Vessellem ve la resuline Muhammedin ve ala alihi ve sahbi ecmain. Vekil buyuruluyor ki Ennel Elife elaullah Allah Lafza-i celalinin Elif. Bu Allah'ımızın nimetini ifade eder. Tabii sayılamaz Esselamü ve in tauddu ni'metallahi betah suha innallah'a la gafur rahim zaten sayamayacağımız şükredemeyeceğimiz için Cenabı Hak mutlaka Gafur ve Rahim'dir ifadesinde kullanmışlar Evet Allah'ın nimetini Celle Celalühu tek tek değil toplu olarak saymaya kalkışsanız bile sayamazsınız burada Rahman Suresi hatırımıza geliyor Cenabı hakk'ın hangi nimetini yalanlarsınız buyuruyor Tabii ta'dad etmek mümkün değildir Vellam Lam ise Lütfullahi Teala Cenabı hakk'ın lütfudur ihsanıdır velam-ı seni ikinci lam ise ligaullah Allah'ımızın cemalidir. Velhe He ise Tembihtir buyurmuşlar.
Kennehu Yeykul bil ala illa bu sanki ona bir kavuşmadır likaullah ona bir kavuşmadır ve bu da kavuşmak suretiyle nimetin en büyüğüne gerilmiş oluyor hiç şüphesiz. Su ile dünnun rahimehullahü Teala, Zünnun-u Mısri hazretlerine soruluyor. Bi made araftellaha Teala Cenabı hakkı nasıl tanıdın? Pekala buyurdu Arafullahe billahi. Cenabı hakkı Halıkımızın kendisini tanıttığı kadar ancak tanıyabildim demiştir. Çok kısa bir cümlenin içerisinde deryalar yatıyor. Öyle ki Arafullah Cenabı Hakk'ı tanıdım ama ben tanımam mümkün değil. Zat'ı hakkında zaten hiçbir şey ifade edilemez ancak sıfatları isimleri fiilleri üzerinde durulur. Bu da Cenabı Hakk'a muhabbete, aşkı, sevgiyi, saygıyı intac eder. Bunu temin eder. Hiçbetiz. Ve sonra devam ediyor Arafu masi resulullah aleyhüssalatü vesselam. Allah'ın gayrını da diyor Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam ile tanıdım demiştir.
Hani büyükler konuştuğu zaman Kemaline göre konuşuyor, gerçekten hayran kalmamak mümkün değil. Semyut-u Ebayezid Yagul, Taletullahi Telasine sene. Cenabı Hakk'ı otuz sene talep ettim. Feize ene vanentü enni eratuhu feizahu ve eradeni. Ben onu istediğimi zannettim ama Allah'ım benim murat buyuruyormuş diyor. Birkaç husus var. Bayezid-i Bistami Kaddesallahu Sırra Efendimiz buyuruyorlar. Arafullahe billahi, Cenabı Hakkı Rabbi Zülcelal'imizin zatını bana tanıttığı kadar tanıdım demiştir. Daha bir değişik Zünnun-u Mısri Hazretleri'nden farklı bir ifadede bulunuyorlar. Ve araftü madunallahi bin nurillah, Allah'ın zatının dışındakileri de ancak onun nuru ilahisi ile tanıdım demiştir. Yine Bayezid'di Bistami, Kaddesallahu sırra, Raitullah'a filmenem, Ben Rabbi Zülcelal'imizi rüyada gördüm. Fegultü dedim keyfe yekunü tarik ileyke. Sana biz nasıl yol buluruz?
Senin muhabbetine nasıl yol buluruz, sana ünsiyete, dostluğa nasıl yol bulabiliriz, sana kurbiyete nasıl yol bulabiliriz, senin aşkına, muhabbetine biz nasıl erişebiliriz deyince, gal, i'da in gatate an nefsike vasalte. Eğer nefsinin arzularını yok edecek olursan o zaman bana kavuşursun. Demek ki bizim ayağımıza bağ olan nedir? Nefsani arzu ve isteklerimizdir. Bunu def ettiğimiz zaman Cenabı hak lütfunda, ihsanında bulunuyor hiç şüphesiz. Biraz uzayacak ama düşünüyorum, uzatır mıyım diye Allah Lafzai celali üzerinde Celle Celalü, Hadis-i Nebevi'de beyan olunan doksan dokuz Esma-i Hüsna'nın en büyüğüdür. Sıfatı ilahiyenin cümlesini cami bulunan zat ismidir. Bu ismi Celil-i İlahi hiçbir sıfatı ilahi hariç olmamak üzere cümlesini ifade eder. Diğer Esma-i ilahiye her bir sıfata münferit olarak delalet ederler. Allah Lafza-i celali, Ehassı Esma'dır. Yani her cihetten hususidir.
Allah'tan başka hiçbir kimseye ıtlak olunamaz. Yalnız burada çok güzel nasihatlerde bulunuyor Müellif Hazretleri Gakkdesallahu Esrarahumul Aliyye bunu hayatımıza geçirmeye gayret edeceğiz gerçekten müstesna ifadelerde bulunmuşlar Kulun bu ismi Celal-i İlahiden nasibi büyük olmalı ve kalbi ve himmeti bu ismi Celile müstağrak olmalı. Yani bu ismi Celal'de yok olmalıdır. Bu fenafillah'a gider beka billah'a gider. Gerçekten bir müridin buyruluyor Aksal gayesi Allah diyebilmektir Celle Celalühü bir kimse dağda bulunurmuş da diyorlar ki Sen burada ne yer ne içersin Hu diyor burada senin arkadaşın böyle konuştuğunu görüştüğün kimse var mı Hu ne deseler Huu Celle Celaluhu hu demekten maksat ve gayen Allah mı deyince bir sayha atar ve olduğu yere cansız bir şekilde düşer Kulun bu ismi Celal-i İlahiden nasibi büyük olmalı. Gerçekten gayemiz ve maksadımız bu olmalı.
Bu ismi ilahiden ne kadar biz nasiplenebiliyoruz? Çünkü bütün Esma onun içerisinde, bütün. Sıfatı ilahiye hepsi bunun içerisinde. Bunun için mevlit yazarımız bile ifade eder bunu belki tam söyleyemeyeceğim bir kez canı gönülden Allah dese kişi aynen güz gününde böyle ağacın yapraklarının döküldüğü gibi günahların döküleceğini ifade eder bu bizim için İnşallah buna olsun erişebilsek ama Ehlullah için devamlı makam kaydederler Allah dedikçe onlar daha bir ulvi aleme doğru görürler. Kulun bu ismi Celali ilahiden nasibi büyük olmalı ve kalbi ve himmeti bu ismi celile müstağrak olmalı. Kalbi ve arzusu isteği bu ismi celile ile adeta onda kaybolmalı. İnsan doyuma ulaşmak ister. Asıl doyum bu işte. Rabbimizin ismi Celalinde yok olabilmek ne demek? Büyük bir nimet, bundan büyük bir ihsan olamaz. Ondan, gayrilerin muhabbetini kalpten sürüp çıkararak, onu zikirle o ismin sahibine ulaşmalıdır.
Bu bize şunu hatırlattı. Biz dilimizle Allah dediğimiz zaman Celle Celalü bira on. Aşru emsaliye ama kalbimizle diyecek olursak gönlümüz Enfal suresinde buyurulduğu üzere esaizü billah Allah'ımızın ismi celali ile gönlümüz harekete geçecek olursa bu ismi celalden nasip alarak zaten kalbin yaratılış sebebi bu. Kalbin yaratılışı Bugün Aşk kelimesi üzerinde durdum da insanı kamildir diye haber veriliyor. Sonra insan düşünüyor ne kadar yanlış yapmışız. Rabbimiz bu kadar İhsan'da bulunurken biz inşallah lekenud olmayız. İnşallah nankörlerden olmayız. Bu zamandan sonraki hayatımızı olsun huzurla geçirmeye, Rabbimizin vermiş olduğu bu nimeti hatırlayarak mesela Araf suresinde yüz yetmiş ikinci ayeti celile'yi dinledim, onu biz canlı olarak her zaman hatırlamak suretiyle canlı tutacağız. Zikir dendiği zaman zikir hatırlamak demektir. İnsanın unuttuğu bir şey var mı? Neyi unuttu ki hatırlıyor?
İki şeyi unuttuk. Birisi Eles bezminde vermiş olduğumuz söz, ikincisi de hiç unutmamamız gereken Rabbimiz. Ne yapacağız? Allah derken Zikrullahı yaparken letaif dersleriyle, neleriyle meşgul olurken bu ahdimizi her an sıcak tutacağız bunun tabii anlamı çok geniştir. Kalu Bela derken bir bizim deyişimiz var Bir de muttakilerin deyiş var. Bir de mukarrebun zümrenin bela demesi var. Bir artık velayette en yüksek derece olarak ifade edilen velayet-i ulyada bir deyiş var, enbiyayı izamda bir deyiş var, Makamı Mahmut sahibinin bir deyiş var, artık gittikçe bu genişler. Ondan gayrilerin muhabbetini kalpten sürüp çıkararak onu zikirle o ismin sahibine ulaşmalıdır. Şimdi biz dilimizde yaptığımız bire on, kalbimizde yaparsak ne oluyor bire yedi yüz ama aşkla muhabbetle yapacak olursak onun sınırı yoktur.
Rabbimizle bunu istiyor zaten aşkla muhabbetle inşallah gayri sevdalardan kurtuluruz bazen insan düşünüyor böyle dünyevi nimetlere düşkün olanlar oluyor ne bileyim bir gayrelerine aşk muhabbet diyoruz ki hep bunlar Allah aşkıdır bu şuursuz şekilde olduğu için mesela bir kimseye büyük bir tutkusu var arzusu var isteği var Mesela diyor ki Zeliha annemiz Ya Yusuf çok güzel gözlerin var bu diyor benim yüzüme öldüğüm zaman akacak ne güzel yüzlerin var O da diyor kemiğin üzerinde koruyup kalacak. Ne güzel saçlarım var. O da bedenimden ayrılacak. Ne demek istiyor? Rabbi Zülcelal'imizin dışında hiçbir şeyin olmadığını ifade ediyor. Es'amne Kullu şeyin halikun illa uveche. Salakallahu lazim. Onu zikirle o ismin sahibine ulaşmalıdır.
Ne kadar mühim yani Allah dediğimiz zaman Celle Celalü mezküru anabilmek Allah'ımız ile olabilmek o zaten her an kuluyla beraber bu şurada, bu duyguda, bu düşüncede, bu histe olabilmek. Rabbim bana benden yakındır derken bizim de bu yakınlığı hissetmemiz mühim olan o. Ondan gayriden korkmasın çünkü ondan başka her şey batıldır. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, Arab'ın söylediği sözlerin en doğrusu Lebid'in sözüdür ki şöyle demiştir Biliniz ki Allah'tan başka Celle Celalühu her şey batıldır. Bu yüce ismi ilahide başka isimlerde olmayan hususiyetler pek çoktur. Bunlar saymakla bitirilemez. Bu cümleden olmak üzere birisi de şudur Diğer isimlerden bir harf düşer yahut çıkarılırsa hemen manası bozulur ama ismi Celal'de böyle değil. Bildiğinizi, bildiğinizi tekrar şeklinde olacak belki.
Elif'i kaldırdığımız zaman lillahi mafi semavatüvelar, o lamı kaldırdığımızda lehhum mafi semavatüvelar, sonra onu da kaldırdığımızda Essame'l levhi la ilahe illa hu diyoruz Allah'ımızı da zikretmeyen hiçbir varlık yoktur artık atomlar parçalanmaz deniyordu parçalanıyor. Bir Alman profesörün söylediği bir söz var diyor ki bir tas saniyede iki yüz defa hareket eder bunu Muhyiddin Arabi Hazretleri iki yüz defa zikreder diyor inşallah uyanık kimselerden oluruz. Eğer bir mübarek yolun takipçisi isek, ihsan mektebinin öğrencisi isek biz her zaman Bidar diye geçer, uyanık olmamız gerekir. Kainata bakışımızda da öyle, duyduklarımızda da öyle, her halimizde de Cenabı Hak uyanan kullarından kılsın. Velhamdülillahi Rabbil alemin aleyhüssalatü vesselam Efendimizin ruh-u tayyibelerine, ehline ashabına, peygambere nizam ve piran nizam ve bütün geçmişlerimizin mümin ve müminatın ervahına el Fatiha.