Kıymetli dostlar Musahabe serimizin üçüncü cildine inşallah devam ediyoruz. Bugünkü programımızda Allah'ın dostları konulu sohbeti sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Hadisi kutsi de şöyle buyrulur. Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan mervîdir. Allahutaala ve Tebaraki Hazretleri buyurur ki benim dostlarıma adavet eden kimseye ben muhakkak ilanı harp eylerim. Yani benim dostluğumda ve hıfzı emanımda bulunan daimul evkat taat ve ibadet ile meşgul olan has kullarıma, evliyama kim ki adavet ve onlara eza ve cefa ederse o kimse bilmiş olsun ki ben onunla muharibim ve onu mahvu helak ve sonra da muazzep eylerim ve onlara muhabbet eden kimseye de muhabbet eylerim demektir. Hiçbir kul ona farz etmiş olduğum şeyden ziyade sevgili bir şey ile bana mukarrep olamamıştır. Yani feraiz I ilahiyeyi bihakkın eda ve nevahiden içtinap eden kimse veliyullah ve mukarreb illallah olur demektir.
Ve benim bazı kullarım feraiz I ilahiyenin edasıyla beraber nafileleri de icra ve edada devam eder ta ki ben ona muhabbet ederim, onu severim. Artık ben ona muhabbet edip onu ziyade sevdikten sonra ben o kulumun kulağı olurum. Öyle kulak ki her işitileni o kulağıyla işitir Ve yine ben o kulumun gözü olurum ki kulum her görülen şeyi o gözle görür. Ve ben o kulumun eli olurum ki o kul her tuttuğunu otel ile ahzu kabz eyler. Ve ben o kulumun ayağı olurum ki kulum her yerde onunla meşru hareket eyler ve eğer kulum benden bir şey sual ederse muhakkak ki derhal ben ona o şeyi i'ta eylerim. Ve kulum mehaviften, korkulan şeylerden, şeytandan vesaireden bana istiaze ederse herhalde ben onu iaze ve muhafaza eylerim. Bir de benim yapacak olduğum şeyde bir mümini kamil kulumun ruhunun kabzında ettiğim tereddüdüm derecesinde hiçbir şeyde tereddüt etmemişimdir. Zira o kulum ölümü kerih görüyor.
Ben de o kulumun isadet ve teellümünü kerih görüyorum. Yani kulumun nefsine acı ve ağır gelen şeyi sevmem onun için tereddüt ederim demektir. Muhakkikini Suffiye indiğinde o mukarrep olan veli fenafillah ve bekabillah olarak her şeyi Allahutaala ve Tekaddes Hazretleri'nden işitir. Her şeyi Allahutaala ve Tekaddes Hazretleri'nden görür. Fakat hulul ve ittihat yoktur. Belki kendi enaniyeti vücudu fanisi ve zatisi zatullah'ta, Vacibü'l Vücud'da biiznillah ve bitevfikihi fani olur dediler. Ulema-i zahireye ise bu Hadis-i Şerif'in manası ağır geldi. Hatta İmam Buhari Hazretleri'nin celadeti olmasaydı bu hadisi şerifi külliyen inkar edecektiler. Fakat mehma imkan manasına tevil ve tahfif ettiler.
Yani ben okulumu muvaffak ve müeyyed kılarım ve ona her hususta avn-u nusrat edip o kulum ef'alini ve harekatını şer'i Şerife tatbik edecek her şeyi şeriat kulağıyla dinler ve her şeyi şeriat gözüyle görür ve her şeyi şeriat eliyle alır ve her şeye şeriat ayağıyla yürür diye tevil ettiler ve bazıları ise ben okulumun havaiç ve mesuliyetini itmam etmekle mesmuatın süratle işitilmesinde kulağından ziyade sürat eylerim ve nazarda gözün süratinden ziyade sürat eylerim ve ayağının meşru hareketinde olan süratinden ziyade sürat eylerim diye tevil ettiler. Ve bazı sufiye ise o kimse mahzar-ı hak olur dediler. Şöyle ki, o kimse kendi sıfatı zeminesini mahvu ifna ederek onun üzerine sıfatı hak zahir olmakla mahzarı hak olur dediler ve bedenen hulul ve ittihat dahi lazım gelmez çünkü güneşin zatı hiçbir yere hulul etmediği halde bilcümle dünyayı müstenir eyler dediler.
Allah ve Resulü muhakkak en doğrusunu bilir. Eğer siz Allahutaala yolunda katlonulursanız yahut firaşınızda imanınız ile fevt olursanız Cenabı Allah'tan nail olacağınız mağfiret ve rahmet kafirlerin dünya menafiyi cem etmekte geçen hayatlarından elbette size daha hayırlıdır mealinde olan ayeti kerime muktezasınca mümini kamil için mevt mahz-ı mağfiret ve rahmet olmakla beraber her mümin mevtinde yani ölüm anında ve haleti ihtizarında olan sekeratı mevt ve teellümünden dolayı mevti kerih görmekteyse de her can ölümü tadıcıdır ayet-i kerimesince her nefsin mevti labut ve muhakkak olduğundan kabzı ruhla Allahutaala rahmetine vasıl kılar demektir.
Veyahut her ne kadar benim kulum mevti kerih görse bile o kulumun erzel-i ömre kadar tehiri ona aynı ishat ve fenalık demek olmakla ben o kuluma fenalık etmek istemediğimden erzeli ömre varmazdan evvel ben onun ruhunu kabz edip rahmet ve mağfireti ilahi yeme kavuştururum demektir. Velhasıl bu hadisi şerif evliyaullahı kiram hazeratı için büyük bir müjde ve hem de rıfatı menzil ve şereflerine büyük bir delil ve burhan-ı kati olduğu gibi bu hadisi şerif ilmi tasavvufun usul ve esasının da mebnası olabilir. Değerli işlerimiz, Musahabe serimizin üçüncü cildinin bugünkü bölümünü Allah'ın dostları konulu sohbetle bitirmiş oluyoruz. İnşallah bir sonraki programımızda Miracı Nebi konulu sohbeti sizlerle paylaşmaya çalışacağım.