Beraat Gecesi ve Kuran'ın Manevi Derinliği | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Beraat Gecesi ve Kuran'ın Manevi Derinliği
Beraat Gecesi ve Kuran'ın Manevi Derinliği kaydında Cenab-ı Hakk ve Feyyaz-ı Mutlak Hazretleri, Manzar-ı Rahman ve makarr-ı İman olan kalplerimizi Nur-u ibadet, Nur-u iman ve Nur-u Kuran ile tenvir eyleye, cümlemize barigahı indi uluhiyetinde ahseni kabul ile makbuliyetler nasip eyleye. Yuhan Suresi bir ila sekizinci ayeti celileler. Beraat gecesi, kelime anlamı çok değişik. Beraat etme,…
Cenab-ı Hakk ve Feyyaz-ı Mutlak Hazretleri, Manzar-ı Rahman ve makarr-ı İman olan kalplerimizi Nur-u ibadet, Nur-u iman ve Nur-u Kuran ile tenvir eyleye, cümlemize barigahı indi uluhiyetinde ahseni kabul ile makbuliyetler nasip eyleye. Yuhan Suresi bir ila sekizinci ayeti celileler. Beraat gecesi, kelime anlamı çok değişik. Beraat etme, kurtulma, esaretten azat olma, bu manalara geldiği gibi yaratma manasına da gelir, toprak manasına da gelir. Kuran-ı Azimüşşan'a baktığınız zaman mesela İbrahim Aleyhisselam diyor ki, kavmimin tapmakta olduğu putlardan ben teriyim. Yani uzaklaşma manasına gelir. Diye geçer. Sonra Esselam'e Haşir Suresi'ndeki son Ayet-i Celile ile yaratma manasına gelir. Halk manasına gelir. Değişik anlamlara gelir. Yalnız gecenin önemine baktığınız zaman bir aftır ve bir mağfirettir.
Ve bir de başta helal ve haramlar olmak üzere diğer bütün hükümleri açıkça bildiren Kuran'ın indirildiği mübarek gecenin, Kadir gecesi veya beraat gecesi olduğu ifade edilmiştir. Kadir gecesinde Ramazan ayında indiği, Kadir Gecesi'nde ya Ramazan ayında indiği diğer ayetlerde tasvih edildiğine göre bu ayet ile belirtilen mübarek gecenin Ramazan gecesinden bir gece olan Kadir gecesi olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Şu şekilde de Müfessir-i Nizam izah buyurmuştur. Kuran bugünden itibaren inmeye başlamıştı tabirini de kullanmışlardır. Fakat bu dahası Berat Gecesi'nin çok önemli bir hususiyeti var. Utanarak söylüyorum mümin mi? Kafir mi? Münafık mı? Müşrik mi? İmtakî mi? Allah'ın Ebrar kulundan mı? Mukarrebun kulundan mı? Ölecek mi? Kalacak mı? Yağmurun yağması, başa gelen mesai bütün Hacca gidecekler, gitmeyecekler, veli olacaklar, olmayacaklar.
Artık her şeyin tesbit edildiği bir gecedir. Yalnız bunun çok evvelden tespitine başlanılır. Mesela diyelim ki biz okuyoruz. Ne yaparlar? Bize diplomamızı verecekler veya sınıftan geçip geçmeyeceğimiz tespit edecek. Neye göre? Aldığımız Lutlara göre. Bu hadisten ne not aldı, tefsirden ne not aldı, fıkıhtan ne not aldı, Arapça'dan ne not aldı? Kuran Azimüşşan'dan ne not aldı? İslam tarihinden ne not aldı? Tarihten, coğrafyadan, fizikten, matematikten, geometriden. Acaba bu ne not aldı? Hep o notları göz önüne getirirler. Şöyle bir bakarlar. Eğer geçer not almışsa, tabii harnesini gülerek alacaktır, sevinçte alacaktır. Aynen beraat gecesi bu. Bunun başka bir izahı yok. Melaike-i kiramın O mükerrem olan şerefli meleklerin ne yapmışsa onu olduğu gibi kaydediyorlar. Esselamler. Küçük ve büyük hiçbir şeyi terk etmeden olduğu gibi kaydediyorlar. Şimdi bu kayıtlara Tevhid dersinden ne almıştır?
Tevhid dersinden ne alacağız biz? İki bin okuyoruz Tevhid La İlahe İllallah. Öyle değil efendim. Yeye tenna boğdu. Ancak sana ibadet ediyoruz derken da hiçbir şirkin nifakı olmadan, rüyası, kibri, belliği, vücudu ve suması bir başkasına taatini duyurmak ve gösteriş için yapmak ve kendisini beğenmek hep bunlardan azade olarak yapılmış mı? Yedi kat semada bütün meleklerin kontrolünden geçerken hasetlik varsa, kibir varsa vesaire meznun bir hal varsa biz bir hediye yaparken dostumuza en güzel şekilde yapıyoruz. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz nafineler sizin Allah'a hediyenizdir, güzel yapın. Acaba biz bu Tevhidi okurken, Ancak Sana ibadet ederiz. Ancak Senden yardım bekleriz. Maksadınız gayeniz ancak Sensin. Maksadın gayem sensin, senin rızanı talep ediyorum ve yaşantınızda emri ilahiyeye riayet ne nispedir?
Beraat Gecesi ve Kuran'ın Manevi Derinliği ne anlatıyor?
Beraat Gecesi ve Kuran'ın Manevi Derinliği kaydında Cenab-ı Hakk ve Feyyaz-ı Mutlak Hazretleri, Manzar-ı Rahman ve makarr-ı İman olan kalplerimizi Nur-u ibadet, Nur-u iman ve Nur-u Kuran ile tenvir eyleye, cümlemize barigahı indi uluhiyetinde ahseni kabul ile makbuliyetler nasip eyleye. Yuhan Suresi bir ila sekizinci ayeti celileler. Beraat gecesi, kelime anlamı çok değişik. Beraat etme,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Çünkü Kelime-i Teyibi okuyan Cennet'e girer buyururken dört tane vasf-ı mukyasan ifadesi acaba geçti mi geçmedi mi? Bunun için Ehlullah bize sadece Tevhid'i billah okutmuyor. Hızır Aleyhisselam'ın Abdulhalık ve Hücrevani hazretlerine öğrettiği ton bir esas var. Acaba bunlarda okuyuş tarzında benze işi nasıldır? Bu şekilde okuyabiliyor melekten kontrol ediyorlar. Allah'ımız görüyor ve biliyor. Bundan geçebildik mi? Bitmez. Acaba biz bundan not alabildik mi? Ne demek istiyorsunuz? Kimin okuyoruz biz tevhidi? Daha fazla okuyoruz. Evet okuyoruz ama Es'adi El-Pilliye hazretleri zamanın kutbu azamıdır. Ancak Kelime-i Tevhidi okumaya alışmıyorum buyuruyor. Bu üç yaşında bir çocuk değil. Beş yaşında bir çocuk değil. Yirmi yedi yaşında kutbiyyeye gelen ve tapbu azam olan Essa'd-i Erbili Hazretleri müşahede ve teveccüd makamını elde etmiş Kelime-i Tevhidi okumaya anlaşıyorum.
Şimdi bundan geçen not aldık. Namazdan, o zaman bizim hiçbir halimiz kalmayacak, müjdeli bir günde olduğumuz halde ama asıl müjde de bunlara riayet edip Kadir Gecesi'nde erişmektir. Müjde Kadir Gecesi'ndedir. Bu bir kayıptır ve bu bir tespittir. Bayağı ve basit değildir. Diğer taatlerden de aldığınız notlar tespit ediliyor, bildiriliyor. Hakikaten bize mürşid-i kamillerimiz ne güzel yol göstermişler. Bir Allah Lafza-i Celalini okuyuşta demişler ki bize açıktan zikir demişler, hafi olan zikir demişler, bir de kalbi olan zikir demişler. Meleklerin bile yazamadığı, şeytanın hiç gafil olamadığı amali bize göstermişler yollarını. Buna göre tespit edilir. Sadece işte bugün çarşambayı perşembeye bağlayan gece Beraat gecesidir. Olmaz. O bir sene içerisinde yaptığımız taatlerin meleklerin kaydı ile, meleklerin kaydı ile Rabbi Zülcelal'imizin vereceği noktadır bu. İnşallah nail olur.
Ebu Hasan-ı Rakani Hazretleri, ben diyor nefsime öyle bir arzu içerisinde oldu ki günlerce su vermedim. Süleyman-ı Darani Hazretleri tuzun içerisinde susam varmış, taatinden de zevk kalmadı. Artık bu cemaate anlatılacak konu. Sizin gibi seçkin, ibadeti, taatli, rabıtalı, murakabeli insanlara bunlar verir. Ben diyor yedi sene uğraştım belimdeki zünnarın huhur alameti demektir. Onun onun belinden kıvrılıp akıtılması için. Efendim öyle basit değil herhalde onun için Ehlullah, Ehlullah gözlerini yummuşlar, gönüllerine bükülmüşler, bize bu ahvalden kolay kolay haber vermemiş. Sadece, sadece el mervulna amen ahabbe demiş geçmiş geçmiştir. Kişi sevdiği ile beraberdir diye ama buna imreneceğiz, buna arzu ve mistik içerisinde olup, okuyalım kitaplar çok güzel Sami Ramazanoğlu, Abdest sallallahuü sır radüstazımızı görmemiştim kitabın son tarafında lügatçesi de var. Açalım okuyalım rabıtadır onu.
Okumak rabıtadır. Bir tevhidi işleyişi var çok güzel ele almış. Alacağımız çok ders var onda. Musahame'ne birden başlarız altıya kadar çok güzel olur. Sonra vesair kitapları, üstadlarımızın eserleri ve bitmez tükenmez kitaplar. Ancak böyle yol bulabileceğiniz başka çaremiz yok bizim. Ehlullah'ın diyorlar hayatından sekiz sahife okursanız kalbiniz ölü ise dirilmeye başlar. Efendim biz şu yolda gezen, dolaşan, batılların yaşantısı gibi bir hayatla yaşantı ile beraat gecesini idrakin bir anlamı olmaz. Onu üstadımızın üstazı çok okurlar ve eserlerinde kayıtlıdır. Sakın ha onlara rupün olmayın, giyimde de rupün olmayın, yemede de rupün olmayın, içmede de rupün olmayın, En azından ellerinizi yıkayın, tuz ile başlayın, elli bin yıllık yerden geldiğini tefekkürle kendileri öyle bir sofra kuruyorlar ki, bu şekilde yemeği tesbit için biz hayret ederdik.
Kendileri beş esası taa sohbete başladığı günden, iltihaline kadar hep duydum beş nasihat. Hep bunu duydum. Hususi görüştüğümüzde de bunu duydum. Sonra üstadımız diyorlar ki efendim bunu bize kayıt için verir misiniz Ve kitaplarda var. Şimdi elimizdeki eserlerde de var bu. El istiedat lievmil miah, naat, na'n. Elimizde mevcut var beş tane esas. Ondan birinci maddeyi bitiremezdik. HALA'yı batın. Rızkımız aman helal olsun helal taamdan da tıka basa yemeyelim. Günde gün azaltın diye lokma, lokma, lokma günde gün azaltın diye. Sıralarda duylardı bunun. Hayran kalırdı Mübarek Efendimizin o izahlarına, evet bunu söylerdi ama onun huzurunda bulunmanın ayrı da bir zevki var. Çünkü o bizzat müjdelenmiş. İşte Seçmiş Allah onu. Seçilmiş öyle gelişigüzel gelme olmaz. Yerde benim, senin, şunun, bunun, şu bu demesiyle olmaz bu. Bu cennetü'l müşahede tespit edilir bu. Hızır aleyhisselam ölmedi.
Üçler ayakta, yediler ayakta, kırklar ayakta. Hep bunların gözetiminden geçer bu. Böyle bayağı basit bir iş değil bu. Allah'a hamd için söylüyorum bize tayin edilen mürşid-i kamillerimiz bizzat Efendimiz'in tasdikinden geçer. Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Hiç kendi başına olmaz o. Huzurlerinde bulunur ve müsteazınızın çok söylendi bize. Dedi bu benim elimde değil irade benim elimde değil buyururdu. Bazen olurdu, tabi biz beşer olarak tutma inne sıfatında olmadığımız için işte neden böyle oluyor ne gibi sözler olurdu. Buyururdu, İrade bizim elimizde değil biz Allah'ımıza teslimiz. Yaptığımız her iş ilahi irade ile yapılıyor. Bunu Esad Erbili Hazretleri'ni nedirler? Bunu dil ile ifade etmediler. Edit ile dolu insanlar, haya ile dolu. Üstazına öyle pamuk ipliğiyle ney ile bağlı değil, çelik halatlarla yedi yerinden bağlanmış, üç yüz altmış damarını teslim etmiş kimseler onlar.
Gönülden geçen işte yirmi yedi yaşındaki bir kimseye nasıl bir görev verilir, daha yaşlılar var deyince bu gizlendiği bu Resulullah'tan buyurur, Peygamberullah için. Elhamdülillah şaşıracağımız, öyle şuraya buraya bakacak hiçbir halimiz yok, her şey tespit edilmiştir. Tezgah kurulmuştur. Bize düşen edeple, erkanla saygı, sevgi ve muhabbetle devamtır. Sünnet-i Seniyyeye riayet edip. Rabıta-i Şerife ile aşkımızı ve muhabbetimizi çoğaltmaktır. O zaman izahına girmeden çünkü üçüp Yasin-i Şerif akşamla yatsı arasında okunacak. İman-ı Kamil ile Cenab-ı Hakk'a kavuşmak. Rızkımızın helal olması ve ibadet ve taat için hayırlı ömür arzu ve isteği ile okunacak. Kısaca bir manasına göz atalım isterseniz hemen geçeyim. Yorulmadan. Amin. Allahu Alemü din Murad. Bu ancak Habibullah'ın çözeceği bir şifredir bu şifreyi. Habibullah çözer. Bu şifreyi Habibullah'ın tebrisatından geçen kimseler çözer.
Onlar da haber vermez. Ancak ehline söylerler çünkü yalnız çok hical ederek söylüyorum. Hakikaten böyle biz üstadlarınızın konuşmadığını değil çok hissediyorduk anlatamadıklarını ve emanet olarak söylediğini de söylemem mümkün değil. Çünkü Zünnun-i Mısfi Hazretleri'ne üstadım diyorlar, bazen arzu eden arkadaşlarımız oluyor, biraz anlatsanız. O ahvalden neden şu hatırıma geliyor. Zünnun-i Mısri hazretlerine benim diyorlar. Sen hakikaten seçkin bir kimsesin. Bize bazı hallerden konuş onlar çok hoşumuza gidiyor bizim. Tatlı tatlı dinleyelim dediklerinde, buyuruyor ki, seçim diyor. Evlatlarım arasından, seçin. En iyi kimseleri yüz tane seçiyorlar seçin. Yirmi tane daha seçin dört tane en hasını seçiyorlar. Zünnunu Mısri Hazretleri bu. Bunları bir odaya alıyor, kapı ile kilitliyor, size diyor ondan ben bir şemme, bir koku verecek olsam ilk zındık damgasını siz basarsınız diyor.
Bu ilmi ledündür anlatılmaz. Eğer sağa sola anlatmaya kalkan varsa biraz daha dikkatli olmakta fayda var. Çünkü Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz Siz nasıl oluyor da buyuruyor Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz, köpeklerin ağzına incileri, boğazına hınzırları bir önceki Hadis-i Şerif oydu. Hınzırların ağzına, boğazına nasıl o incileri bakarsınız siz. Konuşurdu bize üstadımız da o manevi hallerden, buyururdu Dereköy'den Hacı Abdurrahman amca. Hiç kimsenin sevmediği bir insandı. İkrah ederlerdi. Çünkü Evliya idi o. Baktıkları zaman insanlar şeklini şemailini görüyor. Bir de alkış işleriyle nehirler son zamanlarda meşgullar Hasan'a mı? Abi. Ve buna benzer, hele iki tane üstadımızın sırdaşı var. Birisi Tonbatta Hacıahmet Efendi, Yalçın, Bursa gerek soy ismi, bir tanesi de iltihan etti yine diyemiyorum arkadaşlara. Çünkü diyecekler ki yok sen bu olmaz o olmaz diyecekler.
Şunu çok düşünürdüm üstadınız Cem'ul Cem'den konuşur mu diye. Bu çünkü Mevlana'mızın, Yunus Emre'nin anlattığı hususlardır bu Rahmetullahi Ali Hişmail. Bu aslında derleyi toparlarsak, Hayrihi ve Şerrihi minellahi ta'da diyebilirim. Hayrı ve şerri Allah'tan bilen, insanlara rahmet nazarıyla bakan hiç anlatamam anlatılmaz onu. Şimdi onun anlatımına girsek şu verelim. Yetmiş iki milleti bir görmek şimdi kalkacaksınız. Allah için sevgi ne olacak? Allah için buğz ne olacak? Bu öyle bir izah ki girilmez. Şimdi ilkokul çocuğuna kalkalım da biz sinüsü, kosinüsü kontenjantı nasıl öğrenelim? İlkokul daha başlamış. O ancak bir, iki, üç, dört, iki, dört, altı, sekiz, on, on iki, on dört, on altı, on sekiz, yirmi deyip bilecek. O ancak ölmeyi, çarpmayı, çıkarmayı nasıl olur sen bu? Sen o geometriyi öğretebilirsin. Bir bilinmeyenlik eklem, iki bilinmeyenlik eklem, kök almalar Risale'de.
Nasıl öğreteceksin? Kalkmışsın ilkokul çocuğuna üç kuvvet, enerji deyip fiziği anlatıyorsun. Olmaz. Demek ki sırdaşı olanlara anlatmış. Onun için biz onlara sırdaş olmanın yolu elimizde. Bakın üç tane size hususi ifade edeceğim, buna inecek miyiz? Şu üç husustur. Bir, tesirli mihiyet. Nasıl? Rassal elinde nehyd gibi. Yahu bana emrolunmuş ben bunun karşısında bir fikir beyan edemem. Tamam. Bir doktordu Malatya'da. Bir diş konusu. Herhalde hayırlı bir kimse olsa gerek onun da manevi bir üstazı var. Diş hususunda müstahımız şöyle buyurdular. İşte Sami Efendimiz hazretleri doksan dokuz hoca caiz dese bir tanesine caiz demese ben onu tutarım diye. Tamam dedi. Bak sen müsteazım diyorsun. Team dedi. Team. Ben inandım dedi çünkü itiraz edeceğim bir kimse değil ki diyor. Resulullah'ın bizzat onayından geçmiş kimseler söylüyor bunu. Bu nasıl olur ben fikir beyan edebilirim. Tamam.
Siz seçkin kimseler olduğunuz için söylerim. Dokuz yüz altmış beşte, İşin Rıza İçmecesi var biliyorsunuz orada şifalı sular. Üstad-ı Ali'mizin iki icazeti var. İkisinde o bu kesir izhar'da almışlar. Birisi otuz dokuz da nahşi icazetnameleri var. Bir de Kadiri. Sami Annemiz hazretleri cebinden bir kağıt çıkarıyorlar. Hasan Efendi bu Abdülkadir Geylani Efendimiz'den bize takdim buyurulan Ricalü'l-gayib vasıtasıyla icazetnamemizdir. Kadınlara beş yüz Tevhid, erkeklere bin. Yoldan da çekilebilir bu, çekersiniz camiye giderken gelirken çekersiniz, saatinizi tutar çekersiniz, çok kolay. İmirİ'nin yillarca Mürşid-i Kamil'imiz bu da ağladı. Benim efendim'e teslimiyetim yok muydu ki bana icazetnamesini gösterdi? Demek benim bağımuğumda bir arıza varmış ki bize bize iki hazet verildi demesine bile gerek yok. Sadece işaret etse yeterdi diye yillarca buna sızlandı doğru. Efendim eshamde.
Kalbim ruh olan insanların bakın hadis-i şeriflere bütün fıkıh kitaplarında fıkıh temeli olan beş tane esas var hadisenin. Bir tanesi de müftiler ne kadar fetva verse de kalbine danış, gönlün olan insanlar için bu geçerlidir. Yani benim kalbimden böyle oluyor denmez. O mutmain olan kalptir. Önce bir gönlün sahibi olmak. Sonra size Necm suresinden aldım. Teslimiyet ifade edilirken, bakın tasavvuf kitaplarına bütün bakın Ve ilim vehillerinin vereceği izahata göre, izahata göre hareket ettiğimizde insanlar, Allah'ın Rasulünün cemali ilahide gözü ne şaştı ne de aştı. Bu Ayet-i Celile'yi anılan emirlerinde katiyen şaşma olamaz ve tekir de edilemez. Neyse o. Bitti. Ama efendim hiç öyle değil ki o zaman şöyle oluyor. Yok, bitti tamam işte. İnşallah beraatimi derler ya bu şiirlerden de çok güzel söylüyorlar, ilahiler de sağından alanlardan ey ve Ya Rabbi. Bazen dikkat yazıyorum.
Ha mim olmaz öyle. Ha Mim. Efendimiz buyururlar sallallahu aleyhi ve sellem. Elif, la, mim. Hepsi ayrı ayrı harftir. Cenabı Hakk hepsine ayrı ayrı ecir ve mükafat ihsan buyuruyor. A, üm. Velki tabir-l nibin bu her şeyi ile açık, her şeyi apaçık tesbit eden Kuran-ı Kerim'dir. Bize Efendimiz nasıl gelmiştir? Ahir zaman nebisidir. Ahir zaman nebisi. Ne demek bu? Artık kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa Peygamber olarak gönderilmiştir. Peygamber olarak gönderilmiştir. Sadece belli bir vakit, belli bir zaman değil o diğer Peygamberler için. Ama efendimize bir sınır yok. Kitab-ı Kerim'de mucize olarak verildi. Musa aleyhisselama asa verilmişse, Efendimize de dokuz tane mucize vardır ayrı olarak ele alınıp Kuran-ı Azimüşşan mucize olarak verildi. Bu sadece Efendimizin hayatına hasredilir, hapsedilip o şekliyle mütalaa edilemez.
Kuran-ı Azimüşşan'da efendimiz nasıl ahir zaman nebisi hıyanete kadar hükmü geçerliyse, dünyada ve ukada onun hükmü geçerliyse Kuran-ı Kerim'de geçerlidir. Zaman olarak o tarihte inmiştir ama hükmü kıyamete kadar farklıdır. Daha Kuran-ı Kerim çözülmüş değildir. Nasıl ilmi araştırmalar yapan bir konu. Bütün ayat-ı ilahiye ile hareket eder. İşte arz genişliyor Kuran-ı Kerim'le. Hepsinin tespihi Kuran-ı Azimüşşan'la. Bu bakımdan Kuran üzerinde yoğunlaşacağız, manasıyla okuyacağız. Hayatımıza geçireceğiz. Ne kadar güzel, ne kadar güzel. Ele alınmadığı hiçbir konu yok. Her şeyi apaçık beyan etmiştir Cenab-ı Hakk. Neyi derseniz. Kuran'ı Kerim'i biz onu mübarektir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli buyruk ayrılık. Hazreti kim gibi yani ölecek kalacak neyse.
Veli olacak, kutup olacak, rican olacak, müşeba olacak, nükaba olacak, ed-talin olacak, ahyardan olacak hiçbir tespit ediliyor. Yiyeceğimiz, içeceğimiz, hayatımızın her safhası, her anı, her dakika demeye artık gerek kalmadı her an deyince tespit buyurulan bir gece ondan ne kadar dikkat etmemiz gerekir. Yalnız notumuz inşaallah iyidir. Ne kadar güzel. Kuran-ı Kerim kadar güzel hiçbir şey, gerçek, şüphe tam olarak işlem ancak odur. Şimdiden her şeyiyle tespit buyuran Mevla-yı Zülcelal'dir. Rabbim katından bir rahmet olarak Peygamberi gönderiliyizdir. Rabbim katından Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'i gönderiliyiz. Gerçek şüphe tam olarak içten bilen ve ancak odur. Her şeyi bilen. Eshabü innehu şüphesiz o Mevla I Zülcelal ve o Mevla es Semi burada duyan demek mecburiyetindeyiz. Mik Kuran kardeşlerimiz var bilirler.
Es-semnia dendiği zaman mutlak duyan el-Alim mutlak bilendir ifadesinin kullanılması gerekir. Allah Allah. Mevla'm diyor eğer kesin olarak inanıyorsanız Allah göklerin ve yerin ile ikisi arasında bulunanların Rabbidir. Ondan başka ilah yoktur. Her şeyi o diriltil ve güldürür. Zira o sizin de Rabbiniz incecik atalarınızın da Rabbi'dir. Bitmez ve tükenmez esrar ile dolu ama ancak bu kadar söyleyebilirim. Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin ruh tayyibelerine, El-Nashabına, Peygamberan-ı zan ve Firan-ı zan bütün geçmişlerimizin ruhları için El-Fatiha.