aleyhi ve sellem. Efendimiz Aişe annemize, Berat gecesinin faziletini şöyle anlattı. Muhakkak ki Allahü Teala Şaban'ın ikinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Beni Kelb kabilesinin koyunlarının kilları sayısınca insanları mağfiret eder. İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise berat gecesinde yirmi bindir. Efendimiz aleyhissalatü vesselam, Şaban'ın on beşinci gecesi geldiğinde geceyi uyanık, ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir. İstiğfar eden yok mu affedeyim ve bağışlayayım.
Rızık isteyen yok mu Hemen rızık vereyim. Başına bir musibet gelen yok mu? Hemen sağlık ve afiyet vereyim. Böylece, tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder. Yüce, Allah bu gece Müslümanlara mağfiret buyurur. Berat gecesinin beş tane mühim özelliği var ifade etmiştik. Efendimize şefaatin tamamı verilmiştir. Allah'ımızın af ve bağışla bağışlamasının coşmasıdır. Üçüncü olarak ilahi rahmetin bütün alemi kuşatması. Dördüncüsü bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat be kat olduğu, peşincisi bütün hikmetli işlerin ayrımına başlanmasıdır. Burada İbn-i Abbas radiyallahu anhüma Efendimiz, her emri hakim o gece ve ayırt edilir ayeti kerimesinin tefsirinde leyle-i mübareke, mübarek gecenin Şaban'ın on beşinci gecesi olduğu açıklanmıştır. Beraat gecesinde mahlukatın gelecek senenin bu gecesine değil, bir senelik işlerini takdir ve tayin eder.
O sene içinde öleceklerin isimleri canlılar sicil kütüğünden, ölüler sicil kütüğüne geçirilir. O senede Beytullah'a gidip de hak edecek olanlar tespit buyrulur. Artık tespit yazılmış her şeyde ne ziyade ne de doksanlık vardır. Burada Hasan-ı Basri Efendimizin radiyallahu anh bir ifadesi var ve bugün de yapılacak vazifelerde beyan ederken şuna temas edilmiş. Cenab-ı Hak, Kadir gecesini gizli bırakmasının tam belli etmemesinin hikmeti, Kadir gecesinde affı ilahinin cehennemden azat olmaya mahsus bir gece olması itibariyle, yani insanlar sadece o gecede ibadet eder, başka gece de etmez diye. Yalnız şöyle bir müjde var. Yatsı namazını cemaatle, sabah namazını da cemaatle kılan bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibi olur. Beraat gecesinin açık olması ise o gecenin mahlukat hakkında hüküm, kaza ve rıza gecesi olmasıdır. Beraat gecesi ret, kabul, ayrılık ve vuslat gecesidir.
Beraat gecesi ya saadet ya bedbahtlık ya keramet ya paklık. Beraat gecesinde birisi mesut olur diğeri mahrum olur. Birisi mükafata ötekisi zillete düşer. Birisi mükerrem diğeri yoksun olur. Bu okuduğun husus ise ruhul beyanda da geçer Vesair tefsirlerde de mevcut. Birisine ikram edilir, diğeri terk olunur. Ne kadar çok yıkanmış kefen vardır. Halbuki sahibi sokakta meşguldür. Ne kadar çok kabir vardır? Halbuki sahibi zevpüsefa ile mağrurdur. Ne kadar çok gülen, eğlenen vardır. Halbuki sahibi ansızın helak olucudur. Ne kadar çok mükemmel binalar vardır. Halbuki sahibinin ölümü yaklaşmıştır. Ne kadar çok sevap ümid eden kul vardır? Halbuki onun için azap hazırlanmaktadır. Ne kadar çok beşaret uman kul vardır? Halbuki onun için ziyan ve zarar zuhur eder. Ne kadar çok cennet isteyen kul vardır. Halbuki onun için cehennem zuhur eder. Ne kadar çok kavuşma arzusunda olan kul vardır.
Halbuki onun için ayrılık hasıl olur. Ne kadar çok kul vardır ki, bahşiş ümit eder. Halbuki onu bela karşılar. Ne kadar çok mal, mülk arzu eden vardır. Halbuki onları ise helak bekler buyurulmuştur. Bu gecenin özelliği hususunda, bu gecenin dörtte biri geçince Cebrail aleyhisselam yanıma geldi. Ya Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem, başını kaldır ve semaya bak. Baktım ki, gördüm ki, Cennet kapıları açılmış. Birinci kapının üzerinde bir melek. Devlet ve saadet bu gecede rüku girenler içindir diyen iddia ediyor. İkinci kapısında Melek, ne mutlu bu gecede secde edenlere diyor. Üçüncü kapısında bir melek, ne saadet bu gecede dua eden kimselere diyor. Dördüncü kapısında bir melek, maşallah bu gecede zikredenlere diyor. Beşinci kapısında bir melek, ne kadar güzel bu gecede Allah-u Teala'dan, dan, korkudan ağlayanlara diyor.
Altıncı kapısında ne devlet, ne saadet, Müslüman olanlara diyor. Yedinci kapısında bir melek dileyen, yalvaran kimdir? İsteyenlerin ihtiyaçları görülecektir diyor. Nihayet cennetin sekizinci kapısında bir melek, bu gecede tövbe edenler kimlerdir? Onların günahları bağışlanacak, affedilecektir diye çağırırlarken gördüm. Bunun üzerine Cebrail'e sordum. Bu gece, bu kapılar ne zamana kadar açık kalacaktır? Ta sabah oluncaya kadar, dedi. Sonra Cebrail aleyhisselam, ya Muhammed, Allahü Teala bu gecede cehennemden yarılayacak kullarının adı beni adedi, beni kel kabilesinin koyunlarının kilları sayısıncadır. Yani istisnalar hariç bütün Müslümanlar affedilecektir. Burada baktığımız zaman biz, bu gece hususunda, bu geceye leyleyi mübareke denmiştir. Çünkü Allah'ımıza vasıl olmanın kapıları açılmaktadır.
Bu gece, bu gece, gönülleri ilahi rahmete hazır olanlara, Cenabı Hak nurundan lütfedecek ve yakınlığını da ihsan edecektir. Yine bu gece için Allah'a yalvarıp yakarma gecesi ve Allah'ımıza böyle manevi nefha, nefes denir de artık bunun izahı zor. Allah'ımıza lütuf ve keremlerin estiği bir gecedir. Ve meşedit tenzile, tenezzülat ve malhar tecelliyat tecellilerin indiği ve mevridil keramet, iyiliklerin zuhur ettiği ve mahallil-i Esrarı ile hazreti el-Kibriya, Allah'ımıza Cenabı Hak onun sırlarına girişme bir gecedir. Gelişme gecesidir. Mahbub olan, sevgili olan, sevilecek olan Cenab-ı Hakk'ın zikri için kalbin hazırlandığı bir gecedir. Bu gece Ebrar ve mükarrabim indinde en huzurlu gecedir diye tarif edilmiştir. Yine bu geceye bazı isimler verilmiş. Mesela meleklerin indiği gece, rahmet gecesi, duaların kabul olduğu geceler diye. Mesela bu geceye evvela leyletü'l mübareke denmiş.
Mübarek denmesinin sebebi, hayrın ve bereketin çokluğundandır. Çok acele geçiyorum. Çok izahlar var. Uzun beyanlar var. İkinci olarak Efendimiz efendimizin hadisi şerifi de var bu hususta. İbadet ve taatin fazileti bildirilmektedir. Bu mübarek gecede Cenabı Hak üç yüz melek gönderiyor. Evet. Bunların otuzu cennet ile müjdeliyor. Namaz kılan kimseler ve Allah'ımızı zikredenler için rekat namaz kılınıyor ya. Otuzu onları cennetle müjdeliyor. Otuzu da cehennem ateşinden kurtulmayı ifade ediyor. Otuzu da dünyanın afet ve sıkıntılardan kurtulmayı ifade ediyor. Mekai de şeytan, onların onu da şeytanın hilelerinin ortadan kalkmasını, zaten en büyük belamız nefis ve şeytan onların rahıdır. Üçüncü olarak nüzulü rahmet. İlahi rahmetin indiği bir gecedir. Yine geçiyorum izah etmeden. Ve'r Rabia dördüncüsü. Bu gecede Cenabı hakk'ın rahmeti, mağfireti bütün müminleri, Müslümanları kaplamaktadır.
Ancak şunlar müstesna. Kahin, ileride şöyle olacak, böyle olacak diyenler, yalnız bunun ayrımını çok iyi yapmamız lazım. Biliyorsunuz efendimizden sonra vahiy kesilmiştir Ama Şems suresinde bildirildiği üzere eserini Cenabı hak ilhamda bulunur. Gönlü nurlu olan kimselere, onur ile Cenabı Hak girerse gösterir. Bunu çok iyi ayırmamız lazım. Zaten Meşşai nizam bize böyle bir doğuşlar olduğu zaman biz iki şahitle onu ispatlarız. Biri Kuran-ı Azimüşşan ve bir diğeri sünnettir. Bunu şunun için arz ediyorum kahin dendiği zaman bunlar kalbine nur inen kişiler değildir. O inen kişiler Rabbimizin izniyle dilediğini Cenabı hak ihsan eder ve gösterir demek istiyorum. Bir, sahil sihirbazlar, üçüncüsü meşayin bu çok kin güden, Müslümanlara aşırı kin güden kimselerdir. Daha sonra ev, müdü minu hamr, içkiye düşkün olan kimseler, bir de ev, anne ve babasına asi olanlara bu ilahi rahmet inmez.
Ev, Allah korusun Cenabı Hak muhafaza buyursun. Ev, musire demekten haya ederiz anlaşılıyor. Beşinci olan Allah'ımız Celle Celalühu bu gecede Efendimiz ' a şefaatin tamamını lütuf etmiş, ihsan etmiştir. Bu gecedeki lütuf ve ihsanlar çok geniş, çok geniş. Nasıl tarif edelim, nasıl ifad edelim bitmez güzellikler var bu gecede ondan gecemizi rükularla, secdelerle Furkan suresinde buyuruluyor ya Onlar gecelerini secdelerde ve hiyamlarda geçirirler diye buyuruluyor. Yani ibadet ve taatle geçirmeye azami gayret gösteririz bu gece elimize geçecek bir gece değildir. Bunu bilelim ve gerekeni Allah'ın izniyle yaparsınız. Biz de Cenabı Hakk'a yalvarırız hiç şüphesiz. Bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum ama şu anda nasıl ifade edeyim ki? Ali Kerim aleyhi veche Efendimize sorulmuş. Ilim nedir? Gal. Haşetür rab. Allah'u Zülcelal'in azametinden dolayı büyük bir saygının içerisinde olmak.
Bak bu son zamanda zuhuriden virüs gösteriyor. Bunu uzun boylu anlatmaya gerek yok. Bak o kadar teknolojide ileri olan kimselerin buna muvaffak olması mümkün değil. Her şeyde azamet-i ilahiyesini gösteriyor. Sadece semada değil, dağda, taşta, yerde, havada vesair değil Cenabı hak gözle görülmeyen gitmiş profda gösteriyor. Kıymetli bir hocamız var da öyledir. Böyle Allah'a taatte bulunmaz mı diye. Onun için tasavvuf kitaplarının başında ey marifetullah'a talip olan kimsedir. Yani Cenabı Hakk'ı tanimamız icabiler inşallah gönlümüze onun azameti ilahiyesini bildirir de aşk ve muhabbetle koşarız. Malum İsa Aleyhisselam bir gence tesadüf eder. Genç der ki sen Peygambersin. Bana dua et ne istiyorsun? Allah'ımızın aşkını oğlum dayanamaz. Ne olur bana binde bir haydi binde yarısı olsun ikinci defa gelişinde o genci sorar. Efendim o deli oldu derler. Tahammülü zor.
Bir bakar ki bir taşın üzerinde semaya bakıyor. Ne kadar seslense cevap vermiyor. Cenabı Hak tarafından nida geliyor. Ya İsa o bize aşıktır. Bizden başkasına bakmaz. Bir tanıyabilsek Cenabı Hak'ı. Halktan kaçma ne demek? Kötülüklerine iştirak etmemek yoksa irşat ve İslam müstesna. Böyle. .Hilim nedir? Yumuşak huyluluk gazabını kişinin yutmasıdır. İyi bir şahsiyet, kıymetli bir insan olabilmektir. İşte elimizden geldiği kadar ne diyeyim diye çalışıyorum zaten tavsiyeler yapıldı aman adap Risalesinden dedik Bunun yanında musahabelerden okuyalım ama düşüne düşüne oldu mu? Düşüne düşüne okumaya çalışırız.
Bugün yeni bir amcamızla görüştüm diyor ki evime hapsoldum ama diyor kaygım ve kederim yok elime tesbihimi alıyorum hayatımı şöyle bir muhasebe ediyorum gözden geçiriyorum istiğfar okuyorum, Tevhid okuyorum, sallallahu aleyhi ve sellem okuyorum, Rabbimize dönüyorum, gördüm ki diyor böyle kendi içimize dönmeyince bir türlü halimizi anlayamıyormuşuz, ne olduğumuzu bilemiyormuşuz. Onun için büyüklerimiz ne yaparlar? Bir müddet insanlardan ayrı kalırlar. İmamı Gazali Rahmetullahi İl Bari Hazretlerinin çok genç yaşta irtihal ettiği. Elli beş yaşlarında irtihali son zamanını bütün ibadet ve taatle geçirmiştir. Gereken bütün hizmetlerini görmekle birlikte. Onun için bir müddet olsun ne yapacağız? İbadet ve taatle vaktimizi geçirmeye gayret edeceğiz. Şimdi endişe ettiğimiz şu ne var? Bir korku var şu anda, bir korku var. Ne yapıyoruz?
Yalvarıyoruz, yakarıyoruz Cenabıhakk'a ama bu yalvarış ve yakarış yalvarış ve yakarış her zaman olması gerekir. Bakın bir ayet-i celile okumak istiyorum esalem. Cenabı Hak buyuruyor sizi karada ve denizde yürüten Allah'tır celle celaluhu. Bulunduğunuz gemi içindekileri güzel bir rüzgarla götürürken yolcular neşelenirler. Bir fırtına çıkıp da onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşattıklarını sandıkları anda ise aynen şu virüsün ve diğer hastalıkların geldiği gibi Allah'ın dinine sarılarak bizi bu tehlikeden kurtarsan diye yalvarırlar. Bakın Avrupa'da ezanlar okunuyor. Secdelere yatıyorlar. Bizi bu tehlikeden kurtarırsan, andolsun ki şükredenlerden oluruz diye ona yalvarırlar. Bugünkü halimizi Cenab-ı Hak Kuran-ı Kerim'de bildiriyor işte. Bizi anlatıyor Cenab-ı Hak. Onun için en çok üzüldüğümüz hususlardan birisi Deizm.
İşte Allah Cenabı Hak kainatı yarattı ama idaresini insanlara bıraktı, terk etti gibi sözlerin safsat safsata olduğunda bu ayeti celleyi Yunus suresinde yirmi iki ve yirmi üçüncü Ayet-i Celileler bildirir. Bak, günümüzde anlatıyor. Sonra Rabbimiz Esrarı Allah onları kurtarınca hemen yeryüzünde haksız yere, taşkınlıklara başlarlar. O fırtınada denizde girerken gülüyorlardı, eğleniyorlardı. Rabbimiz buyuruyor. Fırtına kopunca sarılıyorlar. Allah'ım deyip yalvarıyorlar. O taşkınlık, yani o geçtikten sonra geçtikten sonra, geçtikten sonra ey insanlar, geçici dünya hayatında yaptığınız taşkınlık aleyhinizedir. Sonra dönüşünüz bizedir, yaptıklarınızı size bildiririz. Yani yeryüzünde diyor hemen onlar bundan kurtulduktan sonra taşkınlıklara başlarlar. Tabii hepsi için değildir bu. Elbette müstesna olanlar var. Bize mürşitlerimizin, efendilerimizin olmasının sebebi nedir?
Bizim her gün dersimizde tefekkürü mevt yapmamızın manası nedir? Kardeşlerimiz çok soruyorlar ne yapacağız? İşte söylüyoruz. Mesela Sami Efendi Hazretleri bize dokuz madde halinde Bunları yaparız. Üstatımız buyuruyorlardı bunlar yapıldığı zaman dersimize de faydası olur. Yüz on bir denmişti o zaman. Efendimiz Hazretleri yaşlılar için yüz on bir, diyordu. Sonra öğrencilere on bir erdi böyle yapmaya gayret ederiz. Sonra Kuran-ı Azimüşşan Hadis-i Şerifler mesela şimdi Cami-i Sahih on binin üzerinde Hadis-i Şerif var ve diğer Hadis kitapları biz evvela bu tefsirlerde BAGARA Suresi tefsirini, Yunus ve Hud Suresi tefsirini Yusuf suresini aleyhimüsselam, İbrahim Aleyhisselam vesaire bunları okuruz. Bundan sonra da Kenzü'l-İrfan var elhamdülillah. İmam-ı Nevevi Hazretlerinin Riyadüs Salihin artık bunlara göre değişiyor. Biz şimdi kitapların listesini çıkarttık.
Yüzlerce kitap kardeşlerimiz buradan hangisini okursa diye ama ilk evvela biz kendimize hedef mürşid-i kamillerimizin eserleri olsun. Derslerimize dikkat edelim. Evrad ve Ezkarımıza bakın Sami Efendi Hazretlerinin mükerrem diye kitabını okusak yeter, orada ne diyecek bize? Bak zahirimize verdiğimiz önem kadar içimize versek ne olur? On tane letaif, nur olur insan. Beşi döşümüzde alemi emirdendir o kalp, ruh, sır, hafi, akma. Mükafatını bizzat Rabbimiz veriyor. O verince azametine göre verir. Sonra dördü su, hava, ateş, toprak bir de nefis alemi hal, on letaif, bunlar üzerinde dururuz. İşte derslerimizi geçiyoruz dinleyelim de hal olarak da geçelim, ahlak olarak da geçelim, kendimizi sıkı bir böyle dinletime alalım yani şu hadiseler bizim gözümüzü açmalı. Bak bir memlekette bir tane çıkıyor, yerine göre bütün mahalleyi, bütün yerine göre ilçeyi karantinaya alıveriyorlar. Niye?
Sıçramasın diye. Biz ne yapacağız? Kötülük bize sıçramasın diye hiçbir kimseye kötü demem de Allah'ımız yarattığı için yaşantımız olarak kötülüğü bize ürkecek kimselerden uzaklaşırız. Hep üstad, azdı hatırlıyorum şu anda. Mesela Kayseri'ye gelmiş bir sohbet buyurmuşlar, o kadar ayetler, hadis-i şerifler okumuş, şu kalmış hatırlarında. Buyurmuş ki eğer ahlaken düzgün olmayan kimselerle bulunacak olursanız, ahlaken düzgün olmayan kimselerle bulunursanız aynen bir sürü gibi sürünün içerisinde bir keçi olur, keçi uyuzdur. O uyuz olan keçi uyuzluğunu hepsine ürkütür. Mürşid-i kamilimiz vasıl nasihat ederlerdi, bakın inşallah ıslah olmuştur, kimseye kötü deme hakkım yok. Yargılama Rabbimize aittir ancak fiil olarak söyleyebilirim. Hasan Efendi diyor otuz gün vaaz eden, ben bir günde otuz kişiyi bozabilirim.
Şimdi onun böyle demesine gerek yok, kullandığımız telefonlar, internetler vesaireler hep bunlar önümüzde aynen bir bıçak gibi. Bıçak adamı da kesiyor, ekmeği de kesiyor. Neyi de kullanırsak o işte bize nedir? Faydalar. İşte önümüzde Şimdi camimizde ne de bir araya gelmemiz zor olduğundan ancak namaz ya iki ya üç kişi o da üçer adın daha fazla. Gerilerde durmak suretiyle kılınıyor. Şimdi bu mümkün olmadığı için bu vasıtalarla temin ediliyor Rabbimize. Hamdolsun, şükürler olsun. Şunu diyeceğim. Kişi arkadaşının dini üzeredir, kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin. Bu çok önemli. Biz kiminle arkadaşlık ediyoruz buna dikkat edelim. İç alemimizin irşadı ve ıslahı geçen de söyledim yarım kaldı. O başka bir görüşmeydi, büyüklerimizin birbirleriyle mektuplaşmalarında üç şehit tavsiye ediyorlar. Birisi kim ahiret işine önem verirse Cenabı Hak onun, onun dünya işlerinde rast getirir.
İçini ıslah edecek olursa Cenabı hak onun dışını ıslah eder. Allah ile muamelesi güzel olacak olursa, insanlarla da muamelesi güzel olur. Şimdi bu kısa zamanda hepsini döküp devirmek mümkün değildir. En güzeli ne? En güzeli bize Emir Buhari hazretlerine, Emir Buhari hazretlerine hep arkasından koşarlarmış. Kendisi ibadet ve taatten sadece mescide çıkar. Mescide çıkarken efendim bir tavsiyede bulunun, şu sözü söylermiş. Allah'ımızın emrini tutalım, nehyettiğinden kaçalım. Bir de kitabı kerimimizin tefsiri mahiyetinde olan nedir? Efendimizin mübarek sözleri sünnet-i seniyyesidir. Onların açılımı hem Kuran-ı Azimüşşan hem de sünnet-i seniyyenin bizzat yaşanması mürşid-i kamillerimizdir. Her gün mürşid-i kamillerimizden birisini okusak, benim ahlakım huyum, hangisine uyuyor diye düşünsek yol alırız Rabbimizin lütfu ihsanıyla. Şimdi önümüzde bir esas olmadıkça biz yürüyemeyiz.
Elhamdülillah önümüzde esaslar var, her şey belirlenmiş. Mürşid-i kamillerimiz mesela tarikat-ı Aliyemiz akrep tariktır. Cenabı Hak'a en kısa zamanda kavuşturan bir yoldur, esaslarda belirtilmiştir. Okuduğumuz zaman adap Risalesinde de var, üstadımızın eserlerinde de var, Sıddıyı Azam'dan bu zamana kadar gelen Meşayı-i Kiram'ın eserleri de var. Hepsi bize yol gösteriyor. Şimdi bizim arabalarımızda ki biliyorsunuz ne yapıyoruz? Bir yere gireceğiz. Bulunduğumuz yerden o varacağımız yeri yazdığımız zaman ne oluyor? Ne yapıyor? Yerimizi, varacağımız yeri, sokağı her şeyi haber veriyor. Allah'ımız bize bunu Adem aleyhisselam'dan itibaren bu zamana kadar aleyhissalatü vesselam efendimize kadar peygamberler kurtulmuş yol gösteriyor. Alimler dünyanın ve ahiretin ışığıdır diye buyuruyorlar. İşte yol gösteriyorlar bize.
İnan Kuran-ı Kerim, İncil, Tevrat, Zebur zamanına göre tabii Kuran-ı Azimüşşan inince artık bütün ona Rab olmamız gerektiği beyan buyurulmaktadır. Çünkü Musa aleyhisselam inecek olsa Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz buyuruyorlar, bana tabi olmak mecburiyetindedir diye. Bunun yanında diğer eserlerimiz de mevcut. İnşallah hedef tayin edelim. Mesela ne tayin edelim? Taklidi imandan tahkike nasıl geçeceğiz? Sufyani Sevri Hazretleri genç olmasına rağmen belli bükülmüş vaziyette. Efendim bak sizin arkadaşlarınızın hep belleri böyle dimdik, genç görünür, siz niye böyle yaşlı kaldınız? Bir hadise anlatıyor, ondan sonra da diyor siz hak verin. Benim hocam diyor son nefesinde kelime-i tevhidi getiremedi. Bak Allah korusun meşayayı izama muhalefetin neticesi ne olur? Allah korusun sui hatime olur. Bir mürşid-i kamile olan muhalefetin neticesi sui hatimedir Allah korusun.
Son nefesi haya ediyorum bunu demeye çünkü başta nefsim ve cümlemize hayırlar dilerim Rabbimizle. Ben diyor nasıl diyor birlerim doğrulabilsin bunu görmüşken diyor, çok misalleri var. Dedem Rahmetullah Ali Hazretlerinin bizzat müderrisi olan Mustafa Efendi Hazretleri takvada çok ileri olan bir kimse yerden kabağın, kabağın böyle dış kabuklarını bile topluyor. Böyle bir kıymetli insan, yollarda bulunmuş olduğu kağıtları topluyor, bunlara ayetler yazılıyor, Hadis-i Şerifler yazılıyor diye böyle muttaki son nefesinde ağabeyi geliyor veya kardeşi Hacı Zühtü Efendi Hazretleri, kardeşim diyor bakıyor ki son nefeste kelime-i tevhidi okuyamıyor, gözü ayrılmış, kalmış. Kardeşim Allah Celle Celalühü verdiği emaneti almaz, hukuk kelime-i şehadeti diyor. Oku denmez de hatırlatıyor, ancak öyle kendisine geliyor.
Esad Elbili Hazretlerinin otuz yıl aşçısı olan çok kıymetli Tevfik babamız son nefesinde asayı istiyor. Diyor ki asamı verin. Veriyorlar, can bir bölme, ona atıyor. Meğer şeytan karşısına gelmiş. Üstadımızın damadı halileri Hafız Ahmed Efendi. Bir gün böyle bir sekerat hali parmağını kaldırıyor böyle indiriyor, kaldırıyor, indiriyor. Kendisine geldikten sonra diyorlar ki ne var? Çok kıymetli bir kimse, üstadımız vekilimsin diye buyururdu. Hacı baba diyor karşıma şeytan geldi Allah iki diyeceksin diyordu. Onun için çırpındım diyor. Yani kuldan değil mi bunlara yoğunlaşalım, buldum ne güzel inşallah bunlara gayret gösteririz hedef olarak. İbadet ve taatimizde acaba Cenabı Hakk'ı görür gibi ibadet edebiliyor muyuz, edemiyor muyuz? Bak Arifani İlahi yaptık ama kabul mü, kabul değil mi? Okuyamadım Hasan-ı Basri rahmetullah Ali Hazretleri, ben olsaydım diyor.
Dedikleri cehennemden en sonra çıkacak olan birisi. Ben diyor ibadet ediyorum ama kabul mü değil mi bilmiyorum. Böyle konuşmamı mazur görün, bu şefkatten gelir, merhametten gelir, irşad olalım, ıslah olalım, bu gece çok yalvaralım Cenabıhakk'a bununla kalmasın her zaman ibadet ve taatimizi sonra ahlakımız noktasında, insanlarla muamelemiz, yavrularımız, sonra beynimizin ıslahı, kalbimizin tasfiyesi, nefsimizin tezkiyesi. Bu yeter bize aslında. Hepsi gerekli olmakla birlikte nefsimizin tezkiyesi, nefsimizin emareden kurtulup levvame, levvameden kurtulup mülheme, mutmainne, razıyye ve marzıyye Allah'ımızın bizi itibar edip bize kabul buyurmasının kulum demesinin sebebi ey huzura eren nefis diye mutmainne sıfatını elde etmedikçe güç. İnşallah bunlara yoğunlaşırız, tasfiye-i kalp dediğimizde kalbimizin zikrullah ile, rabıta ile, murakabelerle aydınlanması.
Elhamdülillahi rabbil alemin birçok hatmi şerifleri okunmuş, onun duasını yaparım inşallah. Allah'ımız eylesin.
Kaynak: Genel
Berat Gecesinin Maneviyatı ve Nefis Terbiyesi | Mihmandar