Allah'a Yakınlaşmak ve Ruh Arınması Yolu kaydında Annelerimiz, babalarımız, akraba-i tali barkımızdan ahirete ithaal edenlerin ruhlarına, bütün mümin ve müminatın ruhuna, Bizi gökten var eden, varlığından haberdar eden Halife zülcelal'mız, Kuran-ı Kerim'in de Ayet-i Celile-i Cebilesinde yine buyuruyor, Sıdkıla dinleyelim, keşmelerde bardağın doldurmadan korursan dünyanın da durursa,…
Annelerimiz, babalarımız, akraba-i tali barkımızdan ahirete ithaal edenlerin ruhlarına, bütün mümin ve müminatın ruhuna, Bizi gökten var eden, varlığından haberdar eden Halife zülcelal'mız, Kuran-ı Kerim'in de Ayet-i Celile-i Cebilesinde yine buyuruyor, Sıdkıla dinleyelim, keşmelerde bardağın doldurmadan korursan dünyanın da durursa, kendi olası yani. Hele seçmenin ağzına testini vermek lazım, doldurur o zaman Rabb'ımızın, Kuran Rabb'ımızın, biz Allah'ımızın, lisanlar Allah'ımızın, verdiği akıl Allah'ımızın, hiç vehmimiz yok, hiçbir şeyimiz yok, yalnız kendimize nispet etmekle günahkar oluyoruz. Onun için Allah'ımızın ayet-i celilesini okuyoruz. Benmullah'tan katlanmazlarını ve serini izamın verdiği manaları da okuyacağız. Ya eyyüheellezine amenu, ey şerefi imanla şerefi ya bulunan kullarım, Allah bizi yarattı ya böyle başıboş bırakır vermedi. Peygambersiz olmaz, Peygamber gönderdi.
Peygamberin eline, kalbine, kalbine Kuran-ı Kerim'i verdi. Kuran-ı Kerim'le bizi davet etti. Hayır belli, şer belli, zararı belli, kar belli, cehennem belli, cennet belli. Yetti bir kat. Yani oraya varınca ne koyayım ya? Bak sen hepsini enişteme cehenneme gönderiyorsun diyecek yerini koymaz. Yani ben bunların hepsini size duyurdum bir kat diyor Allah itiraz edeceğiniz bir şey yok, nefsinize uydunuz kendinizi cehenneme layık ediniz. Sen cennetten girin diyor. Siz Rasulullah'ın ardına düşmediniz de şeytanın ardına düştüğümüzden böyle oldu. Onun için kardeşim, şeytanı bırakın. Allah'ımıza uyanın, Allah'ımızın gösterdiği yoldan gidelim inşallah kurtulur gerek. Rasulullah'a bırakıvermez işi. Ve Bahtına böyle tevdi etti bunlara doğru yolu gösterin diye gösteriyorlar bize. Allah o yoldan gitmeye bizi muvaffak etsin. Hacı Esat eğer bile Kuddise sirruhullah, Hz.
Efendimiz, tam ediyor bir akıl olursa, bir de nefs ile şeytan olursa iki kez say, bir de taşa bela olur. Siz de namazda huzursuzluğumuz, evde huzursuzluğumuz, işinizde huzursuzluğumuz, nefse uyuşumuz, şeytana uyuşumuz hep ondan olur. Çünkü o zorla diyor cehenneme götüreyim. Diyor imansız öldüreyim diye zorla diyor Kahrolsun. Bilirsiniz ben Hazreti Ali Yannur'taza radiyallahu anh Efendimiz cihad etti geliyordu Ya Ali buyur ya Resulullah, fedakar, ebî ve ümmi ve nefsim, nefsim, anam baban kurban olsun, küçük cihadı yaptık da büyük cihada başlıyor. Şimdi olmazlardı, sohbetimizi seviyor. Batar deyince, o zaman itisfaiye'ye verelim. Aman Ya Rasulallah, büyük cihad de zannediyorduk. Yok küçük! Öyleyse Rusya'yla mı, Mesut'la mı yapacağız? Amarka'yla mı yapacağız? Hayır hayır, onlar da ki.
Anlayalım ya Rasulallah ne hal tutacağız, onlarla cihadelerde harbe girişirsek, yürürsek şeyhiyi doldurup öldürürsek gazi olur. Ama benim diyeceğim bir düşman var, onu öldürürsek gazi-i ekber olur, o bizi öldürürse imansız öldürür. Onun keyfinde ölürsen Allah korusun çok fena ölürüm. Kim o içimizde kalan dedi, nefis diyor. O nefsi öldürmenin için üç yüz yirmiye imkan yok diyor Hacı Hasan Efendimiz bir kutlu cihana teslim olur. O deve kuşuna benzer yük götürür dedin mi, tabanını şeyini, kanadını gösterir ben kuşum der. Erenlerle uç dedin mi, tabanını gösterir ben deveyim der. Nefis bu kadar itirazlı içeride, ne uçar ne yük götürür. Fazla laf, say, celal versen, lan çekilin canım bu aralar olmaz ya, nedir?
Allah'a Yakınlaşmak ve Ruh Arınması Yolu ne anlatıyor?
Allah'a Yakınlaşmak ve Ruh Arınması Yolu kaydında Annelerimiz, babalarımız, akraba-i tali barkımızdan ahirete ithaal edenlerin ruhlarına, bütün mümin ve müminatın ruhuna, Bizi gökten var eden, varlığından haberdar eden Halife zülcelal'mız, Kuran-ı Kerim'in de Ayet-i Celile-i Cebilesinde yine buyuruyor, Sıdkıla dinleyelim, keşmelerde bardağın doldurmadan korursan dünyanın da durursa,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Götürememdir, Helenlerle uç haydi gidelim Yahya'yı yüzü yere gidelim filan, inan benim manilerim çok, dükkanlerime bakayım, şey mi edeyim kardeşim hele siz gelin falan deyin ne uçar ne yük götürür öyle bir diyor şey. Bu diyor bu kadar itirazlı olan düşmanınıza diyor. Bu düşmana diyor. Ancak şimdi bir şey de hakikat, hakikat kılıcı kutlacağının kılıcı keser. Kestiklerimi ben çok özledim Allah kurban olduğum Allah nefse uydurmasın ayağımızı kaydırmaz. Ey şerefi imallah şerefyab olan kullarım ya iyi höllerini hemen ör. Itte kullah, Allah'tan kork, Allah'tan kork, kendi Allah'ımız kendi buyuruyor, benden korkma bunlar. Ne için kendini yaktığında dağlarda soğutturuyorsun? Senden korktum Ya Rabbi, korkulanları affettiğimi bilmeden haydi, seni affettim diyor Allah.
Allah korkusu bir girse içeriye, Allah korkusunun girdiği belli olan şey günahlardan bir kaçmaya başlasan sevapları işlesen, şöyle devam edelim kitaptan devam edelim Allah'tan sakının, menhiyetten kaçının da Allah'tan sakındığınız, Allah'tan korktuğunuz belli olsun kullarım. Ha, ve tegu ile hilvesile Allah'a takarrul için vesile arayın. Allah'a kavuşmak için içinizde böyle, Allah'ın muhabbete girmesi için vesile arayın. Allah girsin buraya kalbin içine. Ben diyor yere göğe sığmam ama Mümini müttakinin kalbine sığınarım diyor hadis-i kudsüsünde mave, Sani, ahgı ve semai. Ya sema yerler beni almadı.
Mümini müttakinin kalbi aldı geçen keskine gitmiş teyp ya bant ya Konya'da bandın bir yüzü Sırp alemi ekber, kalbin alemi ekber olduğundan konuşmuşsun böyle nasıl büyük olduğunu, Efendimiz nasıl gösterdiğini birer birer haber verin doktorlar, bu yüksek İslam enstitü şeyleri durmuş sertler neler. Pek çok oluyor, tabii güzellik kişi belki de az olacak. Birkaç yüz kişi var. Şimdi sığmaz arkadaş, şöyle Allah'a takarrup için, Allah'a kavuşmak için, Allah'ın rızasına kavuşmak için vesile arayın, Hakk'ın rızasına nailiyet için ibadet ve taatta bulunun da bak, var nasıl olsa bilmem nesi güzelce dikkat göstermiş oluyor ama aşağı geniş buraya ineceğiz inşallah. Allah yolunda mücahede yaptınız, Allah yolunda cihad edin. Üç türlü kafirlerle mücahede yapın, cihad edin, savaşını. Şeytanla cihad edin, savaş edin, ona fırsat vermeyin. Nefsini ile cihad et, nail edeyim.
Geçen bir gün ettin mi ne oluyor inan? Ül İman etinden Kudüs'te dövmüşler. Haşa, kızımız onu güzelce yağının içinde halletmiş diye benzermeye getirdiler. Birinin ikisini dedim sana vermeyeceğim dedi, ille vereceksin diyemeyeceğim. Hasta oğlum, onu yemiyorum dedim Ayşen'e, amma yeme yap, hoş vereceğim. Aynı diyor, nefis diyor süt emen, süt emen çocuğa benzer, o yarırsan memelerini emer. Püet, şöyle atıverdin mürtiyanına, eeh! Deyince kocasına başına bir şey sürdü, bir gidelim, alışur emen nasıl öyle ayrılır. On bir yaşına kadar diyor, menet havuz gelmiş diyor, anasını yıkar emer misin? Nefis böyle fırsatını bulursa seni emer durur! Yani, sabah ara kaldırmaz, göbeğin, şafak artık akte esru oku canım, yoook, ili emitecek, bunu da emitecek, bayılacak. Bunu olsun kardeşim, az ye, az söyle, az uyu, hepsini iyice dursun ya. Allah yolunda mücahede yapılmış. Ta ki tevzü felaha nail olasınız.
Tevzü felaha nail olasınız, kurtuluşa nail olasınız. Felaha nail olasınız, korktuğunuzdan kurtulup umduğunuza nail olmaya kavuşasınız inşallah. Yaa kardeş, Cenab-ı Hakk'ın rızasını kazanarak saadete ilersiniz. Sen başlasın, ulan kocan da ne diyeceksin? Yahya'dan beri gelmişsin seni dinleme arzuyu yiyoruz. Şu ittika nedir bize bir haber verin. Anlayamadım müttaki kiminle olur, müttakid olan kim, müttakid olmayan kim. Sonra bir tahlil et, ben o tahlille çalışacağım. Bu hususta müteaddit ahvallar var, müteaddit kavililer var, öyle ya! Ezcümle deniliyor ki, ittika şer-i şerifin edebini muhafaza etmek. Şer-i şerifin adabını muhafaza ettiğini, ittika etmiş olursun. Bundan da anlamak bize, daha itikayı aç sen! Peki, hacım kardeşim siz yorullasanız, sen müşterimi bulursam yorulmam. Bak ya!
Görmüyor musun, akşama kadar mağazada dineliyor da müşteri üst üste geldi mi dünyanın tamahının için yahu, namazıma bakıp bulamadın arkadaş. E, ya şey yap, dur, arkadaş müşteri durun, hi, hile kaçırsan ne vurayım? Yazık, dünyanın üstün namazını feda ediyorum, manzara durur kadar. O öyle geliyor da biz Allah müşterisi gelmiş Kulübuşhu'l-ha'a Hazineti'l-Rahman olan harften isteği yiyoruz. Allah'ın hazinesinden girme ile yorulur mu? Hoca ihtiyar efendimiz yorulmuyor, sabahla başlıyor da akşam bitirdi. Yani hoşnutlar başlardı. Efendim yorgunluk, bilmem diyor ayrıldıktan sonra yorgunluğum, bilmem ikram bana bildirmez ki diyor. Yorgunluğum, hastalığım, ben hep kovarır gider. Çünkü, Varisi Enbiya onlar. Varisi Enbiya olunca nasıl olur da ücretsiz, nessiz peygamber, ben de ondan sonra böyle sohbet edemem var, doğumsu sizin, şunlardan isterim yani, şöyle para vereyim de öyle yerim demez.
Allah yolunda dinliyor diyor canını çıkarır, biz de vereceğim. Allah'ım, bizlerin gazini değmesin inşallah. Vakı ya, herkes kendini müttaki faziletkar addedebilir. Ben müttakiyimdir. Ben faziletli insanım diye zanneder kendini. Ama, amma fakat bu baktakavli mücedret kafi değildir! O kafi değil! Ya! Takvanın bir kısım alametları var, ben ona haber vereceğim de sen öyle takva olduğunu bileceksin! Şimdi terazıda koyuluyor, takvam yık! Ittiaidi yok mu, korku yok mu, korkmuyor yok mu? Var. Kendisinde bu alametlar bulunmayan insan müttaki sayılamaz. Ezcümle, insan lisanını gıybetten muhafaza ediyorsa müttaki, yok lisanı gene gıybet ediyorsa müttakida Allah'tan korksa gıybet etmeyecek Hasan-ı Basri, camide bir toplayan görmüş böyle, Çeçilen, şu kardeşimiz camide toplamasa iyi olur demiş. Onu kız atmışlar, Ömer'e vermişler. Ya Rabbi ben gıybet etmedim, kalbimden geçti.
Büyüklerin, küçüklerin hasenesi, büyüklerin seyyiesi olur. Gönlün besbelli dediklerinden cennet cennet dedikleri bir evle birkaç sure. İsteyen eviranları bana Allah seni haykıren seni. Allah'ın cemal-ı bağ kemalını rızasını isterler. Biz de cennet nasip ettiysek yeter yav. Uzat işte cemaatullah istediği için cennete niye orada ha adamı kalben gıybetini verince kızarlıyorlar veriyorlar. Sen diyor sana layık değil de kalbinden de geçmeyeceğiz senin diyor gıybet diyor. Tasavvuf erbabı diyor veliler yolunda. Onlara altı saatten fazla yatmak da doğru olmaz, doyana kadar yemek de doğru olmaz, abdestsiz yatağa girmek de olmaz, ondan sonra şüpheli bir şey yemekle olmaz, hucçük su yolunda silip de namaz kılması da olmaz herhangi bir buluntuyu, başağa, ne şeylerde bulup da yemeden olmaz, ineğe dışarıya yayılıp da, sözünü sabit yemekle olmaz O, müddeti kimse bu, tesadüf erbabı.
Ben böyle etmezsem olmaz, değil mi? Bismillah, tamam mı? Bak, şöyle başladık, nifranlı gıybetten dedik, sabah ile kalktın mı diyor, o her işi arıyorum diyor, bulayım da halalaşayım diyor, bir çeşmenin altına oturmuş diyor, sokumunu şöyle ekmek, yaka ekmeği açmış diyor, orada dereotları koyuyor üstüne diyor, bu kadar fakirmiş diyor, gelin büyüyüp de yıkadığı dereotlarını sokumuna katı gitmem için öyle onları koyuyor diyor, benden beri geliyordum diyor, Nasıl gıybeti anladınız mı ya Hasan dedi? Diyor. Beni camide deşiriyor değil diyor. Kalbim gıybet ettiniz de kızardılar, beni önüne verdiler diyor. Gitsinmedin mi? Diyor. Doğru mu sana bunlar deyince diyor, aman dermiş beni affet diye geldi, gayb oluvermiş. Gitti ricaldan birisiymiş. Bir daha bulamadım diyor. Ama şimdi gıybet etmeyelim kardeşim. Belki son ümitlerimiz olur. Allah rızası için tutalım.
Hasan-ı Basri efendimizi birisi gıybet etmişmiş, ona birisini baklava göndermiş yapmış, şerbetini bolca dökmüş, terslemiş bakmış gibi benzer bir baklava yaptırmış. Kim gönderdi Hasan'ı bastı. Hem'i gönderdi hem hakkını helal etsin diyor. Allah Allah! Boşmuş var bile ben seni caminin önünde aklım tuttum. Yalan! Hep milletin üstüme yük olmanın için o evliyalık yapıyor. Ulan! Geçin mi temin edeyim diye ediyor. Ben neler diyorlar bizlere ne Efendimiz diyor ki La Ooh, koşmuş gelmiş, elmesin değil mi? Efendim ben, seni çok kötü söyledim dedi. Niye gıybet ettin, bana o baklava gönderdim? İşte o gıybet ettiğim için gönderdim, yavrum, hatrını helal et, ne kadar hacc etmişsin, zekatini bir hacc etmişsin bana vermişsin onları, benim günahımı da almışsın, ben sana ne kadar iyilik etsem, bödeşemem dedim. Kimseye gıybet edip, Elif, dil bizim gıybetimiz etsin.
Partiyi neyim bahane erit de bir araya gelip, sohbet yerinde filan şöyle etti, gıybetimiz böyle yaptı. Türkiye şunu deniyoruz, bunlarla sohbet geçirmeyin Allah'a şey yapacaksınız yahu! Sorun, kardeşimize da sorun bir. Hiç evinde gıybet geçermişsin bir ara sohbetinde hiç böyle parlatı ne olur mu? Ha şöyle oturunca, bazı su daha iyi filan deniliyor. Yoksa alabildiğine bu ne be! De ellerinde hemen gazeteci getirmeden evvel kaç tane porsa doldu geldi mi bizim kafamıza geldi mi ne olacak yani? Oraya. Kafamı yarın da alman için orada bin doksan yer koyuyor benim Adana rakı vaazım verir verirdim bir yerde boğarım aman hoca söyle kurban olayım. Yok yok yarın inşallah. Canım benim, benim gibi yani herkesin bir ustalığı var yavrum, aldanmayalım. O adamla ne damat etmiş bir daha gıybet etmiş, çok bu. Sırf gıybet sen konuşsak. Allah rızası için. Çünkü günahı kebairedir. Adam öldürmüş.
Yani zina ile ney ile, livata ile ney ile beraber yazdı dibe. Onları gümbürtüyoruz ya, bunu adet etmişiz birbirimizle de gıybetli ben adam tırkın evinden çıkamıyordu Medine evine bereder. Kırk günden sonra iadesine varıyoruz geçmiş olsun diye ağzı gir gir kokuyorduk. Şimdi de niye kokmuyoruz efendim? Hepimiz gıybet ediyoruz, ondan kokmuyor. Burada adamın hepsi sığara içersek, sığara kokar mı? Hem sığara çıkıyor. Hem gıybet ediyor. Allah hep mü-i İslam diyor. Bazı kardeşlerimiz oluyor, fakat diyor, ilmi ilgisini martı mı diyor, nefsi kokar, buyuruyor, koku geliyor diyor. Öte yandan diyor, durgun önüne daha vardı, nefret ettim, kimseye varamam diyor. Evin köşesinde. Terfi yapmayı yapmayı halletmişim.
İnsan, takva olmasını bilmesi için lisan-ı gıybetten muhafaza ediyorsa takva, kalbini suyu zandan muhafaza ediyorsa takva, insan kibirden gururdan başkalarıyla istihza, onu bunu hakir görmekten hacer ediyorsak Allah'tan ittika ediyor. İnsan, yalan söylemekten hıyanetten, nasi ipaldan, fenavitatlardan, temayüldan müştenip bulunuyorsa müddetidir. Hasılı insan bütün muharremattan sakınmalı, bütün evamiri ilahiyeyi riayetkar olmalıdır. İşte bunlar tekvanın başlıca. Tekvanın tabii keseceğiz şöyle. Umar ibn-l Hattab radıyallahu anh efendimiz, efendimiz, Allahu Teala hazretlarından ehli rüyada korkardı, iktifadı, Muhafatullah ha mazhardı. Bazen Kuran-ı Azimin ayetleri okunun, dinlenince hüpünden bayılır, günlerce hasta kalırdı.
Kendisini iadede bulunanlar, bulunurlardı, hatta bir gün kalbini istila eden bir haşyet üzerine, Allah korkusu üzerine eline yerden bir saman çöpü alarak keşke ben böyle bir çöp olaydım. Keşke ben mevcut bir şey olmasaydım. Keşke ben nesyen, mensiye olaydım. Uzulmuş edilmiş olaydım. Düşük çocuk gibi, düşmüş, böyle gitmiş sensiz. Keşke öyle bir şey olsaydım, keşke validen beni hiç doğurmasaydı. Hiç anadan doğmuş bir şey olmasaydım, olmasaydım demişti. Halbuki kendisi cennet ile bir şey, cennet ile tebşir olunmuştu. Bu zat böyle diyor kardeş Allah'tan korkmanın, bak, fazileti nasıl ileriye gitmiş, bizim halimiz ne olacak acaba, biz ne kadar Allah'tan korkmalıyız? Hazreti onlar bu kadar korkarsa niye korkmayın? Neyin için korkmuyor oğlan? Kalbimizin üstü kabuk bağlamış. Günah, üstüne günah, günah, üstüne günah, tesir etmiyor. Ehl-i dünyanın yağlı lokmalarını yediğiniz için diyor.
Levaizin tesiri olmaz o kimseye, vaızın tesirini duyma, ha duymuş ha duymamış gibi olur kendine. Meclis'te olur, bir zin dibinde olur kulak verir de nefesinden yukarıdan girer. Mermi kalbine isabet etmez çünkü kalp asi olmuş. Kalp avamınasın ve pankrealı yemeğinden neden yemiş, faizinden yemiş vesairinden yemiş kardeşim. Yaaa! Ahmet Baba, diyor ki Allah Azze ve Celle hazretleri: Ya eyyüheellezine amenutebunlah! Yeni rengine. Ayet-i kerimesinde evvela takva ile emrediyor ki bu meliyeti hetk etmek olduğundan tahliye mesabesindedir temizlenme mesabesindedir sonra da bununla, biz sıhhat belki asker hocanız varsa asker hoca, işte, Hadis Salah İbn Geylani Bey'in evinde bize bir şey giydirdiler, ODTÜ Dursun'un en küçüğü cemaatin Halis Bey'ine eğdi. Hamza Efendi'nin halifelerinden, İstanbul'da bizim, ben hiç öyle sohbet vermedim demiş yani.
Beptegu ileyhilbesi ile bir buçuk saat mana bir evim tükenmiyor, öte yanda Arap havuz var, meşhur. Yani, müşteri büyük çünkü. Onlar var. Hacı Salahattin Geylani ve bu konuşan adam Vakane yekulu bilmez diyor. Vallahi bilmez diyor. İtiraz varsa söyle diyelim de diyor, yani bir buçuk saattir konuştuğu bir ayetin üzerinde, varsa diyor bir itiraz, ne dedim hacı ben, vallahi ben bir şey demiyorum ya, mest oldum diyor. Şaştım kaldım diyor. Doğru Efendimize varıyor, elini öpüyor. Efendim, bir efendiyi tayin etmişsiniz, İskenderun'a gelmiş, gündüz öğlenliğe gelince, arkadaşları Bayezid-i Bastamonu'ye gitti, kendi hastaymış kalmış. Ben bir onu çocuk gördüm böyle, kalben de itiraz ettim bu çocukta ne olur ki, dedim. Ama Yatsılayı oldu, Geylani Bersure'ye bir engin attığı sandalye Hicaz başlığından bir şey giydirdi. Oraya oturdum konuşmaya başlayınca ben kendimden çıkmıştım zaten. Hiç haberim yoktu.
Efendim demiş, vallahi o hacı Hasan Efendi diyene dedi. SIRREDİ dedi sordu. Yani öyle rabıta yetmiş ki demiş, bakıyorum, o sakalın her şeyi, adam beyin sakalı sizin nur gibi yüzünüze döndü. Bu da şair asker ülkenin yanında olmuştur. Bu da yanımızda. Hayran oldular canım diyor. Sizi kılavuzladım merfuanın başına oturdum Allah razı olsun. Vay vay! Şimdi de ameli mandaduk. Dikkattir. Ve tebtaku ileyhilmesiyle nazm-ı şerifi ile Vesila talebinde bulunmamızı emrediyor ki bu da Tahliye Hakkündedır. O halde Vesile nedir bize onu anlayalım? Vesile. Orada da konuştum Vesile. Allah, bana para ver Allah, olmaz dağın başında yalvar, bin kişi yalvarsa olmaz. Dükkan açın, ziraat yapın vesair bir sanata başlayın, fabrika yaptım. O zaman zenginlik gelir, yoksa vesilesiz para insana gelmez, kömür vur değil de bir adama gelir. Dünyadan kalbi ayrılmış da.
Kaynak: Genel
Allah'a Yakınlaşmak ve Ruh Arınması Yolu | Mihmandar